![]() |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Boşuna
Yanımdan geçerken bir tuhaf baktı, Arzulu ve davetkardı mutlak. Bense neden sonra farkına vardım, Böyle işler bizden ne kadar uzak. Şimdi Ha başımı taşlara vurmuşum, Ha düşmüşüm geceyle sokaklara; Kimbilir ne zaman karşılaşırım, Hem tanıyacağım da şüpheli bir daha. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Çağın Tanığı Olmak
Fırlat at uzağa Döner gelir bumerang. Yukardan aşağı, boş küpler, Soldan sağa Hangi harfleri koymalı Ki çözülsün bilmece? Diş diş Kalıntı çağ mazgalları Sonra yeni katmanlar Bir intihar gibi içerde. Aldatışı yakınların Bilinseydi Kime inanacaksın Ki hangi yolları yürümeli? Çocukluk, gene ancak çocukluk Gerçi o da acı Ama iyi ki var Yerine hangi mutlu yaşantı? O nineler, o kızlar, o evler De yoksa Kimin bu toprak Çok düşünmüşümdür. Onu benden, beni ondan ayıran Düzenler Bırakmaz bizi bize, bölücü Olmuş nice değerler, ben de ölmüşümdür. İçindeyim, diretiyorum çağa Size ne miyim ben, siz bana nesiniz? Bir hayal, bir masal mı eski Ama ben görmüşümdür. Fırlat at uzağa Döner gelir bumerang. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Çatışma Şiiri
Yazıyorsa kendini utanç bağışla kendinden ötesi gürür ben bağışlanır hangisi nasıl ayıracağız. Büyür çıkmaz yıkılır çöker bencillik umut sevgi baraj kurtuluş küskünlük gibi bir şey nasıl barışacağız. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Çocuklar Şiiri
Çocuklar Çarşılarda bir şey Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı. Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar Hep de tenha saatleri seçerler Sonra yavaş bir sesle Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor Biraz et biraz meyva isterler. Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü Yağların şekerlerin çayların Uykularda bile bitiyorsa Annelere düşündürdüğü. İnsanlara tezgahlara kağıtlara kolaydı Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Donmuş Dallarda Çiçek
İyidir beraber olmamız Yaklaşmış, değişik. Duyulur çevrenin gürültüsünde Issız Bizde bir şey eksik. Belki de bir şey fazla, yıllarca bilmedik Çökmüş birdenbire ağır: Bir kırık gülüşte Yitik Ümitsiz hatırlanır. Bulmak gibi tıpkı Karlar altında kayıp uzanırken ova Yolu kendiliğinden, Donmuş dallar esen ılık rüzgâra Çiçek açar çekingen. Aldanarak, unutulmuş Senin yolun ayrı, benimki ayrı Az sonra ikimiz de yalnız Kısa bir zaman için, saat beş suları İyidir beraber olmamız. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Dost
Dostumdu önceleri, Göznurunu kitaplara dökmek varken Avare gezerdi caddelerde. Dünya böyledir zaten, Kadın olmasın ara yerde. Bir varmış, bir yokmuş aramızdaki dostluk. Kızına kıl kadar olsun göz koysaydım, Derdim, buydu korktuğu. Odama uğramaz oldu, semtimden geçmez; Oysa bir ben vardım içli dışlı olduğu. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Dönme Dolap
Nerden niçin mi geldim Bilmeden bir şey diyemem, ya siz? Hem hiç önemli değil Geldim, yer açtılar, oturdum Girip çıkanlar vardı Zaten ben geldiğimde. Başka şeyler de vardı, ekmek gibi, su gibi Gülüşler öpüşler ne bileyim hepsi Doğrusu anlamadım bir düğün dernek mi Sonra da kimileri düşünceli, durgundu Gidenler neye gitti doğrusu anlamadım Zaten ben geldiğimde. Bir lunapark mı bir konser bir gösteri Bilmem pek anlamadım önüm kalabalıktı Sıkıştığım yerde vakit çabuk geçti. Bak dediler baktım pek bir şey göremedim Hem her yer karanlıktı Zaten ben geldiğimde. Benim tek düşüncem büzüldüğüm köşede Nasıl çekip gideceğim kalk git dediklerinde Çünkü çıkmak sıkışık sıralardan mesele Kalkacaklar yol vermeye bakacaklar ardımdan Az mı söylendilerdi şuracığa ilişirken Zaten ben geldiğimde. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Duman Şiiri
Duman Bir dumanla dolmuş dünya Boğucu bir duman El yazması bir kitapta Bir hikaye okudum: Bakırcılar bir zaman Bir koca kazan yaptılar. Bakırcılar gece oldu, evlerine gittiler kazan kaldı dükkanda Sabah ola, aşlar pişe Sabah ola, o da gide Bakırcılar gittiler Kazan kaldı dükkanda. Kazan bekler Saatler geçer gece Bir büyücü gelir girer içeri Çalıp gider bu kazanı gizlice. Issız bir dağ başında Ateş yakar büyücü Yanma ateşim yanma Ateşin elinde mi? İçinde tılsımlı su Kazanım kaynama Kazanın elinde mi? Şeytan gelir, sorar Kaynattığın kazana Açlık, ölüm kattın mı? Kattım. Fitne, fesat attın mı? Attım. Kazan kaynar Kaynadıkça kara kara Bir duman çıkar Duman gider dağlara. Karşı yatan yüce dağlar Eğilin de duman geçe! Dağlar saf, çocuk gibi Kötülük olduğun ne bile? Dağlardan esen rüzgar Dumanı iletin hele! Rüzgar saf, çocuk gibi Kötülük olduğun ne bile? Duman aşar dağları Azar azar Şehirlere, köylere Duman uzar. Odalara, evlere Duman sızar, Gören gözler görmez olur Duman girer kıvrıla kıvrıla İnsanların kalplerine kadar. Göz gözü görmüyor bu zamanda Bu dumanı yok etmenin çaresi Kitap yazmıyor. |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Dur Şimdi
Gezilerdi sevgilerdi içtenlikler Geldilerdi gerekirdi gitmeniz. Kaldı, hep siz Geri çevirdiniz. Düz duvar tırmanmalar Sözde nedenleriniz. Eşleri çocukları dostları Unutmuş gibiydiniz. Belli yaklaşmasından Bakalım bu, dinler mi Siz sahi hep öyle derdiniz: Dur hele, dur şimdi! |
Cevap: Behçet Necatigil | Şiirleri
Edebiyat Matinesi
Kaykılmış koltuğunda bir kız Çiğner çiklet. Bir oğlan dalgada, Geldiğine pişman uyuklar Bir başkası arkada. Hiç bulabilir mi beyaz evi çok uzak Uçurduğunuz kuş? Kılıç gibi keskin karlı dağ. Hiç yeri miydi açmak kalbi Bu çiğ ışık altında. Sizden önce birisi bir fantazi okudu, Kırdı geçirdi. Yayvan gülüşlerden ağızlar çok geç döner; Şimdi sıra sizde üzgün ağır, Ne güzel! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:39. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.