![]() |
Turgay Fişekçi Şiirleri
90. Yaşgününde Nâzım Hikmet'e Şair: Turgay Fişekçi Hayatı senden öğrendim Bir gelinciğin taç yapraklarının nasıl sevileceğini Dünya'nın nasıl "müthiş" bir meyva olduğunu İnsan bundan henüz habersizken Senden öğrendim. Hayatı senden öğrendim Kıskanarak kazanamayacağımı kimseyi Sevince ölçüyü bir yana bırakmayı Senden. Dövüşmek zorunda kalmaktan hep ürktüm Büyüdüğüm bağlarda yoktu en küçük bir çelişki bile Nurtopu gibi bir oğlandım ilk aşkımda "Saman Sarısı"na sardım Sevgilimin kazağından çaldığım saç tellerini. Hayatı senden öğrendim. Şiirle nasıl değişebileceğini insanın Şiirin odun kesebileceğini Bilinmedik kumaşlar dokuyabileceğini Can eriğin suyu olabileceğini Senden. 75. yaşgününde de kalabalıklara okudum şiirlerini Hepsi çok seviyordu seni. Mektuplarını okusam Yüzüne bakmazdı hiçbiri Bütün sevgilerden sıcaktı satırların Her sözcüğünde çatlayan karpuz sesi Anadille dinmeyen bir kavuşma isteği. Sen ne Anadolu'da bir köy mezarındasın Ne de Moskova'da --Mezarda olma düşüncesi yakışmıyor sana- Sen Türkçe'desin. Türkçe'ye gömüldü Kalemin Parmakların Kolun Beynin. Halkına sunduğun kırmızı elman Yeryüzüne. |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Ansızın Bir Umut
Şair: Turgay Fişekçi Odeon Alanı'na çıkan Rue Ecole de Medicine'de 1993 haziranının sonlarında Bir Perşembe günü Bana nasıl park bileti alınacağını anlatan insan, Ah, böylesine aydınlık Başkalarına da anlatsan, Bu dünya nasıl sevilir İnsanlar nasıl, Sömürü nasıl biter Çevre nedir? Bir bardak nar şurubu gibi yüzünde Boncuk boncuk yaşam sevinci, Sonra bir daha anlatsan... |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Asmaların Dansı
Şair: Turgay Fişekçi 1. Bir Akdeniz Haziran’ında Öğleye doğru. Yalnızca kavaklar altında öten cırcırların sesi ---Sıcaktan kaçın diyen sirenler--- Taş sofada Güneşin yaktığı otların ve toprağın soluk kesen buğusu Sırtları serin duvarlarda Köşede yirmi taş oynayanlar : Kız ergen gibi , oğlan daha kısa pantolonlu. Kızın taşları süpüren eli Oğlanın paçasından yavaşça süzülüyor içeri. Birazdan yüklük odasında Her günkü oyunlar. 2. Yağmurlu günlerde seviş benimle Kuşlar çinko damı gagalarken Tenimin kokusunu değiştiren yağmurlarda Sıcak öğlesonlarında seviş benimle Buhurlar tüterken tenimden Yanan toprağın buğusu soluğumken Bahar günleri dereboylarında seviş benimle Kestane saçlarında kelebekler asılıyken Yaz geceleri kurumuş dere yataklarında Sıcak kumlar yatağımız , söğütler çatımız , duvarımızken Ne olursa olsun sabahları seviş benimle Dinlenmişliğin gücü kaslarında İçinde ne varsa dökmenin hazzıyla saran Sonra ilk kez görür gibi algılaman için Her sabah öylece bırakayım seni dünyaya 3. Kol kıvrımımdan öp beni Tüylerimin arasında yollar açan dudaklarınla Mavi damarlarımdan Bileklerimden öp beni Nabzımın tıpırtısı tavşan dudağını titretsin Öpüşten bilezikler kollarımda Parmaklarımın ucundan öp beni Soyulmuş yumurta beyazlığındaki etimden Öpüşlerin yanıp geçen bir ışık değil Uzun yazların güneşi gibi kalsın tenimde 4. Asma bahçelerde gezerken omzuna değen elim kristal taneler gibi döküverir seni toprağa Basma entarinin çıplak altı ter ter istek Altımda canlı , bulunmaz bir yumuşaklık sırtımı göğe dayayıp beni ezen Memelerini emerken , bacaklarını kıstığında solumaların volkanik lavlar Sen bitersin başlar asmalar açıp kollarını dans etmeye Neyimi beğenir bilmem bırakmaz beni Yeşil , filiz dudakları Geniş yapraktan elleri dönerken çevremde sürünür boynuma göğsüme Sallar memelerini salkım sal -kım Hangisi tatlı , bir de bundan em bakalım! |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Bir Aşkı Açıklamak
Şair: Turgay Fişekçi Bir aşkı açıklayacak sözcükler kaldı mı Tüm sözcükleri yitirmedim mi tek tek insan yüzlerinde Gözyaşı damlalarıydı her biri Gözlerim kuruduğunda konuşmayı unuttum Uzun savaşlar sonrası tükenmiş bir dünyada Karşılaştığım insanlara ne söyleyebilirim Her sözcük söylemek istediğimden başka bir şeyken --- Aşkı tanıdın mı Aşkı tanıdın mı Onu oturduğumuz bir masada bulmadık mı Yüreklerimizi harmanlayıp yeniden paylaşırken Bir bahar günü daha çiçeğimi aradım dallar arasında Bir hayatın bir aşk için olduğunu düşünerek |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Bir Sabah Şarkısı
Şair: Turgay Fişekçi Açıyorum gözümü Karşımda sen Toprağın kokusu üzerinde Geldiğin yolları sormuyorum Mavi bir sabah Kuş cıvıltılarından bir taç alnında Oturuyorsun yatağımın kıyısında Yüzün yumuşak Bekler gibi bir öpüşü. Sessiz bir sabah Gözlerinin pınarından çekip alıyorum sözcükleri Yüreğinde bir sitem var söndüremediğim Yaksın istiyorum beni o ateş Tek sen üzülme. Ellerin sabah mahmurluğunda Bir insan yüreğinde olabilecek tüm duygularla Şafağın ilk ışıkları gibi beyaz Dokunuyor yanaklarıma O anda dünyada Sevgiden başka bir gerçek.. Bugün ağlamayacağım Yaşadığımı düşünerek. |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Bir Soluklu Şiir
Şair: Turgay Fişekçi Baharın bu ilk gülüşünde Bugün, şu an nerdesin Aklıma düştün Mum ışığı yalnızlığımın içinde Yeşil kınalı ördeklerin yüzdüğü gözlerin Çocuk ezgileriyle uçuşan eteklerin Dokunmak istiyorum boynuna şu an Terini emen bir mendil gibi Dokunmak istiyorum alnına Toprağa bir gizimi döker gibi Sürmesini istiyorum şu hüzün anının Ne zamandır böylesine özlemedim seni Hayatımız adanmış, durmak pas ve kir Nöbette bir sigara içimi Şu hüzünlü dakikalar, şu özlem, şu şiir Yanıbaşımdan akıp gidecek biraz sonra Hayatın denizi yutacak bu hüznü Kanla dolu o deniz Bahar da olsa yaz da Tükenmeyen acıların denizi Anacığım dudaklarım titrer Sıralasam isimlerini Tüm güzelliklerimizi akıttık o denize Bu ülkede tek şey güzel O denizin rengi şimdi |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Dokumacı Kölenin Türküsü
Şair: Turgay Fişekçi Umut taşımak yasak bana Yasak bir tomurcuk gülün elinden tutmak Yaşamım mekik atmak tezgâhta Ve ağrıyan kaslarla uyanmak sabahları Güneş parlar durur yıllardır Karşılıksız bir sevgiyle her sabah başucumda Güneşe karşı vücudumu Çırılçıplak verip toprağa Gökleri saracakmışım gibi Arzuyla kollarımı açmak Yasak bana. Saçlarımı çözemedim güneşe Aya gösterdim geceleri Umutlarımı okşayacak bir el bulurum diye Spartaküs zincirlerini kıramadı ya Yine de sardı beni. |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Ev Ödevleri
Şair: Turgay Fişekçi Herkesin görevleri olurmuş evde Kısacık ev hayatları olanların bile. Bulaşık Piraye'ninmiş, kurulama Nâzım'ın Behçet, elinde filesi, hep alışverişte Kurallar koymak bile bir anlaşmazlığı gösterir evde Ben inanmam kurallı hayata Ev, herşeyiyle herkesindir. Bıraksalar hayat boyu yapabilirim yemekleri Fena değildir elimin ayarı, doyurur herkesi Bir evi doldururum tek başıma da. Fatoş el sürdüğünde sanata dönüşür sıradan her şey Öyle doldurmuşuz ki hayatlarımızı Çekildiğinde birimiz, boşluk kalmaz geride |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Evden İşe
Şair: Turgay Fişekçi Bakın nasıl olmalı Biliyor musunuz dünya? İnsan yürürken sabahları Çevresi sessiz olmalı Yani sudan gelen hafif bir rüzgâr Traş losyonlarında bulamadığımız İnsan yürürken sabahları Çevresinde ağaçlar olmalı Fazla sık olmayan Ne serbestçe yürümeyi engellesin Ne gölgesi eksik olsun üstümüzden Biz güneşli bir ülkeyiz Toprak hep nemli olmalı Tadı ve kokusu unutulmasın İnsan yürürken sabahları Her an oturabileceği sıralar bulabilmeli Çay , kahve içebileceği Diz kadar bir sehpada Kendi hayatına egemen bir insan olarak Gününü planladığı Sabahları böyle bir yürüyüşle gelmeli işe. |
Cevap: Turgay Fişekçi Şiirleri
Herşey Yıkılırken Şiiri Ayakta
Şair: Turgay Fişekçi Kıskanılacaksa büyük şair Hayatıyla kıskanılmalı. Şiir, hayata göre kolay bir eylem. Bir gün uğraşılarak güzel bir şiir yazılabilir: Mavi bir göğü pembeye boyayan Birkaç erguvan ağacını, Bir çınar gölgesindeki Serin bir su sesini, Bir yakınlığı düşleyerek. Hayatın zor biçimlenen gereçleri ise Hep zorlar şiiri. Bir insandan Bir kentten Bir kitaptan Şiire ulaşmaya çalışırken Böyle bir duyguyla kıskandım işte Weimar'ı Goethe'nin elinden çıkmış bir parkı olduğu için. O parktaki ağaçlar şairin diktiği gibi Yolları, alanları onun düzeniyle Ilm ırmağı şairin dönemindeki gibi pırıl pırıl. Uzun kışlarına Kuzey'in O sonsuz yeşil yağmurların içinde Beyaz bir fulya olan Roma evi Şairden bir armağan. Şairlerin kurdukları birer okulları olsa kentlerin Şairlerin düzenledikleri hayat alanları Dünyaya beklenilmeyen güzellikler sunan. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:35. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.