Bir varlığın, bir nesnenin ya da bir kavramın özel ve değişmez niteliklerini sıralayarak onu tanıtmaktır. Tanımlama, genellikle, paragrafın giriş bölümünde yer alır. Tanımlama daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinde kullanılan bir düşünceyi geliştirme yoludur.
Bir varlığı, bir kavramı temel niteliğiyle belirtmedir.
Yazılarda çoğunlukla soyut kavramlar tanımlanır. Yazar, okuyucunun kafasında sınırları tam çizilemeyen bu kavramları tanımlayarak hem kavrama bakış açısını verir hem de okurun kavrama gücünü artırır. Tanımlamada bir anlam yoğunlaştırması var*dır. Okuyucunun anlatılana bakışı ve düşünüşü bu noktada odaklaşır. Kimi zaman sözlüksel tanımlara başvurulsa da çoğunlukla, yazar tanımlayacağı şeye, yazdığı savunduğu düşünceye uygun bir tanım getirmeyi dener.
Tanım cümleleri ya "... denir." ya da "...dir." şeklinde biter. "Bu nedir?", "Kimdir?" sorularının yanıtı tanım cümlesidir.
ÖrnekTanımlama iki şekilde yapılır:
"Roman, insanların başından geçen ya da geçebilecek türdeki olayları yer ve zaman belirterek anlatan uzun yazı türüdür. Yazarın üstün bilgisi, sağlam gözlemi, duygusu romanın başarılı olmasını sağlayan en önemli etkendir."
- Nesnel Tanımlama
- Öznel Tanımlama
Örnekb) Öznel Tanımlama: Kişiden kişiye değişen, göreceli, tanımlardır.
"Altın,parlak ve sarı renkli bir madendir."
"Kar, bulutlardan beyaz ve uçucu tanecikler halinde yağan donmuş sudur."
Örnek
"Dostluk dediğimiz çoğunlukla bir aldanmadır. Bir düşünün, yaşamınız boyunca ‘dost dost' diye inandığınız kişilerle olan ilişkilerinizin başınıza açtıkları işleri, onlar yüzünden girdiğiniz çıkmazları…"










Ağaç şeklinde