![]() |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Mustafa Kemal..
Şair: Attila İlhan dağ başını efkâr almış gümüş dere durmaz ağlar gözyaşından kana kesmiş gözlerim ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar ağlar ağlar cihan ağlar mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür altmış üç ilimiz altmış üç yetim yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer her geçen seni bizden parça parça götürür mustafa'm mustafa kemal'im diz dövdüm şavkı aktı sakarya'nın suyuna sakarya'nın suları nâmın söyleşir hemşehrim sakarya öksüz sakarya ankara'dan uçan kuşlar kemal'im der günler günü çağrışır kahrolur bulutlara karışır gök bulut yaşmak bulut uca dağlar dev boyunlu morca dağlar divan durmuş bekleşir mustafa'm mustafa kemal'im nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin sol yüzünde güneş südü sıcaklık ellerinden öperim mustafa kemal senin dalın yaprağın biz senin fidanların biz bunları yapmadık sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal elsiz ayaksız bir yeşil yılan yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal hani bir vakitler kubilay'i kestiler çün buyurdun kesenleri astılar sen uyudun asılanlar dirildi mustafa'm mustafa kemal'im |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Müjgan A Aşk Şarkıları
Şair: Attila İlhan 1 dinlerdim telâşlı kanûnlardan sarışın türkçeyi nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi ürkek bir çilenti usulca yoklardı bahçeyi nerde tâvus kuşları nerde müjgân'ın gençliği nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi okşamak kumrallığını içimden uysal lambaların beyhude ıslıklarını yakınlaşan sonbaharın akşam tenhalığında birlikte duygulanmaların saklı mutluluğuyla dalgından çok daha fazla dalgın nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi bir parça son yalnızlığa öncekiler hazırlıktır insan bırakmaz sevdiğini sevmek insanı bırakır kalırsa gözlerinin elinde yaldızı belki kalır ney üşür kanûn pırıldar udlar oldukça karanlıktır nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi 2 o akşam da lambamızı söndürmüştük nedîm ile nedîm'den bile kıskandığım sevdiğim ile son şarkılar dağılmıştı mevsim ile yalnız çamlıca'da bir ud yankılanırdı dünyayı tumturaklı bir yalan sayanlar yalanın dehşetini yaşlandıkça anlar nâzım'ın pirâye'yi sevdiği zamanlar ölse ölümünden ne suçlar çıkarılırdı boğucu bir sessizlikte ateşten goncalardır o demirden şiirler ki sanki tabancalardır umutsuz hangi gününde el atsan ateşe hazır nâzım onları yazarken duvarlar çatırdardı gördün sessizce buluştuğunu nâzım'la nedîm'in lâcivert ıssızlığında yıldızlı bir serviliğin birinin elinde vâridât'ı simavnalı bedreddin'in birinin ağzında gül elinde mey kâsesi vardı 3 istanbul puslu karaltıyla müstef'ilün bir gemi duyulur padişah saltanatıyla bulutlara demirlediği soğuk akşamlar çalar saatlar kadife konakta ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta o soyut kuşlar su aydınlığında atlas yorganların yüz yıllık hüznüyle yüklü osmanlı zindanlarının pul pul dağılırlar tasalı bol yansımalı boşlukta ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta gece hattât yesârî'nin süzüldükçe vav kayıkları işlenir yeni baştan bütün sevmek yanlışlıkları bilmem tamamlanır mıydık bir başka yaşamakta ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta o şarkı söylese çalgıların korkup bıraktıklarından büyülü tamburların kendi başlarına çaldıklarından ulaşır hâfız post'a sesi yankılarla sonsuzlukta ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta 4 akşam kılıçlar düşürdüğü ayın ışığından boğaz'da müjgân mıdır bir uzak gülümsemek midir sazda ferahnâk'ta iyimser kötümser çarçabuk hicâz'da müjgân mıdır sevilmek yanlış anlaşılmak mı biraz da üretir sessizliği erguvanlar düşler sevdayı tamamlar suları yansıtır camlar cıvalı bir beyazda müjgân mıdır yoksa sabahlamak mı hâfız'la şirâz'da divanlardan gül çığlıkları horasanlı papağanlar şehzâde çılgınlıkları o unutulmaz yazda müjgân mıdır sevilmek yanlış anlaşılmak mı biraz da |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Nasıl Bir Sevdaysa
Şair: Attila İlhan ay çok mu gecikti neredeyse çıkar sen yanlızlığıma varır varmaz az sonra yağmuru durduracaklar rüzgarı değiştirdim ustura ağzı poyraz yok canım yıldızları unutmadık mutlaka yerlerinde bulunacaklar kenarı yaldızlı mavi bir karanlık sütlü çıplaklığını örtecek kadar senin için olduğu asla bilinmeyecek yapraklarını birden dökecek dutlar şafak sökerken sekiz on kadar şimşek balkonda işlemeli müstesna bulutlar ayak bastığın an şehir de değişebilir yoksa Moskova mı belki berlin belki dakar belki 30'lardan mehtap yorgunu izmir körfez'de şerefine donatılmış vapurlar nerede ne zaman kaç kere yaşadık nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık dudaklarımızda birbirimizden mısralar |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Nasıl Olduysa
Şair: Attila İlhan nasıl olduysa birden adımı unuttum adını unuttuğum o sıcak şehirde yıldız alacası yüzen bir zakkum yanımda o hayal kız ikide birde yolumu gözlerine bakıp bulduğum sahi ben ne hırçın bir çocuktum ele avuca sığmaz aklı fikri şiirde mısra mısra başımı belaya soktum İzmir cezaevi dokuzyüz kırk bir'de kaşla göz arası liseden kovuldum inanmakta geç sevmekte çabuktum bazen yaşadıklarım aklıma gelir de kaç kere umutsuzluğun yolunu tuttum istenmeyen adam hemen her devirde hemen her devirde ateşten bir buluttum binlerce umuttan belki bir umuttum |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Nefesler-4
Şair: Attila İlhan su dinlerim gök anlarım alevi tenime sığmaz teni canla bütünlerim büyür bedenime sığmaz demiri tavında dövmeli emekten ürünü sağlamalı yarını bugünden giymeli yarıyolda durmak olmaz değiştir ki değişesin karşıtınla çelişesin bileşim yollar uğrağı gelişim sınır tanımaz |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Neydi O Bir Zamanlar
Şair: Attila İlhan istanbul ve sen / neydi o bir zamanlar sanki gençliğime doğru yaşlanıyordum çengelköy'de yaz unutulmaz erguvanlar hangi yanıma dönsem seni bulurdum içimdeki lambanın kırıldığı anlar istanbul ve sen / sırılsıklam yaşananlar yanardöner bir ayna yeniden ruhum çengelköy'de yaz unutulmaz erguvanlar gözlerinin sisinde sevdalı bir yolcuyum hayal meyal gemiler dumanlı ilkbahar istanbul ve sen / ikinizden kalanlar tekrar tekrar ısrarla yaşayıp durduğum çengelköy'de yaz unutulmaz erguvanlar rüya mıdır gerçek mi kendi kendime sorduğum istanbul ve sen / neydi o bir zamanlar SİTE |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Nöbet Değişimi
Şair: Attila İlhan istediğim yağmur hazır mı bakalım yerlerine konuldu mu soğuk katiller karanlığı ya gevşek dokudularsa öldürüleceğimden emin olmalıyım şimşekler gecikti herhalde unutulmuş acı yeşil keseceklerdi birden yolumu hani viraj ıslıklarıyla hain otomobiller sarı sarı göz kırpan trafik ışığı yeryüzünde çok fazla bir yalnızlığım başka yalnızlıklara hak tanımayan biliyorum kuralları bozduğumu yerimi uysal birine bırakmalıyım |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
O Sözler Ki
Şair: Attila İlhan o sözler ki acıdır mapusane avlularında demirli kırbaçlar gibi şaklar o sözler ki sırasında çiçek açmış bir nar ağacıdır dağ ufkuna vuran deniz aydınlığı sırasında gizemli bıçaklar o sözler ki imgelem sonsuzluğunun ateşten gülüdürler kelebek çarpıntılarıyla doğarlar ölürler o sözler ki kalbimizin üstünde dolu bir tabanca gibi ölüp ölesiye taşırız o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan uğrunda asılırız |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Onsekiz
Şair: Attila İlhan alnında satır gibi indirmiş kaşlarını ağzı yüzü kan revan içindedir içinde birşeye baktığı belli kimbilir nedir belki tortulu kalın bir nehir belki bir şehir / bir nehir gibi uğultulu elektrik bilemiş kaldırım taşlarını belki hiç olmayan sevgilisidir o filmden çaldığı genç kız hayali saçları yalnızlığına dağılmış belli belirsiz tutukluluk hali tenhalara kaçırır bakışlarını iki gecedir yerinden kıpırdamadı çenesi kilitki dudakları şiş karanlıkta gizlice sakal büyütüyor içindeki başka bir kata inmiş belki arka bahçeye uzak çocukluğundan morsalkım kokuları böğürtlen tadı yukarda haşarı uçurtmalar annesi içerde çamaşır ütülüyor akşama yatılı misafirleri var erzurum'dan koşma oğlum bu nasıl çember çeviriş az önce düştü de burnu kanadı belki bıyıklarında yaladığı kan birini çağırıyorlar onu olabilir mi adını hatırlasa bilmece çözülecek adını hatırlamıyor kaç yaşında olduğunu hatırladığı içindeki bir gemi yıllardan ilkokul belki 23 nisan heybeli'ye geziye gidilecek yol boyunca aralıksız kuş yağmuru gemiyle yarışan yunuslar maviliğin gözlerine sığmayan sonsuzluğu o ilk hürriyet sarhoşluğu korkudan ihtiyarlayabilir mi yirmi yaşında insan |
Cevap: Attila İlhan Şiirleri
Pia
Şair: Attila İlhan ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldızlar basar bir hançer gibi çıkıp giderdim ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum üstelik parasızım pasaportsuzum ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia'nın sırtında yoksul bir yağmurluk çocuk gözleri büyük büyük üşümüş ürpermiş soluk ellerini tutabilsem pia'nın ölsem eksiksiz ölürdüm |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:31. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.