![]() |
Cevap: Şiirler | ANKA
Senden Sonra Saat gecenin 1’yse ve uyuyamıyorsa bir insan, nedensiz değildir. Bir bildiği yoksa bile, bir çektiği vardır mutlaka… Sen hiç hayallerinden kırıldın mı? Hiç kestin mi umudunu bileklerinden? Sen… Hiç vazgeçtin mi? Ben hayallerimden yara aldım önce. Ufacık bir kız çocuğum olacaktı mesela. Kırmızı, küçük ayakkabıları olacaktı; minicik bir kızın giyebileceği en güzel elbiseleri giyecekti. Olmadı… Hiç doğmayacak bir kız çocuğunun babası olmak nasıl bir şey bilemezsin… Sonra umudumu kaybettim… Ama öyle sakladığım yeri bulamamış gibi değil; en sevdiğim insanın üzerine toprak atar gibi kaybettim. Ömür boyu matemini tutacağım birini yüreğime gömer gibi… Ve ben, Yoruldum beklemekten… Geceden korkuyorum… Korkum karanlıktan değil, bu şehrin tüm beton binalarını zangır zangır titreten gök gürültüsünden de değil… Ben gecelerden korkuyorum. Sen olmadan uyumak zorunda olmaktan… Aslında ben her gece seni düşünmekten, düşündükçe kahrolmaktan ve buna bir türlü alışamamaktan korkuyorum… Anlamıyorsun beni… Ne yazık ki hiçbir zaman da anlayamayacaksın. Göğüs kafesimin içinde sana uçmaya can atan bir barış güvercini taşıyorum. Her geçen gün biraz daha can çekişiyor. Bıraksam aldanacak sana, konacak avuçlarına… Biliyorum ki kanatlarını bir daha kıracaksın. Oysa sen özgürlük olmalıydın… Her gece sana bir şeyler söylememek için, yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Seni düşünmeye o kadar çok zamanım var ki… Bir mesaj atsam iletilmeyecek kadar uzaksın, ya da iletilse bile cevap vermeyecek kadar yabancı… Kokun hala burnumda… Saçların, Ellerin… Öyle ezberlemişim ki sana ait olan her şeyi, bir türlü aklımdan çıkarıp atamıyorum. Bu yüzden kabullenemiyorum gittiğini, kendime bu yüzden yediremiyorum bittiğini… Ve inan bana öyle özledim ki, “akla zarar…” Ne olur, Beni kurtar… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Ağladım Ağladım Az önce seni özlediğimi fark ettim… Biliyorum bunu sana defalarca söylemişliğim var, ama bu defa çok daha başka özlemekteyim… Fotoğrafını izledim biraz, orada gülümsüyorsun, gözlerin ışıl ışıl.. Sanki canlanıp sarılacak gibisin boynuma. ‘Ben hiç gider miyim deli?’ der gibi bakıyorsun. Ağladım, ağladım… Az önce seni aramak istedim. Bunu yapıp yapmamam gerektiğini sorguladım. Birçok korkum oldu. Telefonunu değiştirmiş olabilirdin ve ulaşamayabilirdim sana. Ya da meşgul çalabilirdi. En kötüsü de tanımadığım bir adam çıkabilirdi telefona… Bunun beni nasıl incitebileceğini düşündüm. Kahroldum sonra. Ağladım, ağladım… Dünyadaki hiçbir şey senin sesindeki huzuru vermiyor… Başka hiçbir şey ruhuma iyi gelmiyor. Az önce aradım seni, ‘alo’ dedin. Saç uçlarımdan tırnak aralarıma kadar uyuştuğunu hissettim tenimin Göğsümün ortasında bir canlı bomba infilak etti o an. Bunun nasıl acı verdiğini bilemezsin. Bütün duygularım paramparça. Titreyerek gülümsedim az önce, ağlamaklı gülümsedim, acıyla yüzleşerek gülümsedim… Yüreğim acıdı o an, gözlerim dolu dolu sesini dinledim. Bunu yapmamam gerektiğini biliyordum… Seni bir daha aramanın bana acı vereceğini, eskisi gibi huzur vermeyeceğini, bunun bir şey değiştirmeyeceğini bile bile aradım. Seni dinleyerek düşündüm. Bunun artık uyanmam gereken bir kabus olmasını diledim. Ağladım, ağladım… Az önce arayan gizli numara bendim… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Helal Etmediğim Haklarım da Senin Olsun… Gördüm ki; yüzünü bile görmeye değmeyen insanlar varmış etrafta, Allah’ım değdirme yüzümü bir daha yüzlerine! Yalvarıyorum sana… Sevmekten canı yanar mı bir insanın? Düşün ki mahşer yerinde yalnızım, cehennem ateşi her yanım. Yüreğim, tenim, avuçlarım… Şimdi başını kaldır ve cevap ver bana. Bir uçurumun kenarındaysam, düşmemişsem ve hala tutunmaya çalışıyorsam hayata, Hayallerim kırılmışsa, Umudum kalmamışsa, Yıllar öncesinden isim koymuşsak doğmamış bir çocuğa, Ve sen onu aldırmışsan düşlerimizin rahminden, Giden sen isen ve öldüren sen, Şayet evlenmişsen, Söylesene nasıl, hangi şefkatle okşayacak doğmuş bir çocuğun saçlarını elerin, İçimdeki çocuk boynu bükük, “sen” özlemiyle yaşamaya çalışırken? Yüreğin varsa; gücün yetiyorsa değil, gücüne gidiyorsa, Elimi bıraktığın elin vicdanına uğruyorsa, dokunuyorsa insanlığına, Sevme beni önemi yok ama anla… Ey geçmişimi uğruna heba ettiğim, geleceğimi ziyan eden sen! Seni öylesine sevdim, öylesine kimsenin dokunamayacağı derinlerime yücelttim ki hep bu yüzden kaybettim. Bu yüzden sana olan bütün şefkatim, sevgim. Bu yüzden yoksun yanımda, Bu yüzden unutmayacağım seni asla. Yaşarken tutunamadım ellerinle hayata, aynı uykuya göz kapatamadım seninle, aynı sabaha uyanamadım. Sevgiyle ellerinde olmadı elim bu dünyada, tutamadım. Yeniden dirildiğimizde kinle, nefretle iki yakandan tutacağım. Hakkım helal değil sana… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Çok Sevdim Seni Affet Gitmeliyim artık, üzgünüm… Sen de üzülme ne olur, kıyamam ki yüzünün sahiline hüzün vurmasına. Gözyaşların dalgalanıp bir kere bile değse kirpiklerine, boğulurum… Üzgünüm… Kızma sakın kaçar gibi birkaç satırın ardına sığınışıma, ve ne olur sitem ediyorum da sanma. Kırılma bana. Küçücük omuzlarıma birkaç beden ağır geldi; küçük kaldı yüreğim, sığdıramadım yokluğunu. Yoruldum yalnızca… Ayrılıkla savaşmadığımı düşünme ne olur! Direndim. Karşı koydum ayak bileklerime dolanan gitmelere. Her gece göğsüme çöken tavana inat nefes alıp verdim sana. Şizofreni bir sevdaydı zaten seni uzun uzak sevişim, Duvarlardaki hayalinle sevişmem, Ve karanlık odada saat tik takını senin ayak sesin zannedip sevinişim.. Uyanışlarım, Ve kırılan hayallerim… Sensizliğin eksilttiği sen dahil ne varsa işte benden giden. Her birine gücümün yettiğince direndim. Çok sevdim seni, affet! Olmayışından çok aklıma yenildim… Ben gittiğim yerde de en çok seni biriktirip, Yine seni seveceğim. Üzülme… Kim bilir yine bahar gelir topraklarımıza, yapraklarımız rüzgarla sevişirken yeşeririz belki yeniden. Kim bilir… Belki de geç kalınmış bir vedadır bizimki. Her konuşmaya üzülerek başlamamız bundan değil midir sevgili? Cümlelerimizin yüklemsiz kalması çaresizliğimizden değil mi? Gözlerimiz sözlerimizden çok susuyor artık. Uyanırken hangi uykuda unuttuk biriktirdiğimiz düşleri. Aşka pusarken ayrılığa teslim olduk! Sustuk, sustuk, sustuk… Biz en çok susmaktan yorulduk… Ölüm, vedalaşmaya fırsat bırakmadığı için bir ayrılık olmazdı asla. Bu yüzden can çekişirken vedalaşıyorum seninle, Beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş bitkisel hayatta bir aşktan nefes alıyoruz anlasana! Anla/sana… Ezgin KILIÇ |
Cevap: Şiirler | ANKA
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM Sеni, аnlаtаbilmеk sеni. İyi çocuklаrа, kаhrаmаnlаrа, Sеni, аnlаtаbilmеk sеni, Nаmussuzа, hаldаn bilmеz, Kаhpе yаlаnа. Ard-аrdа kаç zеmhеri, Kurt uyur, kuş uyur, zindаn uyurdu. Dışаrdа gürül-gürül аkаn bir dünyа… Bir bеn uyumаdım, Kаç lеylim bаhаr, Hаsrеtindеn prаngаlаr еskittim. Sаçlаrınа kаn güllеri tаkаyım, Bir o yаnа, Bir bu yаnа… Sеni bаğırаbilsеm sеni, Dipsiz kuyulаrа, Akаn yıldızа. Bir kibrit çöpünе vаrаnа, Okyаnusun еn ıssız dаlgаsınа Düşmüş bir kibrit çöpünе. Yitirmiş tılsımını ilk sеvmеlеrin, Yitirmiş öpücüklеri, Pаyı yok, аpаnsız inеn аkşаmdаn, Bir kаdеh, bir cigаrа, dаlıp gidеnе, Sеni, аnlаtаbilsеm sеni… Yokluğun, cеhеnnеmin öbür аdıdır Üşüyorum, kаpаmа gözlеrini… Ahmеd ARİF |
Cevap: Şiirler | ANKA
ELİF GİBİ SEVMEK Sen yoktun o zamanlar Çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben… Ne zaman bir dert gelse bana Yağmur yağar Dinler Dokunur Ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım… Ateşim sönerdi.. Sonra büyüdüm.. Gözlerini gördüm Yandım Yağmur yağdı Ve ilk kez sönmedim… Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim. Hikmet Anıl ÖZTEKİN |
Cevap: Şiirler | ANKA
SİZ AŞKTAN N’ANLARSINIZ BAYIM
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum… Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım… Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz ya Ben istemenin Allah’ını bilirim bayım Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Balkona yorgun çamaşırlar asmayı Ki uçlarından çile damlardı. Güneşte nane kurutmayı Ben acılarımın başını Evcimen telaşlarla okşadım bayım. Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum. İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım. Uzaklɑra gittim Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım Süt içtim acım hafiflesin diye Çikolata yedim bir köşeye çekilip Zehrimi alsın diye Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz İlahiler öğrendim. Siz zehir nedir bilmezsiniz Zehir aşkı bilir oysa bayım! Ben işte miraç gecelerinde Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin Bir şiir aradım. Geçen üç yıl boyunca Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım. Ülkem olmayan ülkemi Kayboluşumu aradım. Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm. Bir ters bir yüz kazaklar ördüm Haroşa bir hayat bırakmak için. Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm. Kimi gün öylesine yalnızdım Derdimi annemin fotoğrafına anlattım. Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım. Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Acının ortasında acısız olmayı, Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bɑyım. Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım. Aşk diyorsunuz ya, İşte ordɑ durun bɑyım Islak unutulmuş bir tɑş bezi gibi kɑlɑkɑldım Kendimin ucundɑ Öyle ıslɑk, Öyle kötü kokan, Yırtık ve perişan. Siz aşkı ne bilirsiniz bɑyım Aşkı aşk bilir yalnız! Didem Madak |
Cevap: Şiirler | ANKA
GÖĞE BAKMA DURAĞI İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Suların ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım Turgut UYAR |
Cevap: Şiirler | ANKA
Çizik Geleceğim, bekle dedi, gitti.. Ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu.. Ama kimse ölmedi. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
Düşüngü Hepsinin gelmesini bekleme; Bir kişi gelmeyecek. Sen alışmayasın diye, Korkmayasın diye, Düşünesin diye.. Kendine yetmen için.. Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde Sen kaçmayasın diye. Gelenler gitmeyecekmiş gibi.. Doğumlarda ölümlerde Duyasın diye. Bildiğini bildirmek için Bilmeme'yi öğrenmelisin. Tam kalasın diye. Hepsinin gelmesini bekleme, Sen var olasın diye. Bir kişi gelmeyecek, Sen, bir olasın diye. Özdemir Asaf |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:19. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.