![]() |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Deniz Feneri
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Uzanmış koca burun açık denize doğru, Lacivert ve gri gecenin değerinde. Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi, Deniz feneri parlar, Talihe aldırmadan kayalar üzerinde. Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde, Çöker uzak limanlardan bir sis. Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin, Bildirir, yanınca yanınca, Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz? Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında, Bırak anılar gitsin biraz daha geri. Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir, Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl, Hep bu benekte bu deniz feneri. Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara, Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış, Bir tek göz kadar kara ve mavi, Enginle boş, Kısmetsiz balıkçılara bakmış. Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik, Yüzünde bir fırtına tadı. Durursun yorgun, umutsuz, Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin, Bir şey, belki de yaşaman uzadı. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Destan Önü
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca İşte zamanın karanlığı, gece gibi, Geçer bir gölge komadan. İşte Tanrı nefesli sahiller, İşte Bizans kopmuş Romadan. Sakalları uzamış keşişler sırtında, Bahar halinde bir yük: Sur örülmüs kıyılarda yokluğa taraf, Taşlarla, kiskançlıkla ağır ve büyük. Eski Istanbul, ruh kadar eski, İnsan daha fazla eskiyemez ki. Bir boşluk ki göller tadında uzun, Ya hiçe uzanmış vaktimiz, ya hepe. Yedi meçhul üstüne açılmış, Yedi tepe. Haliç, dünya öküzünün boynuzu, hiç kımıldamaz, Kımıldar bir kapalı su. Geçer, asırlar gövdesine, aydınlık, Uyumayanların uykusu. Eski İstanbul, hatıralardan eski, Göresin usul usul gez ki. Tarümar olmuş, Daradan, Sardanapaldan anlar. Gemilerle, kervanlarla dolmuş, çırılçıplak, Aşkı kaybedenler, bulanlar. Devir devir kapılarında durmuş, Nesilleri Asyanın, bu bakış ahu diye. Sormuş sıcak rüyasını, Peygamberin orduları, Hu, diye. Eski İstanbul, eski, Geçmiş günleri kimse söyletemez ki. Saz nameleri gelir, din uğruna çarmıha gerileceklerden, Belki çarmıhsınız, belki sazsınız. Ölümlerden hangisi gerçek, Anlıyamazsınız. Farkedilmez Doğu ve Batı. Hayaller dolusu cenaze, düşüncelerden. Ayaklarınızın, ayaklarınızın, Ayrılışı yerden. Eski İstanbul, yakın ve eski Öyle bir ses ki. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Dolu Sokak
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Ne korkuyorsun Uyanıp geceleri Ölüm yaşayacağını yokedebilir Yaşadığını değil |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Dosdoğru
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Iki kişi birbirini aldatır Köy olur oraları Uluslar yalan söyler birbirine Ülkelerde dolar yeryüzümüz |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Dönüş
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Askerler dönüyor ihtiyar askerler, Sulhun mavi dağlarından. Kalbimize ne kadar aşina Adımlarında kalan. Türküler dönüyor nurdan türküler Kağni arabalarından söylenmişti. Karşı bahçeler ki ayna mıdır Nasibi devreder şimdi. Kuşlar dönüyor sadık kuşlar, Bahar için değil, saçaklarımız için. Dönen mesafesiyle var oluruz Mevsimler arkası güzelliğin. Gemiler dönüyor garip ve zengin. Garip ve sonsuz sular üzerinde. Gemilerle beraber gelen şey Aydınlıklar gibi yüzer, derinde. ve bunlar değil de ey gecem, Sen dönüyorsun ellerime, sen. Aşka ve hayata dönüyorum Toprağın bütün ölülerinden |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Dört Yapraklı Yonca
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Çıkamaz çocukluğundan dışarı Kimse. Oynamamız bundandır. Kara toprakla binlerce yıl. Çıkamaz çocukluğundan dışarı Kimse. Bundandır sevmemiz kiraz ağaçlarını. Çıkamaz çocukluğundan dışarı Kimse. Kardeşliğimiz bundandır Mavi sularla binlerce yıl. Çıkamaz çocukluğundan dışarı Kimse Bundandır inanmamamız Kocaman bombalara. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Eski Kapı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Kadınların istediği Mavilik midir Gece midir Kocalar yaşlanır da anlayamaz. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Geçen Şey
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Kocaman yıldızlar altında ufacık dünyamız, Ve minnacık bir ``hane'': Kokar kır çiçekleri gün ağarmadan, Anısız, uykusuz, Kokar nane. Ta öncelerden beri mestolmuş herkes, Bir bakıma her şey ``mestane''. Hayal edilir nazlı yar yönlerden, Aşk ile kuşlar süzülür, Değisir gökler şahane. Farkında değil gönül, Sanki hepten divane; İçimizden, dışımızdan Geçer vakit Zalim, zalimane ! |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Geceye Karşı Müdafaa
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Bu adam ölmüştür ama, Düşmedi toprağa henüz vakit. Hayatını devrettik ağaçlara Kalbi kimlere ait. Bu adam ölmüştür ama, Başucundan ayrılamadık. Sonsuz kederinde gecelerimizin Nedendir hala bu beyazlık. Bu adam ölmüştür ama, Henüz durmadı nehir. Ve nasibi muhteşem kuşlar gibi Onu götürebilir. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Geri Verin
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Peki alınız sizin Daha istemiyorum Bu el bu ayak Bu duyu bu düşünce Sizin Daha istemiyorum Dallarda göklerde sularda Açılarım bir denklemle uykusuz Belki anlarlar beni Sevindirirler umdururlar ama Sizin Daha istemiyorum Ta çocukluğumdan beri Yanım sıra yürüyen Sevince acıkınca Konuşunca yazınca duyduğum şey Sizin Daha istemiyorum Gece koyu karanlıklar büyür Alır tasalarımı yollarda Alır güzelliğimi dağlardan Peki sizin bu doldurduğum boşluk Sizin daha istemiyorum Hepsi taş toprak orman deniz Işıksızlığını yaşadığım varlık Yokluğunda ağrıdığım ölüler Hepsi hepsi Sizin Daha istemiyorum |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:20. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.