Birinin kalbine girmek, kalbinden çıkmak gibi basit kelimelerle çok sevdiğini tarif etmek. bunalımla özlemeyi sık sık karıştırmak. severken acıyı kullanmak. vicdanı zaafı olmuş bir insana sürekli vicdan yaptırmak. elde edilebilir ve vazgeçilebilir olarak insanlara bakmak. bir insanın duvarlarından bahsederken aynı zamanda kendi duvarınızda tablolar ve yarattığınız hasarların tek tek fotoğrafı. haklı duvarlar. haklı mesafeler. koyulur ve gelinmez. sen şu acı çekiyorsun diye mutlular haksız mı, değil, kırılmadan gidebileceği kısa mesafesi de vardır insanın. konuşarak çözülen problemler yerine baktığı zaman oluşmayan problemler vardır. büyük fedakarlıkların yarattığı büyük yalnızlıklar vardır. birbirine bağıran insanlar kalpleri uzaklaşmış insanlardır ve sesi duyurabilmek için bağırırmış ama. bağırma! kalbiniz uzak değilse konuşabilir, yakınsa kulağına fısıldayabilirsiniz...

Bu ve bütün bunların yanında bazen, birbirine mesafesini bilmeyen kalpler. birbirine yakın binlerce his böyle. o duvarlar ve tablolardaki fotoğraflarınız. hasarlar. biz susuyoruz. kalbimiz susuyor.