![]() |
Cevap: Şiirler | ANKA
Hüzün Adres Deyiştirir Yakışmıyor cepheyi terk edişin, Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim. Fazla sürmez hatanı fark edişin, Hasret eken hüsran biçer sevdiğim. Adet ettin aşk dersini asmayı, Hüner saydın sırra kadem basmayı, Yetti artık çok denedim susmayı, İsyan eden bayrak açar sevdiğim. Üzerime yar sevdiğim sahi mi? Kalp çalmakta senin gibi dahi mi? Ağlama der dosta aşık Daimi, Bu da gelir ,bu da geçer sevdiğim. Nice avcı bende silah sınadı, Geri tepti sineleri kanadı, Kırılsa da yüreğimin kanadı, Yine açar, yine uçar sevdiğim. Bir resmimiz bile yoksa başbaşa, Revamıdır ben yanayım, sen yaşa, Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa, Yine bulur, yine içer sevdiğim. Aynaların farkı kalmaz düşmanla, Tanışırsın doğduğuna pişmanla, Hüzün adres değiştirir zamanla, Benden geçer ,sana göçer sevdiğim. Cemal SAFİ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Bırakıp ta Gidene Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim. Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o, zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevgimi söylediğim günü düşündükçe, kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı. Derdim ki; alın yazımdı, onbeşimin çocuksu aşkıydı. Nasıl da gülerdi canı istedi mi… En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarına yapayalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıkkın bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsız, diri diri yanardım o böyle yaptıkça… Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda; onda ne bulduğumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatımın amacı, varolma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu, yoksa gençliğimin safça tutkusu muydu bu kölesiye bağlanış, içten içe kopan fırtınalar, bu delice yakarış? Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi… Ondan hiçbir şey istememiştim. Sadece sevgi… Evet, şimdi yıllar sonra ben, onu düşünüyorum ilk defa kucağımda resimler, hatıralarla. Hava yine soğuk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüreğimde. Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım, ağladım saatlerce. Bu onun "ölüm yıldönümü"dür. 17’sinde toprakla kucaklaşan, o zalimin hikayesidir anlatılan. Bir melodidir kırık, umutsuz… Doldururken sensizlik o an odayı gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı. Bir feryat yankılanmıştı acı dolu tam 15 yıl önce bugün bomboş kırlarda. Deli gibi koştum sınıfa, sırası boştu. Benim kadar çaresizdi her köşe. Kendi kendime konuşarak yaklaştım sırasına; "Sen ölemezsin; canımsın, sevgimsin, emelimsin Dileğince nefret et, alay et duygularımla Kızmam sana Ama ne olur bir yalan olsun, acı bir şaka. Evet, evet beni üzmek için yapıyorsun. Herşeyini özledim… Allahım son defa göreyim yeter bana" Bu sensiz yakarış defalarca sürmüştü ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar. Hıçkıra hıçkıra ağladım, sıraya kazıdığın ismini öptüm. Sonra, ona ait birşeyler bulmak için aradım her köşeyi… Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa, rengi solmuş. Yazı, onun yazısı. Bir mektuptu, özenilerek yazılmış, belki de çok emek verilmiş her satırına… Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasından korkarak, acıyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle… Hele hele o ilk satırı… Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça ağlarım. "İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş bir tanem, affet beni !!!…" ÖMER KÖROĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
Gel Desemde Gelme Artık Sana yaldızlı bir yazıyla veda edip, ayrılık alış verişi yapmadan, gölgemi teninden yavaşça çekip, seni derin uykuların kraliçesiyken uyandırmadan ses tellerimi koparıp gidiyorum. Zor olanı, imkânsız zannettiğimi bu kez ben yapıyorum. Bana ilk sigarayı içmememe neden olduğun yerde anılarımı sana bırakıp gözyaşlarıma aldırmadan gidiyorum. Nerdesin, ne yapıyorsun, iyimisin, değimlisin sorularını hafızamdaki Türkçemden siliyorum. Sende benim gibi sil adımı. Beni artık düşünme. Çünkü ben düşünmek istemiyorum. Aldırışlarıma aldırmadan, yakarışlarıma yakınmadan yaşıyor olman bu bedeni her seferinde perçinleyip mevsimsiz göçlere zorladı. Ruhunun benden uzaklaşmasına,bana sarılacak bir beden bile bırakmamana tanık olmadan gitmem lazım. Ne İçimdeki sevginin ağır çekimde tekrarı nede başka bir yerde açılmış bir şubesi yoktu . Beni doyumsuzca tüketmenin bedelini bitmişliğimle ödemeden, ölmeden senden kurtulmayı ümid ederek gidiyorum. Hayatında bir kez olsun bana bir iylik yap ve seni unutmam için bana yardım et. Bundan sonra gizli numaradan açılan hiçbir telefona, attığım pişmanlık dolu mesajlara, kapına isimsiz bırakılan hiçbir mektuba cevap verme. Şarkımızı, resimlerimizi, adımı sildiğin gibi sil defterinden. Gel desemde artık gelme… Biliyorum bu gidişin dönüşü olucak. Yokluğun beni bir duman gibi savurup yollarına dökecek. Seni bir kez olsun görmek için çıldırırcasına kendimi parçalara ayırıp önüne atıcam. Bu yüzden geceleri odanın perdesini iyice kapat ve dışarı bakma. Sabahları aynı otobüs durağından okuluna gitme. Saçlarının sarılığını siyahlarla kapatıp sana aldığım montuda artık giyme. Seni unutmam için bana dua et ve ne olur karşıma çıkma.. ÖMER KÖROĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
Demedim mi? Oraya gitme demedim mi sana, seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im? Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? Demedim mi şu görünene razı olma, demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl, onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi? Ben bir denizim demedim mi sana? Sen bir balıksın demedim mi? Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, senin duru denizin ben'im demedim mi? Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im, senin kolun kanadın ben'im demedim mi? Demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi soğuturlar seni. Oysa senin ateşin ben'im, sıcaklığın ben'im demedim mi? Türlü şeyler derler sana demedim mi? Kötü huylar edinirsin demedim mi? Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? Yani beni kaybedersin demedim mi? Söyle, bunları sana hep demedim mi? Mevlana Celaleddin Rumi |
Cevap: Şiirler | ANKA
Balzamın Sen el kadar bir kadınsındır Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli Bazı ağaçlara kapı komşu Bazı çiçeklerin andırdığı İş bu kadarla bitse iyi Bir insan edinmişsindir kendine Bir şarkı edinmişsindir,bir umut Güzelsindir de oldukça,çocuksundur da Saçlarınla beraber penceredeyken Besbelli arandığından haberli Gemiler eskirken,deniz eskirken limanda Sevgili Cemal Süreya |
Cevap: Şiirler | ANKA
ÇAKIL Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeğe başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımda Dokundukça yanar dudaklarım Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde. Bedri Rahmi EYUBOĞLU |
Cevap: Şiirler | ANKA
MAVİ GEÇTİ… Öyle bir yazdı ki Sanki gökyüzünde oturuyorduk Seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi Mavi bir şeydi Gençlik öyle bir yazdır ki Ne yurt ne ev ne oda Yalnızca gökyüzü Yeter insana Biz seninle gökyüzünde Çok oturduk Gençliğimiz Çok mavi geçti… çok! Haydar Ergülen |
Cevap: Şiirler | ANKA
GİDİŞİNİ ANLATIYORUM Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş Rıfat ILGAZ |
Cevap: Şiirler | ANKA
Tentation Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç.. Sana diyeceklerim söylemekle bitmez Yıllardır yaşamamdan çaldığın zamanlar Adına düğümlendi Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç.. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar İkimize yetmez. Özdemir Asaf |
Cevap: Şiirler | ANKA
Sevgilim.. Sevgilim Elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi kaldım Yokluğunda… Yağmur yağar, kar yağar Günler kısalır, geceler uzar On parmağımın üstüne on mum yaktım Gecesefalarının gündüz yalnızlığıydım Ateşböcekleri ışıtır gecemi. Hepsi bu Kanar bir yerlerim: Sevgilim Ufkunda bir yalnızlık aylasıyım Bir delta gibi genişleterek yokluğunu Sevgilim. Hep geceye sakladım sende bulduğumu… Ahmet Erhan |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:03. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.