![]() |
Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
https://i.sozcu.com.tr/wp-content/up...1/fazil1-1.jpg Ağır Hasta Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Üfleme bana anneciğim korkuyorum Dua edip edip, geceleri. Hastayım ama ne kadar güzel Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri. Niçin böyle örtmüşler üstümü Çok muntazam, ki bana hüzün verir. Ağarırken uzak rüzgarlar içinde Oyuncaklar gibi şehir. Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum Ağlıyorsun, nur gibi. Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha Duvardaki resimlerle, nasibi. Anneciğim, büyüyorum ben şimdi, Büyüyor göllerde kamış. Fakat değnekten atım nerde Kardeşim su versin ona, susamış. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Af Akşamı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Af buyruğuyla açılmıştı hapishane kapısı Taşıyordu koca burunlar tıraşlı enseler kara çeneler Dizleri eğri omuzları çarpılmış sırtlar çıkık dökülüyordu Vakitlere kapanmış büyük karanlıklardan Taşıyordu vay dökülüyordu vay Yırtık pis bitli çirkin Sokağı dolduruyordu terli can uğultusu Geçiriyordu avucunu şaşkınlıkla saçından saçından 9 yıl yatmış Kolunda anası kucağında yavrusu Doldurmustu kapının önünü kalabalık Kimi ta dağ köylerinden koşmuş Kimi ta denizlerden Bir özlem sarmış bağrı ölümden yüce Sevgiyle arıyorlar parçalarını Heybelerinde ekmek destilerinde su Bir türlü inanamıyordu sokaklara sokaklara 20 yıl yatmış Gönüllere sığmaz olmuş kavuşmak duygusu Öyle sarılır ki geçmişe Erir göğsü göğsünde tutuklunun Pişmanlık kavaklar tarlalar davarlar için Pişmanlık gemilere düğünlere ırmaklara Pişmanlık beşiklerden kağnılardan sessiz Yerce gökçe değil insan dolusu Çılgınca kucaklıyordu hepimizi hepimizi 5 buçuk yıl yatmış Taşar içerde kalanların sorusu Çubuk demirler arkasından maviliğe Hem esenliğe ermiş hem yaşlı yelcek Bir yurt türküsü yeniler karanlığı Zaman yeğnik değildir yeğniktir Dön de gör ananı belleyecek Boş koğuşlar kurmuş pusu Sönük gözü aydınlıkla büyüyordu büyüyordu 8 yıl yatmış Çıkınlarda gecenin binlerce gecenin uyunmamış uykusu Bir yorgunluk çökünce yürünmüş yeryüzünden Kalabalıkta dağılır birer ikişer özgür Doğuya batıya kuzeye güneye özgür Yüreklerinde bir çığ Yaşamak sevinci vay Yaşamak korkusu İnmeli yani sıçrıyordu havaya havaya 17 yıl yatmış |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Akdeniz Acılıydı Xı
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Denizin sakladığı bir şey var Sevmek der kimi, Kimi unutulmak. Peki neden üşütür hep Bu ağustos gecesinde Karanlığın büyüklüğü? Beni düşünme, dedindi ayrılırken Düşünmüyorum ki Düşüncem sende kalmış. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Akdeniz Acılıydı Xıx
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca De bana nasıl öldürebilir kişi kendini Sevgiyçin. Sonra nasıl düşünebilir deniz deniz Sonra nasıl sever? Güzellikle çirkinlikle ilgin yok Büyüksün Ve varsın her oluda Buğdaydan yalıma dek. Duy gecenin üstünden Seni düşündükçe Öyle yaslıyım ki Yeryüzünün bütün sevgilerine gülüyorum. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Akdeniz Şiirleri
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Sen Deniz Gök, Bir an dursanız uykuda Büyür bir yosun geceye karşı. Tedirgin olur ölüler Bir an yaslansanız karanlığa, Sen Deniz Gök. --------------------- Dalarım engine Ki yaşadığım Anladığımdır. Roma'yla Kartaca'nın arasında Yüzer, sevgi sevgi İstanbul. Böler bir kuş düşüncemi ikiye Maviden Yarıda kalır içki. --------------------- Dersin ki Ellerimize değecek Yıldızlar Büyüyecek büyüyecek de. Dersin ki Bir aydınlığı var Sevgililer için, Karanlık sessiz de. Dersin ki Uyuyamıyorum Yalnızız Gece, mavi de. --------------------- Sessizdi yeryüzü Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı Akdenizde Yalnız ikimiz. Beni seviyor musun dedim, Yumdu gözlerini uzaklığa, Tam sorulacak an, diye gülümsedi, Tam sorulacak yer. --------------------- Bir kocaman yeşil bir kocaman boz Yellerde Çarpar birbirine çarpar enginlere dek. Dalgaların ucunda yıldızların ucu Her köpük bir fırtına Her köpük bir evren. Su deniz su gök gizlenebilir Seni sevdiğim Gizlenemez. --------------------- Havaya da yalıma da ağaca da benzer ama En çok suya benzer Sevgimiz. Morluğun acısı var sonu yok Karışır yaşamımıza Kendiliğinden. Herkes ölünce toprak olurmuş Hayır hayır Bizim su olacağımız besbelli. --------------------- Akdeniz enginlerde kararmaktadır Ama Ben Öyle maviyim ki. Akdeniz bir gitmişlikle eski, uzak, Ama Ben Sahibi gibiyim yıldızların. Akdeniz seni bir daha yaratamaz Ama Ben Seni bir daha sevebilirim. --------------------- Deli gibi bir gürültu, ansızın, Yırtılırcasına yarılır sessizlik, Düşünür Akdeniz. İşte uçaklar geçer havalarından Kalır mavilik üstünde apak izleri, Akdeniz anlar ve sever. --------------------- Denizdir, Her akşam üstü Bütün düşüncelerde Gelip gider. Seninle Acısı Uzunluğu Aksi. Ve gece yarısıdır bu masmavi şey, Senin Uzaklarda Unuttuğun sessizlik. --------------------- Duymuştun Bu türküyü Çok eskiden de. Bu türküyle anlarsın yelden Yeşilden Kadırgaların dibindeki sessiz yosunları. Bu Akdeniz dalgalarında bu türküde sen Varsın ışıl ışıl Ve yoksun biraz. --------------------- İyice düşün bu bütün yaşamamızdır. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Allaha ve Bize Dair
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Allah ne kadar büyüktür, Ekinlere güneş verir çocuğum. Beni mavi sabahlara devreder, Mavi güller gibi uykum. Allah ne kadar büyüktür, Kuşlar gönderir dallarımıza. Karanlıklar kalbe dolduğu vakit, Nasibi terk ederiz bir yıldıza. Allah ne kadar büyüktür, Yol verir gemimize denizler üstünden. Garip sonsuzluklar duyarız Sular akarken, bulutlar yürürken. Ve Allah ne kadar büyüktür çocuğum, Şükrolsun ruhumuz şimdi. Nihayetsiz asırları içinde Bizi tesadüf ettirdi. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Bir Memet Daha
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Topraktan mı çıktı yarı toprak bir yaratık, Gökten mi indi yarı gök bir kartal. Bir Memet daha var oldu o sıra, Tepenin doruğunda kalpağı al. Bir Memet olduğu besbelli, Saçları başakta, gözleri çiçekte. Elleri ayakları öylesin kocaman, Yüzü altı Memet'in yüzüne öylesin benzemekte. Vardı üç adımda masalcana, Ağzi duman tüten makineliye, dev. Kabzeyi kavrar kavramaz basti tetiğe Fışkırdı namludan sonsuz bir alev. Allah Allah, şaştı bütün dağlar, bütün gök, Şaştı dost düşman. Bu kimdir, bu kaçıncı Memet'tir, Ölülerde dirilerde dondu kan. Görsen efsane, görmesen efsane, Duysan efsane. Uzak mıdır bayraktan düşen, Yakın mıdır ne? Bir parıltı bir parırıtı tarihten, Tanrıca dik. Yurdun ulusun kutsal gücü, Bu yedinci Memet, Memetçik. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Boyalar
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Yeşil çalışkandır, Kırmızı yaramaz, Sarı uykucu, Ak yıkanmış, Kara korkak. Ben erkenden Anaokuluna giderken Yeşil gibiyim. |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Bu Eller Miydi?
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca Bu eller miydi masallar arasından Rüyalara uzattığım bu eller miydi. Arzu dolu, yaşamak dolu, Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan. Bilyaların aydınlık dünyacıkları Bu eller miydi hayatı o dünyaların. Altın bir oyun gibi eserdi Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı. Topraktan evler yapan bu eller miydi Ki şimdi değmekte toprak olan evlere. El işi vazifelerin önünde Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi. Kaybolmus o çizgilerden Falcının saadet dedikleri. O köylü çakısının kestiği yer Söğüt dallarından düdük yaparken... Bu eller miydi kesen mavi serçeyi Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık. Yorganın altına saklanarak Bu eller miydi sevmeyen geceyi. Ayrılmış sevgili oyuncaklardan Kırmış küçücük şişelerini. Ve her şeyden ve her şeyden sonra Bu eller miydi Allaha açılan ! |
Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri
Çakırın Destanından
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca - Vuzuh, el ve ayak halinde onu rahatsız ediyordu. Karar vermişim, öleceğim, Büyük sular arasında, korkusuz. Nur ile, uzak yazılar ile, Bir muska gibi boynumda kalacak, Bu husus. Senelerce evvel, tohumların mavi zamanından evvel, Karar vermişim, gece kuşlarının müsaadesinde, Etrafıma boş ve büyük kadehler dizeceğim. Ve seyredeceğim onları sultanlar gibi; Kurumuş ölülerin içmek hevesinde. Havadan hafif ve bazı kadınlardan daha eski, Çırılçıplak doğduğumuza dair; Cihan boyunca, şehirlerle, dağlarla devam eden, Vaktin nebatlarla sallanan güzelliği, Bir yadigarlik ki bilinir. Aklın zina olduğu yerde, Taşlar, odunlar gibi yavaş. Tarihin beyaz ve aydınlık havasından, Karar vermişim, öleceğim, Büyük hayvan iskeletleriyle sırdaş. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:12. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.