ForumDenizi.Com
  • Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

ForumDenizi.Com (https://www.forumdenizi.com/)
-   Aşk - Şiir Dünyası (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/)
-   -   Hilmi Yavuz Şiirleri (https://www.forumdenizi.com/ask-siir-dunyasi/53500-hilmi-yavuz-siirleri.html)

Jön TüRk 02 June 2020 00:53

Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Akşam ve Çocuk
Şair: Hilmi Yavuz


Zaman iyice alçaldı... aşklar
görünür oldular ve 'mazi kalbimde yara...'
o konak, yıkık, harap, anımsıyorum,
bulutlar ağır ağır inerdi odalara...

beklerdim, aşklar birer türküydü!
bir kızak, sanki saplanmış kara;
hiç bir şey kımıldamaz, öyle dururdu,
annemsi bir sessizlik çökmüş duvara...

o konakta herkes, büyük aile,
koştururdu, yazlar sanki bir sara
nöbeti gibi yaşanır, bir çırpınıştır
çocukluk, orada, boş akşamlara.

Jön TüRk 02 June 2020 01:16

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Akşam ve Çocuk
Şair: Hilmi Yavuz


Zaman iyice alçaldı... aşklar
görünür oldular ve 'mazi kalbimde yara...'
o konak, yıkık, harap, anımsıyorum,
bulutlar ağır ağır inerdi odalara...

beklerdim, aşklar birer türküydü!
bir kızak, sanki saplanmış kara;
hiç bir şey kımıldamaz, öyle dururdu,
annemsi bir sessizlik çökmüş duvara...

o konakta herkes, büyük aile,
koştururdu, yazlar sanki bir sara
nöbeti gibi yaşanır, bir çırpınıştır
çocukluk, orada, boş akşamlara.

Jön TüRk 02 June 2020 01:16

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Akşam ve Kandil
Şair: Hilmi Yavuz


mevsimidir,
kendi hüznüme döndüm...

akşam annemle aramda
bir süs
gibi dururdu;
saatler rikkatle vururdu;
özensiz
bir eşya kuraklığı
dağılmış bahçemize;
ve her şey kandil...

hangi ağacın yapraklarını
siyah kadifeyle örttün Ölüm?
hangi Söz’ü bana verdin
de benden geri aldın,
ey Dil?

Birden mevsimler selsebil
Aktılar; görünmemekti dileğim;
Siyah kadife sızdırıyor,
Işıkta yağlanıyor gül,
Odamda kirli meleğim...

Annem kandili siliyor:
‘mendil,
mendil nereder?’

akşam, annemle aramda bir süs!

Jön TüRk 02 June 2020 01:17

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Akşam ve Sen ve Ben
Şair: Hilmi Yavuz


ikimizdik, sen ve ben, bir çiçekle
onun tomurcuğu arasında bir yerde;
öylece durur muyduk, ikimiz gibi?
dâima birlikte olurduk hüzünlerde...

anımsar mısın, yaz günü, bir bahçeyle
gizledikti kendimizi birbirimizden;
sen ve bahçe, ben ve bahçe, sen ve ben:
akşamlar derlerdik her ikimizden...

üşürüz, çünkü uzağız şimdi o yazdan;
ey, birazdan bir yazdan geçer olan, ey!
kimbilir ne anlama geliyor artık,
şu eskiden “hüzün” dediğimiz şey?

Jön TüRk 02 June 2020 01:17

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Akşamın Yarısında
Şair: Hilmi Yavuz


herkes öteki gibi duruyor... akşam
da durduğu yerde durmuyor artık;
yolcu yolu kuşatıyor durmadan;
kapanıyor 'Zaman' denen karanlık...

hiçbir şeyde yok gibi ve herşeyde var;
sıkışmış birileri ara yerde;
kalbim! durma yetiş eski yazlara!
nedense bir durgunluk var saatlerde...

herşey nasıl da bütündü bir zaman:
şimdi bahçe eksik, güllerse yarım;
kar yağar, hüzün bile yok... ve nerdesiniz,
âh, evet nerdesiniz, yoksaydıklarım?

Jön TüRk 02 June 2020 01:19

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Annem ve Akşam
Şair: Hilmi Yavuz


bir kapı açıldı, ansızın, baktık:
akşam!.. kimse benzemez oldu kendine;
kimbilir ne kadar hüzünlü artık,
bir odadan ötekine geçmek bile...

sen neysen o kadarsın, ey akşam!
annem içini çekiyor kimi ansa;
ürkü!.. biri ansızın bir gül koparsa;
şimdi uzak olandır neye ulaşsam...

ah, akşamdan bile ürküyor çocuk;
her yer alacakaranlık gurbet;
soldu annem, solarken goblen ve tülbent;
ve akşamın ucuna doğru yolculuk...

bir türkü söylendi, neyin tadı var?
akşam bile bitti, kalmadı çünkü...
çekildik, bir başına kaldı o türkü;
kapılar arkamızdan kapanmadılar.

Jön TüRk 02 June 2020 01:20

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Anı-son Net
Şair: Hilmi Yavuz


aynalar dolaşıyor, bu kentin aynaları;
sözlerim sisli sözler ve aşklar kırılmada;
aşklardan isteniyor, ah, orda olmaları...
kendini odalara benzeten odalarda,
aynalar göğe ağar, bu kentin aynaları;
kimi dilerse onu göstererek, buyurman
kim bilir hangi yazda bırakmış anıları?
sen sıdre, sen son ağaç, yeşil döşek ve yorgan...
bilirsin, kalp gözüne ayn'a gerek... -ve soru-
lar uzuyor isra'da... aksam çürük ve sari
lambalar yükseliyor, sırlarla, göğe doğru;
ve toplanıp geliyor gece yolculukları...

ah, aşklar paslanıyor, kent saklarken onları;
bencileyin hep ayna yerine koyuyor anıları...

Jön TüRk 02 June 2020 01:20

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Ay Doğar
Şair: Hilmi Yavuz


ay doğar
bir ay doğar umarsız gözlerinden
bir ay batar bedir allah
karanlıklar bir silâh kahrı gibi oturur yüreğime
iflah olmaz bir silâh

ya kara bir kırbaç gibi vur beni küheylânlara
ya beni öldür allah

dünyada
nerede olursa olsun dünyada
senin umarsız gözlerin
kanlı bir avuç zehir
bir de yangınlı yaz akşamlarıyla bir gelir
ya da

senin umarsız gözlerin
mahzun eşkiya ateşleridir
tutuşur rüzgârlı bayırlarda

Jön TüRk 02 June 2020 01:20

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Aynalar ve Zaman
Şair: Hilmi Yavuz


erguvanlar geçip gittiler bahçelerden
geriye sadece erguvanlar kaldı

şair! bahçelere özenecek ne vardı?
işte tenhâ her yanımız, hep tenhâ
ne aradık sözcüklerin kuytularında
ne bulduk soldukça çoğalan dilimizde?
Zaman'ın sırı hala duruyor olmalı ki üzerimizde
biz bakınca görünen aynalardı

nasıl var olduysanız öyle kayboldulardı
bir yazın tiniyle bir güzün bedeni
hem birleşti hem de ayrıldı sizde
şair! gördünüz kimbilir kaç aşkın battığını
o derin sulara kapılmış şiirlerinizde...
nedeni, ne kayalar ne fırtınalardı:

kuytulardı, geçip gittiler sözlerimizden
geriye sadece kuytular kaldı

Jön TüRk 02 June 2020 01:20

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Bakiye Rübai
Şair: Hilmi Yavuz


Ey bakışlar ustası umutlar pehlivanı
Sen anlattın bir gülde anlatılmaz olanı
Biz bir hüzne başlarken sana çıraklık ettik
Uçurduğun kuşlardır şimdi Bâki Divânı

Jön TüRk 02 June 2020 01:20

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Bedreddin
Şair: Hilmi Yavuz


1. bedreddin

mübalağa akşam olur

güz, nefti dolaklarını kuşanır da gelir
yaprağın fetrete düştüğü zaman

sen ey yaz günlerini
top top ak çuhaya tebdil eyleyip
ve bir solgun gülümseme olarak
eğnine giyen şaman

buyur otur
şeyhim
samanyollarının ilik sedirine uzan
uzun, görklü ve sof
yüzünü bizden yana döndür
bize buğdayın ateşini
gözlerin tımarını
ve hüznün varidatını anlat

elini elimize dokundurmadan

sen ki öldüğü yere
bir kök sümbül bırakır gibi
usulca sevdalar bırakan
ovaların ve kartalların musahibi

ne zaman diye sorma, ne zaman
yaprağın fetreti gülün kıyamına
gülün kıyamı ağacın isyanına
dönerse iste o zaman

mübalağa akşam olur
güz, nefti dolaklarını çıkarır da gelir

elini elimize dokundurmadan

Jön TüRk 02 June 2020 01:21

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Ben İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


benim yüzümdür işte, mağrur, kalın, şizofren;
unutmak ve aynayla, aşklarla azalmada;
ben gideli beridir Hilmi yavuz ile ben
bazen burdayız işte, bazen de ürkünç oda
içimize kapanan kapısıyla bu gün de
bir ben'e acılıyor, ah, yıldızlı ve çorak

bir çökelti gibiyim ben kendi belleğimde...

nereden açılırsa orasından akacak
ur mu, ben mi, çıban mı? kötücül, irinli, pis...
bıçak, bisturi, makas beni deşin ve yarın
çıkarın ne vardıysa: teslis, teslis ve Teslis...

bana çivilidir, İsa’yla çarmıh neyse;
aşksa bir iç kanama... gül, gülden içeri'yse...

Jön TüRk 02 June 2020 01:21

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Bir Yaz Günü İçin Şiir
Şair: Hilmi Yavuz


nerde o sarısabır, safran ve sarı sesi
akşamın? duymak sanki bir gülün
yolculuğu gibidir bahçeden sana doğru;
gelsin, bilsin ve sensin, yağdığın o yağmuru
alıp gidensin işte, daha ergin bir yaza...

bahçemde yer kalmadı, her taraf tıka basa
yaşlı yazlarla dolu... orda elbet o çölün
ortasında yabansı, ürkek ve sanki garip
bir şeyler duyuyorum... sesler, şeyler? ölünün
son gördüğü o gülü çağrıştıran, -nedense...

ben yine bahçemleyim, bu belki kendimleyim-
mi demek? Zaman ten'dir, eğer yazlar bedense...

Jön TüRk 02 June 2020 01:21

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Birinci Mehmet
Şair: Hilmi Yavuz

7. birinci Mehmet

bedreddin yaşıyor mu hala?
Ben ki yazmalara ve bala
hükmedendim; ihaneti gül diye
resmedendim; denizin gönderine ölümü
çektirendim ben, lala

bedreddin yaşıyor mu hala?
dersin ki onu, mülhidlerini
ormandan ayırmak olası değil
boynu laleden geçilmez
saçları taflandır ve çağla
ve alnı ak ketende yaban çileği
gibi dağılan onlardı, lala

bedreddin yaşıyor mu hala?

Kuşlarla akan ipeği
göllerde uçan çiniyi
ve sevdayı, umarsız kına çiçeği
gibi bölüşen onlardı, lala

bedreddin yaşıyor hala.

Jön TüRk 02 June 2020 01:21

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Bulutlanma Sonnet Si
Şair: Hilmi Yavuz


söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün;
zaten sözler de bezgin... kime anlatılsın?
âh, dil’den ürker olduk; kimse dil’in bir düğün
olduğunu bilmiyor; bir kenara atılsın
diye bekliyor şiir... yılışık ve savurgan
çok boyalı bir gülün yükselişi... ne hâzin!..
giderek kendimize sığınacak korugan
bile bulamayarak... –ve elbette magazin
bir yalnızlık edinip, n’olacaksa olacak
diye yollara vurmak... terkide kaldı atım!
aşklar bile sindiler, saklanıp köşe bucak;
kalbimiz aksadata, âh, hazlar alım satım...

ve giderek aynada nedensiz kırılmalar;
dil bitti!.. söz susuyor!.. bende bulutlanmalar...

Jön TüRk 02 June 2020 01:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Börklüce Mustafa
Şair: Hilmi Yavuz


2. börklüce Mustafa

biz ki sevdamızı, alaca
kıl bir heybe gibi sunduk
aba terlikle denizi yürüyenlere
şavkımız dağlara vurunca

börklüce Mustafa, yonca
ve hançerlerin piri
ölümü masmavi bir hamail
gibi boynunda taşıyıp
gözleriyle bir acıya kalebent
olmanın korkunç şiiri

dövülüp tavını bulunca

seriz çarşısına, ince
kıvrık ve celali
bir ay ışığı gibi girmek
ve sesiyle şayağa ve tunca
sancağı buğdaysı, türküsü ebruli
bir isyan diye işlenmek

ve devrilmek, birbiri ardınca

biz ki sevdamızı, alaca
kıl bir heybe gibi sunduk
aba terlikle denizi yürüyenlere
gölgemiz dağlara vurunca

Jön TüRk 02 June 2020 01:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Çiçekli Dağ Sokağı
Şair: Hilmi Yavuz


derindir arası güllerin
ve aşkın yakut dilinden
duyulur türküsü şiirin:
-çiçekli dağ
çiçekli dağ

aşklar anlatıdır yazın
onları bir sokağ
ın
adıyla çağırır yollarında:
-çiçekli dağ
çiçekli dağ

aynalar uçurumdur bakarsan
derin bağ
larla
bağlanır acılarımız
çiçekli dağ
çiçekli dağ

ve sessizlik büyük ağ
larla çeker
yolcu denilen nehri
kimdir hüzün söyle söyle
çiçekli dağ?

Jön TüRk 02 June 2020 01:22

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Çökmüş Bir Kent İçin Sonnet
Şair: Hilmi Yavuz


ben kimden koptumdu, akşamlar depresif, manik
bir aynayla beni bağladı bana... pis
bir kitap çöküntüsü: o, ben’im! kuğularla garanik
-i ulyá!.. sürüngen giysileriyle iblis;
alan da o’ydu, satan da... şeytanca alışveriş!
bir leşi bir leş tirirken yırtk, yarım;
satan o giysileri benden önce de giymiş...

ben aynayla kopmuşken bana nasıl bakarım?

terelelli terelella, tevellâ ve teberrâ
kent leşti ve ben ona bir koku gibi süründüm;
artık aşklar taşır beni, ben onlara kadavra
olsam da terelelli... mecnun’dum, leyla’ya büründüm...

bir kent kendi üstüne çökerken de kış;
aşklar yararken aşkları, sözlerde bir yırtılış...

Jön TüRk 02 June 2020 01:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Çöl ve Ay
Şair: Hilmi Yavuz


bir ince suydum, ezildimdi, basıldı
üstüme, kaldı ayak izleri suda;
bir menzilden ötekine... nasıldı
gitmek? ağrdı çöl, kuytulardı, pusuda...

baktılar, haramiler, çölde su'ydum;
gittimdi, kumlardı, soydular beni;
yedi askı, çırılçıplak, söylendi, duydum:
ört ketenle Mısır'ı ve Yemen'i...

iki menzil arasında bir menzil;
soldu çöl ve vaha, çürüdüydü, ah rezil
blue mo on! arada kaldım, beni böl,

ikiye... ne diye ayrılındı, ya Ömer?
sırma gövdem di çiğdem, şakk-ı kamer...
bu ne tutkun gecedir, hüzünle beni, beni öl! ..

Jön TüRk 02 June 2020 01:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Çöl Öyküsü
Şair: Hilmi Yavuz


'çöl' denilen o öyküyü
yazmak için konuşurken
sustum içimdeki türküyü...

anlasın doğan gün seni:
bir aşk ötekinden mi kalır?
ah, şiirin altın tüyü! ..

hangi yalnızlık kapatır beni
var mıdır iyi bir gül, ki kovsun
o yazın içindeki kötü'yü?

Jön TüRk 02 June 2020 01:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Deprem
Şair: Hilmi Yavuz


Sen benim kalbimin bakıcısısın
Güldeki karanlık yazıdan bir mesel
Sussam razı değil dile
Konuşsam derin ve geleneksel
Bir hüzündür
Dolaşır dilden dile

Ah bedenin, zakkum bedenin
Bir dağyolu tadında
Ve ben o yolu kalbiyle bilen
Yüzün gizemdir senin, yokluk
Acı sessizce yedi dildedir
Sevdalar kimdedir, kandedir
Ve depremler senin neren?

Jön TüRk 02 June 2020 01:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Devrim
Şair: Hilmi Yavuz


Bir gülün açılması devrimdir
Bildiğin anladığın bir devrim
Kim bilir nereye varmışlığımız
Bir av sonu ağırlayan gözlerim
Seni anmak öyle kolay değildir
Denizler: biraz çocuk kalmışlığımız

Bir gülün açılması devrimdir
Bildiğin anladığın bir devrim
Gecede bir bozkır kalmışlığımız
Bakışları ağırlayan seslerim
Sana bakmamak öyle kolay değildir
Simgeler: en çocuk yanlışlığımız

Jön TüRk 02 June 2020 01:23

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Divan Edebiyatı Beyanındadır
Şair: Hilmi Yavuz


Kuş sananlar yanıldılar
Bir bakıştır dedi kimi
Belki de bir bakış kuşu
Kimseler bilmiyor hala
Güzelliği yaz iklimi
Çiçek boyunca susuşu
Uçardı azala azala

Kaldı eski gazellerde
Uçarı gözlere talimli
Usulca yaklaşır sevmeye
Kuş dediğin de neresi
Bakışları gül resimli
Bir şu âRab tezkiresi
Yazılır azala azala

Hilmi anladı gizini
Giderdi hep hava uz re
Bakış mülkünce Osmanlı
İşsizliği bir elinde
Öbür elinde divânı
Geçmiş bir gül saatinde
Okunur azala azala

Jön TüRk 02 June 2020 01:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğu 1310
Şair: Hilmi Yavuz


işte Solhan ve işte kocaman
dağlarıyla kalaba
ve gülleriyle hısım
olduğumuz Palu
gözleri korkunç bir deprem
hem aslı, hem kerem
gibi yanan suvar:
İbrahim talu
işte akşam ve işte Çapakçur
ve Çapakçur’da akşam
bir divanıharp gibi kurulur
ağır giden bulut müfrezeleri
hem bulanık hem firari
yağmur
ve bir vur emri gibi ansızın
bir akar suya doğrulur
Hınıs’tan kopan süvari:
İbrahim talu

işte can eseren koyu ve kar
kar, palandöken dağlarında
bir isyan bastırır gibidir
işte hörmek köyleri çevrilmiş
duvar
bir kurt yüzüdür, ince
sivrilmiş
cibren ovası
sanki mevzi almış
gibi kar
hem başıbozuk, hem seferi
hörmek;ten inmiş iniş
ölümü savuran süvari:
İbrahim talu

II
Bingöl dağlarının eteklerinde
kuytu meşeler vardır
o kuytu meşeler ki
germiş kartala kanat
ya da bir avcı kolu
olup tek sıra
ve sanki tütüne ve bakıra
bir küf gibi musallat
hamiye alayları

işte Dicle işte Fırat
ve acı su boyları
sanki yazdan kapanmış
sarp ve heybetli
dağ yolu
yanında üç ince patika
üç küçük oğlu
ve sanki süvari değil de
ilk kez eyer vurulmuş
bir kısrak gibi tedirgin
İbrahim talu

kış kararlı, ova dingin
İbrahim talu, sağır
bir acıya dökülen tunç
ve giderek daha belirgin
korkunç
bir kızıl çadır olup
savrulan yalım
işte hoyrat ve zalim
ağır
bir yangın

bin üçyüz ondu ve sen
İbrahim talu
ağıtlardan bir kış
solgun ve mücerret
ölümü sürmeli bir tüfek
gibi omzuna asmış
o sürmeli tüfek ki
tetiği kartal
namlusu aşiret
kabzası yanmış

Jön TüRk 02 June 2020 01:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Bebeleri
Şair: Hilmi Yavuz


doğunun bebeleri taş bebek
değildir; say ki onlara cefa
ince yaralı bir gömlek
ve ninniler en çok akşamları zor
say ki onlar ağlarken lor
say ki gülerken çökelek

doğunun bebeleri taş bebek
değildir; yaşmaklı Siirt’i
kınalı Van’ı
sılayla gerdeğe girercesine
geçip gurbetin çobanı
ölüm, güz üşüşür yüzlerine
ay, gecenin şark çıbanı

doğunun bebeleri taş bebek
değildir; acıyı trahom,
gündüzü emek
gülüyse bir gelecek için kullanır
say ki anaları ova, babaları dağ
ve emzikleri tüfek

Jön TüRk 02 June 2020 01:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Diyalektiği
Şair: Hilmi Yavuz


su şafağa dönüşür ve güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak

günün yasmağını örtünür bir tekke nefesi
gibi usulca açılır toprak
sesin kendini güle
ve gülün kendini sessizliğe dönüştürmesi
gibi kendi kendini yağmalayarak
odur şafağı dönüştüren ölüme
bu yağma sanki yıkık hanların
bir yazından baç alınan erguvanların
üzerinde bir dağ, örneğin nur hak
olup geçmiştir
olum hangi denizleri gezmiştir
bilinir ama mutlak
bir büyük hasretle kolan vurarak
çıkar kalbimin önüne
bir doğudur ki o. gülerken bile bozlak
hep susmuş, evet, ve nasıl ki sevdayı
gök ekinler gibi tırpanlıyarak
yeni sevdalar üretmiş, ve susmak
yeniden gök ekinler göğertmiş
göğertecek de,
gurbeti sılaya bağlayarak

su şafağa dönüşür ve güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak

Jön TüRk 02 June 2020 01:24

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Geçitleri
Şair: Hilmi Yavuz


çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece ima ile geçtik

'yol verin sevdaya'
gördük ve yol verdik
acıdan kalkıp acıya
varan bir yol gibi
kendini göstere göstere
bir cihannüma ile geçtik

ve kalbimiz bize sahip çıkmadı
dağdır, kızılca kopup
ve done done duştu
döner dağdan sonbahar
hüzne geçit yok, ziganalar
ve kop'tan bu dönüşleri
bir sema ile geçtik

ateştir eski geceler
'tut ve yan, tut ve yan
kul ol, gülümüzden'
sairler aksamdır, ateşgedeler
ve biz kendi külümüzden
bir Huda ile geçtik

bir hayal olmadadır gol simdi
göründü elsele gol ve giz
gördük, bir kuğuya yolcu olduğu
yerde kayboldu nergis
ve biz, öyle ki, bu yolculuğu
bir rüya ile geçtik

çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece ima ile geçtik

Jön TüRk 02 June 2020 01:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Gurbetçileri
Şair: Hilmi Yavuz


acı biziz, biziz yine
bir büyük bozguna yol olduğumuz

artık ne acem bahçesi
ne acem mülkü
ne de yaprakla
örtülü havuz
bir kaç gün sonbahar ile talan edilip
su yıkılıp, hüzün çürüyüp
ve yol sefili dağlarımızdan
bir ipek uçurum diye devrilip
sel gittiyse kalan kumuz
biz bir talanla başladık kendimize
bundan böyle acının
ekmek ve tuz
konaklardan geçer yolumuz
olum çarktır, sevda direk
uçsuz bir gurbete bağdaş kuduzumuzda
ve mahsus selam diye söylenerek
bir ağıda durulur mektubumuz

acı biziz, biziz yine
bozguna bağlıyız, yola mahkumuz

Jön TüRk 02 June 2020 01:25

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Gurbetleri
Şair: Hilmi Yavuz


akşam en güzel masaldır
iyi anlatılırsa

doğru olan herşeyde biraz
öfke, biraz yılgınlık vardır
der, bir kıssa
cam incelince şarap da incelir
yaşam acıdan kırmızıya
ölüm hüzünden beyaza
ve bir gül gelirse
bu yol ayrımından gelir
mutlaka ve nasılsa
kendi elimizle kurduğumuz gurbetten
daha zor bir sürgün yoktur
yaşasak da yaşamasak da
umuda ve sonbahara hüküm ki:
gülün saltanat devrinden
ne sevdikse bugünden
ve ne kaldıysa dün ki
acıyı yakuta döndürsün
hüznü döndürsün elmasa

akşam en güzel masaldır çünkü
iyi anlatılırsa

Jön TüRk 02 June 2020 01:27

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Kadınları
Şair: Hilmi Yavuz


biz batan güne sahip çıktığımızda
ay, Bitlis’te sarı tütün
ya da bir akarsu imgesi
gibi yiğit ve bütün
bir ağıttı
kadınlarımızda
onlar hüznü bir çeyiz
çileyi ince bir nergis
ve gülerken bir dağ silsilesi
taşırlar
ve birer acıdan ibarettiler
kayıtlarımızda

kadınlar ki alınlarımızda
doğuyu mavi bir nokta
ve yazgıları çok uzakta
bir nehir yoluna
karışırlar
ölümleri duvaktan beyaz
ve ahlat, Erciş, adil cevaz
üzerinde geçen bir kederle
yarışırlar
ve birer yazmadan ibarettirler
sevdalarımızda

biz bir yazın ayağında
en küçük bir gurbeti bile
içi titreyerek okuyan
ve bir gülü tersinden dokuyan
umutlarımızda
başlığı kınadan turaç
bebesi doğuştan kıraç
ve bir ninniyle darılıp
bir türküyle barışırlar
ve birer hasretten ibarettirler
mektuplarımızda

Jön TüRk 02 June 2020 01:27

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Sevdaları -1-
Şair: Hilmi Yavuz


sevda derinlerdedir, oysa Ferhat
üstünü kazmada dağın

kalbimin, yani o yağmur
ve acıdan ocağın
madenini, laciverdi ve mahmur
bir ağrıyla delmede
şirin
ve en asılmaz, en derin
bir şiirin yurt edindiği
billur bir köşke girmede
Leyla
ve mecnuncun, yani o çölden
ve ağıttan otağın
önünde, bir adak gibi
ölüme diz çöktürmede
Leyla
ve yakut, şafak ve irin
ile emzirdiği bir gözün
boynunu vurmada
şirin

sevda derinlerdedir, oysa Ferhat
üstünü kazmada dağın

Jön TüRk 02 June 2020 01:28

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Sevdaları -4
Şair: Hilmi Yavuz


bir göl güle düşerse
göl değil de gül bulanır

gurbet sende pamuklarsa
gece ay oradan doğar
şiir acıya çullanır
ilkyaz düşeli beridir
giden ben değilim, yoldur
dili söyleyen sevdaysa
mektubum kalbime yollanır
nehir kuşa batsa birden
aksa tersine aksa
batsa kül, batsa turna
ve batsa...ve benim bir yanım ki ferhadsa
bir yanım dağdır
hasret, külünü vurduğum yerdir
ateş, kül ile dağlanır

bir göl güle düşerse
göl değil de gül bulanır

Jön TüRk 02 June 2020 01:28

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Sevdaları-2-
Şair: Hilmi Yavuz


ay kanar, sevda akar, bir dağ
bir dağ kendini delerse

sesini yangına verse
o dağdır acıların külhanı
ve usul uçan şahin
kanadında bir çerağ
ve kalbim bir sehrayın
gibi kendinde yananı
alıp hasrete giderse

ay kanar, sevda akar, bir dağ
bir dağ kendini delerse

akşam ki pekmezle yanıp
korkunç bir ipek humması
ateşi kükreten, vahim
ve kolsuz ve tecride hırkası
gibi kendini kuşanıp
ölüm, bir yaz kadar hain
alıp başını giderse

ay kanar, sevda akar, bir dağ
bir dağ kendini delerse

Jön TüRk 02 June 2020 01:28

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Sevdaları-3-
Şair: Hilmi Yavuz


sen ilkyazı önce kendinde oluştur
ve sonra büyüt hiç solmayanı

bir dağ ki kendinden umulmayanı
senin yüzünden devşirip birden
ve en hoyrat, en sevecen
gözlerin ağır bir suçtur
ve benim kalbimi yeniden yazabilmek için
el aldığım çok olmuştur
eski futuvvet namelerden
sen o ki dokunuşların
ve acının derin bahçıvanı
sevda belki bir susuştur
ve kim bilir, nasıl ve nemden
gelen bir türküyle duyulmayanı
bir soluk güldür, ki duyurmuştur
eski futuvvet namelerden

sen ilkyazı önce kendinde oluştur
ve sonra yürü yol olmayanı

Jön TüRk 02 June 2020 01:28

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Son Sözü
Şair: Hilmi Yavuz


bir gece Çölemerik üzerinde
bakır bir bilezik gibi hilali
gördü
ezik çiğdemleriyle Elazığ
acı dağlarıyla Ergani
dersim Pülümür, horasan
İbrahim talu'nun oğlunu gördüler
ve bir keçe kilimi andıran elleriyle
göğü bir beşik gibi sallayan
Fatma’yı Zeynel’in ayali
kimse bizim sevdamızı anlatamadı
ne meç u zil hikayesi
ne de ahdede hani
yaylalar kelepçeydi asi Fırat’a
en büyük mahpushane dağlardı
ve Dicle, Fırat’ın helali
çoktandır akşam denen sanata
alışmış olmanın acısı
kavuşmuş olmanın hayali
ile akardı
köpüğünü kanata
bir gece diyarbekir'den Hozat’a
ayın kızıl bir karpuz gibi
çatladığını gördü
bir heybenin morardığını
ve ölümün bir zerdali
ağacı olup köpürdüğünü
Nazif ergin, müfettiş-i umumi
Muğlalı paşa ve vali

işte doğunun dünü, bugünü
yaşamış olmanın tuzu, ekmeği
ve yarını, acının düğünü
gibi duyursun bizlere
açsın bir yufka gibi umudu
türküleri yeniden yoğursun
közlesin gibi, melali

Jön TüRk 02 June 2020 01:28

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Soruları
Şair: Hilmi Yavuz


hangi umut, hangi sevda, hangi dağ
ve hangi-

dağ, allahu ekber dağlarıdır
sevda, nazımınki

ve ozan bir garip derviş işte
acısı Gevaş’ta, gidi Muş’ta
kendini yollarla bezemiş

mendili boydan boya meneviş
bir büyük akşamın külü
sabrı, hasreti doğulu

ve ölüm, bir kır yoksulu
gibi gök ekin arıyor sanki

hangi umut, hangi sevda, hangi dağ
ve hangi-

Jön TüRk 02 June 2020 01:29

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Ölümleri
Şair: Hilmi Yavuz


ölüm bir aşirettir doğuda

ay ışığı gülden hoyrat
gölleri güzelden talandır
ve asi , durak bilmez ağıtlarıyla
uçsuz bucaksız turnalarını
kat kat gurbete durmuş evvel baharla
sevdası göçer olandır
ve bu nasıl bir serencimdir
satılır umudu beye
hasreti bir meta gibi
ve alınandır
ve tuzdan, bozkırdan ninelerini
bir çığlık gibi mengeneden mengeneye
söküp çürüten rüzgardır

türküsü ki eşkıyaya geniş
ve bir kekliğe dardır
ovayı çelen bakışlı
ve bir fişekliğe dizilmiş
gibi omzu kuş nakışlı ağaçlarıyla
acıya pusu kurandır

ölüm bir aşirettir doğuda

Jön TüRk 02 June 2020 01:29

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Doğunun Şairleri
Şair: Hilmi Yavuz


işte doğu, ki sen ki sanki
pir sultan ile baki efendiyi
sırmalı bir çiğdemde birleştirerek
Rumeli kılan dize
işte doğu, hilkati güzün
ne zaman giydiysek o kadar hüzün
ve ağır, ürkek ve beyaz
bir sülüne benzeyen örtümüzün
kat kat altındaki sağır bir hırka gibi
ölümdür, dar gelir eğnimize
işte doğu, ki orda her şey
kendini yineliyor batarak
orda her şey batıdan batıyor
ve bir ay ışığı dahil olup gülümsememize
o doğu ki daim düşen bir yaprak
yahut utangaç bir yakut ile
tartıla tartıla incelen sözün
çıkarır nakışını gözlerimize
o doğu ki simyacısıdır
siyasetin katledilmiş bir gülün
yahut bir çile haneye benzeyen yüzümüzün
ve sevgili, gam sultanıdır orda
yani doğuda, solgun bir melanetle doğan
büyük boynu gecenin ve gündüzün
ve şairlerdi sevda askerleridir
kızıl bir kadife kadar mağrur
yahut bir şayak kadar hırçın
ve vakur
gönlümüzün

Jön TüRk 02 June 2020 01:29

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Endymıon
Şair: Hilmi Yavuz


ben daima uçurumlar edinirim
bir yerden ötekine göçerken

işte sessiz saatlerde kederden
türemiş bir söylen
gibi göl
ve bağlaşığı enymion
birlikte kıvrılıp uyurlar
ana-bir acıyla ayışığı...
da mı birliktedirler?

şimdi bu uçurum illerinden
uçup göle kaçalım. kirli-olmak
bizi orda bekliyor
...içimi melekler...
aşklarsa bağlanmak için iyidir
-ne farkeder?

melekler kendiliğindendirler
öyle varolurlar...
belki benim terkettiğim şiirden
artakalan bu bahçeyi
hesperid’ler yüklenir,
toplayıp yolları götürür...
mü diyorsun?
-daha erken!.

ben daima uçurumlar edinirim
bir yerden ötekine göçerken

Jön TüRk 02 June 2020 01:29

Cevap: Hilmi Yavuz Şiirleri
 
Eros İle Thanatos
Şair: Hilmi Yavuz


sana sarı bir yaz gönderdim
onu bir zaman gibi koynunda sakla
önce kuytular göle çekildi
ayrılık, ayrıldığın yerde değildi
herkes, artık, elbette
dağ’dır biraz
ve sarı yaz senin perden

suya gömdün yaprağın adını
bir kentin hüznüne benzedin birden
aşklar kimliksizleşti: süslü zamanlar!
sen ki kendi kendinin özleminden
sıkılırdın... sorardın:
‘olur mu,
anlamak aşkları eski güllerden?’

işte bir söyleyişin solgun yüzü:
artık ne bir anıdan arta kalanlar-
dan söz var! ne bir şey!
-boşuna!..
ölüm, olmak’tır ve bir söz kanar;
yalnız yalnızlıklardır bizden olanlar!
onlardı, gittiler... daha gelmeden...

bense akşam oldum artık
ve akşamlar, benim gövdem...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:00.
  • Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.