![]() |
Paranoyalarım
https://i.ibb.co/Lp5XCRD/IMG-1273.jpg
Bazen şehrin gürültüsünden kurtulmak istiyor insan. Bunca hengameden, bunca curcunadan kaçmak istiyor. Durağa gittiği zaman, otobüsünün kaçmasını dert etmek istemiyor. Şöyle sonbahar yaprakları gibi savrulup gitsek ya uzak diyarlara. Kah deniz kıyısı olur, kah bozkırda bir yere. Şöyle şirin mi şirin klübe yetmez miydi tüm ego ve kibirlerimizden kurtulmak için. Ne de güzel olurdu insanlardan kaçmak, teknolojiden uzaklaşmak. Adeta huzura yelken açar, mutluluğa selam durmuş olurduk. Sabah kalkar mağrur yüz ifademizle, sabahtan kalma ekşimiz suratımız ile, uzayan saçlarımızın rüzgarda savrulmasını izler, kirli sakalımızı okşar ve sadece rüzgarın uğultusunu dinlerdik. Ayağımıza dolanan kedinin adeta orkestra gibi ses çıkaran mırıltısını dinler, bize havlayan ve "hani yemeğim" diye patlak gözleri ile bakan köpeğimize bakardık. Evet, basit yaşamayı öğrendiğimiz zaman mutluluğu da yakalamayı başaracağız sanırsam. Kocaman bir eve ego ve kibirden, mal ve gösteriş hırsından eşya doldurma manyaklığından uzaklaşıp, küçüçük bir klübede, üç beş eşya ile yaşamayı öğrendiğimiz zaman, huzurun ne olduğunu anlamış olacağız. Teoman'ın şarkısında dediği gibi "Bugün Evimi yaktım Kitapları attım Yıkandım temizim artık" :). |
Cevap: Paranoyalarım
"Sevmek kimi zaman rezilce korkudur " demiş Attilla İlhan denen üstadımız, Ben Sana Mecburum eserinde. Hakikaten öyle. İnsan hayatta bir kez sever, tam sever. Onda da yara alınca kabuğuna çekilir.
Ne garip, aradan yıllar geçse de siz onu düşünürken, o başka diyarlarda, başka kollarda, başka umutlarda yelken açmış, yol alıyordur. Size ise yelken açan şarkılar, rakı kadehleri, ahlar, keşkeler kalır yanı başınızda. seni sevdigim gibi baskasini sevseydimdemiş bir şarkıda Zeki Müren. Ne de güzel demiş. İçinizdeki kor, közlenmeye başlar kimi zaman. Her kadehte alev almaya başlar. Şarkılara hapsolur, keşkelerinize kulaç atıp, gülümsersiniz :). "Sevmek kimi zaman rezilce korkudur " diyen üstadın sözü ile de nokta koyalım o halde. |
Cevap: Paranoyalarım
Ah @rainbow6 bey bugün bir kitap okudum şu sevmek üzerine ne kadar etkileyici bir kitaptı...Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.Sevmek dediniz de aklıma geldi.
Bu arada siz neredesiniz acaba? niçin sizinle tartışmak şerefinden bizi mahrum bırakıyorsunuz ha niçin :d |
Cevap: Paranoyalarım
Alıntı:
Bunla alakalı bir konu açmıştım. Bekliyorum :). Düzelirse yola devam :D. Tanışalım ben rainbow6, memnun oldum. https://i.imgyukle.com/2019/12/06/RDqlSb.gif :o |
Cevap: Paranoyalarım
Alıntı:
Tartışmak yazmak istemistim tanışmak mı yazmışım ya ben miyop+hipermetropi mi oldum şimdi :d |
Cevap: Paranoyalarım
Alıntı:
Aboooo cok pardon ya. Is yogunlugundan gozlerde beynimde miyop ve diger seyler olmus :D. Tartisalim seve seve. Tartismanin italyancasi nedirden iyidir! :))). Kaliteli ve ozgun konu varsa orada selam dururum. Sevmek guzel sey de, iste o guzeli ziyan edenler olmasa. |
Cevap: Paranoyalarım
Tartışmaya yer arıyoruz resmen :d
Ben sizi etiketlerim şimdilik addio efenim. Az biraz italyanca biliyorum da kendimi övmek gibi olmasın ama fransızca bonjur da diyebiliyorum :d |
Cevap: Paranoyalarım
hayat bir garip. değer vermeyeceksin kimseyi. ilgi mi, asla. sevgi mi, kalbinin taaaaa derinliklerine saklayacaksın. bunları yapmazsan elinde kalan hüzün ve yalnızlık oluyor.
biraz acı, yeteri kadar keder ve çokça alkol ile kavruluyor insan. dönüp bakıyor ve ben nerede hata ettim diye tek hatası sevmek. kanatsız melek gibi o'na kanatlarını açmak, kanatlarının altına almakmış hata. ruhunu o'na teslim etmekmiş hata. sevmekmiş hata. değer vermek, değer. sevmekten bile yüce bir duygu. bunun neresinde hata olur. kendinizden öte o'nu düşünmek, ona zarar gelmemesi için benliğinizi koymanın nasıl bir hatası olabiir mi ?. yoksa bunun adı aşk mı ?. aşk dedikleri kasırga misali,, hortum için savrulup, gitmek mi uzak diyarlara. acılara, kederlere ve hüzünlere....... |
Cevap: Paranoyalarım
“Terk et. “ Terk et arkadaşım olmuyorsa. Zaten bir ilişkide kafanızda en ufak bir soru işareti, huzursuzluk, rahatsızlık varsa, o ilişki zaten depremde hasar gören bir bina gibidir. Ayaktadır ama en ufak sarsıntıda yıkılmaya mahkum. O binada oturup, enkaz altında kalmak yerine, niye o binayı terk edip, hayatımızı kurtarmıyoruz ki. Bir kere üzülüp, bin kere sevinmeyi niye tercih edemiyoruz ki. Bunun adı sevgi mi, değil. Aşk mı, aman ha, aşk deyip de aşkı kirletmeyin. Bunun adı alışkanlık.
Bu neye benziyor biliyor musunuz ?. hani ilk baharda ağaçlar çiçek açar da, etraf cıvıl cıvıl olur ya. insanlar meşk ile dolar, herkes mutlu olur. Bahar bu yüzden de güzeldir. işte gerçek aşk, gerçek sevgi budur. Tüm güzellikleri barındırır; meşki, güzelliği, huzuru ve mutluluğu. Bir de kışın ağaçlar çiçek açar. Güneşe aldanıp, sıcağa aldanıp. Cıvıl cıvıl hissederler kendilerini, ta ki bulutlar o güneşi kapatana kadar. İşte çoğumuzun da yaşadığı budur. O bulutları görmek istemezler. O bulutlar güneşi değil, adeta onların gözünü kapamıştır. Güneşe aldanıp açarlar ve birden sönüp giderler. Niye sönüp gidesiniz ki. Niye üstünüze kara bulutların gölgesi yerine, güneşin sıcaklığını örtmezsiniz ki. Örtün. Olmuyorsa, arkanızı dönüp gidin. Mutluluk kimi zaman vazgeçmektir. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:23. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.