![]() |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Bir İrmak
Şair: Özel Arabul Bir tepede açmadan başını ağaç Aykuşağı gecenin içinde sesi Bir salkım kuştur sonbahar onda O ağaç mıydı ilk ateş düştüğünde Sıyrılır sıyrılmaz gövdesinden Başsız ve sonsuz bir ırmak Çarpa çarpa döven kıyılarını Bir yerlerden akıyor şimdi içime Yüreğim ona göre biçildi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Buğday Dumanı
Şair: Özel Arabul Uzadı bir dal gibi üzerimde gün Toprağın yaş derisine Düşüp açılana dek Nereye gitsem buğday dumanı İçimde, dışımda, yolumda konuk Ürperir mavi kuş ağzı Başakta esen yelin Başaklar öfkeli çocuk Bir yerlerdeyim her an Her yaprağım bir sonraya genç filiz Yüreğim yaz ovasında bolluk |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çapraz
Şair: Özel Arabul Biliyorum dedim, baktım, baktınız Zaman hiç geçmez mi Sordum, sorguladınız Camlara yapışmış çiçek ölüleri Yüzleriniz Sokaklar boydanboya Adresimi sildiniz Beklemek böyle bir şey Islıkla bir korkuyu geri çevirmek Ucu keskin bıçakla Bir bulutu kesmek Duman gibiydi, kadın gibiydi bulut Gölün üstüne dağıldı Yarasında koyu bir gece Ağdı suya Üstüne fotoğraflar çektiniz Unutulmus kadınlarin dalgın ve agırdır Anıları Sevmeyi bilseydiniz Define avcısıydım Bundan önceleri Haritasız dedektörsüz Pusulam yosun tutmus Ağaç gövdesi.. Gizli dehlizlerden geçmek kolay Toprak kökleri Bir geyik çalımıyla biçmişim Kendim soymuşum gizlerini En büyük aşk orda gömülü Toprağı elemişim Bedelini ödeyemezsiniz Üste bir ömür sürdüm Ödüllü bir yalnızlık benimkisi Var varanın Git gidenin Bir rüyayi getirenin Nereye kadardır becerisi Aralıktan rüzgar giriyor Ya tam açın Ya kapatın artık pencerenizi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çizelge
Şair: Özel Arabul Benim işim bu Denize bıçak atmak bodoslamadan Yaşlı bir fener ustası gibi Geldim ya, Bakır çalığı bir acıdan Herşeyler bir çizgide Sanki bir yerlerden tanıdığım Sanki kızıl damgalı Her an sıçramaya hazır Canlı ve biçimli bir yarış atı Suyun yüzünde açan kan Ateş gibi saydam kırmızı Benim işim bu Yamaçtaki asmaların Yeşertirim üzümünü. Bilirim, belleğimde Kaç arı, kaç çiçek dalı Ayışığında kanat çırpar Geldim ya, dumanlı bir su başından Bulut hummasıydı Umudu umutsuzluğu bir çizgide Korkuyla seyiren bir çizgide Ve susmak kırgınlıktı Bu soğuk yalnızlıkta Susmak, ölümü anmaktı Benim işim bu Seni nasıl yaşatsam eskiteceğim Ala tüylerinin çekirdeğinden |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Çıkarsama
Şair: Özel Arabul seni sevmek ne kadar kolay akıp giden bulutları izlemek kaynak başında köpüren suyu yerden fışkıran ışığı yani eğilip içmek binbir alaşımlı sevdayı rahatça üstüne giymek daha da uzuyor öpünce daha da kalın ve beyaz boynun gecenin içinde gizli bir yol açıyor bir ırmak, puslu beyaz içe akan, yansıyan, balkıran yukarı dönen bir el gibi bileğinden çevrilerek ah benim ölümü susturan aşkım seni sevmek ezberlemek oluyor yabansı bir koku var havada döne döne yükselen fundalıkların çalılıkların defne kokusu, ıtır kokusu ölü taşlar, boz yosunlar, kuru otlar anılar yani sürekli anılar heybetlı bir akşam sarısı alınlık oldu ne yazık başucumuzda duruyor sesin yontulmuş akik dudaklarının arasında bir yağmur telaşı sesin ay altında yaprak denizi ağır aksak geçen zamanın geçmeyen yalnızlığı utangaç, tutungan, ve çok narin sesin bu yüzden ellerine benziyor Seni sen yapan bunlar mı Gözlerin mi hani demiştim ya Her zaman ormanaltı bitkisi Hiç vurmaz üstüne güneş hep serin her zaman nemli Seni sevmek sevgilim bir insanın ansızın bir zambağa dönüşmesi |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Deniz Bastı
Şair: Özel Arabul Gökyüzünde ay söndü Fildişi renginde bir kadın Açtı yüzünü Kim olduğunu bilmiyor Yıllardır küçük bir avluda Her sabah çiçek açıp Her gece döküyor Al ipekten bir akşamdı, yazsonu Uğultusu doldu önce denizin Arnavut kaldırımlı dar sokağın Yıkıldı duvarları Taraçalara bacalara tırmandı Oluk oluk aktı evlere Küçük kadınların yatak odalarına Deniz bastı Titreyen dudağından öptüm suyu Deniz yağmur ormanlarına dönüştü Mercanları saf sarıdan, yakut kırmızı Su yosunlarıyla örtüştü Aşk ordaydı Diplerin altın gülü Biz yanyanaydık, tanığıydık Kendi sevdamızın Ama korkuyorduk Birbirimizin yüzüne bakmaya Mavi büklümüyle dalgalar Aştı üstümüzden Yandı kavruldu göğsüm Eğri bir bıçak yarası Zaten nerde yanlış vardı Nerde gömüldü Unuttum geceyi Ay öldü |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Deniz Kuşatması
Şair: Özel Arabul Öyle her yerde aramadım Kendiliğinden çıkıp geldi bir orman uğultusuyla Ağaçların kalın karanlık gölgeleri Ve üstünde tuzlu su titreşimleriyle Vakitten kazanıyorduk iki çakıltaşı Denizin kıyısında kalmıştı biri Öteki sektirilmiş Ayaklarının ucunda soğuk ikindiler Gün batımları, ayışığında söylenen uzak türküler Yani Odysseus’un lotus çiçeği Bal kadar tatlı, deniz suyu gibi İçtikçe daha şiddetle susatan Bir su çiçeği Denizin, ormanın, katran kokulu mavnaların, Yaklaşan günün özgür kokusu Sardı unutturdu seni.. En büyük tutku çekim gücüydü Koyu , akışgan , Fırtına öncesi ağırlık, İnsan ikliminde esip duran Bunaltan ve felaket yapışkan Eğri bir bıçakla sevdanı kesip sundun Denizin girdabından Yalnızken, her şeyden bilerek uzakta Bitmeyen bu yolculuğu kendin istedin İçinde dalgalanan, çarpan, kırılan İlk gençliğin ıslak samanlar üstündeki ateşi Bakır kazanda kaynayan sütten, ateşteki közden, sandıktaki lavantalardan Bahçeleri gölgeli, taraçalı, görkemli evlerden çıkıp Sahilleri dolduran kalabalıklardan Usandın . Her bitki, her çiçek,her ağaç,her yağlı yemiş Senden bu kadar uzakta öyle anlamsızdı ki Doygunluk gibi, mutluluk gibi , hoşnut bir evlilik gibi Eskitiyordu kendi içinde çekirdeğini Soğuk bir alev yalnızca ısıtmayan Seni özlemeyi yerleştirdim yokluğuna Tasarılar, niyetler özgürlüğün havasında dağıldı gitti.. |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Dost
Şair: Özel Arabul Günüm karardığında, gecem uzadığında seni düşünürüm. Bir şiir söylenir dünyaya, payıma düşeni alırım Bir renk atılır fırçayla, ışığı yakalarım Şarkı söyler bir kadın, dağılır yalnızlığım Ve dimdik duruyorsa bir insan onca kavgada Ödünsüz ve kararlı Korkumdan utanırım Ne omzunu isterim başımı yaslayacak Ne ellerini, ellerimde tutacak Varsın uzaktan savrulsun gülüşü Hiç olmasın gölgesi yanıbaşımda Sabahları bahçemde açan gül gibi Soluğu karışıp gitsin havaya Olması gereken yerde durur o Yani hayatın tam ortasında Bana kendimi sevdirmek için |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Düşleme
Şair: Özel Arabul Gördüm ben, daha ne ki beklediğim Yorgun sarsıntısından baharın ağaç Henüz doğmuş bir kuzu ıslaklığında Aktı aydınlığa bir çiçek önce Sonra sıvama güneş Bir uçurtma asılıdır boynunda Tüm umudu çocuğun Bedeni su kırması, köpüren kardan. İnsan mı bildi sevgiyi ancak Çay kıyısındaki sazlar mı Balık yumurtasındaki sancıyla sarsılan Acıyla yeşermektir biraz sevinmek Yarların gün görmeyen dinginliğinde Hadi ben bir düş gördüm, Öyle diyelim Niye ölüler düşer baharımın üstüne |
Cevap: Özel Arabul Şiirleri
Düşüyor Sevinç
Şair: Özel Arabul Bunca istekle aradığımız İri bir çınar yaprağı gibi Düşüyor sevinç Yılgıdan mermere dönmüş yüzlerimize Bir ağaca sımsıkı sarılan insan Parmaklarıyla içse de özsuyunu Acısını taşıyamaz Taşıyamaz çünkü yalnızlığı geleceğine Dargın bile değilim artık İlk oturduğum zaman masa başına Böyle yine korkusu basmıştı beni Aldığım tüm coşkulara karşı Susmamın doğada patlayışıyla Öylece başıboş akan zamanda Sanırım yavaştan oluşur tutkum Nereye gittiysem hep öne düşen Ellerim ve yüzüm yanar Haykıran tutulması çok güç solukta Görüyorsa güzelleşir gözlerin Titrer teninin aydınlığından Son uykuya yatmadan önce Sıcaklığını götürecekmiş gibi Tutabilirse bir canlıyı, Bir eli, bir gövdeyi, bir gülüşü Ya da varsaydığı sevilerini Aktaabilirse kırgınlığından Bu kez ölümsüzlük gerilir çarmıha Sevinçsiz, acısız ayrılıyorum aranızdan Kakmalı çeliğe kuşanmış Kamaştıran gözlerimi tutkudan |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:41. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.