![]() |
Refik Durbaş Şiirleri
Barış Koyun Çocukların Adını Şair: Refik Durbaş Oyunu sever bütün çocuklar birdirbir, uzun eşek, körebe bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez oyun sözcüğünün halkların dilinde (Oyun koyun çocukların adını) Savaşa karşıdır bütün çocuklar kışın: kar altında her sabah tükenip erise de solgun nefesi yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda çarkları döndürse de yoksul alevi savaşa karşıdır bütün çocuklar nice ölümlerden geçmislerdir nice rüzgarlar içmislerdir gelincik tarlası çocuklar (Emek koyun çocukların adını) Gökyüzünün penceresinden şimdi bir kuş havalansa kanat çırpınışlarında hayatın yağmalanmış sevinci - Kuş uçar rüzgar kalır (Sevinç koyun çocukların adını) Uzay denizlerinde şimdi bir balık ağlasa gözyasi billurlarında yüz bin umut kıvılcımı - Alev uçar nazar kalır (Umut koyun çocukların adını) Çocuk bahçelerinde şimdi bir çiçek açsa hüzün sevince dönüşür sevinç çiçeğe - Ölüm uçar çocuklar kalır (Mutluluk koyun çocukların adını) Barıştan yanadır bütün çocuklar sabah: kuşatılmış bir toplama kampında ayrılığın tepsisini okşasa da elleri aksam: yıldızların mor orağıyla sessizliği devşirse de yetim öksüz sesi barıştan yanadır bütün çocuklar nice çığlık emmişlerdir nice korku gezmişlerdir yürekten hisli sevmişlerdir güvercin harmanı çocuklar (Devrim koyun çocukların adını) Barışı sever bütün çocuklar beştaş, saklambaç, elim sende bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez barış sözcüğünün halkların dilinde (Barış koyun çocukların adını) |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Bin Kuş Ayışığında
Şair: Refik Durbaş Şimdi senin soluğunda akşam çiçekler ve sular kadar yalnızım bir o kadar da esmer saçların bin kuş esiyor sanki ayışığından |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Bir Başına Tanyeli
Şair: Refik Durbaş Sen ki ne hüzünler yaşadın bir başına erisin artık yüreğinde çırpınan tanyeli ne belaymış deme zındanda kararmak acı da aynı imbikten çekiliyor, umut da şimdi |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Bu Şiirler
Şair: Refik Durbaş Kalbimde kan izleri anıların tarçın kokusu, belki menekşeler Belki bir ünlem işareti merak nasıl solgun ve bulanık şiirler Şiirlere uyanmak istedim de Çünkü soruda ve sorguda gelecek günler: neyin bedeli bu işkence Bu ruhsatsız gurbet, tükenmiş sıla kimin adına yazıldı söylesene Yüzümde kuş sesleri acıların Kır çiçekleri getirdim sana bir umut, tanıdık korkular biraz Günler: biraz olsun akılnda tut ve unutma nasıl, kime yazıldı Anılarını unutmuş bu şiirler |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Çaylar Şirketten -1
Şair: Refik Durbaş İstanbul - Ankara - Kayseri Adana - Antep - Mardin Bursa - İzmir - Bodrum üç yıldır gider gelirim 302 Mercedesin arka koltuğunda ne yattığım yer belli ne içtiğim su gecem saçları ağarmış bir mavi kuş gündüzüm anıları yitik bir yeşil rüzgar gider gelir üç yıldır içimde dudakları çatlamış bir umut gözleri görmez acılar Aslen Urfalıyım kaç yıl oldu bilmiyorum kim tutar hesabım kim anlar halimden bir kış günü sabah namazından dönerken babam can vermiş duldasında karanlığın sesi kan davası deyi ertesi gün üç - dört kişiyle kaldırılmış cenazesi Ne babam katilinin alnının çatına kan nakışlı hançerini çalacak ağabeyim ne gelinliği hicran bezeli bacım ne sesini işittiğim yıldız yıldız bir kardaşım var kalmışım bir başıma yüreği nasırlı bir anayla Bahtına şivan düşe çocukluk Aslen Urfalıyım kaç yıl oldu bilmiyorum kim yazar defterim kim bilir derdim bir kış günü sırtımda acıya yamalı bir mintan ayağımda rengi aşınmış lastik pabuçlar içimde buz bağlamış bir hüzün ardımda gözü yaşlı bir ana ekmeği taştan çıkarmak uğruna alınterini sevdaya nakışlamak uğruna umudu aydınlığa boğmak uğruna verdum kendimi yollara Ne bir avuç toprak, ne alev alev bir umut gurbetliğimde geleceği sararmış bir ana sılamda yel götürmez sel üfürmez bir yalnızlık bir kış günü indim İstanbul Sirkeci'ye Yurduna şivan düşe umutsuzluk Aslen Urfalıyım kaç yıl oldu bilmiyorum kim okur kitabım kim bulur dermanım bir kış günü turizm seyahat şirketlerinde böyle başladı mavinliğimin öyküsü O gün bu gündür ezberimde artık yalnızlık ezberimde acının kilometre taşları ezberimde umudun küf tutmuş şafağı ezberimde sevdanın rüzgar renkli çığlığı ezberimde kes hızını ağlatma el kızını ezberimde kuzu kurdun yol Fordun bu gece ezberimde Orhan Gencebay, dertler benim olsun |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Çaylar Şirketten -2
Şair: Refik Durbaş Gençliğin yağmuru yeni düşmüştü bıyıklarıma vurdum kendimi yollara Zulmüne şivan düşe yoksulluk Dünyanın başkenti Sultanahmet Anadolu'nun başkenti Sirkeci derler bir kış günü akşamın alacasında indim Sirkeci'ye dar bir sokak aralığında durdu otobüs yüzlerce küçük dükkan camlarında bütün Anadolu yüzlerce insan daha önce gördüğüm hiç görmediğim emanetçiler: neyim var gençliğimden başka bırakacak taksiciler: hangi deftere yazmıştım gurbetliğin adresini oteller: yeni çıktım sılamdan bu gece yatmasam da olur yüzlerce uğultu kuşu içimde, yüreğim daralıyor Ege Jet Balıkesir'e, İzmir'e hemen şimdi Cesur Turizm yolda kalmazsın hemşerim Diyarbakır, Urfa Dadaş Apollo 12'den hızlı Erzincan, Erzurum, Kars dünya şampiyonu yolların kralı Gazanfer Ankara soluğum buz tutmuş boğazımda renk değiştiriyor sesim şaşırıp kalmışım avucumda mavisi küflenmiş bir gökyüzü sigaraya yeni başlamış bir bulut katarı içimde sadece hüzün Ne yapmalı nereye gitmeli başı bağlanmış bu akşam karanlığında iş bulmak gerek, para tükendi tükenkecek (Paran mı vardı mendiline düğümlediğin üç-beş kuruştan başka) umut tükendi tükenecek, sevinç aydınlık inanç tükendi (zaten ne zaman tükenmemişlerdi) mutluluk sevda ekmek tükenecek tükendi tükeneceksılamın mazgallarını ışıklandıran özlem tükendi tükenecek yüreğimde ateşle yıkanmış heyecan ve bir uçurum Sokağın ucunu döndüm, sesim parçalamak istiyor bu uğultu ummanını birden bir esinti, serinlik, sanki çiçeklerden bir yaz yağmuru karşımda boynuma doladığımmendil kadar bir deniz parkta el ele dolaşan çocuklar gibi gemiler bıraksan 180 km hızla suyu yaracak kamyonlar otobüsler nereden gelip nereye giderler ben nereye bıraksa kader Rahmine şivan düşe gurbet Akşam inmek üzere, bir simit alıp deniz kıyısına oturuyorum bir sis yumağı ağır ağır dolanıyor Boğazın saçlarına bir martını kanadında eriyor güneşin son parıltıları okul yüzü mü gördüm ne gelir elimden sanatım yoksa Simit satmakla başlasam işe umudun alevi sönmesin diye Yüzümde pus tutmuş sabah köşebaşı rüzgar ayaz simit satarım susamlı poyraz renkli can kokulu şafaklardan daha beyaz hasretimden daha kara simit satarım susamlı buyur tanesi üç lira bana kalan yirmibeş kuruş anlamazım ne iştir bu Sesime alevler çalan sabahın karanlığından mor akşam aydınlığına simit satarım susamlı nar kokulu can yoksulu sermayesi gurbetliğim simit satarım susamlı buyur tanesi üç lira bana kalan ter yorgunluk anlamazım ne iştir bu Ev kirası çıksın diye üşümesin ayaklarım gurbet harcı çıksın diye şişmesin gözkapaklarım emek rızkı çıksın diye simit satarım susamlı adı güzel serçe pulu buyur tanesi üç lira bana kalan kan yoksulluk anlamazım ne iştir bu Babamdan miras mı kaldı ne gelir elimden sanatım yoksa Defter satmakla başlasam işe aydınlığın sesi donmasın diye |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Çaylar Şirketten -3
Şair: Refik Durbaş Birinci hamur üç defter bakkalda kırtasiyede on liraya alamazsın fabrika imalatına bende sadece beş lira al hayatını yaz abi okula giden kardeşinin buz kesmiş yüreğini yaz sabah alacasında nöbetçi umudun direncini yaz Birinci hamur çizgili sayfaları gül nakışlı iş alınteri kokuşlu daha çok patron kazançlı defter satarım hareli al rengini çiz acının al sesini çiz sevginin al resmini çiz emeğin çiçek bahçesine dönsün kor alev yürekte hınç Birinci hamur kırk sayfa az kaldı bitmek üzere bitmek üzere yüzümde sancı gençliğimden çaldırdığım alınterimin haracı ve hemen yazardım ilk satıra büyük harfle defter satan çocukların el emeği iş gücüyle yarattıkları barışı Neyim var gençliğimden başka harcayacağım Ciklet satmakla başlasam işe emeğin gücü tükenmesin diye Dükkanım pazarım trenler gider gelirim akşam sabah Sirkeci'den Bkırköy'e Bakırköy'den Halkalı'ya gider gelir ak ellerimde ödenmemiş ev kirası pabuç pantalon parası ayrıca gurbet yarası bir de yaşanmamış gençliğim ciklet satarım akşam sabah Müşteriler ikinc mevki işçi kızlar dokumacı overlokçu remayözcü hallerinden belli değil mi tipitip baybalon dandi memur kızlar ciklet almaz bir de kravatlı beyler zaten bellidir müşterim belli olmayan geleceğim ciklet satarım akşam sabah Kapağı bir atsam tül bacalı fabrikaya devirdim gitti işi elim sanata yatkın ne iş olsa yaparım bir söküp atabilsem yüreğimden dikeni emeğin alınterinin bir açsa iş gülleri ciklet satar mıyım abi Hangi parayla hangi malı alıp satacaksın hangi fabrikanın kapısını çalsan duvar ne var seni bağlayan buralara umut umudun varsa her yerde umut ekmek her yerde ekmek çalışsana sevda her yerde sevda çekmesini bilene Yaz dilekçeyi doldur kağıtları Almanya hesabına |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Çaylar Şirketten -4
Şair: Refik Durbaş Geçen yıl Rasim gitti, çocukluk arkadaşım mektubu gelir ara sıra: 'Kıymetli arkadaşım Halil Satırlarıma başlamadan önce selam eder her iki ellerinden sıkar gözlerinden öperim. Halil göndermiş olduğun en az senin kadar kıymetli mektubunu aldım. Bilemezsin ne kadar memun oldum ben de seni biraz olsun memnun etmek için bu çirkin satırları yazıyorum' Ne çirkin satırları içi hiç yazılmamış bir mektuba bile hasretim kaç yıldır 'Diyorsun ki ben de yazıldım ve önümde 50-60 kişi var ve buranın durumu hakkında bilgi istiyorsun. Sana kısaca anlatayım. Elime şahsen 700 ile 800 mark geçer Lojmanda oturuyorum. 80 mark kira. yemeğimi kendim yapıyorum. Fabrikaya gelince. Almanya'nın en büyük fabrikası. Ama en az para veren fabrika. Bazan fıska, bazan kalıpçı, bazan da çubukçuluk yapıyorum.' Ne fıskacılık ne kalıpçılık elimden her şey gelir yeter ki çalışacağım iş olsun 'Şunu belirtmek isterim. Kesilen 80 mark elime geçen paranın içinde değil. Bütün temennim senin Almanya'ya gelmen. Neresi olursa olsun. Burada adamı çok çalıştırıyorlar. Ayakkabıyı çıkartıpyatağa giriyorum. Bir de nereye gidersen oraya uyacaksın. Türkiye'de bay , burada herr. İstemeyerek satırlarıma son verirken tekrar selam eder, acele cevap beklerim.' Sanki ben istemiyor muyum gelmeyi öylesine susamışım ki alınterinin sıcaklığına kaç yıldır Ne kadere inandım şimdiye kadar ne kısmetten medet umdum ama biliyorum ki 'vasıfsız işçisin' deyi silecekler künyemi Almanya defterinden de Serinlik pusuda acıyla kararmış günlerimi düşünüyorum acıyla aydınlanacak günlerimi genç kızlığından beri çeyizi namerde yadigar anamı yüreğimden kopan fırtınada yolunu yitirmiş bir gemi bacadından çıkan dumanılnı avuçlarıma bırakarak uzaklaşıyor bir kırmızı balık (ne zaman denize baksam bir kırmızı balık olarak görüyorum kendimi) yosun yeşili mendiliyle siliyor a alnıma sıvanmış karanlığı Serinlik pusuda bir sis yumağı ağır ağır geçiyor alnımın duldasından geleceğimi düşünüyorum geçmişimi karanlık da eriyor aydınlık da Pulu acıyla mühürlü adresi sevdaya yazılı yüreğimde gurbetliğimi düşünüyorum Serinlik pusuda sevda da eriyor hicran da sevincinin kaymağı alınmış, yapraklarına çiğ düşmüş yüreğimde kendimi düşünüyorum bir de: 'Dert yoğuken serimde derdimle kardaş oldum düştüm gurbet ellere çilemle yoldaş oldum Sevdalığı yaşamadım mutluluğu tadamadım hasretliğe varamadım gurbetle kandaş oldum Karanlıkta erimezdim ayydınlıkta çürümezdim yalnızlığa yerinmezdim acıyla kardaş oldumé Sesine şivan düşe hasret Akşam inmek üzere. Nerede yatmalı bu gece. Hep gündüz olsa. Kıvrılır kalırsın bir park kanepesinde. Çimenlerin üzerinde. Alır gider bir ağaç gölgesi, bir su sesi içindeki kederi hüznü. Ama gece. Gece kime sığınırsın. Şimdi köyde olsam. Anam tandırı yakmıştır. Yorgana sarınır, tandırın kıyısına uzanırdım. Kemikli elleriyle saçlarımı karıştırırdı. Elimde bir dürüm. Yeşil soğan, lor. Ne çok özlemişim anamın ekmeğini. Akşam inmek üzere. Nere gitsem, nerde gecelesem. Her sokakta yüzlerce otel. Her kentin bir oteli var. İzmir Palas, Afyon Denizli Oteli. Edirne Kırklareli Oteli. Trabzon Oteli. Otel Rize Palas. Yalnızlık Palas...... Acı Oteli... Gurbet Palas... Dolanıp durdum son vapur da demir alana kadar kapı aralıklarından baktım sıcaklığın Sabah Sirkeci garında uyandığımda yeni bir gün başlamış güneş mavi yazmasını bağlamıştı gökyüzünün boynuna |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Çırak Aranıyor
Şair: Refik Durbaş Elim sanata düşer usta Dilim küfre, yüreğim acıya Ölüm hep bana Bana mı düşer usta? Sevda ne yana düşer usta Hicran ne yana Yalnızlık hep bana Bana mı düşer usta? Gurbet ne yana düşer usta Sıla ne yana Hasret hep bana Bana mı düşer usta? |
Cevap: Refik Durbaş Şiirleri
Gül Yağsın Ufkumuza
Şair: Refik Durbaş Ufka gül yağdığı akşam yüzleri ucuz sevdası ezberinde kiralık evler gibi serin turfanda kadınlarda sevdi Ufka gül yağdığı akşam ölüme ve ayrılığa cesur esrara dayanıklı masraf makbuzu kullanmayan az şekerli kadınlar da sevdi Ufka gül yağdığı akşam aynalara abone kalçalarından gayrı her şeyi helal çocuk bitmez tarlasını sürdüğü vadesi dolmuş, kadınlarda sevdi Ufka gül yağdığı akşam Herkesten uzakta şimdi |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:29. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.