Forum Düzeni
Aşk - Şiir Dünyası
Aşk ve şiir ile ilgili her şeyin paylaşıldığı, resimli ve yazılı şiirlere ulaşabileceğiniz bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute

Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri

31 May 2020
Melek Çıkmazı
Şair: Cezmi Ersöz


Akşamları boynundaki merhamete sığınan
aşkın ölü kuşlar,
daha sabah olmadan
seni tükettiklerini anlar anlamaz,
kirli ve acımasız bir dalgınlğga uçarlardı.

Kıstırdıgın sokağa adını vermişlerdi:
Melek çıkmazı...

Gidecek evi olmayan bulutsu bir misafirdin,
ezilen kanatlarından sunulmuştu sana tek okşayış...

Öyle sert ve öyle belrsizdi ki her şey,
ona uymayınca çoğalırdı
dünyada hazır bulduğun boşluk...

Tutunduğunda boşluk sana,
yüzünün ışığını öperdi yüzün.
Yalnızlık küçümsediğinde seni
göğün içindeki aslını görürdün.

Göğün içindeki,
senden çıkan her şeyin konakladığı o sonsuz evi..
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Otobüsümüz Yolun Kenarında Öylece Duruyordu
Şair: Cezmi Ersöz


Otobüste sevgi yoktu. Orada herkes kendine ve birbirine düşmandı. İşte bu yüzden otobüsteki insanlar birbirlerine en kötü yüzlerini göstermekten çekinmiyorlardı. Şoför en acımasız tavrıyla yolcuları durmaksızın azarlıyor, genç öğrenci başının dibinde artık ayakta durmaktan gücünü tüketmek üzere olan yaşlı bir kadını görmezlikten geliyor; genç bir adam adeta bütün gövdesiyle, önündeki kızı habire sıkıştırıyor, açıkçası cinsel tacizde bulunuyor; üstü başı pis, üstelik kendi kendisine konuşuyor diye yaşlı bir adamın yanına kimse oturmuyor; gençten biri yanında kendisinden biraz daha kısa boylu birinin üzerine neredeyse abanıyordu. Bir sivil polis önünde oturan iki öğrencinin neler konuştuğuna kulak kesilmişti. Bir başkasının ayağına basan sonra asla özür dilemediği gibi ayağına bastığı kişiye adeta, “ayağımın altında ayağının ne işi var” der gibi bakıyor, herkes herkesi olup olmadık zamanlarda suçluyor ve aşağılıyordu... Evet, bu otobüste sevgi yoktu! ..

Bir duraktan genç bir kadınla, dokuz on yaşlarındaki oğlu bindi, otobüse... Kısa bir süre sonra avını bulmuş bir avcının heyecanıyla, “biletini at hanım” diye bağırdı bizim şoför. Genç kadınsa utanarak yolcuların arasına saklanmaya çalıştı. Şoför yine: “Biletini atmadın, bak kafam bozuluyor artık” diye öfkeyle çıkıştı. Biraz daha gittik ama çok geçmeden genç kadın ağlamaklı bir ses tonuyla: “Durun... Lütfen, burada inmek istiyorum” dedi. Otobüs durdu. Kadın, yanında çocuğuyla durak dışında, öylesine bir yerde indi aşağıya. Bu defa yüzünü örtmüş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Oğlu ise annesine sarılıp: “Anne ağlama, ne olur ağlama” diyordu habire. Otobüste ansızın bir sessizlik olmuş, herkes nefesini tutarak bu olayı izliyordu. Bu genç kadının varlığıyla kötü bir düşten uyanmış gibiydik. Oğluna sarılıp ağlayan bu genç anne yıllardır bastırdığımız duygularımızı hatırlatmıştı sanki bize.

Ve hemen sonra hiç beklemediğimiz bir şey oldu: Şoför otobüsün el frenini çekip aşağıya indi ve kadınla çocuğun yanına gitti ve onlardan özür dilemeye başladı. Duyuyorduk, şoför ağlayan kadına yaptığı işten çok bunaldığını, geçim sıkıntısı çektiğini, trafiğin ve yolcuların sinirlerini harap ettiğini, demin yaptıklarından pişman olduğunu söylüyor ve biletsiz olsa bile -ki şu an bu hiç önemli değildi- genç anneyi otobüse davet ediyordu. Genç kadınsa biraz önce çok aşağılandığını, çok utandığını, bir daha o otobüse binemeyeceğini söylüyordu.

Otobüsün durduğu yerin biraz aşağısı deniz kenarıydı ve hemen oracıkta bir çay ocağı ve gökyüzü renginde masa örtüleri bulunan masalar vardı. Güneş ve rüzgâr bu çay bahçesini soylu bir neşeyle kucaklıyordu. Genç kadın çocuğuyla beraber biraz olsun soluk almak ve dinlenmek için bu çay bahçesindeki masalardan birine oturdu. Gözyaşları dinmişti. Şoförse onu bırakmıyor, yanına diz çökmüş özür dilemeye devam ediyordu, işte ne olduysa bu andan sonra oldu. Herkesin yüzü aydınlandı ve ortak bir kararla gideceğimiz yerlerden vazgeçip otobüsten indik, adeta koşar adım gökyüzü rengindeki örtülerle örtülü masaların olduğu çay bahçesine gittik. Genç kadının yanına diz çöken şoförün omuzuna vuran güneş ışığı, genç annenin o unutulmaz masum yüzü defalarca içimize işlemişti. Sanki birbirinden çok, ama çok farklı insanların içinde ne gariptir ki aynı ortak ses: “Artık yeter, bunca kötülük, bunca duyarsızlık yeter” diyordu.

Nitekim şimdi hemen herkes genç anneyi teselli ediyor, sakinleşmesi için çaba harcıyordu. Genç kadın bu yakınlığımızdan cesaret alıp durumunu güçlükle de olsa anlattı. Kocası siyasi mahkummuş, yıllardır cezaevindeymiş, kendisi işten çıkartılmış, günlerdir iş aradığı halde bulamıyormuş, evde hiç yiyecek bir şey kalmamış, çocuğunu annesine götürüyormuş, otobüs bileti alacak parası yokmuş. Genç kadın bütün bunları anlatınca bir anda herkes garip bir duygusallığa kapıldı ve deminki dehşet otobüsünde uyanan kötü ruhları için birbirlerinden özür dilemeye başladılar. Yalnızca çok genç insanlarda görülür bu duygusallık; o kötücül mantık yoktur. İyi ki de yoktur, göğüsleri heyecanla inip kalkar...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
O Kanatan Rüya
Şair: Cezmi Ersöz


Hatırladım seni
bu büyük boşluğun içinde
neden böyle çok sevildiğini...

Sen hayatın önce içinde olduğun halde
her şeyden ince bir tülle ayrılıyorsun,
her şeyden çocuksu bir kanla
eksik yaşanmış bir baharla ayrılıyorsun...

Kim sevse seni, yitirdiğini seviyor
o büyük eksik neyse onu...
Kim sevse seni, yanlış yüzünü görüyor...
Uzaklaşan bir tutkusun sen
seni seven yitirmeyi öğrenmeli,
Hayatsın...O kanatan rüya...
Bölünmüş hayatları
son kez aydınlatıyor adın...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Sen Aslında Çok Eski Bir Şeye Aşıksın
Şair: Cezmi Ersöz


künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi
ölürsem beni seninle ararlar şimdi

bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş
beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri

ölürsem beni seninle ararlar şimdi

yüreğim paslı bir sarnıç
gözyaşlarının demi hala avuçlarımda

sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan
yaşamak güçlü olmak değildir her zaman

künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerini
ölürsem beni seninle ararlar şimdi
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Sen Oradasın
Şair: Cezmi Ersöz


Sen oradasın
Yazılmamış bir şiir gibi...
saf ve masum
bütün öfkem bu sana
başeğmem ve sonsuzca
arzulamam
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Sesine Döndün Hep
Şair: Cezmi Ersöz


Çocukluk bahçendi sesin senin,
alevlerle mesut, çiçekli aynandı.
Sızlattığında karşılıksız düşler bileklerini,
nefesini kanattığında veda sözleri,
yorulduğunda ayrılıklardan,
artık hep böyle olacak, dediğinde
sesine döndün hep.
Orada binlerce sevdalı göz seni görsün diye
sesinin çocukluk bahçesine...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Senin Olmadığın Yerde
Şair: Cezmi Ersöz


Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Sevinçsiz Anılar
Şair: Cezmi Ersöz


Ölümüm kandil olacak,
akşamlar akşamlar akşamlar olacak
Ben bu acılı baloda
Maskesini yitirmiş seferi şair
Ben inançsız yolcu
Bütün istasyonlarda
kanlı rütbeler takılacak omuzuma
Bir kuşluk vakti dalgın atların hıncını
düşünürken
sen'Yalnızlığın bahçesini sulamış olacaksın'
Ve gidiyorum...
Dudaklarımda bir nergis tadı
Bak,kar izleriörtü bile,
Kendini iyi koru, bu kış çok uzun sürebilir.
Anılarım tutkularıma bağlıydı bilirsin
Artık pişmanlık olsa da ılur olmasa da.
Ne olursun sen hep böyle kal
Varsın ellerim ellerinsiz kalsın.
'Ölümüm kandil olacak,
akşamlar akşamlar akşamlar olacak...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Uykunda Öpüyorum Seni
Şair: Cezmi Ersöz


Uykunda ağlıyorsun...
Uykunda öpüyorum seni... Korkmadan ağlıyorum
seninle...
Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada
yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum...
Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın
kuralları yok... Kendine nasıl derinden ve katıksız
inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle
inanıyorsun... Bunu sana ben anlatamam. Bak bu sensin,
bak bu da hayat, bu da kuralları; bak, insanlar seni
aslında nasıl görüyor, yok bu hayatta duygularının
karşılığı, diyemem. Seni sevginden uyandıramam...
Yıllar önce senin olduğun yerdeydim ben de. Tam orta
yerde. Benim de saçlarım sevecen bir kardeşlik
kokardı.
Herkese koşarken açıkta kalırdı öldürülmeye en açık,
en savunmasız yanlarım. Nereme bıçak saplanırdı
bilmezdim, ama hep yersiz kanayan o zavallı saçlarıma
dostluklara gölge düşürüyor, diye kızardım...Umudu
ürkütüyor diye yaralarıma kızardım... Ben en çok beni
yaralayanlara koşar; bir suç, bir yanılgı varsa,
çoğunu omuzlamak için kendimden vazgeçerdim...
Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri... Sevginin
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak
zehirleri... Göze alırdım eksik yaşanmış bütün
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı...
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum... Gördüm
kendimi nasılsa. Gördüm anısız ve habersiz öldüğümü...
Son kez baktım etrafıma, bir yakın, bir içten ses, bir
kardeş kokusu aradım kendime. Bağlanmak istedikçe
öylesine kopmuştum ki insanlardan, öylesine çok
sevmiş, öylesine çok inanmıştım ki, nasıl oldu
bilmiyorum, içimden bir kötülük, bir acımasızlık;
içimden zavallı bir intikam duygusu çıkartıp, o yaralı
kendimi, beni ben yapan o kimsesiz sevgimi o boşluktan
çekip aldım... Aldım onu ve korumaya başladım.. O
yaralı, o parçalanmış, o kimsesiz sevgimi, kötülükle,
acımasızlıkla, hırsla, kıskançlıkla korumaya
başladım... O da yetmedi, yazmaya başladım sevgili.
Yazmaya... Ne hissedersem, ne hissedeceksem, hayatımda
ne varsa, her şeyi yazmaya başladım...
Yazmak, acılardan, aşklardan, yitirişlerden, itilip
kakılmalardan kurtulmanın en geçerli yolu oldu benim
için...
Kimse elimden söküp almasın diye o yaralı, o kimsesiz
sevgimi ve bir daha o karanlık boşluğa düşmemek için
yazmaya başladım...
Yıllar sonra şimdi sen o boşluktasın. O yaralı, o
kimsesiz sevginle bir zamanlar benim olduğum yerdesin.
Saçlarındaki kan kokusunu buradan duyabiliyorum. Bu
kokuyu iyi bilirim. Çünkü yıllarca, sevginin peşinden
koşulsuzca koştuğum o yıllar boyunca hep kendi kanımı,
hep bu kokuyu koklamak zorunda kalmıştım...
Arzuladığım ne varsa her şey karşılıksız kaldı bu
hayatta. Saçlarımdaki kan kokusu şimdi içimde sahipsiz
bir nefrete dönüştü...
Kin öyle bir şeydir ki sevgili, her şeyi; yaşanmış ve
yaşanan bütün sevgileri, gerçek adına ne varsa her
şeyi çamurunda gizler.. Gün gelir, artık hiçbir şey
anlaşılmaz olur. Haklılar haksızlara, kurbanlar
cellatlara, sevgiler nefretlere karışır... Ve bir
bakarsın, sen de bu acımasız hayatın hakemliğini kabul
etmişsin. O kanlı nehrin kenarına gider ve günlerce,
hatta yıllarca oradan düşmanının cesedinin geçmesini
beklersin... Bu bekleyişin sonu yoktur. Çünkü
düşmanlarının sonu yoktur... Biri biter, diğeri gelir
ardından. Ve sen düşmanlarınla uğraşmaktan bezgin ve
kimsesiz sevginle uğraşmaya dayanamaz, öylece
kalırsın...
Yalnızlığınla birlikte düşersiniz boşluğa. O çok
korktuğun boşluğa... Öyle kirletirsin ki yalnızlığını,
o kirlettiğin yalnızlığını sevsinler diye, dünyanın en
samimiyetsiz insanlarına, kardeşim, diye sarılırsın...
Biliyor musun, sen benim o çok eski halimsin... Sana
bakıyorum yazılarımı yazdığım bu soğuk, bu uzak
odadan. Bana umutsuzca sevdalanmanı seyrediyorum.
Bende hiç umut yokken, beni vazgeçilmezin yapmanı
seyrediyorum... Seni seyrediyorum sevgili, seni...
Saçlarındaki kan kokusunu içime çekiyorum. Yıllar
önceki kendi kokumu içime çekiyorum... Hayır,
acımıyorum sana, sendeki kendimi özlüyorum en çok.
Sendeki o çocuk cesaretini, o çıplak sevgiyi
özlüyorum. Sendeki o kanayan, o kimsesiz, ama saf, o
tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum...
Bedelsiz, acıtmayan, hesap sormayan ve çok savunmasız
bir güzelliğin vardı senin... Duygusuzlara göre çok
kolaydın. Kurbanın o doyumsuz şehveti vardı sende. En
kırgın, en yaralı insanları bile bir cellat yapardı o
saf, o gerçeküstü sevgin...
Seyrederdim seni o uzak odamda, bir şey yapamadan
seyrederdim seni yazarken...
Buruk bir sevinçle izlerdim cellatlarınla sevişirken
aldığın hazzı. Nasıl da kıskanırlardı seni,
kendilerine duyduğun sevgiyi bile kıskanırlardı...
Seninle sevişirken aldığın o inanılmaz hazzı
kıskandıkları gibi... Sen o çıplak, o bedelsiz
sevginle bütün dengelerini bozardın onların. Aldığın o
hazla kendilerine duydukları o bütün sahte güvenlerini
derinden sarsardın... Senin bu sınırsız hazzı, bu
çıplak sevgiyi, bu derin ve çılgın bağlanışı onca
yitirişler, onca göze alışların sonucunda kazandığını
anlamazlıktan gelirlerdi... Ne kadar zevk alsalar da
bu kimsesiz sevginden, her yakınlığa hazır oluşundan,
çabucak bağışlamandan, yine de seni kendilerine
benzetmek, dahası yorulmanı, güce ve gerçeğe teslim
olmanı, onları bütün o kayboluşlarında,
tükenişlerinde, yani her durumda, her şekilde
kabullenmeni isterlerdi...
Onları her halleriyle kabul ettiğinde ise senden
korkmaya başlarlardı... Çünkü öylesine korunaklı,
öylesine derinlerde saklıydı ki sevgileri, seni
anlaşılmaz, tuhaf, hatta bulaşıcı bir hastalığa
yakalanmış, tehlikeli biri gibi görmeye başlarlardı...
O çıplak, o sahipsiz sevgin yıllar önce terk ettikleri
kalplerini, düşlerini, inançlarını hatırlatırdı
onlara. Çekiciliğine kapılıp yanına geldikleri anda ve
seni anlar anlamaz ölümcül bir ürküntüye kapılmaları
bu yüzdendi...
Çünkü bugünün insanı kimden korkuyorsa, kim ona yok
ettiği kendisini hatırlatıyorsa onu öldürmek ister
sevgili.
Safı, çıplağı, koşulsuz seveni, kendisine yitirdiği
insanlığını hatırlatanı öldürmek ister...
Kabul et artık, kimi sevsen, kimin özgürlüğünü istesen
ölümünü istemedi mi senden. İstemedi mi... Kabul et
artık...
Ben onlardan hiç olmadım. Ben gözümü senden hiç
ayırmadım. Çünkü sen benim saf çocukluğumdun. Sen
benim o yaralı, o kimsesiz gençliğimdin...
Hayatı bitirdiğim yerde sen yeniden başlıyorsun..
Dokunurken içimi acıtan başında benim kanım var...
Anla artık, seni değil, en çok kendimi yalnız
bırakıyorum o rutubetli evde... Senin o affedemediğin
kalbinde yatıyor benim tek ve gerçek sevgim...
Tek umudum senin bu savunmasız halin. Senin bu
kimsesizliğin... Uyumsuzluğun. Tek çıkışım senin bu
deli, bu çıplak sevdan...
Kötülüklerin yok muydu, yok muydu hırsların... Vardı
elbet. Ama öylesine acemiydi ki hırsların;
kötülüklerin bu hayat karşısında öylesine çaresiz ve
öylesine masum kalırdı ki, sonunda yine sana dokunurdu
zararı; karşındakileri değil seni engellerdi o
kimsesiz öfken... Kötülüklerinin zararı sonunda sana
dokunmasaydı, yenseydin karşına çıkanları, yenseydin
kalbini, hayat senin için hiçbir zaman böyle
olmayacaktı... O kutsal, o hiç sönmeyen ışık nereye
gitsen ardından gelmeyecekti... O sevinçli ıstırap
kalbini hiçbir zaman böylesine içtenlikle
ısıtmayacaktı.
Bu şehri ebediyen terk edip giderken, bana söylediğin
o son sözde saklı olmayacaktı hayatımızın gerçeği:
'Hayatın kuralları derdin hep, biliyor musun, bu
hayatta hiçbir şeyi başaramadım ben...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 27 January 2020
Nereden: Başkent
Mesajlar: 19.731
Konular: 918
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 230 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 47 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1045
Verilen Beğeni: 974
Nereden: Başkent
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 61
Jön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond reputeJön TüRk has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Cezmi Ersöz Şiirleri
31 May 2020
Vazgeçilmezimdin
Şair: Cezmi Ersöz


Yakınlaştıkça kaybolan
bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
içinde yolculuk etsem de...
Günahkar mevsimimdin.

Hiç umut yoktu sende
o yüzden vazgeçilmezdin,
vazgeçilmezimdin...
  • “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir . . .”
Mustafa Kemal Atatürk

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Neoma
Anne ve Çocuk
0
16 November 2019 15:13
Renksiz
Siyasiler
0
07 August 2019 13:02
Tomris
Aşk - Şiir Dünyası
62
14 December 2017 17:39



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.