![]() |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Eski Bir Sonbahar
Sonbahardı... Seninle geçiyorduk o yoldan; Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyord Bize yaklaşıyordu Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu. Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün; Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu... Havada bir serinlik... Tatlı bir hayal gibi... Torak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi? O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu. Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin; Yapraklar gibi yere dökülüyordu enin; O nağme mesafeyi, zamanı aşıyordu. O bir beste değildi: Kuşlar ağlaşıyordu. En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır. Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır. Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak Belki veda etmektir sana birkaç satırla... Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!.. |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Gel Buyruğu
Tanrının 'gel' buyruğu tatlılıkla erince Ona doğru can kuşu nice uçmasın, nice? Ne yaşamak tasası, ne dünyanın yasası, Ne de bir kaygı kalır can yükünü derince. Bu dirlik bir kılıçsa ölüm onun kınıdır; İkisini birlikte verirler bir verince. Ecel dedikleri şey erlerin kevseridir; Gözünü kırpmadan iç, içme çağı erince. Bir yumunca gözünü, kaybedince özünü Çalamazsın sazını öyle inceden ince Ne güneş kalır, ne ay; ne ırmaklar akar, ne çay; Dünyaya gelmedin say yağız yere girince. Bildiğin, neyse unut, Tanrı'ya kavuştun tut, Bir gün ölüm meleği seni yere serince. Şu gördüğün ne varsa birer birer küçük damladır, Bir denize akıyor hepsi yerli yerince Bir gördüğün baştır, mezar beşiğe aştır, Ölü diriye eştir, düşün biraz derince. Atsız! Ölüm gerekmek teninde can yaşarken, Sen burada olmazsın ölüm kanat gerince... |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Geri Gelen Mektup
Ruhu mu ateş yoksa o gözler mi alevden Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu Pervane olan kendini gizler mi alevden Sen istedin ondan bu gönlüm zorla tutuştu Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse Her şey silinip kaybolurken nazarında Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse... Ey sen ki kül ettin beni olmaz yakışınla Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla Hançer gibi keskinler çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince İçimdeki azgın devi rüzgarlara attım Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Kahramanların Ölümü
(Şehit tayyareci Kurmay yüzbaşı Kami'nin büyük hatırasına) Gerilir zorlu bir yay Oku fırlatmak için; Gece gökte doğar ay Yükselip batmak için. Mecnun inler, kanını Leyla'ya katmak için. Cilve yapar sevgili Gönül kanatmak için. Şair neden gam çeker? Şiir yaratmak için. Dağda niçin bağırılır? Feleğe çatmak için. Açılır tatlı güller Arılar tatmak için. Tanrı kızlar yaratmış Erlere satmak için. İnsan büyür beşikte Mezarda yatmak için. Ve.............. Kahramanlar can verir Yurdu yaşatmak için... 1931 |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Kahramanlık
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir. Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir; Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir. Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşar adım gitmeli onların arkasından. Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından İleriye atılmak ve sonra dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık... Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık. Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık; Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir. Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir. Bunun için ölüme bir atılış gerekir. Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir... |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Karanlık
Son ışık söneli nice zamandır; Rüyalar! Yeniden önüme düşün! Yardan ayrı geçen uzun yıllarda, Hülyası bulunmaz bir anlık düşün. Yayını kalbime Ayzıt asalı, Başka bir eldenim katı yasalı. Burda koskoca bir gönül masalı Kaybolur içinde bir damla yaşın. Aşk için verince bu kadar emek, Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek. Ey zaman, ey dünta! Geri gelmemek Üzere sizlerde benimle koşun!.. |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Kardeş Kahraman Macarlar
Akıttılar yine kara toprak üstüne Kahraman Macarlar şanlı Turan kanını! Yazdılar yeniden Tarihe en şerefli, Yiğitlik Destanını! Yurt için ölümdür, en güzeli ölümün, Ölümler yaşatır bir ırkın vahtanını. Arpad'ın Milleti elbet öldürülemez, Verse de bin canını! Bataklık Milleti Moskof sürülerine! Gösterdi Macarlar Turanlılık şanını! Binlerce öldüler... Ölmek yenilmek değil, Yüceltmektir Şanını! Not: Atsız, Macarlar'ın Sovyetlere karşı 1956 yılındaki başkaldırışından duygulanarak, Macar vatanseveri ve Türk dostu Prof. İmre Taht'a ithafen bu şiiri yazmıştır. |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Kızıl Elma
'Yüz paralık kurşunla gider hayat dediğin; Tanrı yolu uzaktır; erken kalk sıkı giyin. Yazık, bütün ömdünce o kadar özlediğin Güzel Kızılelma'na varmadan öleceksin.' |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Korku
Bir lahza uzaktan seni görmem, Hasretle yanan bağrıma bir damla su oldu. Sensiz geçerek ruhu karartan koca bir yıl, Hissiz ve hayatsız bir ölüm uykusu oldu. Ömrümdeki en korkulu endişe ve duygu, Sensiz yaşamak korkusu oldu. 5 Mayıs 1945 |
Cevap: Hüseyin Nihal Atsız Şiirleri
Koşmalar (Sesleniş)
Yalnızım,ne kadar aranıp dursam, Baş ucumda seni bulamıyorum. Güneşten vazgeçip susuz olsam da Seninle olmadan olamıyorum. Şu yollar bilmem ki dağ mı, ova mı? Gitsem bulur muyum kendi yuvamı? Kuş!Yolun nereye?Bizim eve mi? Sen götür,ben haber salamıyorum. Her gece orda bir yaslanan mı var? Sessizce kirpiği ıslanan mı var? Uzaktan bana bir seslenen mi var? Ne diyor?Sesini alamıyorum. Acaba yaşlı mı kara gözlerin? İçimde bir derin yara gözlerin... Daldı mı uzak bir yere gözlerin? Görmüyor,bilmiyor,bilemiyorum... Günleri sayarım,geceler iner, Beklerim geceyi,yıldızlar söner, Gizli bir yaram var,durmayıp kanar; Neresi?Bulup da silemiyorum. Ulaşsa da sana yolların ucu, Varmaya yetmiyor Atsız'ın gücü. İçimde duruken bu kadar acı, Hala yaşıyorum,ölemiyorum. 25 Ağustos 1944 |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:46. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.