![]() |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Bulmaca
bir şehri gömüp yüreğine gittin hırsız adımların kaldı geride seni bulmaca oynuyorum |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Çocuktum
Oysa ben çocuktum Yüreğime parmak izini basıp geçtin Silemedim Avuçlarından içtiğim aşkın imlasını bozan ben değildim Ki yerli yersiz üç nokta iliştirdin sevdama Ömrümü vesairelere sığdıramadım Çocuktum Hazırda umutlarım vardı. Ben bu şehre adınla biten şiirler serperim.. Sokaklarına konduramadım bedenimi..yoktu... Kapımın önünden geçmeyecektin Penceremden bakamayacaktım sana... Yaralandım Çocuktum işte Gelirsin sandım Yanıldım Bitti derken Her günümde seni bir bir çoğalttım. Sabırsızlığım,açlığımdan senli günlerime. Çocuktum adın yaktı ellerimi Tutunamadım bir daha ''sen'' diye hiç kimseye... Yollar,yıllar,hasret bitirmedi seni;beni bitirdiği kadar... Çocuktum Yüreğimi alıp kaçtın! Hani diyorum son defa gözlerimden düşsen Sevdanın yatağını şaşırmış nehirlerine.. Büyümek buymuş işte... Korkuların biçim değiştirmesi Gece yatağıma Gündüz yanağıma yapışan Oyun oynarken bile kambur gibi sırtımda taşıdığım telaşlarımdın Eziktim Çocuktum işte...Yüreğime parmak izini basıp geçtin Bir ses...Bir adamın sesi Ve bir kadın...Hayatı avuçlarının içinde taşıyan.. Kurduğum hayallere çakılan korkularım ''kalktım'' derken düştüğüm ''başladım'' derken bittiğim Artık boş mezarlıklara dönen evlerde adım anılır. Ve ben yeniden doğmak için Kahramansız masallar dinlerim Hep ''yokmuş'' diye başlayan... Çocuktum..adın elime battı Koparmışken tutunduğum ipleri Dizginlerimi salmışken boşluğa Zamansız bir aşk yağdı....ıslandım.... Korunaklarım yoktu... Sokaklarda minyatür aşklar yaşanıyordu Yüzü yoktu hiçbirisinin Kaldırımlarına gölgeler düşmüyordu bu kentin...Heybesine gün sarhoşu mart çığlıkları yüklemiş yolcular Geçip gidiyordu aklımın dolambaçlı yollarından. Kimsesizliğe yenilen... Korkusuna eksik anlamlar yüklenmiş erguvanlar, Uğurlarken hüzün kuşlarını, Uzak kentler yıkılıyordu gözlerimin tutunduğu boşluklara. Ve hiçbir aşk vitrinlerini süslemiyordu Bir yığın bedeb gülüşlerini arıyordu köşe başlarında Ve hiçbir yangın içimi ısıtmıyordu sevdan kadar Tarifi yoktu kederimin... Çocuktum işte Geçtiğim yollara baktım yaşamın dikiz aynasından Yüzlerce ben bırakmışım ardımda Ve yaşın kadar sen tanımışım omuzlarımda Yüzüm yere eğik,gözlerimde hüzün... İhbarlar taşımışım gidişine Sevdanın köşe başında tutuklanmışım sensizliğe Çocuktum işte Kendimi kendimden kaçırırken İçimde yüzlerce gedik açıldı Yıllardır soğuk rüzgarlar çarpıp geçiyor çocukluğum yamalı geçmişine Kendimi tırnaklarımla deşerken Gizli gizli kan akıttım soğuk yatağıma Kan denizinde gömüldüm uykulara.. Çocuktum işte Yaşamın dikiz aynasından baktım geçtiğim yollara Sarsıntısıyla bozulup dağılmış bir aşk hikayesinin, Her biri ayrı zamanlarda yaşamış kahramanlarını; durmadan büyüyen boşluğuna ittim. Kaidesini arayan kara suratlı bir heykel gibi kargaşanın ortasında. Asılı kaldım bir halatın ucunda.... Çocuktum işte Olanca ağırlığınla çakıldım gözbebeklerine... |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Düş Kavuran
Gittiğine inansam dönmeni beklerdim Köhne gemiler geçiyor içimden Hangi sokağa dalsam hangi kapıyı açsam Ardında sen Hep sesine bir kulaç kala boğuluyorum Bilmem Sen mi erken demir alıyorsun Ben mi geç kalıyorum Ellerimi bıraktığın yerden Çığlar yuvarlanıyor ta şurama Her gece fırlatıp denizlere Yitirilmiş tebessumleri bir cigarayla parmak uçlarımı öldürüyorum çürümüş rüyalardan arta kalan mirasınla yolcusuz yollara döndüm alnımdaki girdaplar şimdi kan tarlası fırtınalar kopuyor demişsin yüreğinin en rüzgarsız yerlerinde oysa ben bin mevsim sana fırtınalandım sen bilmedin gittiğine inansam dönmeni beklerdim |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Düş'tüm
"Düş'tüm", dedim Hayir dedi kesince. Düş olsan fark etmezdim seni.. Sevgim sana güc veriyor mu diye sordum. Başini cevirdi yüzünde kalmamiş takatle Hayır dedi inatla Öyle olsa, yıkılmazdim her "seni seviyorum" deyişinde... "Özledin mi beni" dedim. Sustu Nefesini en derinden aldi ve "Özlenmez mi" dedi Git dedim Gitti... Sen kaldikca genişliyor bu dünya ve ben kayboluyorum ucsuz bucaksizliginda Hayir dedi , sertce Gidersem, kahraman olurum Kalirsam senin... Küserim dedim, kırılgan cocuklugumun siteminde. Hayir, dedi,gülerek... Küsmek,susmayi göze almaktir Ama sen korkarsin kendi sessizliginden ve susamazsin Gel dedim o zaman Sesim fısıltı gürültüsünde Gel... Durdu Hayır dedi Gelirsem Biter Aşk.. |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
En Fazla İçimde Ölürsün
En fazla içimde ölürsün Cesedini sürüklerim gittiğim her yere Kızıl sonbaharım Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi Ellerimde çoğul bir gölge kuşu Adının arkasına basmadan yürüdüm Alnımda birikti çizikler Adımdan çıkardım aklımı Aklımsız kaldım Neylersin İnsanız Ne yapsak eksiğiz işte Ölüme ayarlı saatiz En fazla içimde ölürsün Sorarım Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni? Hangi haremden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi? Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını Devrik cümlelerimin öznesi oldun? İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım En fazla içimde ölürsün Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana Kalan gidene denk neyi varsa susuyor. Ve susmak inceltiyor her yarayı Ve susmak bakmak oluyor Gitmediğin her yere Kim tutuklanmış yalnızlıktan Gizin içine gizlenen kim Söyle beni nerene sakladın Ki şimdi bu kadar sokaktayım En fazla içimde ölürsün Karla karışık yağarsın yara Bereme Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde Sana borcum olsun Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde En fazla içimde ölürsün Yanağında yanar avucum Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar Gırtlağıma kadar aşka batarım Yeteri yok. Eksiği fazla. Neyin kaldı eksilenlerden arta İçeri doğru kapanan bir kapıydın Saçlarından geçtim önce Ve kendimden öylece Neyim yoksa var bildim Eğildim Eksildim Eridim Bir seni bitirmedim Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını Uğultusuna tutunamadın Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan Öyle yaşadım gözlerini Tenimde itiş kakış Cebimde depremlerin Esrarlı gece ayinleri Volkanik şiirler Usul usul giymedim mi sözlerini Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer Sensizlik seni anlattı en çok Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti Söyle saçlarında öldüğüm Bir geri gidiş kaç günde gelirdi? En fazla içimde ölürsün Cesedini sürüklerim gittiğim her yere Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri Açar gibi yaparak açık bir kapıyı Beni ikiye böldün Hadi içimi kendine aldın da Beni nerde bıraktın Hangisini seçerdin benim için Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için Ben yarama çoktan sen bastım Yaşım kadar gencim Adın çabuk diye geçti Ardında aç köpekleri bırakarak Ezberimden geçtim. Hızla biten aşk şarkılarından geçtim Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk Bildim Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine Onurlu bir karanlığı seçtik Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik Cesurduk çünkü Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız Gerisi hiçlik Gerisi yokluk Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka Bir hayatın tüm yanılgılarını Saçlarında çözdüm Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın Sessizlikte bir dildir Çoğul susulur Pusulur Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın Yıkık şehrimin izbesi En fazla içimde ölürsün En çok Gözlerime gömülürsün. Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Gece Geçilen Şiirler Işık Seli Gibidir
acilar büyütülerek unutulur sevdigim yüzünden kopunca bir buzul çiglik ellerin buz tutmuş iki yarim şarki olur ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş birakirim sana beni adresime sorsun esmer bakişlarin dönsen de bulamazsin nasilsa gitsen de kentlerden sakindigim bekçi duruşlarimi ara emaresi boldur sokaklarin sol omuz başimdaki kokundan yakalanirim sokul ki geceme avuçlarin islanmasin saat başlarini beş geçer yelkovanin senle zamansizim amansizim senle büyük susarim kendime yenilirim her kavgada sonra koca agiz bir çocuk olurum bütün trabzanlardan kayarim bütün köprülerden sarkarim yüzüm kente sürülür içime sesin kaçar ben seni aglarim alişmak ölümdür sanki hiç ölmedik tanrinin gögsümüze taktigi bir nişandir ölüm teneşirlere yatiriliyor şimdi ellerim sana uzanmaktan yargiliyim hirçin bir iklimin sir girdabisin seni anlamak kendine çelmeler takmaktir ve kendini affetmesidir her seferinde (bazen beni affedebiliyorum istanbul) zehir yüklü bir mektup var dalgakiranlarimda parçali bulutlu durur sana kent şiirleri biriktirdigim bir gecede çok eşli bir yagmur başlar kentin en dövüşçü çocuklari aglar bilirim dişarida yagmur varsa sen içinde agliyorsundur aglama ki gülmesinler bize bak sen seviyorsun diye var sonbahar her mevsim gelişine söz veriyor saçlarina fisildiyor saçlarina bana bir pencere bile açmadigin saçlarina sensizlige alişmak bir bozgun agirlamaktir içinde biliyorum örtülerine unutma beni çiçekleri takiyorum şimdi yaşama hakkim sana gel de yagmurumdan iç seni seviyorum |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Git
Şimdi gidiyorsun Git Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için Şimdi gidiyorsun Git Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım Komazdı öyle üç-beş nöbetleri Geceler içimi acıtmazdı böyle Bir insan bu kadar eksilebilir mi Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin biryerlerinde Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin O adam bendim unuttun mu Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu Seni unutamadı İşin kolayına kaçmadım Uğruna ölmedim yani Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep Sen bunu da bilmedin Ben bir bakışına bin anlam yükledim Sen aşka kestirmeden gittin Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun Git Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun Yazıklar olsun yazıklar olsun Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin Uzun lafın kısası yoktur Anlatacağım çok şey var Hoyrat bir rüzgar gibi geldin Aklımı hayatımı dağıttın Şimdi gidiyorsun Git Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen Allah kahretsin Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı Şimdi gidiyorsun git |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Hafıza Ayıpları
Kendinden başka herkese benzersin Gecelerime bulaşıcı nöbetler kamçılarsın Fiilini rüzgar torbasında taşıyan Saçlarını en çok rüzgara satan kız Saçlarından saçılan saçmalarla mı vurdun adımızı Serinine sakladım bak sancılı ve kemirgen kelime oyunlarını Hangimizin bu ayıp aranıyorlar Benim bu hafıza ayıpları Dilinde çelmeler taşıyanlara Ölüşü bileyli sıtma iti gibiydi duruşun Aynada görünmeyen neyse oydu Sonra görünenleri de oydu Belki bir köprü dibi ekşisi kaldı gerimde Sıktım sıyrıldı kanıyor Yarama kabuk hazırlar mısın? Yüzümde sırıtan tedavi yöntemleri Kınında bir nekahat evresi Benim bu hafıza ayıpları Ayrılık gölgelerinin nevrotik bahçe gülü kalesi bu Surlu katillerin urlu beyinlerin de yıkılası Ciğerine öfkeli anne bakışı saplanırken Eklem yerlerinden kırdın bak şiiri Ekmeyecek hiçbir dil Başına yıkılası argümanları Benim bu hafıza ayıpları Şemsiyesi kırık gözlerini kayıpladım O kimse, kimse duymadı hatırlamadı ağlamadı Ama ben öptüm başından aşağı kaynar surları Kımıltısız iklimlere tüneyen suskunluğumun kuşları Benim bu hafıza ayıpları Gökler üzerine saçlarım dökülürken Zulamda tıkış tıkış küskünlükler Kundaklanmış yalpalı voltalar Dillere dolanmış dikenli teller Konuşunca kanayan suskunluklar Beynim hor kullanılmış idare lambası Nezaketle karışık hırsızlama yapma gözüm Benim bu hafıza ayıpları |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Hemen Gitme
Unutmuşum aşkta söylenenleri Nasılsın'ı bile bir başkaydı Hemen gitme Böyle tenhalaşmışım ya Durup halini hatrını soruyorum gölgemin Sanki yüzgöz olmuşum hüzünlerle Kalbim diyorum ellerim çıkıp geliyor Kovamıyorumda Hemen gitme Sana bir yaprak kadar solgunum desem rüzgar çeler aklımı Dallanıp budaklanır içimdeki boşluk Bahara karın tokluğuna gelen ağaçlar gibi olurum Hemen gitme bu kente bir sokak daha gelse Söyle kim arar seni Kırılır gülümsemelerin bir bir içime düşer ve Bir gülü uyandırıp uygarlığından kırmızılığı ne kadar Kim götürür seni Ahh neydi ki suçum Gençliğimi ve terketmelerini kayırmaktan başka Alıp başını gidiyorsun benden Hemen gitme Sana diyorum bi ağlasam üşüsem derin bir kuyu gibi Omuzlarından başlayıp yıkılsam önüne Utanır sevinçlerim insan içine çıkamayan toprak gibi olur Hemen gitme Anla beni ben bu yalnızlıkla geçinemem Geçinemem terkedilmiş bir yürekle Ama yinede sen sen herşeysin işte Hayata açılan pencerem Sevinçlerimi büyüten odalarım Hemen gitme Terkedilmiş evler gibi olurum Hemen gitme..... |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin
rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi kent suskun ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde imlası buzuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan gecenin en serseri yanını alırım günceme durup durup şiirler yazmak yoluna yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan her gece yorganımın altında sakladığım kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana sen uykudayken babam her gece ölüyor şimdilerde annem nihavent bir çığlık oluyor bana en çok sensizlik koyuyor sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi uyanmak için eski bir aşkını anlatıyorken bana konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım kaç kez kanıyorum bir bilsen (ya da hiç bilmesen) sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor yastığının altında yalnızlığın var biliyorum oysa ben senden bir bardak su istedim akdeniz değil son yalnızı benimdir bu kentin istanbul arkamdan gelir ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız hep kendine mi saklarsın çocukluğunu ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış kayadan seken kurşun en serseri yanımız olur kimi zaman ve ben hep kendimi terk ederim senden her katilin aşkı her aşkın katili bir öncekinin faili hep ben olurum hep ben ölürüm içime uzanan koridorların ortasından hep gülerdin beni görünce bense sana hep geç kalırdım sona kalırdım sonra kanardım yağmurlarla inseydin içime içim senden yanaydı yüzümdeki işgaller senden karaydı seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi sana yazacaklarım sil sil bitmezdi ve ben sende hiçbir şeydim sen bende her şeyken canım yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin ve sevgisizlik alır bir gün seni benden işte bu yüzden sen hep sevil hep sevil sevil |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:10. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.