![]() |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Bu Rüzgar
Şair: Ziya Osman Saba Bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek. Gökte bulut, suda yelken, dalda çiçek. Bir gün, bir gün var ki, günden güne gerçek, Çatır çatır servi, çıtır çıtır böcek. - Çek ciğerlerine, bir nefes daha çek, Bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek. |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Bütün Saadetler Mümkündür
Şair: Ziya Osman Saba Bütün saadetler mümkündür... Şu kapının açılması, İçeri girivermen, Bahar, kuşlar, gündüz. Ve bütün dünya Bir an içinde gürültüsüz. Bütün saadetler mümkündür... Bahtsızların biraz gülümsemesi... Körlerin gün görmesi, Mümkündür bütün mucizeler... Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar... Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha. Ölüler! Hepimiz için yalvarın Allaha... |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Çocukluğum
Şair: Ziya Osman Saba Çocukluğum, çocukluğum... Uzakta kalan bahçeler O sabahlar, o geceler, Gelmez günler çocukluğum. Çocukluğum, çocukluğum... Gözümde tüten memleket. Artık bana sonsuz hasret, Sonsuz keder çocukluğum. Çocukluğum, çocukluğum... Habersiz ölen kardeşim, Mezarı bilinmez eşim, Her bir şeyim çocukluğum. Çocukluğum, çocukluğum... Bir çekmecede unutulmuş, Senelerle rengi solmuş, Bir tek resim çocukluğum... |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Emanet
Şair: Ziya Osman Saba Geri vereceğiz hepsini... Bunca yıllık vücudumuz; el, kol, ayak, Öpüştüğümüz dudak, Yeşilini gözlerimizin, mavisini. Tepeden tırnağa kemiğini, derisini. Kadın, erkek, yaşlı, genç, Er geç, Bir tabut içinde, hepsini.. |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Geçen Zaman
Şair: Ziya Osman Saba Hiç olmazsa unutmamak isterdim. Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar... Yalnız bırakmayın beni hatıralar. Az yanımda kal çocukluğum, Temiz yürekli uysal çocukluğum... Ah, ümit dolu gençliğim, İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim... -Doğdugum ev. Rahatlıyacak içim duysam Bir tek kapının sesini. Arıyorum aklımda bir ninni bestesini... Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler. Güneş, getir bir bayram sabahını. Açılın açılın tekrar Çocuk dizlerimdeki yaralar, Hepiniz benimsiniz: Mektebim, sınıflarım, oturduğum sıralar... Yalnız hatırlamak hatirlamak istiyorum Nerde kaldı sevgilim, seni ilk öptüğüm gün, Rengine doymadığım o sema, Ahengine kanmadığım ırmak. Bırakıp herşeyi nereye gidiyorum? Neler geçmişti aklımdan, Nedendi ağladığım, nedendi güldüğüm? Ah nasıldı yaşamak? |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Güz ..
Şair: Ziya Osman Saba Çiçeğin rengi soldu, bitti şarkısı kuşun. Yol tenha, dal mecâlsiz, su durgun. Tabut yapılan tahta, ev ev taşınan odun. Bahar, ümit yerine, ey kış, içimde korkun! Allahım! kararmasa şu göğün... Dal senin, ağaç senin, döktüğün Yapraklarla, mevsimlerle, gün gün. Geçip gidişi ömrün... |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Her Akşamki Yolumda
Şair: Ziya Osman Saba Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum. Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun. Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn, Bir cami eşiğine yatıversem diyorum -Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum! Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun; Bu akşam, artık seni anmayan İstanbulun Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum. Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum. Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık, Sana az daha yakın yaşamak için artık, Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum. |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Kimbilir
Şair: Ziya Osman Saba İlk yağmur damlası düştü Kuru yapraklarına güzün. Ardında kış kıyamet, Dert, hüzün. Alınyazısı hepsi.... Kısmet.... Ha yazı, ha kışı geceyle gündüzün, Kim bilir kaç günü kaldı Ömrümüzün? |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Kurban
Şair: Ziya Osman Saba Tanrım, sonsuz dünyada ben âcım ve ufağım, Kulların arasinda Tanrım ben bir koyunum. İki tuğla halinde kenetlenmiş dudağım, Sonra geçtiğim yollar kum, hep kum, daim kum. Aradığım pınardan içebilsem bir yudum. Artık o günden sonra hiç susmayacağım. İnecek gözlerime uzun, en rahat uykum. Tuz çalınıp ağzıma, bağlanınca ayağım. Kulların arasında ben yaşadım sessizce, Hiç ağzımı açmadım, verdim bütün yünümü. En geniş bir sabahı düşünerek her gece, Ben, Tanrım, şuracıkta bekliyorum günümü. |
Cevap: Ziya Osman Saba Şiirleri
Misakımilli Sokağı No.37
Şair: Ziya Osman Saba Ah, şimdi hatıralar mahallesinde Misakımilli sokak No.37 Orası bütün evler, bütün ömür içinde, Mesut olduğumuz evdi. Talihin bir gün karşımıza çıkardığı. Elele döşediğimiz bir çift küçük odası. Ne diyeyim bilmem ki: Gönül sarayı, aşk yuvası... Akşamlar iner "kaymak yoğurt"çularla Kaldırımlar benim için gölgelenirdi. Saatler ilerler bozacılarla, Derken bir komşu seslenirdi. Pencerelerimizden biri komşu arsaya bakar, Ötekinin önünde bir havagazı feneri; Rüzgarla açılıp kapanırdı ışığı, Geceleri... O geceler, doğan günler orada, Kaderlerin en güzelini ördü. Misakımilli sokağı No.37, Çocuğum orada dünyayı gördü. Misakımilli sokağı! Senin Esen rüzgar, yağan karını sevdim. Camın önüne her oturuşta seyrettiğim, Arnavut kaldırımlarını sevdim. Bir çocukluk oyunu mu oynadık orada? Sen gelin olmuştun, ben güvey. Sen öyle güzel; ben daha genç, Yepyeni, taptazeydi her şey. Ne zaman o sokağa yolum düşse şimdi, Ayaklarım geri geri gider. Evler cansızdır elbet, insanlar vefasız, Komşumuz başkalarına komşuluk eder. Yabancı perdeler aşılmış penceresi, Bir vakitler içinde çocuğumun oturdügu. -Yeni kiracılar evlatsız besbelli- Şimdi birkaç saksının durduğu. Söz birliği etmiş şimdi saksılar, perdeler, Elektrik lambasıyla değiştirilen fener. O sokağa ne zaman yolum düşse, bir ses: Günler geçti, geçti, geçti... der. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:04. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.