![]() |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Gündem
Şair: Refik Durbaş Bu gece uyumasak da olur, hadi sevinci tazele sevdayı tazele emzirsin yıllardır pas tutmuş yalnızlığımı sevsen de sevmesen de son elvedasıdır bu ömrümüzün ko dursun öylece elin elimin, dilin dilimin içinde bu gece uyumasak da olur, şimdi sevişelim sevgilim aşkımız ve çılgınlık ve sevişmek çünkü hala gündemde.. |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Güz Erken Geldi
Şair: Refik Durbaş Güz erken geldi,sen gelmedin gelecektin,ben sigarayı bırakacaktım nikotin bantları yerine yağmuru akıtacaktım damarlarıma Bir de intiharını ihtiyarlığımın Gençliğimin geçmiş baharlarını bir de... Çocuklar körebe oynamak için yağmurla gülüşleriyle donatacaklardı sokakları kanatları gümüşten bir serçe çocukların körebesi olacaktı Ben uçurtması olacaktım serçelerin Memelerinin billurdan gökkuşağı gecelerimi kuşatacaktı alnından öpecektim karanlığın senin uzundan da uzun çığlığından kirpiklerinin karasına sinmiş kokundan ve korkundan bir de... Ah! sana dokunmanın yangını zemheride buza kesmiş sular misali sana yorganı olmanın sevdanın yak ucundan saçının en ince teline öpmenin,öpüşmenin,koklaşmanın dudaklarıyla öpecektim seni Rüzgarın kollarıyla saracaktım bedenime dar gelen bedenini... Sen gelmedin,güz erken geldi gölgem pencere önlerinden ara sokaklarına düştü karasevdanın Kalbim hüzün ve kedere... Gelişini bekliyorum şimdi gidişini özlediğim gibi... Kara kuytusunda sevişmenin şehvetiyle emziresin diye beni kara urganıyla boğasın diye beni kara karanlığında unutasın diye beni Güz erken geldi,sen gelmedin. |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Hücremde Ayışığı
Şair: Refik Durbaş Sesimi sesinin üstüne koyma kara gecede, karanlıkta, acılı yüreğimde yeşerdiyse de alevi ölümün kan boğmadı daha korkuyu kırılmadı kin ve öfkenin fidanı Sesini sesimin üstüne koyma ağzımda prangası tutuklu rüzgâr Yanlış arama ölümden başka kurşuna dizilen resimlerde acıyla örülmüşse cesetler ve ağlıyorsa hücremde ayışığı üzgün değilim, hüzünlü asla Yanlış arama ölümden başka sırtımda falakası tutuklu rüzgâr Yüreğimde mezarlar açma artık kazıdım hücremin duvarına çünkü zamanı kucaklayan öfkemi acıdan üretilen sesimi gençliği damıtılmış günlerimi Yüreğimde mezarlar açma artık elinde kırbaçları tutuklu rüzgâr Çıplak taş, demir kapı, sessizlik korkuyu mu bekliyor o nöbetçi niçin hiç konuşmuyor yıldızlar şafak söktüyse nerde kar filizleri uyusam uyansam her yerde bahar Çıplak taş, demir kapı, sessizlik sesimde zincirleri tutuklu rüzgâr Tek değilim artık, çoğaldım ölüme deli rüzgâr, çıplak suyun rahminde artık ne hücrem, ne yalnızlık eskisinden düşmanım karanlığa ama hâlâ yanıyor yüreğimde işkence Tek değilim artık, çoğaldım ölüme yüzümde kelepçesi tutuklu rüzgâr -Söyle kim hak kazandı ölüme |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Kar Altında Bir Sabah
Şair: Refik Durbaş Ağzında yasın gülleri tuğladan çocuklar döküyor kar altında bir sabah toprak kokuyor nefesi Silmiş künyesini haritadan taze bedenler yontuyor kar altında bir sabah kederin ve aşkın dülgeri Ruj ve kelebek mimarisidir geçmiş günlerden düşen alnına kar altında bir sabah erkenden aydınlanıyor kefeni Bulutlar ve yaralı kuşlardan serin mezarlıklara kar altında bir sabah gül ve rüzgardır yağan şimdi Kim anlar şairlerden başka çürüyüp solsa da şiirler kar altında bir sabah ölümün yüzündeki cevheri |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Karanlıkta
Şair: Refik Durbaş ışığı söndür. hadi yanıma uzan seninle eskiyorum hadi uzan gün çoğalırken yüzümüzle bir roman kahramanını yaşıyaraktan gece ıslak ve su kadar dalgındır açılırken koyu bir derinliğe pencerem çünkü herkesin içinde hep aynı saksafon ölümden kollarını taşıyaraktan yürür eskiyen sıkıntısını sen korkma. alışkanlıktır gittiğimiz bizim hadi uzan biraz öpüşelim hadi uzan işte evimiz, aydınlığa çıkıyoruz. yolumuzun bittiği bir akşam korusunda artık her şey uzanmaktır sevgi nerde hadi uzan biz ölelim hadi uzan |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Kars Kalesi Kar Altında
Şair: Refik Durbaş Taşköprü üzerinde Evliya Çelebi Kars kalesinin şekillerini yazmakta bir sarı deftere : "Kuzey tarafından ensesi top menzili uzaklıkta bir dağ Düzlükte Aşağıhisar" Kars kalesi kar altında "Sur içinde kale ağası konağı ve iki yüz adet levend evi mükellef ve mükemmel cephaneler" Kars kalesi kar altında "Batıya bakan kapısı Erzurum'a açılır 'Su Kapısı' derler Kapılardan bir başkası Kağızman'a yol alır 'Orta Kapı' derler Üçüncüsü Van üzre doğu tarafında pusulası 'Behram Paşa' kapısıdır" Taşköprü üzerinden Kars kalesine bakıyorum Kars kalesi kar altında Bahar selleri yok Su kapısında Kars kalesi kar altında Kar altında yüreğim Orta kapıda Kars kalesi kar altında Behram Paşa kapısında Kars kalesine baktığımın fotoğrafına duruyor gurbetim Yüreğim hasrete duruyor Kars kalesi kar altında Ol hasretin külhanında yakıyorum gurbetimi Kars kalesi kar altında |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Karşılama
Şair: Refik Durbaş Anılardan yontulmuş yüze değil bir felakete adadım kendimi deneyerek sesimi yeni bir ölüde, her gün sabahla, baharın geldiğini resimlerde yaşayan ikindileri akşamın yalnızlığa düşürdüğü kafiyeyi kılıçla kesilen yatsıları mavi kuş zındanlarını ve sıkıntıyı adlandıran geceleri müjdeledim. o, yüreğinde uzun hüzünler besledi. Oysa acılar çoğalmış, dağlar uyumuştu karanlığın kollarında şehir uyumuştu denizin derinliğinde söken şafak yüzündeki dalgınlık ağzındaki ince harfler uyumuştu Fala mı inanırdım artık, kelimelere mi su terazilerine ölü tüccarlarına geceye ve gündüze mi? O gitti.Bir sevdaya yasladı kendini Ben kaldım.Yalnızlıkla karşıladım her şeyi. |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Şiirler
Şair: Refik Durbaş ey ezilmişlik! bir gün ben de ulaşacağım kapılarına. yoksulluğun o sonsuz panayırını aşacağım. aşkın şiirini ve memuriyetini kuracağım ve elbette bitecek zamanla edebiyat tarihi sevdanın ve alkolün kahramanlığı er mektupları gurbetin yüreğimi dağlayan diktatörlüğü. sevgilim acemi bir karanfil gibi açıyor her sabah şehrin yanaklarında bense her gece sıkıntıdan ve yeminden elbiseler biçiyorum, namussuz ve onurlu sevdalar dağları dağları da deliyor yalnızlık ışıdım yoksulluğa, perişanlığa. uykusuz kamyonlar çizdim gecenin alnına devşirme köyler, puslu kasabalarda dolaştım. kaç yıl umudun ve ezilmişliğin çadırında besledim yorgunluğu sokakların dilber ellerinden öptüm saçlarını okşadım dağların ve kuşlar bile uğramazken karanlığıma şimdi hey desem şehri saçaklarından sarsıyor yalnızlığım eğil yüzüme sevgilim, çöz iplerini o uslanmaz hayvanlığımı utandır, bırakılmışlığımı çınla çünkü doymuyorum abazanlığıma pazar mecmuaları, şahane çirkinliğim ve hülyalarımla ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık. |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Kimse
Şair: Refik Durbaş flütüm ince ve bereketli yüzümle her akşam yeni bir dansı çalardı yürürken yaylasında en uzun gün kahve fallarında fincanlarda ve bir sessizliğe ekleyip kendini birden barbar sesime dolardı ne kadar derin ve titrekse dolardı kendisi olan tabancasını dolardı yüreğimin leylaktan bir çan olduğu biriken bir kini usuldan üflerdi süngülerin açtığı ilaçlı soluğuma bir akşam kuytuluğunu taşıyaraktan şimdi kime söylesem umutsuzluğumu günün çoktan indiği kılıçlar derinlikte aşkların bittiği unutulan derinlikte bütün herkesle ardarda derinlikte artık soluyor kanım ağzımda flütün keskin ve öfkeli yorgunum çalmasını unuttum gitsem yüreğim hızlı bir dansa dönerken sevgi kimbilir nerde kaldı unuttum şimdi kime söylesem umutsuzluğumu unuttum |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Kimse Hatırlamıyor
Şair: Refik Durbaş Kimse hatırlamıyor adımı Bahar gelmiş. Balkonlar serin Annelerin çocuk ambarı balkonlar serin Su dalgın değil. bademler açmış - Sahi kaç yıldır yalnızım ben Çiçekler çürümüş saçlarımda Bembeyaz uzun kuşlar da uçmuş fotoğraflarımdan Bulutlar da Yüreğimde karanfillerden damıtılmış bir yaz Yaşıyor muyum acaba? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:50. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.