Forum Düzeni
Türkiye Üzerindeki Tarihi Yerler
Ülkemizin tarihi yerleri, mekanları bu bölümde.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 13 July 2018
Mesajlar: 6.474
Konular: 3064
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 260 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 45 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 20
Asrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to behold

Standart Troya Antik Kenti - Çanakkale

01 December 2018
# 1
Troya Antik Kenti 1871 yılında Heinrich Schliemann tarafından keşfedilmiş. Troya 9 katmandan oluşuyor ve bu katmanlar 3000 yıldan fazla bir zamana şahitlik ediyor. Troya Antik Kenti’nde en eskiye baktığımızda Tunç Çağı’na ulaşıyorsunuz. Sonra MS 8. yüzyıla Roma dönemine erişiyorsunuz.



















habertürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.

Üyelik tarihi: 13 July 2018
Mesajlar: 6.474
Konular: 3064
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 260 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 45 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 20
Asrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to behold
Standart Cevap: Troya Antik Kenti - Çanakkale
01 December 2018
# 2
İlios veya İlion olarak da anılan bu çok önemli antik kentin yeri ve kalıntıları Karamenderes (antik dönem ismi Skamandros) ve Dümrek (antik dönem ismi Simois) ırmaklarının vadileri arasındaki kalkerli bir platonun eteğinde, Ege Denizi kıyısından 6 km. ve Çanakkale Boğazı kıyısından 4.5 km uzaklıkta, stratejik öneme sahip hisarlık tepesindedir.

Troya
Troya örenyeri tarihöncesi dönem kazılarının yapıldığı ilk yerdir ve bu özelliği nedeniyle arkeolojinin bilim olduğu yerdir. Tarihin 'aşk, kahramanlık ve uygarlık yuvası' olarak tanımladığı bu şehir üzerine birçok destan yazılmış ve bu destanlar Troya'yı günümüze kadar yaşatmıştır. Troya'nın kurucuları Çanakkale İl’inde ilk yerleşim yerini kuran Dardanos'un çocukları ve torunlarıdır. Şehrin kuruluşuna dair bir efsanede Dardanos kral soyundan gelen İlos'un bir yarışmada benekli bir inek kazandığı, bilicilerin ona bu ineğin durduğu yerde bir şehir kurmalarını öğütledikleri, ineğin gide gide bugünkü Hisarlık Tepesi'nde durduğu ve bu sebeple İlos'un burada bir şehir kurarak adına Ilion dediği anlatılır.


Akhileus
Şehrin kuruluşu gibi, ünlü Troya Savaşı'nın temelleri de mitolojik bir hikâyeye dayanır. Tüm zamanların en iyi savaşçısı olan Akhilleus'un babası kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis'in Olympos'ta yapılan evlenme merasimine çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş, intikamını almak için üzerine 'en güzele' diye yazdığı altın elmayı tanrıçaların masasına atarak, en güzel benim diyen tanrıçalar arasında kavga çıkmasına sebep olur. Baştanrı Zeus'tan hakemlik yapması istenir. O da İda Dağı'nda çobanlık yapan Paris'i hakem seçer. Paris, Troya'ya uğursuzluk getireceği için yıllar önce İda Dağı'na ölmesi için bırakılmış ancak bir dişi ayı tarafından büyütülerek delikanlılık çağına gelmiş, Troia Kralı Priamos'un oğludur. Athena, Hera ve Aphrodite altın elmayı kendisine vermesi için Paris'e, tarihte ilk rüşvet olarak kabul edilen çeşitli vaatlerde bulunurlar. Paris ise altın elmayı kendisine 'dünyanın en güzel kadınını vadeden Aphrodite'e verince, Troya'nın sancılı kaderi çizilmeye başlamış olur. Bu duruma bozulan diğer tanrılar Paris'e lanet okurlar ve ülkesine en büyük felaketi getirmeye ant içerler.


Troya'ya gelen Paris'in İda Dağı'na bırakılan prens olduğu anlaşıldığında, kendisi saraya davet edilir. Bir müddet sonra Yunanistan'a elçilerle beraber giden Paris, Sparta Sarayı'nda Menelaos'un güzel karısı Helene ile tanışır ve ona aşık olur. İki sevgili Aphrodite'nin yardımıyla kaçarak Troya'ya gelirler ve böylece Akhalar ile Troya halkı arasında yaklaşık 10 yıl sürecek olan Troya Savaşı'nın sebebi oluşmuş olur. Yunanistan'da Troya seferi için orduları toplanmaya başlayan Birleşik Yunan ordusunun başkomutanlığına Mykene Kralı Agamemnon seçilir. 29 ilden 100.000 kişilik bir ordu toplanır. Bunlar 47 bey komutasında 1000 gemi ile Troya seferine çıkar. Troya'yı korumak için ise Troya Kralı Priamos'un büyük oğlu Hektor komutasında Anadolu'nun dört bir yanından gelen kuvvetler toplanır. Anadolu ordusunu 27 komutan idare etmektedir.


Tahta At ve Homeros

M.Ö. 1180'e tarihlenen Troya Savaşını, Homeros M.Ö. 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı'nda anlatır. 24 bölümden oluşan destan on yıllık savaşın yalnızca son 51 gününü ele alır. Destan Hektor'un ölümü ile biter ancak savaş bitmemiş, devam etmektedir. İliada sonrası olayları da başka yazarlardan öğrenebiliyoruz. Hektor'u, Sarpedon’u ve Amazon kraliçesini öldüren Akhilleus, 'bir kayanın arkasına saklanan Paris'in onu oku ile topuğundan vurması üzerine ölür. Devam eden savaşta iki taraf birbirine kesin bir üstülük sağlayamayınca, Akhalılar Troyalılar'a çok kurnaz bir oyun oynar, Akhalılar'ın en akıllı krallarından Odysseus, bir tahta at yapma fikrini ortaya atar. Plana göre Akhalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp geride çok büyük bir tahta at bırakırlar Odysseus ve diğer seçkin komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp gemileri Tenedos'un (Bozcaada) arkasına, Troyalıların onları göremeyeceği bir şekilde gizlerler.

Tahta Atın Troya'ya Alınması
Barış özlemiyle yanıp tutuşan Troyalılar barışın bir sembolü olan tahta atı içeri alırlar. Gece barış kutlamalarıyla coşup alkolün etkisiyle sızdıklarında, atın içinden çıkan Akhalı savaşçılara gafil avlanırlar. Bu sırada Troya'nın surlarına yaklaşmış olan Akha ordusunun da takviyesiyle Troya şehri tamamen harabe haline dönüşür. Troya'nın baştan sona yakıldığı bu korkunç katliam sonrasında Menelaos Helene'yi alarak Yunanistan'a yelken açar. Bu katliamdan kurtulan Prens Aeneas yanına aldığı bir grup insanla İtalya'ya giderek orada Roma'yı kurar. Bu nedenle Troya soyundan geldiklerine inanan Romalılar Troya'yı kutsal şehir saymışlardır.

Dokuz kez yakılıp yıkılan Troya, uzun arkeolojik geçmişi sayesinde sağlam bir kronoloji vermesi ile de ünlüdür. M.Ö. 2920 yılında kurulan I. Troia, M.Ö 2600 yılında bir yangınla sona erer. Yanan şehrin üzerine 9000 m2'lik II. Troya kurulur (M.Ö, 2600-2450). Bu kent kültür ve sanatta o kadar ileri gitmiş tir ki Alman tüccar ve amatör arkeolog Heinrich Schliemann'ın bulduğu ve Priamos'un zannettiği hazine II. Troya’ya aittir. Kentin çevresi 330 m2'lik, altı taş üzeri ker*** olan bir surla çevrilmiştir. I. Troya'nın 11, II. Troya'nın 8 yapı evresi vardır. Taş döşeli rampalı kapıları ile öne çıkan II. Troya, uzun ev denilen megaronlar ile çift sütunlu Yunan tapınağının öncüsü olmuştur. Maalesef şehir iki kez yangın geçirerek son bulmuştur.

II.Troya'nın üzerinde M.Ö. 2450-1700 yıllarına kadar yaşayan III. IV. ve V. Troya'nın sonunu getiren de gene yangınlar olmuştur. Ardından görkemli VI. Troya kurulur. M.Ö. 1700-1250 yıllarında varlık gösteren ve 20.000 m2'lik bir alam kapsayan VI.Troya, sağlam surları ile yepyeni bir krallığın merkezidir. Surlar biçim ve tekniği ile Ön Asya'da rastlanan benzerlerinin en önemlisidir. Bugün antik kentin ziyaretçileri, VI. Troya'nın görkemli surlarını, evlerini, saraylarını ve kapılarını görebilme şansına sahiptirler.

VI.Troya'nın sonunu getiren ise M.Ö. 1250 yılında yaşanan büyük bir depremdir. Surlar ve ihtişamlı kulelerinde tespit edilen çatlaklardan depremin ne kadar şiddetli olduğu anlaşılmaktadır. Son kazılarda ele geçen bir mühürden bu kentin Wilusa adı ile Hititler'e bağlı bir beylik merkezi olduğu tespit edilmiştir.

Troyalılar, yıkılan Troya'nın üzerine VII. Troya'yı kurarak yaşamaya devam etmişlerdir. Ünlü Troya Savaşı'nı yaşamış olan bu kent M.Ö. 1250-1040 yıllarına tarihlenir. Kentin sokaklarında ok, mızrak gibi silahların bulunması ve kalın bir kül tabakasının oluşu destanın arkeolojik delillerle de ispatlanmasını sağlamıştır. Bu katlarda bol Miken kaplarının bulunuşu, bilim insanlarını da, savaşın geçtiği katın bu olduğu sonucuna götürmüştür. Bu tabakanın VII a evresi MÖ, 1150'ye kadar devam eder. VII a tabakasından sonra Troya'da VII b tabakası görülür. Bu tabakanın VIIb1, VIIb2 ve VIIb3 olmak üzere M.Ö 1150-950'ye kadar devam ettiği ve bir yangınla son bulduğu bilinir. Troya’da M.Ö. 950'den M.Ö. 700'lere kadar sönük bir yaşantının olduğu izlenir. Bu dönemin insanları eski Troya'dan kalmış malzeme ve evleri kullanmışlardır. Ardından gelen M.Ö. 700-85 dönemi VIII. Troya, M.Ö. 85-M.S. 500 yılları yaşayan şehir ise IX. Troya olarak adlandırılır ki bu tabaka Roma Dönemi Troyası'dır. Troya X’da ise M.S. 13. yüzyılda başlayan Bizans yerleşmesi M.S. 14. yüzyılın ortalarına kadar sürmüştür. Bu tarihten sonra da o dönemdeki büyük politik değişiklikler nedeniyle Troia, kültür hayatındaki eski önemini kaybetmiştir. M.S. 17. yüzyıldan itibaren ise özellikle Avrupalı aydınların artan Troya ilgisi, Heinrich Schliemann’la doruk noktasına ulaşmış ve bu önem günümüze kadar devam etmiştir.


kulturportalı

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.

Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Arthur
Akdeniz Bölgesi
0
20 December 2017 16:12
Arthur
Akdeniz Bölgesi
0
20 December 2017 16:11
Arthur
Akdeniz Bölgesi
0
20 December 2017 16:09
Arthur
Akdeniz Bölgesi
0
20 December 2017 16:08
Arthur
Akdeniz Bölgesi
0
20 December 2017 16:08



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.