![]() |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Soru
Şair: Özel Arabul Rüzgarın kokusunda denizin tuzu Ufkunda özgürlük Yanyana iki sandal gibiyiz Ayrılacak mı yollarımız Birlikte mi yolculuk |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sonbahar
Şair: Özel Arabul fotoğrafta sonbahara düşüyor gölgem kesilmiş yüzümden ne kaldıysa bir makas izi.. eski bir aşk, ki bütün aşklar eskidir, akşamlarsa sonbahar.. doğanın ve kalbimin minesi çatlıyor.. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sevilmeyi İstiyoruz
Şair: Özel Arabul Sevilmeyi istiyoruz Kabul ettirmek için zorbalığımızı Ve kendimizi önceden bağışlatmak için Yaşmakları yüzümüze çekmeden Belirgin açlığımızı gizleyemezsek İki su arasından geçemeyiz. Kuramayız dirliği çevremizde Yalnızca kendimizi koyarız öne Sevilmeyi istiyoruz katıksız. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sevi
Şair: Özel Arabul Koydum seni suyun yerine Dağıldı yüzün Bir bataklık otu gibiydi ellerin Kavradı taşların altında yıkanan günü Yerinden kaldırıp bir ağacı Uyuttum seni Habersiz benden Çevirdi ağzın nehirlerini Yulardan boşanmış bir tay gibi Devrildi gök üstümüze Öptüm seni Biraz yana döndü güneş o kadar |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sesin
Şair: Özel Arabul Uzaktan uzağa savrulan Bir avuç kardı sesin Yine alaca yine ayazdı O kaskatı yalnızlığıyla Oralardan bir kış döndü Delice isteğime benim Yaprak eskidi ağacımda Sesin atmacalar gibiydi Dolanıverdi başımda Geriye sevişmelerimiz Geriye Bütün yaptıklarımızdan Ağırlığımızdan Bilip de unuttuklarımızdan Seslenişlerimiz birbirimize Bilinçli bilinçsiz Farkına varmadan |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Seninle
Şair: Özel Arabul Senin yüzün nedense hep yeni açılmış Yanmış bir dağ ağzı gibi uzanır göğe Bacaklarınla, ince ayak bileklerine sarılı Korkularınla Soluğundan kan uçar, açsan ağzını Ansızın bir şimşek iner geceye Yemyeşil dala keskin bir bıçak Yeni bir soy çatlar umutlarından Bozkırda gün sürgünü Kırmızı kaya hamuru sanki Kendi çemberini sürer devinir Gözlerini bir açsan, yalnızca gözlerini Ardından atlar boşanır Vuruşmak için toynakları çivili Ellerini bir açsan Çok seyrek aşınmış ellerini Koparır güneşi yerinden Nasıl yanmaktaysa öyle Koskoca bir kızak gibi çeker dünyayı Düşteyim, kaygılanır yüreğim Bir intihar gibi gerer gövdemi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Senin Arkandan
Şair: Özel Arabul bu koltuk daha öncede burdaydı köşede bücür ağaç sen gidince ardından kırdı kökleriyle saksıyı koltuk bir genişledi hiç sorma odalar almadı neydi bizi ürküten yanyana gelince gözlerim baktığı yerde kıvılcımlı bakır deli avunmak için bir yer gerek bize bir isim sevgiyle tamamlayan kendi kendini uysal bir rüzgar hiç köpürtmeyen aramızdaki denizi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Nasıl
Şair: Özel Arabul Kuru bir dal nasıl çiçek açarsa Nasıl uyursa sabaha karşı sular Ve bir bebek ilk soluk aldığı zaman Öylesine başlar içimde yaşam |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Seni Andım
Şair: Özel Arabul Şimdi seni anmışım Önce uyandı yüzüm Kapalı bir gül ortasından Ağdı aydınlık Duyuyor musun Ürktü gökyüzü Akça karnını geriyor Seninle yatmadım sanki Sulara girmişim gibi Her yanım mavi kokuyor |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sen İçerde Bir Yerdesin
Şair: Özel Arabul Sen içerde bir yerdesin Zaman kök ağzında çiçek Bir gelirsin gölge kayar geriye Yürek ki çoğu kez süt damarıdır Başın dayanır suya, uykusuz iner Sabah iner incecik, gün artığından Ölüm nasılsa sondan öncesi Nasılsa umudun yaprak altıdır Nereye değil nereden düşer acı Çember çember dönenerek Sen içerde birikimim kaskatı Özlemin aydınlığa yaslıdır |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sekoya
Şair: Özel Arabul Uzanır ulular ulusu ağaç Sekoya Rüzgarın erişmediği gökyüzünü kaldıran Tanrının yeryüzüne bıraktığı İlk şeydir o, ilk sevinci Öpüşleri seni başka korkulara çekince Bu ay şöleninde Kıpkırmızı nar taneleri Esmer vücudunda toprağa açılır. Olgun yemişler arasından kucağına. Serin bir akşama döner dudakları, Bütün gövde ağırlığıyla Işıktan olma ormana, Ormandaki mavi yağmurun Eski yapıtlarına sığınır, Öylesine dalgın iner karanlık.. Zamana tutunmuş ağaç Sekoya Hayır, sensin aradıkları Her dolunayda, Bir kadını sever gibi, öper gibi onu Göğüslerinin ucundan ve dudaklarından Sudaki aynalara mıhlarlar Rüzgarın ilk oyununu. Aradıkları gerçekte sensin, İzlerini yukarda ya da aşağıda sanırlar Hiç olmasaydı diyemeden, Bir öğle güneşinde yalnız başlarına Sallanırlar sallanırlar. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sayrı
Şair: Özel Arabul - O nasıl rüzgardır öyle sözlerin Nehirlerim ortasından devrilir- Gökyüzü dağılır sanki içinde biz Tam uykudayken sabaha karşı Toprağımız üşümüş, sırılsıklam Yıldızlardan kan gelir Boynuzdan bıçak saplasam Cebimizde saklı, yanılma payı Donmuş bir gün teleği ayazı görmüş, Gider miyiz ne dersin İçimiz dışımız daha Kuş ormanı |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Savruldu
Şair: Özel Arabul Savruldu yapraklarım Dağıldı mevsim Ya ben Şimdi sensiz Ne yapacağım |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Savaşımız Bizimle
Şair: Özel Arabul Güneş toprağımıza meyvasını düşürdü Buğday benizlim, Küçük Asya'm çeltiğini verdi İçtik terimizi Sakız rakısıyla Varlığımız haklıdır bizim Toprağımızda zeybekler topuklarıyla Can verirdi Bozdağ'ın taşına, yamacına Serin gecelerde döşeğimiz hayıt kokardı -Mavi çiçekleri oğul verenden- Denizimiz haykırışı belletti bize Usluluğa ve alışkanlığa karşı. Uygardık barış için Yabandık kendimizde. Ölümler üzerinde özgürlük çiçek açarsa Acımam buz gibidir, ürpertir beni Biz yine döneriz doğaya. Suyumuz ve aşımız insandan gelir, Yatağımıza kara çamur sıvanır, Uykumuz ağır basar, toprağımız diken verir. İnsanı insanla kurtarmıştık Buğday benizlim, Savaşımız kendimizledir. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sakız Ağacı
Şair: Özel Arabul Bu gece yaşlı bir sakız ağacı gördüm Kolları karanlığı taşımıyordu Bu gece ay ilk dörtlükteyken Toprakta karıncalar yuvalarını Su böcekleri yosunlu keaya diplerini bırakıp Kımıltısız ve dar zamanlı Yaşamı karşılıyordu Göğsü yarılmış, morarmış dudaklarıyla İnip kalkıyordu susuzluğu denizin Ve bu gece havada Durmadan kaçındığımız Yalnızlık tütüyordu Yaşantımızdan ayrılıp sessizce Özlemin kupkuru ayazını Islak otlarda çiğnedi beklenen Hüzünlü Foça'nın dalgaları gölgelendi Sıkıntısı büyüdü yüreğimin Mermer basamaklarda bekleyen Yaşlı sakız ağacı Başını suya vurup ağladı |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sabahın Serin Başı
Şair: Özel Arabul Sabah serin başını yasladı pencereme Boynunda asılacağı iple dolaşan kadın O en yüksek rüzgarlı dağ başında Umudunu çoktan harcadığı Ve artık bulamayacağı için özlemini Bir sevecenlik gibi geçiverdi İnsan boyu çatlayan toprağını |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Sabah Çağrısı
Şair: Özel Arabul Uyan şimdi uyan tam gümüş vakti Bir su tomurcuğu patlar mavide Açılır göğsünde gün, görkemli diri Ne varsa kırlangıca dönüşmen için Belki biraz Sümerlisin, yüzün uykuda Sümerli Bir sarnıç başında yüzün İpek sarılır, toprak yırtılır, bir yıldız düşer Sabah üstümüzde zeytin yeşili Düştür bu, başka türlü olamaz düştür bu Damar damar açılan gökyüzünü Nerdeyse tırpan gibi biçiyor ellerin Çok yaşadığım, daha yaşadığım Bir sandal ayrılıyor sahilimizden Uyan şimdi uyan tam rüzgar vakti |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Rüzgarmış
Şair: Özel Arabul Öğrendim aşkım Bir rüzgarmış yaşamak Dağılan gökyüzünde Yıkıntılar bırakır ardından Tohumlar taşır yeni hayata Giden savrulan hayat Kalan aşk söylentisi yalnız |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Onarım
Şair: Özel Arabul Ortada kaynayan zift kazanı Rendelenmiş tahta Çıplak tuğla duvarlarıyla Yeniden biçimlendi odalar Bu bina bütün bir yaz hazırlandı kışa Dökülen yaprağını eklemeye çalıştık Alnı değdi çatının saçlarımıza Kapılar, gizli bölmeler, içiçe koridorlar Ne varsa onardık kendimizin dışında Yer değiştirdi gün içinde uykumuz Aramızda bölüştük bize düşeni Belki bir tarih bu taş, eşiğimizde Ağır, kara bir yılan gibi kımıldar Geceleri ev ve çelik iskeleti |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Okul Çağı
Şair: Özel Arabul DERS1 Atlaslarda tuzlu tuzsuz gölleri Belletirler uzun değnekleriyle Sanki karınca yuvası Daracık kahverengi çizgiler Sınırlar çiçek açmaz diken içinde Gemiler geçmiyormuş izinsiz Paylaşılmış deniz dipleri Olgun bir dut gibi sallanır başım Kürsünün gölgesinde DERS2 Sultanlar girer birden sınıfa Altın işlikleri Ve saf ipekten otağlarıyla Savaş tortusu gibi Biçilmiş gövdelerin üstünde DERS3 Birbirimize bakarız bütün çocuklar Saçlarımızdan yakalarımızdan Dökülür aşağıya sayılar Kırık bir doğru gibi parmaklarımız ÇOCUK Hiç sormadım gelmiyor aklımıza Babam neden kullanmaz ürettiğini Niye ürkütür onu çarşılar Sesi de benzemiyor başkalarına Eski bir top gibi düşer yüreğim Koşamam çayır kuşlarıyla Hepinizden daha yorgunum şimdi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Neden Öyleyse
Şair: Özel Arabul Tutunup dere kenarındaki ince sazlara Bu gezegenin en eski türküsü Kendi başına iner yorgun Kendi aydınlığına Belki hanımgelinlerimizin Bol güneşte yuğduğu Sıcacık çayır nanesi kokan Patiska çarşaflara sinmiştir bir de Sonsuza açılan kanatlarıyla Ölümü ve tanrıları geçiveren Umuttur tek başına Umuttur belki de ezgilerinde sunduğu Almamız gerekeni hiç bilmedik Neden öyleyse çırpınmamız kapılarında |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Neden Geçemeyiz
Şair: Özel Arabul Bütün gün asılı durdu o güneş Çekinceye dek anılardan zamanı Bakır bir tepsi gibi yansıdı içimizde Gider yine geri döner yollarım Sularıma yavaşca, yavaşca sularıma Şimdi değil bir önceden belki de Bir düş sıçramasıydı bu kuşkularım Sürgün bekleyişi üstümüzde gerilen Yorgun uykusunda en yeşil Asılı kalmışız tutkuya Orman içimizde, gövdemiz yaprak kesilmiş Biraz ötemizde umut Neden geçemeyiz Karşıdan karşıya |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:40. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.