ForumDenizi.Com
  • Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Hilmi Yavuz Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53500-hilmi-yavuz-siirleri.html)

Jön TüRk 02 June 2020 13:17

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Sarı Anastas
Şair: Hilmi Yavuz


En çok yanılgısı başkaydı benden
Bir suya çalardı saati
Gümüş köstekli bir akşam vakti
Karardı solukları göğü görmeden

Kraldı yaz dönüşü sürgünden
Bir ceza ülkesinde davulcu
Geceleri ipe bağlı bir sucu
Asardı kimseleri ele vermeden

Durmadan bir çocuk akıp gidiyor
Sevmezken kendinde olanın
Ağır kokuları ölü eşyanın
Kaplardı odaları eve girmeden

Adını bildiği saat değil bu
Kuş seslerinden Çin laleleri
Çarmıha gerilmiş çan kuleleri
Düzeltir saatini vakti bilmeden

Jön TüRk 02 June 2020 13:17

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Saatçi
Şair: Hilmi Yavuz


En çok yanılgısı başkaydı benden
Bir suya çalardı saati
Gümüş köstekli bir aksam vakti
Karardı solukları göğü görmeden

Kraldı yaz dönüşü sürgünden
Bir ceza ülkesinde davulcu
Geceleri ipe bağlı bir sucu
Asardı kimseleri ele vermeden

Durmadan bir çocuk akıp gidiyor
Sevmezken kendinde olanın
Ağır kokuları ölü eşyanın
Kaplardı odaları eve girmeden

Adini bildiği saat değil bu
Kus seslerinden Çin laleleri
Çarmıha gerilmiş çan kuleleri
Düzeltir saatini vakti bilmeden

Jön TüRk 02 June 2020 13:17

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Perseus
Şair: Hilmi Yavuz


bir gün yaprakları keşfedecekler
derinin altında

keşfetmek? kuşkusuz, mutlaka...
-niye olmasın?
bir kuğudan ötekine zeus
bir zeus’dan ötekine leda
geceleyin yolların birleştiği yerde
gündüzler ayrılıyor
şiirler... ve elvedâ

yurdu gölgeler ilidir hekate’nin
bakışı ağaçları geçiyor
birden söylen kesiliyor, soruyor:
-yıldızlar nerdedirler? yoksa kurda
kuşa yem mi oldular?

aşklar hangi kayaya bağlıdır?

-ne bir ses, ne seda...

sonra kim gelir, kim uyarır?
unutma! ölümü doğurmak da var...

gel, uçan yalnızlığınla beni kurtar
kurtar beni bu söylenden,
güzel andromeda!..

Jön TüRk 02 June 2020 13:18

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Orpheusa Şiirler-2
Şair: Hilmi Yavuz


bekleyen isterse beklesin...
beklerler... lambalar kuruyor;
gül, daha tohumdayken solmaktan
bıkmış; dallar, kusmuklu; bir vinç,
gitgide ağırlaşan, batan sokaktan
kendini kaldırmayı deniyordu... –bırakmış...

ey siyah kanser! bu kenti
niye kuşattın kuşlarla? daha beter-
i mi var!
aynalar artık sırsız olarak da
gösteriyor göstereni; belki bir
akrebe tırmanan duvar; yıkılan ölü
sur sesleriyle dolan erguvan
ve... len terani!..

dili zebani olan sen! şair, deccal,
ya da neysen... artık sus, yeter!
görünsen de bir, kaybolsan da, ey orpheus,
ne farkeder!...

Jön TüRk 02 June 2020 13:18

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Orpheusa Şiirler-1
Şair: Hilmi Yavuz


herşey kanser! bu sayrılı
ve çorak kentten
pis, murdar
hüzünler bile kurtar-
amaz olduk... çok gördüler...

duygular yumrulmuş, kalpte kirler
var söz’ün kanserine geldik:
katı sözcükler ve taş
gibi ele gelen şiirler-
le donatıldı bu kent...
yıkım, aşkı; çöküş, umudu
imliyor şimdi;
göğünse yavaş yavaş
dökülüp ıssız bıraktığı sfer
katı... kaskatı...

artık keder bile keder
vermiyor; acı, acıyı unuttu;
güneşle kandili ayırdedemez olduk
-kanserli saatler!..
sevinç, bulaşıcı bir sayrılık
gibi tiksinç; kapılar çürüyor
durdukları yerde, açmanın anlamı yok,
kapamanın da...
hiç... hiç...

Jön TüRk 02 June 2020 13:18

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Nereus Kızları
Şair: Hilmi Yavuz


nereus kızları tıpkı toprak gibi,
su gibi, güneş gibi yaşarlar. Onlarda
yazın ışıkları etle deriye dönüşür’
Marqueite Yourcenar (Doğu Öyküleri’nden)


aşk! o yokedici melek!

dağ süzülür, -ve
rüzgâr, yüzümdür benim artık

beklemek
sararmış, özlemek
kararmıştır. yolculuklar gümüş
e çürümüş bir uçurum kokmaktadırlar

gölgelemek, yeşermiştir

nerde nereus kızları? nerde kaldılar?
-gitmişlerdir...
bu kadar bozguncu ve siyah ve hep aynı
güneşe hangi sevinç dayanır?
hangi dilek?
zeytinler, dalgın nar ağaçları
küçük kır tanrıları gibi
dağa tırmanır
yapraklar bedense bir örnek
giyinmişlerdir
dağ bozumu günleri henüz gelmemiştir.
ölmek, morarır; dünyada-olmak
büsbütün kararır
işte şimdi tam bir yerden
kalkıp bir yere gitmek
solgun sümbül tadındadır

aşksa o yokedici melek
nerededir? elimde ölüm de
var, -ve
dağ, gövdemdir benim artık

Jön TüRk 02 June 2020 13:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Nazım Hikmet
Şair: Hilmi Yavuz


hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız

biz ki sessiz ve yağız
bir yazın yumağını çözerek
ve olumu bir kepenek gibi örtüp üstümüze
ovayı köpürte köpürte akan küheylan
ve günleri hoyrat bir mahmuz
ya da atlastan bir çarkı felek
gibi döndüre döndüre
bir mahpustan bir mahpusa yollandığımız

biz, ey sürgünlerin Nazımı derken
tutkulu, sevecen ve yalnız
gerek acının teleğinden ve gerek
lacivert gergefinde gecelerin
şiiri bir kus gibi örerek
halkımız, gülün sesini savurup
bir türkünun kekiğinden tüterken
der ki, böyle yazılır sevdamız

hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız

Jön TüRk 02 June 2020 13:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Narkissosa Ağıt
Şair: Hilmi Yavuz


biz kiminiz? hüznümüzünüz artık
ve artık kendinin önünde yürü ölüme

yokluk hangi deftere yazılıp unutuldu
ve hangi akarsu’da bulundu? bunu bildin!
sen gerçekten yalnızken bile
sanki yalnızmış gibiydin! bir dili
-sendin o!-soyundun ve giyindin
sende ‘gül’ anlamına gelirdi her kelime

buraya bir göçüğü açmaya geldin
içinde elmas dolaşır ve bahçen birikmiş...
ört tenine aynaları... onlarla başlamış
ve onlarla bitmiş
bir yaz! günlerle lekeli... ve gidiş!..
bıraktım akşamları kendi yerime

Sunu

gün olur da ince bezden bezince
belki ayışığı... belki de keten?
yer mi değiştirir ten ile beden?
sonunda birşeyler giymeli imiş:
aşklar bir bedesten, sen acı kumaş
dokumalar dokunuyor derime

biz kiminiz? hüznümüzünüz artık
ve artık kendinin önünde yürü ölüme

Jön TüRk 02 June 2020 13:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Mühür
Şair: Hilmi Yavuz


b. necatigil’e

uzun etme artık, şiirden çık
acı ve düzyazıyla lanetlenmiş
olmadan önceki günlerine dön
hilmi yavuz

sevdalar ki onları ele vermeden
daha iyi nasıl anlatılabilir
ve neden
bir düşün hangi şiirin içinden
onu yazmadan daha
geçen bir turna görülmüştür?

sevda sözleri! siz şimdi benim
hangi tür
hüzünlere ne ad verdiğimi
nereden bileceksiniz?
tedirgin ve kömür
olmuş sesler duyarsınız ama
bu birşeyi anlatmaz ki!

şiir, hilmi yavuz, mühür
lenir ve gömülür!

Jön TüRk 02 June 2020 13:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Musa Çelebi
Şair: Hilmi Yavuz


devlet solgundu

güya ki yaprağın biri
düşmüş de, ağaç
kökünden sarsılmış gibi

elmalar akikti, üzümler canfes
ve ölümü bir has bahçe belleyip
Musa çelebi
nicedir sırmalı bir düşü
yağlı bir kement gibi
boynuna dolamış

devlet solgundu

ve halk, yakut bir atlas olarak
susuşu karakalem, gülüşü miri
ve ansızın sedef bir orak
biçmiş gibi gülüşü, yahut ki
acının kol demiri
şark göğsüne vurulmuş

güya ki yaprağın biri
düşmüş de, ağaç
kökünden sarsılmış gibi

Jön TüRk 02 June 2020 13:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Mevtane Haydar
Şair: Hilmi Yavuz


güneş de batarken sararır

acılar kaldıysa dünden bugüne
elbet sorulacak bir hesap vardır
ve hüznü bir kirmen gibi eğirip
yükleyip türküleri tuza ve yüne
ve ilkyazı bir garibe efsane
diye söyleyenler, yaşatanlardır

ölüm, uysal bir mesnevi gibi
aktı gider, döne

ve gel zaman, git zamandır
söz yanar, cönk üşür, yaz morarır
saçları çil kuşu, sesi nar tane
ve ürkek bir kilim gibi seğirip
ve nasılsa bir gülü edip bahane
gözleri mahzenidir, karaca olandır

güneş de batarken sararır

ölüm uysal bir mesnevi gibi
aktı gider, döne döne

Jön TüRk 02 June 2020 13:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Mevlana İle Şems
Şair: Hilmi Yavuz


aşklardır benim bildiğim

ben oluş’um sen değişim
hangi kitaptan geldiğin
bilinmez; ama sen yine de gel,
yine gel de
bir gülü sağalt o rose thou art sick
ve anlaşılmak
her zaman gizlidir hep ayrı nedende

ah, aşktır o, bazen ir tende ölür
bazen de bedende.
görüş’üm bir yaprak, biliş’im bir dal
ve gonca gül olur kimliğim
göğüyse benim belleğim
belledin... uçan güneşler orda
ve orda, şems-i perende

birliğim dokunulmaz dirliğim
neyse o, hem gidende var biraz
ve hem de dönende!..
Aşk’la biz, ikimiz, var’la yok gibiyiz
ah giderek ne kadar az kendimiziniz
çünkü sende bir yaz olarak devam ederiz
sense bir yaz olarak bedende...

söylen’din söylenmesen de...

Jön TüRk 02 June 2020 13:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Loş Sandık Odaları İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


loş sandık odaları neden çekerdi beni?
çok müphem bir loş sandık odaları neden çekerdi beni?
çok müphem bir sadakor: kendi kendine saklı
bir aysar ürpertisi... geleni ve gideni
olmayan bir oda bu! belki biraz yasaklı;
kimbilir hangi eşya, sandıkta, ölüm kakma;
aynalar açılırken, lavantalar ve ürkü!
Dışardan seslenilir: ‘sakın açık bırakma!..’
Kapatırdım; âh, o mahcup gelinliği ve kürkü...
Bohçalar hep üstüste, simle beyaz, tel duvak;
Beklerdim, parmaklarım değsin... ona dokunmak
Aşklara dokunmaktı... ten ve jorjet bir temas;
Bulanıyor ve atlas... âh, serseri sığınak!..

Onlar yaz gibidirler; yaz’dır, ser serin yatak;
Loş sandık odaları ıslak, derin ve batak...

Jön TüRk 02 June 2020 13:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Lethe
Şair: Hilmi Yavuz

şiir, şiirin kurdudur

işte zümrüt ve sürüngen
bir dize
gidiyor;-gidişi
öteki şiire doğru’dur

şiirdir seni saran sur
kalbim, usul bir düden
ve sanki bir büyüden
artakalandı ve aktıydı
yazları söylete söylete

lethe! yeşil bellek!
sen de unuttundu yurdunu
ve birdenbire
kendi suyunu terk eden
bir ırmak gibi aktındı
şiirden şiire

Jön TüRk 02 June 2020 13:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kharybdis İle Skylla
Şair: Hilmi Yavuz


ölümle yeşil arasında

ne var? bir mağara durur
ve ötekini dinler, mağrur
bir çocuk sığınmıştır dağa
at biner gibi biniyor
tadılan bir şey midir akşam
bir sözün bulutunda
bir uçurumun yasında?

ölümle yeşil arasında

hep onlar var! terkideki
çocukta bir dağ, bir daha
ötekinin yerini alıyor
çoktan terkedildi bir bahara
ebruli sözler: teyze, hala
bir ev yılanının saçlarında
bir büyünün kokusunda


ölümle yeşil arasında

kimler onlar? anne, baba
daha sağlar, dağlar ne yapıyor
diye dışarı uzandı biri
bir yalnızlık ötekine karıştı
baba ıssız, anne tenha
bir kentin yaprağında
bir nehrin yarasında

çocuğuysa işte öylece andım

ölümle yeşil arasındandım
yollar da oralıdırlar

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Lavinia İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


sana da yas yaraştığı söylenir,öyle değil!..
birden bir dal kırılır,hani düşer ya suya,
sen o akarsusun...akma!..kendine eğil,
orda gördüğün dalı,ey solgun lavinia,
sanki tanır gibisin...belki eski yerinden
göçmüş bir yaz sözünde unutulan zakkumu
usulca büyüttündü,akarak ta derinden;

anımsa,öpüşlerdeki taşı,çakılı,kumu...

nerde bir yaz olduysa o dalı taşır şimdi;
ah!al götür,al götür...bırakma bir kuytuda;
sen onu bıraktıkça ona yaraşırım şimdi
yas...ansızın köpüklerle sevişen bir duyguda...

kırık...o yaz aynalarda durulsun diye güya
sana yas değil elbet,yaz yaraşır lavinia...

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Las Maninas İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


aynalar las meninas, örtün onları, örtün!
örtün ki görünmesin ayna içinde ayna...
hangisinde eksiğiz ve hangisinde bütün?
bir ayna kendini gizliyor gibi, güyâ,
parçalanıp sırlarıyla bana döner, gülümser;
ve aynalar, bana katlanırken, iyimser;
ev içleri dışarda aynadaki kralın;
her biri bir başka yerde yolculukların...
gidebilsin diyedir aynalardan da biraz;
çıktığı yer aynalar, vardığı yerse sır’ı:
bildiği herşeyleri söylese de aykırı;
kim kimle yer değişir? aynalar? las meninas?

biz Aşk’ız... –kendimize! ve o aynaydı bunca
bencil! sadece kendini gösteriyor... –bakınca!..
SİTE

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Labirent Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz

sen hüzünlesin belki, belki hüzünlerlesin;
ben, her zaman kendine yarılan bir uçurum;
bir öğle sonrasıdır, kimse yok, kendi sesin
sana âşinâ gelir: ‘bir yerden tanıyorum! ..’
kim nereden bilecek o sesi, yaz gününde?
yaz, bir düğüm demektir, bu yüzden durup durup
sen dâimâ yazları, onları çözdüğünde
bir yumak olur aşklar... sanki hemen bulunup
da yiten labirente, gene ona yolculuk
etmeye geliyorsun... akşamları frengi-
li o resimdeki (hangi resim?) o soluk
ve çok tuhaf kadına... Ariadne, kahverengi...

âh, elbette ölüme endeksleniyor bu kent;
hem aynayla doluyum hem de bomboş labirent...

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kış Medıtatıonları
Şair: Hilmi Yavuz


Ürkek ayak sesiyle kış
Geyikler çizen sesimdir
Her kelime bir resimdir
Sanki bakmaya asılmış

Beyaz deriz ama neden
Duyduğumuz karlı tarla
Görüntü çeken atlarla
Aşılmaz yollar kapanmış

Kuşlarımı koymak için
Bir gök resmi bulamadım
İlkel bir dil benim adım
Onunla gül çizmek varmış

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kün
Şair: Hilmi Yavuz


hem acıyım hem acının
yalvacıyım ben
git!
benden yollara doğru
yollar sana dönmeden

git! düş sözleri ol kün
bir yerde çözül, okunsun
genç belirtiler: altın yün
kuş yığınları
söz değildi gördüğün, neyse o ol kün
ve seviştir seviştirebilirsen
iki hüznü
sözler buluta girmeden

sen sen ol kün akşamın yakarısı
ve sevdanın anlamını değiştir
hem tarla hem gelincik
olanla
daha dün
yazdan kalan neyse o ol kün
ve üleştir üleştirebilirsen
kuşlar seninle bitmeden

hem acıyım hem acının
yalvacıyım ben
git
benden yollara doğru
yollar bana dönmeden

Jön TüRk 02 June 2020 13:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Küller ve Zaman
Şair: Hilmi Yavuz


Zaman, dilsiz çocuk, Zaman...
bana neler söylemek istedin?
sözcüklere yağan kar'dın
izini yitirdim bakışlarda
bir külün içinden okuyuşlarda
kar'dın, kendini küredin

Zaman, dilsiz çocuk, Zaman...
ince aşklarla yırtılan
sendin, yollarla erguvan
sunulmuş lanetli kışlardan
aldığım belirsiz dokunuşlardan
kopan tenini dinledin

Zaman, dilsiz çocuk, Zaman...
sözcüklerin ardında duran
melektin, kendini okuyan
Söz'ün geldiği durumu
yaprak ve külden olduğumu
belki onlarda söyledin

Zaman, dilsiz çocuk, Zaman...

Jön TüRk 02 June 2020 13:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kurma
Şair: Hilmi Yavuz


Döner kapılardan girip çıkardı
Tıka basa kuşla dolu bir adam
Ha dese ölümsüz olacakken tam
Tezgah kurup kuşbazlığı yeğledi

Yemeyip içmeyip cimri kerata
Habere bir açlığı biriktiriyor
Gün aşırı gömlekler diktiriyor
Almaz oldu nişanları ceketi

Ya iğreti ya bayramlık bilinmez
Yüzünü herkeslerden gizledi
Mermer anıtlara hayranlığından
Ağzı acık bankaları gözledi

Zarif duyarlıklar mi, o eskidendi
Kuşbazlığın envâını denedi
Metelik etmezken aptallığının
Simdi yükseliyor hisse senedi

Jön TüRk 02 June 2020 13:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kuduz Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


bir gül üremekte... bizi kuşatır mutlak;
o kocaman ağzıyla, giderek korkunç, kuduz!
dikenli pençesiyle ve dili çatal yaparak,
saldırdı saldıracak... korkuyla besleniyoruz...
bir eyerde (kent mi bu?) gidiyoruz, eğreti!
atlara benziyoruz, ürkmüş, kaçışan, sürü!
hüznümüz bile bizim çürümüş insan eti;
semirirken bir aşkın dışkısıyla öbürü;
kuduz gül! büyürsün aynanın terkisinde;
ölürsün artık burda, kokuşarak bu kenti;
ne geldiyse gizemli, o gülün ertesinde;
herhangi bir sokağa döndürdü labirenti...

‘kendi_için_kanser’in balını ören arı;
yüzüme bulaşıyor o gülün salyaları...

Jön TüRk 02 June 2020 13:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kronos
Şair: Hilmi Yavuz


ah, ağaçların dağıldığı yer!

bir kadın durur, -ve
kendi hüznünü bekler
aşklar toplanır, günler derlenir,
beklenen sözler
söylenir, biter...
ağaçlar, unutmaktır; bellekse,
yapraklardır, -ki ağır ağır
ve birer birer
bir Zaman gibi...

sevmek, anlaşılır; anlamak,
her zaman bir mevsimdir
bir gül, donanmış ve kanser
duruyor yok-olan bağçemde...
günlerin ne kadar ezilmiş!
belki bir yaz, tenha yol, bir sesleniş...
ve hangi sessizliğe çıkar bilinmez
bir kuş, nedensiz bir duygudur:
‘sanki şeniz
bu düğünde...’
bir Zaman gibi...

ah, işte soluyor, herşey,
anılar, gölgelerdir,
bir kumaş... nedense hep
bulutlara bağlaşık,
seninle arkadaş,
vuruyor... yavaş
yavaş ezilen suya
varolmak bu güya, oysa yalnızlık
bir Zaman gibi...

ah, ağaçların dağıldığı yer!

Jön TüRk 02 June 2020 13:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Koç Salih
Şair: Hilmi Yavuz


ey can huması, bize bu ruzigardan
bir sayfa okur musun?
sen umuda bak ve onu güzel eyle

ey tanyerini kızıl bir harmaniyeyse
boydan boya örten uzun bedevi
bize altın lengerlerde ölümsün
sonra bir dudağı yerde
ve bir dudağı gökte bir devi
sanki sen doğurmuşsun
gibi acıyan memelerle
bizi emzir

gün döner, ay ırılır, ey can huması
bize bu ruzigardan
bir sayfa okur musun?
şimdi gök, suskun develerle
ve mahzun
ağır konup kalkan kervandır
çölü, yeni doğmuş bir bebek
gibi koynunda uyutup
bir lalenin perçemini keserek
okşa onu, ey can huması ve öp
ve onu kanayan geceyle uyandır

ölümün bir toy gibi kurulduğunu
hiç görmemişiz hayli zamandır

Jön TüRk 02 June 2020 13:26

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kimlik Sonnetsi
Şair: Hilmi Yavuz


ben aynada büyüdüm, aynalar ise bende:
acıları gezerken, sözlerimizle ikiz:
birlikte olduğumuz, ah, o ürkünç bedende
bakarken kendimize, sevişen günlerimiz
birer görünüp dibe çöker...ah, kısır
bir yolculuk bizimki... hani durak, yol nemde?
hangimiz ötekine giz oluruz ya da sır?
ayna tende dağılır, ten aynada yiter de
fırtına saatlerde aşklardaki ince kum
üstüme yığılırken, aksamları kederle
-ve sanki sevişirmiş gibi ikindilerle,
o dökülüp düşerse kırılan ben olurum...

kimliğim oldu benim, çoktan geçtim adımdan,
ah, başka bir şey değilim aynalarımdan...

Jön TüRk 02 June 2020 13:26

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Kilit
Şair: Hilmi Yavuz


herşeyin kilide, bir kilide dönüştüğü günlerde;
herkesin bana bir eşya gibi baktığı günlerde;
kilitle beni,
ey eşya bakışlı sevgilim!

eski bir ceviz sandık gibi bırakıldığı yerde
ölü bir şairin,
taflanların arasında öylece duruyor olması
ve kimsenin ona yüz vermemesi gibi
anma gününde...
Kitab'ımı Yalnızlığa indirdiğim günlerde;
Aşkların bile ben geçerken eğildiği günlerde;
nehirlerin bir testiye sıkışıp kaldığı günlerde;
doğur cübbeni cüneyd;
cübbeni doğur;
beni kilitle cüneyd;
beni kilitle...

parmak uçlarıyla bir taflanı ufalayan şair;
elinde ulu bir ağaçla oynayan şair;
kendini doğum günü gibi hissediyor bu kentin,
ölü doğmuş bu kentin doğum günü gibi hissediyor
anma gününde...
bırakın hissetsin, beni kilitle!
je suis un vieux boudoir plein de roses fanées
çekmeceler açık dursun,
çekmecedeki solgun gülleri kilitle!

ve sandığı sulara bırak, bırak aksın o sandık;
onu var eden ulu ceviz ağacına doğru aksın,
herkesin bana bir eşya gibi baktığı günlerde...

kilitle, şiirin içindeki derin yaraya kilitle...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:39.
  • Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.