![]() |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Yakarım Geceleri
Şair: Yılmaz Odabaşı Bu aşkın nüshası rüzgarlarda Aslı bende kalacak Bizi hasret saracak Bulutlar çıldıracak Ayrılık başımı döndürüyor Kavuşmayı özlettin İntiharlar kuşandım Bu aşkı sen kirlettin Geçtim borandan kardan Yitirdim bahçeleri Ellerimi tutmazsan gülüm Yatamam geceleri Bu aşkın nüshası rüzgarlarda Kahrı bende duracak Sende ihanet gülüm Bende matem kalacak Bu aşkın efkarı şarkılarda Yüzün bende solacak Bizi zaman yenecek Ve anılar kalacak Geçtim borandan kardan Yitirdim bahçeleri Ellerini tutmazsam gülüm Yatamam geceleri |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
İdris
Şair: Yılmaz Odabaşı içindeki çocuğu alıp kaç idris bırak paslı hançerlerle parçalamayı uykularını ihanet torpil yapmaz hasret ardına bakmaz kır kanlı bıçakları içindeki çocuğu alıp gel idris... bir mavi için ağlama idris itme şu duvarları gülümse, sütünü ve içindeki çocuğun bilirim, mağlûbiyet esrik gülüşler ardında paramparça bir perde yeter idris, vakur ol, onur var serde anladım, vazgeçemezsin ondan asla! kardeşim, fazla alkol mevcut şimdi damarlarındaki asil kanda... aldırma demiyorum sana aldırarak aldırma içindeki çocuğu şu kirli hayata uyandırma! içindeki çocuğu alıp gel idris coşkunu parlat ya da birkaç tek at küfürlerine tutunarak geç kaldırımlardan sonra bir kerhaneye git ve oturup ağla kerhaneleri bütün dünyanın aşk kangrenlerinin yıkık çarşılarıdır... aldırma demiyorum aldırarak aldırma içindeki çocuğu idris, çocuğu uyandırma! ve yıllar geçer idris’lerin kalplerindeki çocuklar daha ölüdür /düşleri hâlâ terasta idris’ler ise zemin katta kiracı oturur.../ |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Yenik Serçe
Şair: Yılmaz Odabaşı I yaban ve asi dağlara dağılan taylar gibi ve yangın gençliğinin alazında ışıltılı bıçaklar gibi adana’da yollara dizilmiş garlarda çığlık çığlığa peronlarda çocuklar gibiydi gözleri /adı nevin şarap içer, rüzgâr giyerdi geceleyin.../ II o, kanadı kırık bir kuştu beyaza vurulmuştu kimseler görmnedi bir başka renk sevdiğini kimseler görmedi kimseler kirlendiğini... /adı nevin hüzün kokar ve korkardı geceleyin.../ III “kendini martılarla bir tutma” derdim; “senin kanatların yok. düşersin, yorulursun, beni koyup koyup gitme ne olursun!”* o, kanadı kırık bir kuştu gülümserken vurulmuştu kimseler görmedi uçtuğunu kimseler görmedi kimseler öpüştüğünü... /adı nevin özlem tüter ve ç(ağlardı) geceleyin./ IV “ışığın” diyordu: kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum; karanlık kördü ve acımasız... ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı; kanatlarımı kanatmaktan geliyorum... V o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı. sonra da çift çıkardık; kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık! o kentte bütün sokaklar biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı, insanlar dar yapılmıştı, çıkardık! kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda... avurtlarına çarpan kar taneleri, gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi... erirdi... biz yan yana, yana yana... yana yana! /o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı.../ VI gitti... kanatları yüreğimdeydi kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi yitirdim o aşkın kimliğini hükümsüzdür... /adı nevin, ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!/ |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
İhtar
Şair: Yılmaz Odabaşı bir ömür düştü payıma tufan! çıldırmak için... düşler besledim güpegündüz dövüşmek için uçurumlar besledim düşmek için! (artık bulduğun her sevgi kırıntısına sımsıkı kenetlen, bırakma sakın, gitmesin; büyüdün artık iyi ört günlerinin üstünü üşütmesin...) |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Yine Dağdır Dağ
Şair: Yılmaz Odabaşı "bir ölüm uzaklardan vurur yollara bizi bilge bir yalnızlığa serer hikayemizi kırık bir kırlangıcı dağlara çeker beyaz kapanır bir ustura, dindirir öfkemizi..." -Sefa Kaplan- fırlatmıştım kalbimi uzağa, en uzağa denk gelir de rastlar diye bir yıldıza yanılıp susturdum ağrımın çağrısını çağrımın köhnemiş ağrısını "aldırma!" dedim oğlum: yine dağdır dağ konup göçen kurdun kuşun rağmına ayazda da, güneşte de yine dağ! yazılırken ayrılık kentin küskün ağaçlarına tüllerine, pervazlarına ve varoşlarına yazılırken kederlerin pasına yapayalnız yasına yazılırken bazen şarap tadına aşkların büyülü şarkısına ihanetin hiç dinmeyen yasına ve bir ömür bakılırken üç saniyede çekilen fotoğraflara "aldırma!" dedim yumruğum vurup omzuma yine dağdır dağ! ezberinde kaç defnenin, kaç mavzerin masalı kaç kurşunun, kaç çığlığın hüsranı? |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
İkinin Şiiri
Şair: Yılmaz Odabaşı bugün iki kez yağdı yağmur iki kez eskidim sanki iki ömrü kol kola yaşadım biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri hep iki şömine yandı yüreğimde birinde ateşti diğerinde kül ve iki kez aşık oldum bundandır iki kez ölmüşlüğüm sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü şimdi sömestrdeyim ilk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkum daha depremlerdeyim ve iki kere iki kitabımda benim ya çok eder ya sıfır... |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
İyi Ki Bu Düştesin
Şair: Yılmaz Odabaşı I nehirler yarışır, çağıldar gözlerinde o nehirler benim nehirlerimdir aşk ki azar azar benim yerimdir üşüyorsam, sokaktaysam, yalnızsam gözlerin ey yâr benim evimdir /vurulup düştükçe, düştükçe seni sevmekten caymayacağım gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/ iyi ki bu sestesin dünyayı ısıtan nefestesin bir haydut gibi gezinirim kapında kalbimde tutuşan ateştesin… II rüzgârlar savrulur, uğuldar gözlerinde o rüzgârlar benim rüzgârlarımdır aşk ki azar azar benim yerimdir suskunsam, bozgunsam, bulutsuzsam gözlerin ey yâr benim evimdir iyi ki bu düştesin her sabah ışıyan güneştesin iyi ki yoksuluz bulutlar gibi soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi /vurulup düştükçe, düştükçe sana koşmaktan caymayacağım gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/ |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Yüzde Yüz/süzlük Yeni Bir Yüz Artık
Şair: Yılmaz Odabaşı götürür uykulu atları onları çarmıhlar çıkmazına" -Lorca- (artıktık artık): uğultuların artığıyız be çocuk spermlerin, rahim kanlarının, eski dolunayların kesilip yakılmış yapanıl ağaçların, susan dağların aldatılmış avuntuların, kirli lavaboların, anlaşılır günahların ezberlerin, "ilk"lerin, dinmeyen şehvetlerin ve kimsesiz özlemlerin, tanıdık kederlerin, zalim yenilgilerin apansız sevinçlerin, gündelik zaferlerin; -zaferler tiner gibi uçucu, yenilgiler kalıcıdır...- * bayat yenilgilerle tükürülmüş hayatların gündüzlerinde ve miyop gözlerinde, yorgun gölgelerinde artık artıkların da artığıyız biz geceleri bir yıldız ansızın kayarken gökte düşün ki milatların tortusuyuz biz... * daha yorulur günler, güller anısı, dikeni kalplerimizde hasretim tabutunu da taşır kaç bahar vurulur hırslı, telaşlı günlerimizde? bakabilsek utanacak, duyabilsek ağlayacaktık ne upuzun yaşayacak cesaretimiz ne an'lara, günlere iz bırakacak sabrımız kaldı herkes geldi ve gitti vicdanlarımızda yalan yanlış nice iz kaldı... * çok inançlar: kutsayıp tapınışlar yok! yok inançlar: tükenerek, savrularak kalışlar! çok aşklar : yok aşklar... * yüzde yüz/süzlük yeni bir yüz artık tükürülmüş hayatların gündüzlerinde böyle savrulacaktık! karaya vurmuş yaralı martılar gibi yalnız yaşayacaktık! * yaşayıp yaşamdan çok şey umarak yetişkinler ormanında kaybolacaktık! kaybolacaktık kaybolmakta yeni bir yol var sanarak * iradesiz iştahlarımızla vicdanlar emzirip günleri avutacaktık sanal aşklar, nankör şehvetler arasında ağrıyarak körleşen duyularımızla buruşturup yılları anısız kalacaktık... hayatlarımıza hükmeden dişliler arasında günlerimizi ihanetle kutsayıp özgürlüklerimizi domates gibi satacaktık artıktık artık satacaktık... satacaktık! * saman balyaları gibi oturup yılların sofrasında ağrılarla uyuyup çağrılarla uyanarak zaaflarımızla kol kola dolaşacaktık 1+1+1=0 artık yeni artıklar olacaktı |
Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri
Yüzün Bende Solacak
Şair: Yılmaz Odabaşı bu aşkın nüshası şarkılarda aslı bende kalacak bizi hasret saracak bulutlar çıldıracak ayrılık başımı döndürüyor kavuşmayı özlettin intiharlar kuşandım bu aşkı sen kirlettin geçtim borandan, kardan yitirdim bahçeleri ellerini tutmazsam yatamam geceleri… bu aşkın nüshası rüzgârlarda kahrı bende duracak sende ihanet canım bende matem olacak bu aşkın efkârı şarkılarda yüzün bende solacak bizi zaman yenecek ve anılar kalacak geçtim borandan, kardan yitirdim bahçeleri ellerini tutmazsam yakarım geceleri! |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:15. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.