Forum Düzeni
Aşk - Şiir Dünyası
Aşk ve şiir ile ilgili her şeyin paylaşıldığı, resimli ve yazılı şiirlere ulaşabileceğiniz bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree4Beğeni(ler)

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri

01 May 2020
Ruhi Bey Anlatıyor:
Şair: Edip Cansever

Kısacık bir gündü, bir iki dakikalık bir gündü
Çocukların günü gibi bir gündü
Kahverengi fotoğrafları vardı, bulanıktı
Hiçbir şey açık seçik görünmüyordu
Kocaman bir bahçe olmalıydı, orda burda
Tavuskuşları olmalıydı, herbiri
Öyle bir başına hiç kımıldamadan duruyordu
Saniyeler sümbüller gibiydi
Saniyeler sümbüller gibiydi dokunsam iki parmağım arasında akıyordu
Kısacık bir gündü.

Bir kişi bile yoktu
Hayrünnisa ile ben vardım
Seylan taşları ile işlenmiş bir iğne vardı
Yansıyan kırmızılık taranıyordu güneşte
Kan gibi parlıyordu
Şöyle böyle hatırlıyorum
Beni ölüme uğurlayan bir düğün günü
Babamı hatırlıyorum
Babamın ölümünü
Kırbacıyla birlikte bir çam ağacına gömülü
Annemsa odasında babamın
Hasta yatağında
Kımıldamadan yatıyor
Pencerede sapsarı bir limon görüntüsü
Duvarda rengarenk bir kırbaç koleksiyonu
Hatırlıyorum
Dişleri vardı Hayrünnisa'nın
Hatırlıyorum
Bir şeyler vardı, ortasından kesilir gibiydi
Dişleri bembeyazdı
Kesilen her şey bembeyazdı
O dişleriyle vardı, ben yoktum
Seylan taşlı iğnenin altındaydım, ben yoktum
Hayrünnisa vardı, ben yoktum
Üç gün üç gece geçti, ben yoktum
On gün daha geçti,sonra ben günleri unuttum
Bir kuşluk vaktini iyi hatırlıyorum
İçerenköy'deki tozlu bir yolu
Postacıyı
Terziyi
Oyanmış limonluğu
Çiçek satan adamı
Bir otobüs durağını iyice hatırlıyorum
O yoktu.

Ve bir sabah ben vardım
Koskoca bir konağı bir başıma soydum
Yer halılarını çıkardım, kalın kadife perdeleri
Maun konsolu, Çin porselenlerini, gümüş takımlarını
Hatırlıyorum
Mineli pandantifleri çıkardım, altın zincirleri, pırlanta yüzükleri
Büyük kristal avizeleri, sedefli koltukları
Bursa çatmalarını, Beykoz koleksiyonlarını, minyatürleri
Hepsini, hepsini bir bir çıkardım
Tutkuyla çıkardım, şehvetle çıkardım
Öfkeyle
Kanını akıtaraktan konağın
Hatırlıyorum
Konakta o gece konakla kaldım.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Ruhi Bey ve Limonluktaki Yangın
Şair: Edip Cansever

Niye imalı öyleyse
Aşk mutlu bir sürgünlükse.

Üvey annemdi benim, ben sarışındım
On altı yaşındaydım, sarışındım
Bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüz
Yalnızdım, karışıktım
Beni tanıyan kimseler yoktu
Hiç yoktu
İçime kapanıktım
Büyük ağaçların altında
Havuzun kırık taşları arasında
Bilmezdim mutluluk nedir
Bilemezdim
Alıp başımı gitmek isterdim
İsterdim ama, kalırdım

Sanki kar yağışlarının ardından
Uzun süren kar yağışlarının ardından
Sevimsiz bir lunaparkta
Kimsesiz bir atlıkarıncaydım.

Bir limonluğumuz vardı, öğle saatlerinde
Bazen o limonlukta uyurdum
Karışık düşler görürdüm
Yalnızlık?
O bir başına kalırdı, ben bir başıma kalırdım
Sanki hiç tüketilmeyen bir otobüs durağı
Gibi kalırdım
Bir gün
İçeri girdi, uyanıktım
Yarı uzanmıştım, uyanıktım
Bir üşümüşlüğü tutuyordum yüzümde, uyanıktım
Dudakları aralıktı, ben uyanıktım
Öyle bir süre durdu, baktı
O baktı ben de baktım
Yanıma usulca uzandı
Uzandığını görmedim, ama uzandı
Dağıldı, uçuştu, bir gülüş gibi uzandı
Önce şaşırdım
Önce hiç kımıldamadım
- Yalnızlık biraz azaldı -
Saçlarımı sevdi, hiç kımıldamadım
Bir biçim değildim sanki, bir nesne, bir şey değildim
Biraz utandım
Sokuldu bana iyice, bana sarıldı
Dudaklarımı aldı, dudaklarımı taşırdı
Köpüren sütler gibi taşırdı
Köpükler içinde kaldım
- Mevsim her zamanki gibi yazdı -
Birden beyaz bacaklarını gördüm
Sonra her şeyi gördüm
O her şeyi ben ilk defa gördüm
Ses çıkarmadım
Ses çıkarmadım, köpüren sütler gibiydik
Beni yeniden öptü, üstüne çekti beni
Köpüren sütler gibiydik
Limonlar beyazlandı
Bir limondan başka bir limona geçtik
Bir limondan başka bir limona geçtim
Gözlerim süt gibiydi, sayısız gözlerim vardı
İlk defa vardı
Upuzun sürdü, kısacık sürdü
Beni bıraktı
Ayağa kalktı, saçlarını düzeltti
Süt dindi
Ama ben kaldım
Çoraklar, çöller, tuzlu denizler gibi kaldım
O gözlerini dikti bana
- Ben suyun yanması gibi tuzda -
Anlamsız, uzun
Gizli, korunaklı
Yüzüyle itermiş gibi ilk defa gördüğü bir yaratığı
Yıllarca, ama yıllarca
Baktı baktı baktı.

Kimseye bir şey söylemedim
Ama bir daha gelmedi
Ne sevgi, ne nefret, ne önceleri bir şey duymadım
Sadece gelsin istedim
Uyanık bekledim
Gelsin istedim
Ama bir daha gelmedi.

Anladım neden sonra
Anladım kötülük olsun diye geldiğini limonluğa
O bembeyaz dişleriyle yoktu, ben vardım
Üç gündüz daha geçti, ben vardım
On gün daha geçti, sonra ben günleri unuttum
- Unutmak ben büyüdükçe o benim çocukluğum -
O yoktu
Beni uyardı, beni yalnız bıraktı, anladım
Çocukken vururdu, kanatırdı, ezerdi
Bu kez de
Anladım severekten
Okşayaraktan yapmak istedi aynı şeyi.

Üvey annemdi, ben sarışındım
O da sarışındı
Beni uyardı, beni yalnız bıraktı

(Açık saçık giyinirdi, pek anlamazdım
Dudaklarını ıslak tutardı, pek anlamazdım
Şehvetle aralardı, bembeyaz dişlerini görürdüm
Bembeyaz dişlerini görürdüm
Bembeyaz
Kalçalarını okşayaraktan tutardı.)

O günden sonradır ki iyi tanıdım ben kanı.

Bir gece uykudaydı bütün konak
Gizlice bahçeye çıktım
Yaralı bir hayvan gibi sürünerekten
Sokuldum limonluğa usul usul
Döktüm bir şişe gazı ve limonluğu yaktım.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Salıncak
Şair: Edip Cansever

I

Büyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere
Ortada bir masa
Yanda bir kapı
Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı camdan, bir heykel
Sabah. Duvarda gün tanrıları
Rezneler, sedef otları, küpe çiçekleri görünür pencereden
Görünür ama görünmez
Yani hiçbir şey yerinde değil pek. Bugün ne?

Salı! O bile yerinde değil
Bir bardak, bir sürahi yerinden edilmiştir, nereye koysak
Nereye?
Bilmem!
Bir çıkrık bir zaman dışını kolaçan eder şöyle
İyi. Biz buna bir durumun sınırsız gelişimi diyoruz
Diyoruz; sanki o her şey kadar bir her şeyi getirir, yığar
Çıkrık
Bir su gürültüsü, bir pul koleksiyonu, bir duanın yaratılışı duyulur bu ara
Duyulmaz ama duyulur
Başlar çünkü onlar da; yani pul, su gürültüsü, dua
Başlar bir insan gibi; süreyi, düzeni ölümü taşımaya

Sabah. Duvarda gün tanrıları
Birinin süresiz terlik giyeceği tutmuştur yukarı katta
Aşağıda
İskemle gıcırtısı, ayak
Tütün kokusu, koku
Yaz kelebeği tadında bir soluma
Yer değiştirme, kımıltı
Tekrar soluma
Kadın
Sessizlik.

II

Gün ışır iyiden iyiye, odanın orta yerinde bir kayalık
Sarı bir kertenkele... onunla her şey bir iki sıçrar, durur
Başkaldırır, düşer
Bir çorak bağırışı, bir taşın ikiye bölünmesi işitilir. Sonra?
Bir su arayışı, bir bozgun... Biz buna benzer her şey diyoruz, her şey her şey
her şey
Çünkü o, kadın
Uzanır, sağar bir yokluğun içinden
Gene bir yokluğu sağlar, üşenmez
Bir gül çukuru tersine döner, bir alev kıyısı doğurganlaşır
Çıkar boş kıyılardan katılaşmış akşamüstleri
Böler o bakışları bir sarkaç gibi binlere
Ama bir zaman gibi değil, bir sarkaç gibi böler
Yani olanlar olmuştur bir kere
Bir kartal donakalmıştır sıcaktan. Bir U sesi duyulur
Yaratılmaya uygun bir ses, U
Uzağa bakar kartal. O kadar bakar ki, bakmaz
Taş kesilmiştir taş, boynu ileri düşmüştür
Tanrım bize bir salıncak!
Çok çabuk geçmek için şu olup bitenleri
Bir daha, bir daha, bir daha
Unutmak unutmak unutmak
Tanrım!
Taş kesilmemek için taş
Bunu evrenin sonsuzluğu diye yorumlar varlığı olmayan bir söz

Kadınsa kımıldamak ister, olmaz
Yer değiştirmek ister, olmaz
Solumak birdenbire
Gene olmaz
Olacak bir şey boşuna aranır, boşuna boşuna boşuna
Bir kaya daha çatlar
Başlar ufacık taşlar yuvarlanmaya
Eser bir silinti, bir sisin dağılışındaki öz
Çıkar o yunus balığı, o heykel
Yaz kelebeği, kapı
Sonra?

III

Sonra ne? Sabah! İyi bir gün başlar ne de olsa
Tepeden tırnağa beyazlar giyinmiştir kadın
Ne var ki bir kadın gibi değil, bir aşk, bir umut gibi değil
Bir aralık gibi durur dünyada
İşte bir soru!
Okurken elinde tuttuğu; okumaz, gene elinde tuttuğu
"Önce hep gece vardı" diyen bir kitapla
Biz buna bir sorunun sınırsız gerilimi diyoruz
Diyoruz; çünkü o kadın
Ne yapsa, neye uygulansa
Bir aralıktır şimdi dünyada
Bir aralık, bir aralık!
Yıllanmış ağaç kabuklarında bir yara
Bir geçit, bir su akıntısı, bir bıçak izi
Ve batık gemilerden şimdiye arta kalan
Bir batışın korkunç, ama hiç bitmeyecek izlenimi
Tanrım ona bir salıncak!
Bir gidip bir geliversin diye boşlukta
Umutla, erinçle, tutkuyla
Kendine kendine kendine katlanarak
Hani görmeden daha, bilmeden darıldığı kendine
Tanrım
Ona bir salıncak!
Tam burda
Gözlüklü, kış akşamları yüzlü bir bahçıvan
Sorar o sokak kedisinin dilindeki hızla
Sorar o çiçekleri -bir çiçek olmayan yalnız- sorar sorar sorar
Nereye kadar bilinmez
Hani bir sormasa... korkunç!

Hani bir çalgıcı vardı, başını çalgısına koymasa uyuyamaz
Sonra?
Sonra ne? İşte bir çamur gibi sıvanmış odaya
Karanlık bir kilisenin
İhtiyar zangoçunun ağzıyla
Günaydın!
İyi bir gün başlar ne de olsa

IV

İyi bir gün başlar. Dünyadayız artık. Dünya!
Şu tatlı pencereniz. Sizin. Bunu anlamayacak ne var? Pencere
Tanıklık ediyor işte. Gün mavisi bir şey. Tanıklık ediyor
Pek açık değil. Değil de... Size. Tanıklık ediyor bir de
Bunu evrenin sonsuzluğu diye yanıtlar varlığı olmayan bir söz
Yok canım! kimsenin bir şey dediği yok, söylenmiş bazı sözler yaşıyor, o kadar
İşte
Yaşamış bir kadın yaşıyor orada
Yitmek, hani durmadan yitmek, ulaşmak bir aşkınlığa
Var ya
Orada
Tek imge kayalardır, işte orada
Yaşar hiç konuşmadıklarınız, işte orada
Dışa vurmadıklarınız, şimdi orada
Her şey hep kayalardır; otlar da böcekler de, sular da
Günler de, zamanlar da
-Görünen bir zamandır çünkü orada-
Bir el yana düşmemiş, kaldı ki birden havada
Değilse bir hareket bu, yalnız orada
Orada
Bir ayak boyu yerde, bir kadın
Bırakılmış gibi yıllarca
Tanrım ona bir salıncak!
Taş kesilmesin diye taş
Donakalmasın diye boşlukta.

Hani o balıkçılla yarışan çaylağa
Kırpışan gözleriyle bakan gemici
Gibi
Baksın o da görmeden
Ne çıkar ustaymış, erginmiş uzağı görmekte gözleri.

Tanrım size bir salıncak!
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Saplantı
Şair: Edip Cansever

Sözlerim kendim üstüne
Gölgem beni istedi
O ki istedi
Suyum beni istedi
O ki istedi
Cemile beni istedi
Ne oldu? hiç! alışamadım
Kartalın bir kayaya çarpısı idi

Soyundum, giyindim, tekrar soyundum
Arada olacağın düşünü kurdum
Zevk duydum bundan
Cemile anlamadı, Cemal hiç anlamadı
Safiha görmedi ki
Ve göstermedim

Sözlerim kendim üstüne
Bir uzak yerlere gitmek üstüne
Sanki gunler tek bir gune birikti
Bense çıkmazda kaldim, usandim
Çıkamazlar da üst üste
Birikmiş ufuklar kadar derindim

Ve dedim: elbette deneyeceğim.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Seni Günlere Böldüm
Şair: Edip Cansever

Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşısında.

Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Sesli Harfler
Şair: Edip Cansever

Sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
Burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
İnanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
Ağzım da, ellerim de dünyaya göre
Günüm aydınlıkla biter.

Tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
Gün günden sevdaya benzer
Bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
Bir ekmek koparılsam işte o sıra
Benzer mi benzer sevdaya
Bir duruşum var çevresi gözlerinden.

Sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
Uyanık, duygulu, her günkü yanımda
Bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
Kendimi görmeye parklara gidiyorum
Kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.

Kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
Ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
Aşka, dövüşe, maviye yetmek için
Biriyim, cesurum, var mısın ellerime
Bir başka sabaha kadar içelim.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Sevda Bir Ateş Buldu Sende
Şair: Edip Cansever

Sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni
Artık kimse denizi bilmiyor.

Dirseklerini masaya koyuşundan belli
Gelip geçen bir günü bitirmek istemediğini
Sevda bir umut buldu sende.

Ey bir yolcu listesinde bir ölüyü arayan
Artık kimse gözlerini bilmiyor.

Şunu imzala
Bir mektup, bir telgraf alındısı değil
Unutulmuş bir sevdadır kapını çalan
Ve sevimsiz bir terlik gibi duran odan
Kimse artık bir şey giymek istemiyor.

Sonra bir pencereden kendine
Ay ışığı gibi vuran sen
Ne sana ne başkasına benziyor.

Ve işte bir dip balığı su boşluğunda
Çırparaktan yüzgeçlerini
Hiç kimseye uymayan bir mevsim öneriyor
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Sevişen
Şair: Edip Cansever

Seni seviyorsam bununla her yerin
Öyle iç çekişlerin gibi bir değil iki
Nasıl yaşamaya başlar daha çok
Buluşan iki mısra gibi.Bir şiirin
Kokusuz, tatsız çocuk adları gibi

Bir kuş da gözlerine uygulanmış sesiyle
Öter durur kıyısız boş saatleri
Ben niye titriyorum'la birlikte
Sonsuzluk alanıdır yüreğin.

Bir anlık gecesinde bir günlük mevsimlerin
Bildik mi yaşamayı ikimizce
Biz getirdik demektir anlamayı evrene
Sevişmek alanıdır yüreğin.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Sonrası Kalır
Şair: Edip Cansever

On kalır benden geriye dokuzdan önceki on
Dokuz değil on kalır
On çiçek, on güneş, on haziran
On eylül, on haziran..
On adam kalır benden, onu da
Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
On adam kalır.

Ne kalır ne kalır
Tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
Dokuzu unutulmuş on yüz mü kalır
Onu da unutulmuş bir şiir belki kalır
On çizik, on çentik, on dudak izi
Bir çay bardağında on dudak izi
Aşklardan sevgilerden
Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
Bir de bu kalır.

Ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
Asıl bu kalır.

On yerde adam geçse geçmese
Dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm,
anlaşılır.

Akşam olur, bir günden dibe çökerim
Su içer,dibe çökerim
İyimser bir duvarcıyım, her gün bir tuğla
düşürürüm elimden
Bu yüzden gecikirim
Size bu sıkıntı kalır.

Ne kalır

Kahvelerde kalın kalın kayısı vakti
Dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti
Dişleri hiç kesmeyenden
Gün geçer, kendi kalır
Kahvelerde kayısı.

Gezginim, açık denizlerden yanayım
Biraz da Akdenizliyim, bu işte böyle kalır
Akdenizli herkes konuşur duyarlığını
Başka ne kalır
Biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır.

Ben buyum, dersin, arkadaş
Sevgilim, ben buyum
Yüreğim vurgun, dişlerim altın
Ceketim sol omzumda
Vakit vakit incelen vakit.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Edip Cansever Şiirleri
01 May 2020
Su Altında Kanat Çırpan Üveyik
Şair: Edip Cansever

I

Bir çift Van sesi
Van'ın doğurgan sesi
Bin çift nar düşürülmüş gibi dalından
Bu onun sesi
Sessizce yağan karda nar sesi.

Su altında kanat çırpan üveyik
Her rengin başka rengi
Resmini kendi çizer
Düşünde kendini görür
Kıyılar onun itiş biçimi
Üveyiktir Van'da anmak anılmak
Üveyiktir sanrının üvey kardeşi.

Dağ yollarında yalnız gezen çeşmeler
Suyu eşkiya soluğu
Akışı aralıksız nal sesi
İlk kulak verişte duymanın uzak
Çok derin içi
Dağ yollarında yalnız gezen çeşmeler.

Asurlu sert hüznü onun
Bizans gözleri
Yuvarlar beyaz taşlar
İçini açar bana
Açınca bana içini
Gündışı bir saattir, acı bir kış kavununda
Birikmiş gündüzlerdir
Ve gelen kimdir bilinmez
Oyunlarda ikinci
Oyunlarda üçüncü
Kişiler gibi
Söze pek karışmayan
Ya da
Çok eski bir haberci.

Kapamam gözlerimi, kapamam
Korkarım kapayınca bir başka şehirde uyursam

Yağarken yağan karda Doğu'nun
İşleyen ezik sesi
Yağarken yağan karda
Çekip gider haberci.

Eski bir manastır çanı
Akşamları suya döker süsünü
Su altından çıkan üveyik
O da
Yağmurda yıkar yüzünü
Dağ başlarında yalnız gezen ormanlar
Dağıtır kamyonlara sisinden sıyrılarak
Günlerdir boşluğunda tuttuğu hüznü
Ve hüzündür kendiliğinden
Han havlularında ağır ağır
Yem kesen atların yükü
Toplanan pazarlarda, kapanan dükkânlarda
Bütün gün ip satanların, bakır satanların
Doluşup cami çeşmelerine
El yıkarken çığırdıkları türkü
Ve Tatvan'a giden vapur bir de
Ekler bütün hüzünlere
Bir sabah bir Van hüznünün özgünlüğünü.

Sabah değilim, akşam değilim
Sunaklarda ipince
Belirsiz bir çiziğim
Yüreğim kanda parlar
Kan kadar yerde parlar
Toprakla iç içeyim
Biri kazıp bozmasa
Alıp gitmese beni
Batmadan yakalanmış çok eski bir güneşim
Öyleyim
Yeraltında gözleri kör mozayık
Yeraltında yalnız gezen parmaklar
Binlerce dibek konuşur
Binlerce dibek parlar
Koşar buğday tozuna su altındaki üveyik
Bir çift Van sesi
Doğan güneşle bu, batan güneşin sesi.

Kapamam gözlerimi, kapamam
Korkarım kapayınca bir başka şehirde uyursam.

II

Kış bitecek birazdan, kışa geç kalma
Böyle diyordu savat ustası Hasan
Gelirken az tütün getir
Bir dağ keçisi parçala
Tuz bas düşümde gördüğüm kana, tuz bas
Ne derdi güz ortalarında baban sana
Dokunma Van'a
Van köylüsü kendini çavlan gibi üretir
Göl gibi dokur
Ve beklemesini bilir, burkulur
Eğiktir şimdi boynu, sen de eğiksin
O kadarını anlarım
Ben bu savatları bunun için işlerim
Üç beş kuruşa satarım
Gözümün yeşili üstünde kalır
Balkır güz kırmızısı eğiminde
Üveyikler kalkar her bir nakışından
Durur belleğimde konuk sayılır
Senin olsun şu eski mavzer
Biri armağan ettiydi babama
Okşadı sevdi yıllarca onu
Bir gün hiç konuşmadan
Uzattı verdi bana
İşine yarar mı bilmem
Bildiğim bir şey varsa
Mavzerle denenmek ister dağlar
Hüzünle değil

Yık şapkanı arkaya
Bu da kundura
Çakal derisi bu da
Gerisi senin işin
Bir soru kendine sor, bir soru ona
Sakın sormadan vurma
Ölüm pusuda
Mahpusluk dersen
Pusuda
Ve yalnız kalma
Dün biri seni sordu, Van'a gelmiş
Görmek istemiş seni
Demek ki bir başka tutsak o da
Bir başka çekmiş
Bilirim acılar birbirine benzemez
Ama
Acılar nerde bütün, sen onu yokla
Çavlanı unutma, gölü unutma
Mavzerini ayarla
Hazır ol
Kış bitecek birazdan, kışa geç kalma.

III

Bir tarakla ya da bir iğneyle saçlarından
Tutturulmuş unutulmaya
Suçu vardı, ne miydi suçu
Suçları onların erkekleriyle
Yokluğu varlığa çevirmek suçu
Ve son kerteye gelmiş öfkenin cıvalanması
"Hayır, hiç yenilmedik, çekildik yalnız
Ve şimdi olduğumuz yerde
Ve ayaktayız"
Diyorlar ki, elbette doğru
Kim katılmak istemez onlara
Kim duymak istemez böyle bir suçu
Ah Van'ın sarı rüzgârı
Taşları şarap koyusu
Akşamı kiremit tozu
Hoşap Kalesi
Bağdat Oteli
Sınır türküsü
Bana bir resmini ver arkadaş
Ve söyle
Neresinden bulurum şu İstanbul'u
Bulamam
Senin bakışın düzgün
Bizimki çatık
Ama anlaştık ya sen ona bak
Yolun düşerse gene uğra
Bizim gönlümüz kanmaz
Aşımız bitmez senin gibi konuğa
Üstelik daha bir pekişiriz
İşleriz yan yanyken başkalarına da
Tükenmez olur sevgimiz
İyi yolculuklar sana.

İyi geceler sana da
Oğlum motoru ısıt
İyi geceler Van
Yolumuz bir başka Van'a, Kars'a.
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 2 kişi okuyor. (0 üye ve 2 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Üç Tuğ
Sanatçı ve Yazarlar
0
22 July 2018 11:51
Tomris
Aşka Dair Her Şey
0
28 December 2017 14:33
Tomris
Aşk - Şiir Dünyası
62
14 December 2017 17:39



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.