Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar. Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar.Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar.

Müslüman yürekler bilirim daha. Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet…

Yaslan göğsüme sevdiğim. Benim gönlüm gök gibidir, açık deniz gibidir. Pas tutmaz benim içim, yeryüzü gibidir, Toprak gibidir.

Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.

Benim de payıma düştü .Biraz mavi biraz ümit.

Hep yarınları bekledi bu insanlar.. Geldiğini hiçbir zaman farketmediler.!

Ölümle tanıştıktan sonra anladım. Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın…

Günde beş vakit namazı dosdoğru kılmak, bir vakit namazı geçirmektense tüm dünya nimetlerini feda etmeyi göze alabilecek bir şuura ermek gerek.. Özellikle sabah ve yatsı namazlarımızı cemaatle kılma durumuna gelmeden, değil toplumu, nefsimizi bile kurtaracağımızın çok şüpheli olduğunu bilmemiz gerek.

Bir şarkı gibisin dünya! çoğu zaman hüzün makamında…

Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda. Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum.

Durmadan akıyor kalbim ayaklarına.Bana karanlık bakma…

Bir şarkı gibisin dünya! Çoğu zaman hüzün makamında. Coşkulu bazan da. Kimi zaman bir öğle vakti gibi sıkıntılı ve sabit.

İçimde kaynayan bir mahşer var.

Ya bütün şairler ‘seni’ sevmiş, ya da ben her mısrada ‘seni’ buluyorum.

Kader izin vermediyse doğru kişi değildir belki de…

Sensizlik bir kuyu imiş onu aşamamışım.

Dünyanın en uzun hüznü yağıyor. Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.

Ölüm ne uzak ne yakın bize ölüm. Ölümsüzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm.