Gülüşü nefes olan bir adam sevdim ben.
Yüreğime mutluluk tohumları saçan, gülümsediğinde yüzünde oluşan her çukuruna kendimi saklamak istediğim..
Gülümsemesi yaşamaktır bazı adamların..
Her gülümsediğinde yeniden doğar, yeniden nefes alırsın..
En güzeli de onunla doğarsın.
Seni dünyaya yeniden getiren, yeniden nefes aldıran O'dur..
Yokluğu öldüren bir adam sevdim ben.
Siz hiç güneşinizi kaybettiniz mi?
Hiç geceyi yaşadığınız oldu mu?
Bazı adamlar güneştir.
Onların yokluğu ise hep gecedir.
Geceler karanlıktır: üşütür, öldürür..
Güneşiniz olmazsa ısınamazsınız.
“Cayır cayır” üşürsünüz..
Üşüye üşüye ölürsünüz..
Gelişi gülümseten bir adam sevdim ben.
Issız bir liman düşünün, kimseler yok.
Sadece siz ve kıyıya vuran dalgalar..
Gözleriniz, uzaklara dalmış giden gemiyi bekliyor.
Hüzünlü bir bekleyiş bu.
Ve birden dalıp gittiğiniz o ufukta bir gemi görünüyor.
Geliyor işte, geliyor..
Hüzün yerini büyük bir gülümsemeye bırakıyor.
Bazı adamlar gülümsetir işte.
O ufukta görünen, gülümseten gemidirler..
Ve uzun boylu bir adam sevdim ben.
Yanında minicik kaldığım, kendimi unuttuğum..
Ona bakmak için kafamı kaldırdığımda, masmavi gökyüzünü ve uçuşan kuşları gördüğüm..
Mavinin her tonunu severim ben.
Çünkü her tonunda onu görür, onu tanır yüreğim..
Onu gördüğümde kelebekler uçmaz karnımda.
Gökyüzünde cıvıl cıvıl kuşlarım uçuşur
Dedim ya, bir adam sevdim ben.
Belki de bu yüzdendir gökyüzüne baktığımda hep onu görüşüm..