1) Yapay Vurgu: Konuşana ve kullanışa göre değişen vurgudur.
(a) Pekiştirme Vurgusu: Duygu ve düşüncenin şiddetini ifade eder.
(b) Ahenk Vurgusu: Daha çok hitabet ve şiir okuma sırasında başvurulan, sözün tesir ve ahengini artıran vurgudur.
2) Doğal Vurgu: Konuşana ve kullanışa göre değişmeyen, herkesçe uyulması gereken zorunlu vurgudur.
Dilin yapısı ve anlamı ile doğrudan doğruya ilgilidir.
Doğal vurguyu yanlış kullanan, Türkçe konuşmuş sayılmaz. Doğal vurgu yönünden Türkçe; mülâyim bir dildir. Vurgulu ve vurgusuz heceler arasında fazla şiddet farkı yoktur. Bu bakımdan vurgulu hece, kolayca fark edilmez.
Üç türlü doğal vurgu vardır:
(1) Kelime vurgusu
(2) Grup vurgusu
(3) Cümle vurgusu
Yukarıdaki doğal vurgu çeşitlerinden, özellikle "Kelime Vurgusu" üzerinde durmalıyız.

Kelime Vurgusu: Türkçe, yumuşak vurgulu bir dildir. Bazen kelimenin hangi hecesinde vurgu olduğu sezilemez. Türkçe kelimelerde vurgu, genellikle son hecededir. Bazı kelimelerde ise vurgu, ilk heceye ya da ortadaki heceye geçebilir.

Son hecesinde vurgu görülmeyen kelimeler ve sebepleri:
  • Yer adları: Türkiye, Ankara,İzmir, Almanya, Münih vb.
    (Sonu "stan" la biten kelimelerde vurgu son hecededir: Türkistan, Pakistan, Kazakistan vb.)
  • Zarf olarak kullanılan kelimelerin çoğu: şimdi, yarın, demin, hâlâ, yine, tekrar, artık, önce, sonra, öğleyin, kurnazca, ahmakça, zorla, şöyle vb.
  • Birçok ünlemler ve ünlem olarak kullanılan kelimeler: haydi, işte, elbette, baba, arkadaş, beyefendi vb.
  • Dil adları: Türkçe, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca vb.
  • "-leyin" eki almış kelimeler: sabahleyin, akşamleyin vb.
  • "-gil" eki almış kelimeler: babamgil, amcamgil vb.
  • "-ma, -me" olumsuzluk eki almış fiiller: gitmemek, oturmamak, istemeyecek, konuşmamak, getirmiyor vb.
Vurgu değişince anlamı da değişen bazı kelimelere örnekler:
  • Kurtuluş: (Ankara'da bir semt)
  • Kurtuluş: (Kurtulma, bağımsızlık)
  • Kartal: (İstanbul'da bir semt)
  • kartal: (Bir kuş cinsi)
  • yalnız: (Bağlama edatı)
  • yalnız: (Sıfat ya da zarf. Örnek: Yalnız Efe)