![]() |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gece
Şair: Özel Arabul Aşağıda yukarıda yıldız yıldız karanlık Belli belirsiz solan ama değişen yüzleriyle Gece ürkütür bizi sarsıp uyandırmazsak Kıpkızıl bir çiçektir örsümüzdeki ateş Orada yıldızlara dişlenip kalmış Çığlık atmadan önce ilk dalgayı içerdi Gece kıvılcımlarla yanıyor sıçrayarak Bir savaş arkadaşı, bir nöbet arkadaşı Canlı kaçıncı gece, dinleyişinden belli Işığa susamış yükselip inemiyor Hep aynı örtüyü kuşanmış hep eaynı karanlık Ağır bir yengiye sesini kısarak Biz yolumuzdaki aynaları kırarız kaçmak için Bize göz kırpan, baştan çıkaran aynaları Yanılsamadır hepsi Her birimiz İsa uzantısında, üstünden yürürken gecenin Buranın tıpkı eşi Bir başka yere taşırız -Cim karnında bir nokta kadar yüreğimiz- |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gece Boyu
Şair: Özel Arabul Kımıldar toprak, kımıldar gece boyu Baş göstermeye görsün bir Çılgına döner bahar Su aklığından zamanın Tutkuyla girer de onsuz çıkarız Bir elhimizde çocuk, ötekinde ölüm Aydınlık güne doğru, yalnız Güneşin adağı oldu hepsi Sürüyle ateşe dökülür kuşlar Tabu çekilirken üstümüze Ağaç meyvasını atar Bu acıyla Nasıl yırtmaz pençelerim Mavisini gökyüzünün |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Geceler
Şair: Özel Arabul -Nimet Konuralp için- Kimseler ağlıyor görmeyecek Yüreğim bir kızıl çember Kendi içinde çevrilecek Kimseler duymayacak acımı Yaşananlar dünyanın ortasında Kızıl bir gül dumanı Kimseler anlamayacak Yollarda çiçek döküntüleri Bir borandır gelir geçer Kazınır, silinir izler Sabah için erken belki Sonsuz yıldızdır geceler |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Geçemiyoruz
Şair: Özel Arabul Uzatma soluğunu üstümde yaşam Uzatma artık daralıyorum Oyunlar kurmuştuk yılgıyla kendimize Bir çember, bir çember daha atlayıp Kim söylediyse doğruyu, kim yaşamında ilk kez Islak bir böcek gibi hakkediyor ölümü Bir ses vuruyor, bir renk, bir biçim Sevgilerinden, tutkularından tedirgin olan Adımını dışarı her nasılsa atmış da Parmak uçlarıyla dağlıyor bizi En korkağımız yiğit kesildi Varışıyla arındı yokluk, ama ürküyoruz Bulması için biz seçmiştik onu Biz, yıgğınları duvar diplerinden çekip O yanımızda, o özümüzde, o her an tek başına Kapıları açtı da ardına dek, geçemiyoruz. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gecenin Kıyısında
Şair: Özel Arabul Geçtim kıyısından gecenin Yıldız döküyordu rüzgar Vurmuş ellerini toprağın yüzüne Ağır bir tüfekti sanki Akşamdı ya da akşama yakın Suya bastığımızda zamanı Bir portakalı soyar gibi Çevirir gibi yaprağını kitabın Ağdı yüzüm karanlıktan Nar çiçeğine benziyor ölüm Öyle kırmızı öylesine sıcak |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gün Çekilir
Şair: Özel Arabul Gün çekilir Yüreğim yapayalnız Solgun, yorgun bir ay gibi Yokluğunda ne ışığım vardır Ne de acı eksilir |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Günlük
Şair: Özel Arabul Bu ne kaygusuz gündür Sıcağa asılıp kalmış Bir şey yok diyeceği İki balık döner durur İki balık birbirine değmeden Yutmak için yalnızlığı. Ses, yine o ses Bitişe karşı o ses Can güneşinden tutuşturan yüreği |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gölgeler
Şair: Özel Arabul Bütün soruların yanıtları bir tek yerde O suların çekilmediği tek yerde Bir göç alır başını, bizden çoğa doğru Toplasam önüme düşen gölgelerimi Yaptıklarıma değil, yapacağıma bakar Yine de bir şeylere güvenmemek Güvenmektir tek birşeye İzin verse sevinç yoksunluğu Nerelerde gizlidir asıl yolculuğumuz Ne zaman, nerede başlayacaksa Pusuda çırpınır umudun ilk dilimi Şimdi toplandı artık üstümüzde Dinle bak, o fırtınanın uğultusunu |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Gözaltı
Şair: Özel Arabul Bir sabah ansızın gülümsediler Elleri ulaştı yüreklerine Kestiler soluğunu toprağın Gözleri bir sıra ışık mıydı ne Güneşi yazmak için biçimlendiler Nasıl da böldüler öfkeleriyle Pençeleri ağarmış dağları ortasından Uzaktan uzağa büyüdü sesleri Hızla vurdular topuklarını Yeraltı suları çoktan haberliydiler Bu bir korkuydu üstünde Kaçındığı bir yazgı Ne yana dönse yollarını kestiler Ağır, oturaklı, yalnız bir insan Gözaltındaydı ilk kez, kendine karşı |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Hazırlık
Şair: Özel Arabul Bıraktım bahar rüzgarlarını Yaz güllerini, kuytularda sarmaşığı Yüreğimin çalkantısını Sonbahar yağmurlarını Nerdeydim ben, neresindeydi yerim O yüzden bıraktım Ölüleri ve aşkları Şimdi tekbaşına, sizden daha ötede Yeni bir güne hazırlanıyor kalbim |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Jazz- Blues
Şair: Özel Arabul Şimdi nereye gidiyoruz ona bakalım Bilmeliyiz nereye gittiğimizi Kapıları çarparak dışarı çıkıyoruz değil mi Islak taşlarında kayarak bu eski sokağın Hala değişmeyen kaldırımlarında birbirimize tutunarak Ellerimizi arıyorsak Artık bilmeliyiz İçimde yalnız bir göçmen yerini arıyor Yağmur yağıyor, gökyüzü kapalı Nehrin bulanık suları köpürmüş, duyuyorum Beni kendine ayırmışsın, farkındayım Yollara çıkarmışsın, yaşlı atların toynak sesleri Duman içinde ve alacakaranlığın Yüzüne bakıyorum bir pencere açılıyor Bembeyaz bir zambak uzanıyor geceye Yaşadığı toprağa benzemiyor Eğimine bakılırsa dağların yalnızlığı Bu kente hiç yakışmıyor Adresi unutmuşuz kimbilir nerde Bulanık yüreklerimiz Karıştırdıkça eski aşklar ufalanıyor Yalansız, özürsüz hatta özlemsiz Bir kadın bir erkeğe tutunuyor Anılarına tutunuyor, acısız Resimleri tarıyor ıslanmış tümü Hepsi siyah beyaz Kimseyi tanıyamıyor Bu caddeler, bu evler, bu nehrin kıyısı Siniyor her yere dağıtıp durduğun sesin Sütunlara, vitrinlere, ayak seslerine Kafesler darmaduman Tüm kuşlar salıverilmiş Suyun üstünde tüten sis Dokunsan masmavi hüzün |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Karanlık ve İşık
Şair: Özel Arabul Tenin ve düşün sınırında Şerbet değil Ağuyla bal kotarırız Uyuyan tanrı silkinir dizlerinden Kasıklarda çiçeklenir tohumu Ve karanlık, ışıkla kucak kucağa Binlerce çarpıntısı kaygının Mayıs böceği kırlangıca yürürken Şafak, soluğunu gezdirir üstümüzde Ulu çağrısıdır bizim yaklaştığımız Uğultusu asılı meyva dolu ağaçta Göbeği topraktan kesilmemiş ruh |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kat Kat Açar
Şair: Özel Arabul Buradan geriye kaç kişi sığmıştır Binlerce binlerce yıl önce Mermer taşlardan atlayarak Çıplak ayaklarını kaç kişi çoğaltmış Kaç kişi orada kalmıştır Sözler çok toy, henüz insanın tutsağı Buz gibi ıslık çalan gece poyrazında Yaşayan bir varlığın duyarlığına dokunur Parmaklarında taşıdığı canla Arkasından yükselen denize Bir aynaya doluşan binlerce gözle Dokunur bir canlının dibe çökmüş acısına Az çekmiş sıcağını, hala titrer elleri Sarsılır bir taş, toprak kalkar yerinden Dağıyla, yamacıyla, tarihiyle bu eski kent Göresi gelir ışığı, göresi gelir Açar yine açar, kat kat açar Yarınlara umudu |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kesit
Şair: Özel Arabul Şimdi ordasın Nereye dokunduysan orda Biraz rüzgar biraz kuş Durmadan çoğalan Sıcak ağaç kokusu Bütün gün aramızda Sustukça görüyorum Dalgalanıyor yüzün Uzun ayrılıklarda |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kim İnanır
Şair: Özel Arabul öyle uzun zaman geçti ki üstünden kim bana benziyor şimdi kim artık senin çizginde izlermiş gibi çiçek açmış ağacı kalakaldık düşlerimizin önünde hiç sorduk mu neden bu kadar yakınız uzak kaldıkça birbirimize yazıktır tek başına bir bulutun tepeleri sarması taşır sürekli serinliğine paylaşılmayan yalnızlığını bu yüzdendir hüzün gökyüzünün en eski parçası yine de senin her gidişinde açılmadan içine kapanır yüzüm nasıl bıraktıysan senin renginde peki ama sen ne zaman gelmiştin söylesem kim inanır gittiğine |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kim Yürür
Şair: Özel Arabul Yuvarlak altın yüzünden geçmişim günün Derin ırmaklar boyunca ilerlerken Sıkıntılarımıza bile alışık Niye hep gün ortasına çakılı kalmış Bu yapışkan yoğunlukta ıssızlık İlk söz vardı ya, insana değin Nice umutlardan devşirdiğimiz Ama bir başka iklimde Ölümün her an su başında beklediği Taze bir erik gibi ısırdığında zamanı İlk söz vardı ya, Binlerce ses arasından onu ararım Bilirim can yürür, kan yürür şimdi bedene Yine dönüşünden fışkıracak sevincim |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kimsiniz Siz
Şair: Özel Arabul Dipten vurdu dalgalar Kelimeler suyun üstünde Bitimsiz ve çürümüş Ölü balıklar gibi yüzüyor Kollarınızı açarak sarılmıştınız Kıyıda hayal gibi ağaçlar Kökleri suyun içinde Açılıp kapandı birden Kalakaldım ortanızda Ne çabuk Parçaladınız Bana ne kadar tanıdık gelirse gelsin Bu liman o liman değildir Vakit sizde kısacık bir akşam Sessizlik her zaman O ölü balığın ağzında yemdir Sahi kimlersiniz siz Ateşle suyun arasında kapalı Dalgakıranı insan tuzağı Anlatmadan yaşadım hiçbirini Bu gemi bu yüzden Bir daha yüzmeyecekt |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kolaydı
Şair: Özel Arabul Kolaydı bir zamanlar Değiştirmeye çalışmadığımız Bozmadığımız sürece gizi Yağmurda ıslanmadan Bir tek su vurmadan yüzüne Cam gerilmiş bir bahçede Güvez karanfilleri çiğnemeye benzer Anılara bastırmak kendimizi Tutunmaz umudum inancım olmadan İyi niyeti abartarak sevi sansam da Bana sırt döner Bunca ilkel ve yabancı Pusatlarını dökmüş sağduyum Kırılır kapısında Yüreğim çarparak, coşku içinde Beklerim nerede yankılanacaksa sesim |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Korkuya Doğru
Şair: Özel Arabul İlk uzaklaşmada konak yerinden Büyümeler içindeydik O kadar yakındık ki denize Kaybolsak da bir tutkuda Çoğalırdık özleminden Ne zaman sunuldu Kolay sevileri nasıl sunuldu Işığı içeren yüreğimize Gün geriye döndü, gün üstümüzden Ardımızdan yetişen korkuya doğru |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kurtuluş
Şair: Özel Arabul Nereye koyacağımı bilemiyorum, beni sıkıyor Küçük, zavallı yüreğini yiyor sorunlar Kan akıyor ağzından ve çok yavaş çiğniyor avını Ateşten sıçrayarak gövdesi yanıyor. Bu çok bilmiş insanın gölgesi güneşi örttükçe Olmayacak sınırsız amaçlar uğruna, Boş yere harcandıkça ateşi, Gönül gözü açık sevdiğim öfkelenir Bilir sonsuzdan kopan sevginin, bütünden kurtulduğunu Bir atılışta kızgınlık ve kin saçarak Her doğuşu engelleyen ölü varlığı kovalar Kahramanca yalnızlığında, Şaşmaz bir alev gibi yaşamla gerçek sarkacına tutunur. Bereketle filizlenir bu tarlada sonsuzluk Topraktan insan ve dost sevgisi doğar. Şaşkınlığı yutar bütün dünyayı Yalnız geceyi kendine, ölümlü genç bedenine adar. Feracelerini kapatan dualarıyla Güzel başak gözlerine ağıtlar yakmalıyım. Tanrı iyi, topraksa iyiyse konuş artık çocuğum Bütün çevreleri insan dalgalarına bırak. Tüm ışıkları dağıt, yansın tütsüler İlk erdem kavranacak nasıl olsa maddeye karşın Kurtuluşun avuçlarındadır Anlamaz beynin geçmişten başkasını Yüreğin ancak gelecek için soluklanır. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kuşluk Vakti
Şair: Özel Arabul Bir sal üstünde gecelediğim Bir kuşluk zamanı Ansızın duragelir Suçlu olsam, uzakları Yaşmak olsam, akşamları Devşirir Nerdeyse dün değil, yıllar öncesi Demir parçalar gibi dağıttığımız Güneş körü bir zaman Üstümüzden yavaşca Gölgemize devrilir Uzun saçlı bir ateşte Sevmiş gibi, yanmış gibi Uslu, ağır, yorgun değil Rüzgarından hızla dönen Sapsarı bir su çevrilir |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kımıldar Uykum
Şair: Özel Arabul Kımıldar uykum Uykumda sesim kımıldar Ve boşlukta açan Korkulu bir gözdür o Büyüyen ağrısıyla usul usul Düşlerimiz çekilir Bir yerde gece çekilir Orada öyle vurgun, öyle acımasız Hiç kullanılmamış Hiç soluk almamış gibi Uzanıp yatar kimliğimiz |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kırgın
Şair: Özel Arabul Bütün gün asılı durdu o güneş Çekinceye dek anılardan zamanı Bakır bir tepsi gibi yansıdı içimizde Gider yine geri döner yollarım Sularıma yavaşca, yavaşca sularıma Şimdi değil bir önceden belki de Bir düş sıçramasıydı bu kuşkularım Sürgün bekleyişi üstümüzde gerilen Yorgun uykusunda en yeşil Asılı kalmışız tutkuya Orman içimizde, gövdemiz yaprak kesilmiş Biraz ötemizde umut İklimler değişir de Biz neden geçemeyiz Bir günden ötekine |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Kış Dönencesi
Şair: Özel Arabul Kalın gövdesinden tutuşmuş tomruk gibi Rüzgarda acısını tanırım onun Hiç bu kadar yakına gelmemişti Gökyüzünün gergin göğüslerinden Toprağa kar olup sağıldı hüzün Öyle şeyler gördük ki Utandık sıcaklığımızdan Işık olmanın aydınlığında ölüm Kim bıraktı bizden önce bu korkuyu Yüzlerimiz duvara dağlanmış gibi Kitap içyüzlerinde soyadımız tutuklu Daha kaç dilde susacağız Kaç yaşamın üstümüzde yalınkat gücü Bütün akşamlar biraz da seni taşır Kurşun gibi inerler bulut üstünde Bir sandalın akarsuya duruşu gibi Gölgen ayrı yüzer, bedenin ayrı Diyeti acımasız duyarlığının |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Masal
Şair: Özel Arabul Masal bu.. Seni sevmek bir masal Bütün düşler seninle Sebebim sensin Ey Sevgili Kalbim güller içinde Saklamadım Hiçbir zaman Ne nefreti ne de aşkı Böylesine bir zamanda Sevgililer düş masalı Bir ormanda yasaklı Kurtlarla kuşlar yaşar En içinde, en derinde Küskün bir peri saklar Güller açar ipekte Masallarda buluşur Yıldızlar düşer suya Gizli bir aşk dokunur Sana aşık olmaktır Böyle masal anlatmak Bu yüzdendir hem aşkı Hem de eski masalları Tek başına Yaşamaktır |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mayıs Çiçeği
Şair: Özel Arabul Bana balını göster mayıs çiçeği Arka bulup güçleneyim Biraz zamanı geçirsem Ansızın açılmış duman gibi Sürekli umutsuzluk içinde Uçup gider kuş Kaybolur sözlerim Parmakların dokunduğu acı Gökçe ışık Altın iğnelere vurulmuş Göğüs kafesine çarpıyorum Özüne çarpıyorum Bir şimşekle ansızın Bana balını göster mayıs çiçeği Onulmaz günlerin közündeyim Yeni aya dolanıyorum |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 1
Şair: Özel Arabul Sen gideli bu akşam -Bu pazartesi ayazında Bana destan dolusu Anıları tokat gibi çarpan Kapkaranlık rüzgarla- Tam bir hafta oluyor Dinledim radyoda Gönlü tok, sevinci bol türküsünü Silike'nin 'Kekliği düz ovada avladım Kanadını çam dalına bağladım' Boyası dökülmüş kırmızı saksıdaki menekşelerim Elimi kapı tokmağına yapıştıran Camda buzdan çiçekleri Ürpererek seyrettiğim Bu şubat sefaletinde Penceremden ağırlığı ve dumanı Ve karanlığı sevgilim İncecik yalayıp geçti Mektubundaki çağırışın lezzeti Ben, Ne tül perdelerdeki düşsel görüntülerde Ne bol leylaklı Bol sevdalı Bahar sevinçlerinde Böyle sıcak Ve böyle sarsılarak Aranmamıştım Aynanın önündeydim Beş dilimli sandalyemde Odamı Bozacının kalın sesi Sımsıcak yorgun sesi Dumanı tüten tarçın gibi Dolduruverdi. Gözlerimi kapattım Bir akşamdan Seni bu akşamlara Hazırladığım Mavi pijamalı Ağır ve tutkulu güzelliğini Bir resim gibi geceme serdim Yalnızdım Çok mutlu, çok yalnızdım Artık camdan incecik uçuşuyla Saatini yutmuş timsahı Ve 'Mıççırığıyla' Gelebilir Peter Pan'ım. Sana söz vermiyorum Bir daha ki kış Bu yüreğin Benden ağır basacağına Emin değilim. Belki biraz kesintili, belki birden Üzüntü dolu yumuşaklığımla Seni de Bütün savrukluğumla Geçebilirim. Ama inan, Her dönemecinde, Yalnızlığın Ve umarsızlığında Seninleyim. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 2
Şair: Özel Arabul Öldükten sonra da İnce bir yağmur gibi çiseliyecek Sevgilimle kardeşimin ihaneti Toprağımın üstüne (Geniş bir bostanın saz kaplı çatısından gece yıldızları seyrettiğimiz bağ evindeyim. Toprağa uzanıp toz yüklü çınardan güneşi izliyorum. Kuyuda serinleyen karpuzdan daha körpe yüreğim. Başımın altında toprak çıtırdıyor, toprağın verdiği en güzel eser üzümler çıtırdıyor, esen rüzgarla yüreğim çıtırdıyor. Gözlerimi kapatıp sabahı yaşıyorum.) Ben artık Yazışmalardaen bıktım Bir süvari atını ister çeksin Yol kenarına, İsterse poyrazdan korunmuş O serin kayalarda Seni düşleyim. Böyle bozuk havalarda Gelir, Koyu kızıl akşamlara Sonbahar düştü düşecek diyeyim. (İzmir'de akşam oluyor. Bir pencere açılıp kapanıyor ansızın. Zayıf, küçümencik bir adam altın damlaları gibi yüreğime akıyor. O mu, başkası mı belli değil, sızlayan bir taş sonunda, yüreğim.. Saçları simsiyah ve gittikçe başımda örülüyor.) Ben artık, Yazışmalardan bıktım Ağzımda kestanelerin keskin tadı Ellerimde sabun kokuları Her saniye seni yaşamaktan Ve bahardan Şaşkına döndüm. (Taze bir süt gibi beyaz yüreğim. İnanç dolu, güven dolu dumanlı başım. Kendimi suyun ortasına bırakıyorum. En değerlinin kolları bağlı arkasından Bütün yasalar sırtından bıçaklanmış. Karanlık perde perde ıslanıyor. Yağmur esmerce gözlerimde..) Ben artık, Vurgun ağzı Tipinin birdenbire bastırdığı Çorak topraklara bile Özenir oldum. (Yaldızlı kumlara uzanıp, utanç dolu bir türküyü çağırıyoruz. Bir otobüste ya da yatakta, Bir tanrı Pan ki keçi ayaklı, gözlerimizi kapatıp aşk sanıyoruz. Gizi esrarlaştırıp avutarak kendimizi. Oysa her zaman tek, her zaman tek.. Biraz daha zorlayabilsem kendimi, gözlerim bulanmasa, ellerim titremese dursa, acıkan bir gövde, bir yürek olmasa.. kendi çizdiğim çelebime tutkum büyümezdi.) Çifte su verilmiş çelikten olsa Bölünür ortasından Bu denli acıya dayanmaz yürek. En yumuşak, en sert Ve en edepsizi yeryüzünün Yapışmış elleriyle İki ucu keskin bir bıçağa Antika mozaiği oyar gibi Kazır gibi onu lahitten Bozuyor günün rengini (Bu kadar yanıbaşımda, bu kadar yakınımda bir ceza taşımak, ömürlerce.. Havada görünmez kuşlar uçuyor, karanlık.. Bir o kadar karanlık ağıyor kanatlarından.. Birçok ağaç aynı anda baltalanıyor.. Sesi çığlık yaprakların.. Bir çiçek gibi dağılıyor sular.. Ah aptal çiçek yüreğim, tutkun niye ölmüyor. Esmer teninden daha ılık, kurt ağzından daha keskin bir tırpan biçiyor düşlerimi.. umut dolu özlemimi) Sana Verdiklerim değil Geri alacaklarım Susadığım zaman yalnızca Sevmek en güzel tutku Bilinmese de, düşülse de En yüksekten Kafamdan ışıklı geceyle En büyük durak diye sende yaşamak Bir yaz boyu, bir güz boyu Ömür boyu (Sıska bir söğüt altında azıklarımızı çıkardık. Birkaç zeytin tanesi, kızarmış somun, içi is dolu ayran bakracı. Ayaklarımızı uzatıp dinlendik sonra. Uyandıgğımda yine yalnızdım. Kırbamı, kadınımı, amacımı çaldırmış..) Günlerim benziyor Son kaçırdığı treni Hala bekleyen İstasyonda Gözleri dumanlı Başı sevdalı Yaşlı yolcuya -Usu öyle karışık- (Her susuş bir yalnızlığa karşıdır. Mutlak yalnızlığa. Şayet önceden başkaldırmamışsa.. Sevebilmişse insanı tüm kaypaklığıyla.. Tehlikeli civa gibi aydınlıktır gelecek. Bilmiş ol ki bu ne acıdır, ne katı bir mutsuzluk. Bir su gibi insandan insana akan, gizemli, kocaman, her dönemeçte sarsılan.. hepsinden ilginci değişen insan. Korkuyla tutuşup, telaşla yanıp, hızla geçti yanımdan. 'Dur' diyemeden, 'Sus' diyemeden...) Sus Masmavi bir ay açıyor Bak yörene Yeniden doğabilirsin |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 3
Şair: Özel Arabul Sen daha gelmeden Sevincim Masanın örtüsüyle Koyu yeşil camların üstündeydi Kafamdan şimşek gibi bir umut geçiverdi İlk kez nedensiz, keyif için bir yüreğe dokundum Düşünmek dengeyi ölçeğinde tartmak mıdır Düşünmeyi kaskatı vurdum. Artık hem uygar hem ilkelim Yıllardır böyle zorlu olmamıştı kış İçimde soğuğun ve yalnızlığın acısı Bir buzdağı gibi serpilmeden Titreyerek bahar İlk yağmurunu dün gece Toprağa döküverdi. Bir dostun yolladığı Mor menekşeleriyle de Bu kez Utanarak çiçeğini gönderdi. (Atların toynaklarında, meydanlarda değil savaş.Bir sele zeytin gibi yemyeşil, insana sunuyor onu doğa. İlk çekirdek insanda. Kanla dolu, avutulması olanaksız yüreğimiz. Ağaç tomurcuğa kesiyor. En ilkeliyle, biz çekirdeğiz.) Burada bütün kuşkularımla Bilmem kaçıncı ağırlığında gecenin Yüzündeki benleri sayar gibi Yanlışlıklar güzele durdu, güzelim. (Gizlemek mi istiyordun? Uzun trenlerin uzun camlarından kardan çiçeklere dek.. Neşeyle ıslık çalan bir kamyonete ve iki dağın arasındaki kıvrılan şoseye dek..Konuşmaktan daha tehlikeli değildir susmak. Düşünmemek için konuş. Düşünmemek için ver tutamadığın sevgini.Ben ilk kez böylesine yumuşacık ve edilgenim.) Bütün hızıyla koşuyordu önceden Ayrılık senin yanındayken de.. Akşam birden bastırdı. Ne aynaya yapışmış Senin çingene karanfilin Ne benim elverir diyemediğim Yaklaşan, tutsaklıktan beter Korkum geçebildi haykırışını gençliğimin. (Unutmayı öne aldık. Korkmadık unutmaktan. Dinsel törene girercesine, avuçlarımızdan gözlerimize onarılmaz gücü serptik. Bu beden yaşlılık, bu beden hastalık ve bu beden ölümken, inanç doruğuna yine onunla sıçradık.) Uyuyor yaşam Rüzgarsız. En çukurdaki Ağaç gibi Onu bol ışığıyla yaşamın Biz uyandırdık. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mektup 4
Şair: Özel Arabul Gece denizin uysal bedenini yırtan Ve bana acı çektiren umudum Göz kapaklarımı zorluyor bir kez daha Bir kez daha yokluğun eşiğini geçmek için İo'nun başına sardığı O uğursuz sineği Hera Çağlar boyu bir değirmen taşı gibi Bırakıvermiş gökyüzünün karanlık boşluğuna Yıldızların soğuk sessizliğinde zeytin ağaçları Hafifçe okşuyorum başlarınızı Hiç usanmadan Yalnızca bir tek yürek kıpırtısı Bir tek umut soluğu Bu Çınarlı toprağına uzanan Canlı ve altın sarısı güneş Kimse yok seninle aramıza girecek İçime çektiğim sıcak soluğundan başka Yardımsız ve güçlü temizliğinen başka Benim umarsızlığımdan başka Bilmem ki nasıl olacak O aydınlık sevgiyi yeryüzü kabuğunda Beklenmedik renkleriyle zorlamak Unutmayı her çağırış Biraz daha ertelemektir öteye Boğazıma sarılan ellerin ağırlığı Gözlerini görmesem de bilirim sendendir Sendendir bana geçen acımasız duyarlığın Yanlış bir ardıç kuşunun dağlardan Denize süzülüşü Her akşamüstü aynı rüzgarın Aynı kayığı belli bir yere götürüşü gibi Sallanır zaman içinde inançsız yüreğim |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Menekşe Renginde
Şair: Özel Arabul - Armağan’a- DÜN Menekşenin düşü sarmal bir dünya Düşer gibi, gölgeli kuytu bir suya Hiç duymadın, ses vermedin çağrıma Bilmiyorum, gelir misin bir daha BUGÜN Günboyu çaldı durdu telefon Tanıdık, tanımadık herkes evdeydi Bir güneş, bir bulut vurdu perdeye Duvardan gölgeler silindi önce Havalandı kuşlar, sesler kesildi ŞİMDİ.. HEMEN Bütün akarsular okyanuslara Sen göğsünde rüzgar Yalnızlığa koşan bir delice su Gölgelere sarılı akşam renginde Şu anda, şimdi nerelerdeysen Geçtiğin yollar hüzün Aktı içime |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Mevsimlerden Yaz
Şair: Özel Arabul Bir yanım deniz Güneş öteki yanım Sarışın bir günün ortasındayım Islandı saçlarım Çıplak ayaklarım Seninle barıştım Kendime kırgınım |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Şimdi Seni Anmışım
Şair: Özel Arabul Şimdi seni anmışım Önce uyandı yüzüm Kapalı bir gül ortasından Ağdı aydınlık Duyuyor musun Ürktü gökyüzü Akca karnını geriyor Seninle yatmadım sanki Sulara girmişim gibi Her yanım mavi kokuyor |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Şiir
Şair: Özel Arabul Kayıtsızım ne varsa toplayıp silkeledim Tam vaktidir,öncü rüzgar şaşırdı kalbimden geçti Kraliçe kovanda tutsak, uyanmayacak sanırım Arıların yazgısında çiçeklerin ömrü gizli Uygunsuz bir tohumdum, toprak altında bekleyen Kar yağdı, aydınlandı gece, ama çekirdek buz kesti Kimse gelmesin, konuşmasın böyle olmayacak Denizden geçen bulutlar sudan rengini çekti Sırtımı döndüm kendime, tanımadım hiç kimseyi Tanısam da fark etmez hepsi önceden söylenti Kurşunlanmış bir akşam ovada şimşekler çakıyor Artık aldırmıyorum olsa olsa yağmur güncesi Adını bilirim, sesini duyarım kapımda bekleyen aşk Fotoğrafını çektim ansızın karıştı gerçekliği Yürüdüm usuldan, çok kayıp vermişim anlıyorum Yalnızdılar, umarsız, derin kuyularda boğuldu sesleri Kırıldı bitti dedim, en sonunda tükendi sözler Sarmaşık güldü bir zamanlar zincire vurdum şiiri |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Şarkı Söylüyorum
Şair: Özel Arabul Onur, diz çökmektir biliyorum Ayakta korkuya sarılmak değil Bu yüzden şarkı söylüyorum Büyük bir tohum gibi saçar çiçek tozunu Bir güvercin dahası tek ateş kırmızısı gül Daha ben alışkanlığıma alıamadım Ya da zorlayan yüreğimin sarsıntısına O yüzden mi acaba sende büyütüyorum Bu bir gölge oyunu Gece pencerene yaklaşan -Gecenin usulca güzelliğini Sana anlattım mı bilmem- Karanlığı serin bir düşe bölüyorum İçimi yakan özleme son çıkış Aynı yanılgıyı zorluyoruz seninle Bu yüzden şarkı söylüyorum |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Özlem
Şair: Özel Arabul Baktım yana yatmış Bir kırmızı bir çiçek Yanlış bir taş düşmüş yolun üstüne Göztaşı mı, göktaşı mı bilemediğim Baskın korkuları vurur dağlara Sudan önce suyu boğar su örümceği Kocaman bir ağız olur da Fişek patlatır gökyüzünde Aynalara vurmuş, cama sığınmış mavi Ters dönmüş dürbünlerimizle Güneşi mi ne çitiledik Kaçıncı ezberleyiş bu Özlemini |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Öyle Özledim Ki Seni
Şair: Özel Arabul Öyle özledim ki seni Kurşun dökülür gibi suya Dibe çöktüm Sesi uçtu yüreğimin Yüzümde birden Rüzgar boşluğu Akıyor toprağa gün İncecikten kan gibi Siner yüzün Akşamıma |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Öptüm Seni
Şair: Özel Arabul Koydum seni suyun yerine Dağıldı yüzün Bir bataklık otuydu ellerin Kavradı taşların altından Yıkanan günü Yerinden kaldırıp bir ağacı Uyuttum seni Habersiz benden Çevirdi ağzın nehirlerimi Yulardan atmış bir tay gibi Devrildi gök üstümüze Öptüm seni Biraz yana döndü güneş O kadar |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Öfke
Şair: Özel Arabul Şimdi ilk korkunun dönüşüyle Göktaşı da düşse aramıza Geçer ıssız karanlıktan İçi oyuk ağacız herbirimiz Ağusunu tükürüp attım yüreğimin Bu bozkır denizinde Kıpkırmızı kesildi toprak |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Öğretmediniz
Şair: Özel Arabul İnanmayı öğretmediniz ki bana Ne zaman size uzansam Çok kısa dalgalardan döndü başlarınız Geriye her bakışımda İçimi örter yorgun ve usanç dolu Bana itilmiş yalnızlığınız Kişinin en büyük erdemi Kendini tanıması değil sanırım Kendini anlatmaması belki de Belki de o kocaman yalınlığıyla susmasıdır |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:21. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.