Konu
:
16. Haftanın Konuğu 'rainbow6'
Tekil Mesaj gösterimi
rainbow6
Açık Profil bilgileri
rainbow6 nickli üyeye özel mesaj gönderin
rainbow6 nickli üyeye ait bütün mesajları arattır
Binbaşı
Üyelik tarihi:
19 August 2019
Nereden:
Andromeda
Mesajlar:
3.061
Konular:
663
Cinsiyet:
Bay
Seslenenler:
188
Mesaj(lar)
Etiketleyenler:
63
Konu(lar)
Alınan Beğeni:
1273
Verilen Beğeni:
867
Nereden:
Andromeda
İlişki Durumu:
Yok
Burç:
Boga
Takım:
Fenerbahce
Rep Gücü
:
49
Cevap: 16. Haftanın Konuğu 'rainbow6'
07 September 2019
# 7
Juliet
Nickli Üyeden Alıntı
Tebrik ederim.
-Adalet için mi eşitlik yoksa eşitlik için mi adalet gerekir?
Paradoks bir soru olmuş
. Bir o kadar derin
Eşitlik ifadesi bu dünya için ütopya. O yüzden adalet deyip, işin içinden çıkılır
.
Adaletli olup, eşit olmadıktan sonra ne hikmeti kaldı adaletin ??
.
Asıl her ikisi de giderse ne olur, sıkıntı burada. İkisi de giderse yerini dikta ve tiranlık alır
.
Dedim ya paradoks bir soru, iki ifade de birbirini adeta ikame eder cinste çünkü.
Valla daha uzun, daha detaylı yazacaktım ama 1 saattir Python ile uğraşmaktan, beynim patatese döndü
.
Ama illa cevap vereceksem, "eşitlik için adalet" derim. En azından bunu yapabilen ülkeler var
. Sokaktaki adamla, başbakanı ayırt etmeden, çatır çatır yargılıyorlar. Ama bunu tesis ederken de "Adalet için eşitlik" tesis ediyorlar sanırsam biraz da olsa. Dön dolaş ouroboros olayına geliyor olay işte
.
"Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. "
demiş ATAMIZ. Yani sağlam bir kanun, sağlam bir adalet şart ama onu uygulayanın adalet ve eşitlik duygusu da bir o kadar önemli ve aslında tüm bu sorunun temelinde ahlak yatıyor.
o zaman işin içinden şöyle çıkayım
. Ahlak yoksa hiç biri olmaz
.
(
aslında güzel bir soru. forum geneline sorurabilir ve güzel bir beyin fırtınası oluşabilir
)
"
Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi, ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini , ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
"
charles bukowski