![]() |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Sakla Yamalarını Kalbim
Şair: Yılmaz Odabaşı ne gül ne yarın! gül, küle karılmış günlerin tortusunda yarın, vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda sakla yamalarını kalbim... insanlar büyüdükçe günler kısalırlar günlerimiz gibi aşklarımız da yittikleri duraklarda kalırlar sakla yamalarını kalbim... kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla yürü, arkana bakma, ama umursa bazen anılara en çok yakışan elbise birkaç damla gözyaşıdır unutma... |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Sana Yağmur Diyorum
Şair: Yılmaz Odabaşı (gidersen hani sığınaklarım? eksilir, zarar kalırım kalırım! yeni günün tenine dağılır yaralarım sana yağmur diyorum…) uzun boylu umuttun tadında unutuldun nerde büyük uçurumların kış suların, yaz uykuların? sana yağmur diyorum ıslaklığım bundan yağ da ıslanalım, ama uslanmayalım uslanmayalım! gün, vursun yükünü gecenin hırkasına yol, vursun sesini uzaklığın pasına sesime kibrit çaksan tutuşacağım sargısızım, çoğalırım; çoğaldıkça arsızım sana yağmur diyorum… en haklı aşk, alkışsız sürebilendir ve en haklı kavganın öznesi ölmemek için dövüşürken de ölebilendir… o an işte o an ey bizi ayrı takvimlere düşüren zaman yere bir bahar dalı düşmüş gibi mi olur sıradağlar mı tutuşur bağrının orta yerinde? yeter kan sıçratmayın sabahın seherine boğulursunuz boğulursunuz! |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Savrul Gel
Şair: Yılmaz Odabaşı “eksikliğim çoktur ben de bilirim “eksiklikle kabul eyle gel beni” -Pir Sultan- ılıklığımı seriyorum gökyüzü çıplaklığına bölüş gel dola gel saçlarını sabahlarıma iner yol, sokulur gece uykularına bozkırların yolları ve uykuları tüket gel a gülüm savrul gel soluğuna sarıl rüzgârlarımın beni böyle darmadağın uykularda buluyorsun üşüyorum sarıyor, seviyorum gülüyorsun beni böyle temmuz sabahlarına dolayıp gülüşünle gölgelere gölgelere koyverip gidiyorsun dön de gel a gülüm sırılsıklam sevdalara dol da gel! şu benim yosunsuz, kumsalsız kıyısızlığım ak da gel ak da gel! darmadağın akşamlarda umutlar bulacaksın sırılsıklam hüzünlerde öksüz sevinçler karanlığı tüket a gülüm umutları topla gel… |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Savrulan Sokaklarına Ömrümün
Şair: Yılmaz Odabaşı güldükçe gün devrilir gözlerinin akşamına gecedir, bir rüzgâr getirir ellerini öperim... kimseler görmez dallar ıslaktır ay ışığında adın sonbahar yüzlü bir çocuk ömrümün esrikliğine dolanır gelir bu kentli akşamlar sanıktır, kanatır yokluğunu sesin sessizliğimde çoğalır gelir dallar ıslaktır ay ışığında gitmen bildiği gibi konuşuyordu bensiz... belki bir kış güneşiydin kim bilir belki kimselerin uğramadığı bir güz çınarı kalakaldın tenhalığa gölgesiz... /ve şarkın kanayan bir gül gibi iner savrulan sokaklarına ömrümün…/ |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Seni Bir Tufan Gibi Sevdim
Şair: Yılmaz Odabaşı (martılar gelmezdi ki sizin ordan martılar sizindi ey evlerinin önü deniz bizde ölen kartallardan, dağlardan size haber veririz bir bakımlık deniz, bir avuç imbat göndermediniz!) I seni bir çığlık gibi sevdim uzanıp sesimin avlularına sen de her sabah sabah... sevince bir sevgiyle gideriz sonra durur vitrinlerden çiçekleri seyrederiz puştluklar bizi seyreder, biz çiçekleri... II seni bir kar gibi sevdim üşüye üşüye eridim! bak, kentleri de, dağları da bozdular başka rüzgârlar giydirdiler kentlere dağlara başka tüfekler kalk, gidelim buralardan gidelim! III seni bir namlu gibi sevdim sen tetiklerimi ezberliyordun kıyametler koparken alnından bu kentin geceydi... ansızın seni bir tufan gibi sevdim bedenim alabora! |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Sevinci Savrulmuş Haldaş Gözlerin
Şair: Yılmaz Odabaşı gece eksilebilir, eksilmez tanıdık yüzüne susuzluğum doğrul sorgusuz, korkusuz gözlerinle konuş gel ben gözlerini tanırım senin… bu gece oturup seni özledim ay doğruldu su duruldu örttün mü perdesini penceremizin? şimdi yüreğime su taşıyan sesini sessizlik çaldı yüzünde gölgelenmiş bayat bir hüzünle senin sesin, hasretin ve gözlerin bana emanet kaldı… gözlerin… yıllanmış şarkılar kadar yalnız terli ve suskun akşamlar gibi yorgun gibi ürkekti senin. /şimdi parmaklıkların perdesi ışık sevgilim sevgilim sevinci savrulmuş haldaş gözlerin…/ |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Siverekli Şeyho
Şair: Yılmaz Odabaşı sokulsan rahmanların şeyho dağ rüzgârı kokardı öpsen kıl'dı şeyho, koklasan duman bilmezdi şalvarının renginin neden değiştiğini ve kentte duvar yazılarının neden eksildiğini… siverek ovasına akşam inerdi şeyho, avluda tütün sarardı geceleri sorsam birilerine: “-şeyho ne bilir!” derdi; oysa o, bildiği kadar ve bildiği gibi yaşardı ilk mayıs sabahlarının güzelliğini bozkırı yağmuru ve nal seslerini… daha çınlar kulaklarımda bir buruk ezgi öksüzlüğümdü kuşatılmış siverek geceleri… |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Sınıra Vuruyorum Sınırsız Vuruyorum
Şair: Yılmaz Odabaşı kendi katline ilişmiş şu benim sürgün ömrüm sonrası intihar kokan bir sevda uçurumlarda uçurumlar kendi diliyle anlatılır… düşecektim ya, sanki sen atıldın birden boynuma göğe yaz… göğe yaz uçurumlar da aldatılır kanıyorsa kan revan, ömrün uçurumlarda yaslı ülkeler ağlatılır… bir gül'dür benim ülkem uslanmaz ve sulayan kendi gövdesini yollarını süngülerin rahmetini buzulların kestiği… daha sınıra vuruyorum/sınırsız vuruyorum ey ülke, rahmine al ve yeniden doğur beni ben de o şarkının girişindeki sözlere vuruyorum/apansız vuruyorum bu yüzden sesim, şimdi yakılmış defterlerdeki… tartılsam ağırlığımca hüzün gelirdim artarken gecelerde siren sesleri ben de o cinayetlere sınamıştım gövdemi kapımda kül ve yaftalı cinayet bekçileri sesim, bu yüzden o eski ölümlerde kan lekeleri sesim, ağırlığımca zincirlerdeki… daha ölüme vuruyorum / ölerek vuruyorum! sesim, fırtına sonrası karaya vuran cesetlerdeki sesim, o kanlı gömleklerdeki bu yüzden ben de faili meçhûl bir cinayetim bulun benim katilimi! |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Teğet
Şair: Yılmaz Odabaşı herkes kırılamaz ipince bir dal olmak gerekir kırılmak için ama dünya kütüklerin... ağlayamaz herkes ağlayabilecek kadar büyümek gerekir dünya ise küçüklerin... sevemez herkes bir orman olmak gerekir sevmek için bak ki dünya çöllerin... ve vakur bir damla olmak dalga için katılmak okyanusa aşk için,isyan için... |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Var Git Artık
Şair: Yılmaz Odabaşı buralarda gece uzun gün ışığı yakındır var git artık bakma ardına ölüme fazla sokulma ama düşün ki mevsim rüzgarlarının savurduğu bir orman insan sev onu, sokul, konuştur doludur fazla üstüne varma hep susmak susmak... yetmiyor bazen işte bu yüzden bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün ozanlar her şeyi anlatmalı var git artık acıyı aşındırma tut ve at sevdaya uzayan çağlayana |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.