Susulan noktaların yan yana gelip kedere isim verdikleri yüksek masalarda, sehpa altlarında ve karanlığın örttüğü sokaklarda birbirine değer dirsekleri acının...
Alçalmayan suyun kıyılarımı dövdüğü yerde, önüm, arkam, sağım, solum yitik. Haritasız, pusulasız, ekmek kırıntılarını bile edinemeden yürüdüğüm bir hayatın hangi kırık kaldırımındayım; tüm anların bilekleri burkuluyor...
Yazık bir uyanış yarın, doğumundan neye ümit rengi biçtiğim belirsiz, yeknesak kalp atışları...
Göğüs kafesime saçılan sisin ortasından düşersem maviye diye, belki...









Hybrid-Şeklinde