![]() |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İstersen Hiç Başlamasın
Şair: Murathan Mungan İstersen hiç başlamasın Bu hikaye eksik kalsın Onca yaraların ardından Yeni bir aşk yaratamazsın Örselenmiş bir çocukluk İşte benim bütün hikayem Kaç sevda geçse de yüreğimden Bu yıkıntıları onaramazsın İstersen hiç başlamasın Geç kalmışız birbirimize Yanlış kapılarda geçmiş bunca yıl Dönemeyiz artık ilk gençliğimize İstersen hiç başlamasın Söz verelim kendimize |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İrmağa Kapılmış Ferman
Şair: Murathan Mungan bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize taşkınıyla bir tek dizenin sular altında kalan kitab ölenin, kavuşanın eski aylardan şaban yıldzımsın Arabi gökyüzümde ben öldüren ırmağa hala vuruyor ışığın biliyorum az kaldı denizime biliyorum bu ferman çıkmaz bir yere ben gittim, murathan kalsın sende |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İntihar..
Şair: Murathan Mungan el falı avuç içinin yazgısı kader çizgisi, ölüm deja vu ayrılışlar, ayrılışlar, yaşanmamışlıklar yanlızca bir kadehi içilmiş yetmişlik intihar. |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İnce L , Lalena
Şair: Murathan Mungan Eski sular, silahsız akşamlar, erken vurulmalar sığırcıklar ötüyor bir yerlerde gün düşüyor çılgın bir portakal gibi bir yolculuk defterinin içine tundraların gizlediği izlerden Bak yine eşiğine geldim İnce L, Lalena izin ver inine sokulayım bu gece Bak safkan geldim gittiğim uzaklardan Yaşadıklarım işlememiş hiçbir yerime şuracıkta kıvrılayım, teninin tarçın gökleri altında temiz bir çarşaf ser; beyaz, yumuşak bir yastık rüya istemem sobanın üzerinde kaynayan çaydanlığın huzurundan başka köşedeki mindere otur eski günlerdeki gibi, usul sesle bir şeyler anlat bana, bana bir şeyler söyle herşey eskisi gibi olsun ben hiç gitmemiş olayım sen evlenmemiş ol, ölmemiş ol Lalena İnmem gerektiği söylenen düşlerden indiğim gecelerde kaç kez sardın yaralı bedenimi kaç kez yeniledin ertesi gün sokaklarına kendimi bulurdum başka terkilerde derdim yaşam elimden kaçmamış daha uyardım kurallarına, kısık ışıklarına senin koyduğun bütün sessizliğin bilirdim kelimelerle bile paylaşılamayacak kadar derinde 'Lalena'yı dinlerken sokulgan bir kedi gibi bırakırdın kendini beni bile unutarak benim göğsümde neyi sevsem kime dokunsam saçların akıyor yıllardır parmaklarımın arasından ben kendime ne yaptım, sana ne yaptım Lalena? hatırlıyor musun ne aptalca şeylere güler sonra mutluluktan ağlardık sevişirken aşkın ve birbirimizin derin kucağında San Fransisco'ya giderken olmasa da Doors dinlerken bir çiçek takardın saçlarına Nasıl dönerdik ortancalar vadisinden daha silah sesleri gelmezken hüzünlü tepelerinden daha başkalarına kıymanın bilgisi bulaşmamışken parmak izlerime nasıl kaygısızdık ve nasıl farkında bile değildik içinden geçtiğimiz zamanın masum şehvetini kendimizden ayırt edemezken hem zayıf, hem korkak, hem maço korurum kendimi sanır kaçtığı uzaklarda hiçbir şey vurma yüzüme, hiçbir şey söyleme eksileceğim kadar eksildim dönüşün yollarında buraya gelirken geriye pek bir şey kalmamış aşkın bütün imkanlarını sende tüketmişim ben yol bitiyor işte, bir kaç adım kaldı eşiğine varmya şimdi herkes Doors dinliyor yeniden seninse saçlarındaki çiçek duruyor mu hala Orada mısın? Bu şiiri okuyor musun? İnce L duruyor mu şarkının kaldığımız yerinde? Orada ol Evlenmemiş ol Ölmemiş ol Hiçbir şey olmamış olsun sana |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İklim..
Şair: Murathan Mungan aşk iklimdir tarikat cihazlarıyla yaratır dünyasını inanmayanlar için Allah imkanıdır aynıdır cenneti cehennemi ahreti uyandırır kendi ahlakını ister ikliminden nafile kalplerin kaçınılmaz kaderi tabiatının koşulları ya da iklim tuzağı kendi derinliği kadar sever herkes uçurum başlar bir yerinden aşk rehin alır dünyayı soğuğun uykusu başka sıcağın uykusu bazı uykusuzluklar rüyadır iklimle beslenir aşk gök haritası ile kalbin kapısı eştir aşk merhamet ister sahibinden leyla ile mecnun çölde geçer sanrı, humma, aşk aynı çölün çocuklarıdır akraba karanlığında çoğalır bire kadar inen tanrılar yol kaderle kısalır Kum Saati'nde akan eski soru: neden çöle indi dört kitap aynıdır çöl ile kalbin kapısı geçilmez tutulmadan aşkın doğusu ve batısı çünk aşkın doğusu ve batısı vardır kuzeyden güneye iner mazinin kavimleriyle kapısı bulunmayan şehirlere kapısı bulunanlar aşkı surların dışında bırakır kaleler düşer şehirler yakılır kıyamet yeryüzü provası sükunet cinnetiyle geçer tufandan korkanların hayatı onlara okudukları kitaplar kalır mazi hiçbir aşkla tamamlanmaz çünkü mazi kalplerde yaradır zamanların birbirini tutmamasıdır aşk birbirine erken ya da geç kalmış kapılardır ölümlü insan ile görece zaman var oluş bir alaydır bilgeliğin ardından koşan yalın gerçeklerle yaşlanır aşkın çetin definesi Babil kulesi kadar dağılmıştır yeryüzüne binlerce tarifle, aşk hala gizdir kayıp kule diller kadar şifrelenmiştir tene ve tarihe ışık hızında yeniden dirilinceye kadar kule, kalp, dil bilmece sahibinin körüdür aşk başka alemlerin gözleri ödünçtür aşk üzerine söylenmiş bütün sözler unutulmadan hatırlanmaz bir daha bunu yapan aşktır aşk insanın içindeki gençtir kendi içindeki yol ortasında kalan yarım hayatların kayıp sahipleri için aşk uzaktır aşk uzak olduğunda kullanılmaz yakınlıklarla aşk kişiye kendini tanıtır unutturmak için daha önce de söylendi: her öğrenilen bir sonrakine saklanır zaman aşktan böyle intikam alır kimse koşamaz zamanın önünden hiçbir sönmüş gerçek onaramaz kor kayıpları aşk kusurdur hatadır günahtır yasaktır imkansızdır bu yüzden insanlık için hala bir imkandır bir başlangıçtır aşk insanın kendine başlangıcı çok az kişi ilk kez aşık oluyormuş gibi tekrarlayabilir aşkı başlangıçları unutanlar için artık imkansız olanı bu, hayatı tekrarlamaktır diyalektik bile bu yüzden aşktır aşk hakkında söylenmiş bütün sözler yaşanmadan yalandır aşk bir haktır sonuna kadar kullanır kullanılmaz olanı iyi aşk şiiri yoktur, hiç olmadı, bu da olmadı her aşk şiiri yalnızca tekrarlar tekrarlanmaz olanı her biri yalnızca bir sonrakinin ilhamı belki bu kadar söz bağışlatır bana bu aşkı 2001 yazıydı çok istedim çok istedi çok istedik ama olmadı |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İnan Batmış Şehirler Gibi Onarılmaz Anılar
Şair: Murathan Mungan Biri beyaz biri kara iki kedi.. birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak, birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar. Gölgeler akşamüstünü söylüyor. Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi. Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu, uzun yolları da göze alabilen bir dostluk Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ... Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün... Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir... Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa; hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız, omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip 'Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O, boş yere bu sokaklarda aranırsınız... |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İki Yemin
Şair: Murathan Mungan Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım Yemin ettim Yüreğimdeki ve bedenimdeki bütün yaralar adına yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda Sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım aşktan yorgun düştü dinim dağıldı kehribarım gül ve buğday yetiştiren Ömrüm adına yemin ederim ki: Ben seçmedim bu ölümü Kaçmasan vurmayacaktım |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İki Bıçak
Şair: Murathan Mungan İki bıçak seç kendine Biri yaralamak için Biri öldürmek Pusu kur gözleri Karanlık gölgesine Biri sevmek için Biri ihanet İki yürek seç kendine Biri yaşamak için Biri gizlenmek Bir korkak, bir kaçak, bir firar Kaç kişisin sen sevdiğim, çocuk İçimdeki bıçak bir kere daha dönüyor Olduğu yerde Kalırsan sel basar yataklarımı Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde Kimi zamanlar olur sevgilim İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İdare Lambası
Şair: Murathan Mungan Bağbozumuydu hiç unutmam Lambanın ışığı vuruyordu yüzüne üzümlere vurur gibi sonra sesin,ışıkla aynı rekteydi nedense bal demek geliyor içimden ikisini birden düşündüğümde 'kendi içiyle ilişkisi kopmuş biri başkalarına gerek duymaz bir daha' demiştin.Susup seni dinlemiştik. O yılın şarabı bambaşkaydı. Duyguları çektik kıyıya hiçbir fırtınaya gücü kalmamış yorgun tekneler tekliyor gün günden çürüyen bir iç denizde kirleniyoruz son büyük dalgayı kaptırmamak için serseri bir vurguna bütün güvencemiz bu liman yatıştırılmış bir denizin çalkantısını idare ediyoruz idare lambası altında O yılın şarabını hiç unutmam! |
Cevap: Murathan Mungan Şiirleri
İçimizden Eksildi
Şair: Murathan Mungan Artık heyecanlandırmıyor beni garlar, peronlar, benzin istasyonları, uykulu mola yerleri, yabancılıklar, bilmediğin dağ rüzgarlarıyla ürpererek uyanmak bir gece vakti, dalgın bakışmalar sonra uykusuz sabahlarda indiğin sahil kasabası daha gövdene uyanmadan serin tuz, kıştan kalma dalgalar bir yerlerde beklediğini sandığımız büyük rüyalar galiba artık heyecanlandırmıyor kimseyi nicedir eksildi içimizden o çekip gitme duygusu eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim saçıp savurdu buraya gelene kadar içindeki şarkıları şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü, kuru düzeni kuşatırken sessizliğimi ardına saklandığım kelimeler kadar bir hayat ölmeden önce okunacak, yazılacak birkaç kitap. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:08. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.