Çiçekleri beslemek, büyütmek konusunda çok yetenekli değilimdir ama çiçek görsellerini bulma konusunda kendime güvenirim.
Bir şeyi sevmek için her zaman o şey konusunda yetenekli olmanıza gerek yok, bir şeyi yapmak için de illa o şeyi becermek zorunda değilsiniz.
Yapabildiğiniz kadarıyla varsınız siz de işte, ne var yani olamaz mı?
Birileri de bu dünyada bir şeyleri eksik yaparak mutlu olsun, biz çok bilmişler birileri bir şeyi eksik yaptığında bunu ona hissettirmeyelim mesela. Bizim vazifemiz değil ki aslında onun eksik yaptığını söylemek, neden her şeye müdahale etmek istiyoruz o zaman? Yapamayacağımızı düşündüğümüz ya da eksik yaparsak yargılanacağımız korkusuyla kalkışmadığımız şeyleri bir başkasının cesurca yapması mı sinirlendiriyor bizi? O küçücük dünyasında yapmaya çalıştığı ''o şey'' ile mutlu olma ihtimali mi sinirlendiriyor? Sadece biz mutlu olduğumuzda mı mutlu olabilir herkes, sadece biz istediğimiz için mi dönebilir dünya? Ne kadar da önemsiyoruz kendimizi ama dimi, sadece başkalarını aşağı çekerken...
Bu aşağı çeken, enerji emen insan topluluklarını etrafımdan temizlemeye başlamıştım, bir hayli de başarılı oldum aslında ama bir şeyi kaçırıyordum, aslında biliyordum da hepsine gücümün yetmeyeceğini bildiğimden kaçırmış gibi yapıyordum, bunlar sadece benim etrafımda değil, bunlar her yerde. Her delikten çıkabilecek kadar girdikleri kabın şeklini alan, eğer o kabın içinde de mutsuzsa herkesi o kaba sokmaya çalışan bir sürü insan!
Neden daha güzel şeyler için uğraşmaz ki insanlar? Mesela neden birinin mutsuzluğu, rezil olması, hayata küsmesi için hep bir plan içindeler? Sizin yorgunluklarınız içinizdeki kötülüğün sizi ele geçirmesinden, nefes alamamaktan, kendinizi boğmaktan ve kendinizi boğarken hepimizi yanınızda götürme isteğinizden. Düşününce ne kadar da anlamsız geliyor bir başkasının kalıbı içinde yok olmak, derine inmek, dibi görmek. Hiçbirini kendi iradenle yapmıyorsun ama bir şeyler seni hep o dibe itiyor, karşı koyamıyorsun. Belki iyiliğin hepimizi kurtaracağına inanıyorsun, kötülere bile elini uzatmak istiyorsun, bu sefer sen onu çekmek istiyorsun ama dibe değil, aşağı değil, gökyüzüne... En üste. Bilmiyorum başarabilir misin ama inandığın bir şey varsa denemeye devam edebilirsin.
Sevgiden geçen her yol hiçbir malzemeye ihtiyaç duyulmadan içini temizleyen detoks tarifi gibi, bir kere dokununca bir daha asla unutamıyorsun.
Yolu iyilikten, kendinden ve herkesi olduğu gibi kabul görenlerin düşüncelerinden geçenleri kucaklamak istiyorum.
Diyorum ya, çiçekleri kurutacağız
ama çiçeklerden vazgeçmeyeceğiz...

*Blueneck - Lilitu çalsın kulaklarımızda ve yavaşça terk edelim, beynimizi kemiren her şeyi.

Ufak notumda hala geçerli, benim dışımda kimsenin yazmasını istemiyorum günlüğüme, teşekkürler...