![]() |
Nevzat Çelik Şiirleri
Anneler Günü Şair: Nevzat Çelik yeşildir artık yüreğinde kara bulut bugün anneler günü annem beni unut evde acılar koynuna yangelip yatmış inadına giyin sen de mayısa batmış yürü sokakta çocukların düşü aksın yürü ki saksıda çiçekler sana baksın diline genç anılarından bir türkü seç beş yıl büyüdüğüm okulun önünden geç ıslanırsa anıların güneşte kurut senin günün bugün unutma beni unut gök mavi deniz mavi tam kıyısında dur durma eteğinden beni bir daha savur annem yıldız kayıyor içinden dilek tut koşuyor sana kısa pantolunlu çocuk gözünde gözümde gözlerinde bin umut |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Af
Şair: Nevzat Çelik duvar duvar duvar sana ne desem ki ah incitmeden gözlerini mahkûmun her taşını kırmalı bir bir gerisi laf-ü güzaf |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Anımsamak Kuşları
Şair: Nevzat Çelik I çatıların üzerinde yürürdü serçeler kanatlarından günışığı dökülürdü ciğerleri sökülür gibi öksürürdü yokuşa vurdukça erkenci işçiler ekmeğinin yanına güneşi koyup usulca bakkaldan çıkan çocuk bir çift kanat açardı köşede ben dönerdim geceyarılarından üstüm başım çatışma içinde sardunyaların arasında pencerede sen taze bir badem gibi dururdun beni her sabah böyle vururdun çekip gözlerine mahmur bulutu günaydın derken salt dudaktın biri seni mutlaka öpüyordu bana mı öyle geliyordu sen mi çok ufaktın saçlarında miniminnacık papatya ardında çiçek bahçesi ayıp bir söz gibi yürürdün gözlerimi alıp götürürdün körleme kalırdım gidişini görüp de dönüşünü beklememek olur mu beklerdim tahtaya gömülen çiviler gibi bluzunun altında kanatlanan çifte kumruyu biraz köylü biraz burjuva sanırım kalçalarından almıştı o felaket huyu II kimdin neydin neciydin benim fikrim yoktu senin yaşın ve korkun kimi vakit konuğu olurdun duvar diplerinde kalleş ölümlerin kokladığı evimin tomurcukları patlayan bir dal gibi gülerdin kahve içtiğimiz fincana pencereye kilime duvara tabakta dilimlenmiş elmaya çın çın mavi saçılırdı en olmadık yerde eteğin açılırdı aklım karışırdı ne mümkündü görmemek hissetmemek incecik parmaklarında aşkla tüterdi değer değmez dudaklarına bütün sigaralar erkekti III sen hep oralardaydın küçük hoş görüntülerinle ben yüzümü rüzgara verirdim saçımın her telini uzak mavilere götüren denize dönerdim sonra sırtında dalgalar yürüten terim soğurdu bir köpek namlu ensekökümde dururdu işkence şuradaydı cezaevi burada yürürlerdi benimle yürüsem uzansam yatarlardı yanıma onlar benim gölgelerimdi bir önüme düşerlerdi bir ardıma IV kapandı üstüme geceyarıları polisler sürüklüyordu beni kent boydanboya susuyordu bulvarda bir ağaç gürültüyle kusuyordu kapandı üstüme geceyarıları sen yoktun okul arkadaşlarımın adını telefon numaralarını sinema kapılarını öptüğüm ilk kız gibi içtiğim ilk sigara ilk içki çıktığım ilk afiş gecesi gibi aklımda tuttum bir senin adını adını unuttum anımsamak kuşları bıçak uçmaları |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Bahar Ağrısı
Şair: Nevzat Çelik bir bahar daha dönüp gidecek kapıdan bir bahar daha sensiz yaşanacak demek bir bahar daha insanlar asılacak şafakta ben en çok şafakları ağlarım |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Bu Bahar Şaşma
Şair: Nevzat Çelik birdenbire ne oldu bana böyle ben eskiden yağmur filan takmazdım aşk desem değil yorgunluk hiç değil verip alnımı parmaklığın buz ufkuna kuytusunda kederler büyüten bir cehennem gibi bakmazdım düzeni yok voltamın nisanda mıyız yemyeşil bir dal kalbime bulaşıyor duvarlar üstüme yıkılırsa şaşma içimde firar etmek fikri aç bir kurt gibi dolaşıyor beni bu bahar vururlarsa şaşma |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Bulutları Kıvırcık
Şair: Nevzat Çelik yıl dört mevsim on iki ay yıl üçyüzaltmışbeş gün olur olmaz yerinde gecenin ve gündüzün tenimde uyanıyor senin çığlık çığlığa tenin kütür kütür kırmızı kanıyor elimde bir karpuz ne bir uyku gecelerimde ne düş ne bir huzur elmaya sakalımı sürtüyorum yanakların düşünce aklıma eğilip alıyorum kirazı ıslak dudaklarını alır gibi ağzıma gözlerinden akıyor ardarda kaç kuğu sonra bütün kuğu eğimleri boynunda omuzlarında sırtının oluğunda saçların bir gümüş uğultu uçup uçup ellerimi arasan memelerin değirmi buğusu belin belinin çukuru deli edecek beni durduk yerde başlayan kalçalarındaki müzik ve çisil çisil uyanmış bulutları kıvırcık.. felâket hüzün her bahar bir kuş uçursa hüznün sevgilim kuş bahçesine döner yüzün büsbütün uçurmalı oysa geceme seni bilerek isteyerek unutup herşeyi açlığı şurada kavgayı orada militanı sorguda işçiyi sokakta parmaklarımızda gün boyu güneş böğürtlen yer gibi temmuz tepelerinde mosmor sevişmeliyiz seninle sabaha kadar |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Çiçek Gibi
Şair: Nevzat Çelik 1 seven güzelim çocuk karşımda duruyor fotoğrafın güneş gibi asmışım ranzama seni gözlerimi gözbebeklerinde unutup o kadar yakın ve o kadar ürkeksin ki uçacak elimin sana uzanan rüzgârında sarı saçların tokasından kurtulup kolumu kanadımı kırıyor fakat yüzünün ortalık yerinde buruşan keder tam da gülecekken sımsıkı kapanıp yapışıyor kiraz ağacının bütün kirazı dudakların gözlerinin yemyeşil uğultusu ve pembe buğusu yanaklarının susup kalıyor apansız hem ne dersin ben sana aşık oldum küçük kız hem de içerdeki adama durup dururken aşık olan bir dolu şaşkın varken hem de bunu yasaklamışken kendime duvarla demir arasında voltada ranzada aykaranlıklarında yapayalnız çarparken yüreğim deli deli seni sevmenin sakıncası yok fakat seni sevmek yarını sevmek gibi birşey o güne dek bırak oyalansın bu yürek hem nasılsa sevmeyi öğrenmen için bir on yıl daha büyümen gerek 2 baban hapiste seven ranzası ranzama bakıyor öfkesi öfkeme seni anneni ve ülkemizi düşünüyor kükrüyor yaralı bir aslan gibi seni anneni ve ülkemizi düşünürken baban çıkacak hapisten uçacaksın gümüş bir kuş gibi kanatları kurşundan kurtulmuş gibi ne güzel şey seven baban çıkınca hapisten uçacaksın gümüş bir kuş gibi kanatları kurşundan kurtulmuş gibi 3 belki herkesin babası çıkamayacak hapisten ve belki onlar uçamayacak gümüş bir kuş gibi sevinçten bir zaman daha belki yaylım ateşlere düşecek en çocukça düşlerinin yolu belki bir zaman daha gözlerini ısıra ısıra ıpıslak bir bulut gibi yürüyecekler duvarlar boyu ve fakat şundan emin ol ki güzelim çocuk kollarının ucunda sıkışan dehşetli masum o iki yumruk alâmetidir kopacak kıyametin |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Çocuk
Şair: Nevzat Çelik ağlardı gözlerin mavi yeşil kara gülerdi gözlerin mavi yeşil kara ağla çocuk gül çocuk ama usul usul değil ama usul usul değil |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Diyarbakır Ölüleri
Şair: Nevzat Çelik I dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakır'ın asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar II incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki atılırız her çığlığa süngü de öyle bir keskin ki aynı saldırma değil mi göğsümüzde gizlimizi arayan döküp benzini esmer tenimize yangınları kundaklayan yanıp kavrulan bir ülkeydi anladım ortasında o ateşin nasıl unuturum gözlerinizi karaydı arasında uzun kirpiklerin belki hiç sayamayacaksınız sevgilinin saçına kaç ak karıştı gene de söyleyeceksiniz: yürü sevgilim ne de güzel yakıştı elli dokuz gün mü aç kaldınız vay benim kardeşlerim altınız öldü demek artık kaşık tutmaz bu ellerim III içimde bir ülke ağlar oturmuş sınırlarına saçını tarar bir çam devrilir hüznüme dalından bir kuş kalkar kuşun kanadına mı konar sabah yoklar demirörgüleri açamam ki sımsıkı gözlerim içinde diyarbakır ölüleri kimbilir ne güzeldir dinlemek dillerinde direnç türküleri basıp doğrulacak elbet kendi küllerine diyarbakır ölüleri |
Cevap: Nevzat Çelik Şiirleri
Ellerin Müebbet
Şair: Nevzat Çelik senin neden neden istediğini bilmezdim çamaşır makinası der koyardın postanı tersyüz eder ceplerini gösterirdi babam bir el ıslatır çitiler bir el iplere dizer rüzgâr savurur güneş kurutur sanırdım ellerim ellerim ellerim derdin anne tuzbuz olurdu evimizim tek aynasında sesin binse sesim bir akça kuşun kanadına gitse boy boy çamaşır leğenlerinde kaç müebbet buluşuyor ellerim senin küçücek ellerinle |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:27. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.