![]() |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Ömrümün Virgülü
kış geliyor bir daha da açmaz güller tekil mutlulukların çoğul yalnızlıklarıdır elde kalan borç harç mutlulukla ne yaşanırsa o kadar yaşadık ey ömrümün virgülü böyle mi bitecektin ha sen gittin türkülere sığmaz oldum dışım içime dar yelkensizim rüzgarlara çıktım kıyılara vurdum caddeler yuttu beni ve başıboş hüzün sokağında "yüreğime söylediğim en doğru yalan oldun" başıboş sonu boş kar yağıyor bir daha da açmaz güller acıların darağacında gözyaşımı vurdular içimin seyir defterinden adını çaldılar şimdi ört kapılarımı dönüşlere biletsiz kalayım varsın geride kalsın kederli gözlerin kar yanığı saçların varsın yitirsin tılsımını hayat "KAR YAĞIYOR BİR DAHA DA AÇMAZ GÜLLER |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Sana Anlattıklarım Neleri Susuyor Bir Bilsen
Sana anlattıklarım neleri susuyor bir bilsen Ve anlatmadıklarım neleri söylüyor Boğazımı yırtarcasına susuyorum Ya verilmekten yıpranan cevaplardayım Ya sorulmamaktan solan sorularda Sen ıslatmasını bilmeyen bir yağmur oldun her akşam Ben ıslanmasını bilmeyen ahmak Bu yüzden aşık olamadık sırılsıklam Pimi çekilmiş coğrafyalarda Zaman ayarlı bir aşkın en tesirsiz parçasıydım Ve ben günah şeridinde hatalı sonlanandım Az gittim; uz bittim; hiç geldim! Uyurken bile uykusuzluk akan gözlerinde Kaçan trenlerin hesabını istasyonlara kesen Kalabalıkta unutulmuş bir yalnızdım Kendine kaçak yolcular bindiren... Her yolcu da kendini ihbar eden! Kalbime girmek teklikeli ve yasaktırlarla Yaşamamaya kalkışıyorsun hayata Ve ben senden yırtılma bir yelkenle Aynı yöne gittikçe aynı yere geldim Sonumu baştan yazdım; İçimde hala bana ilk aldığın acım! Gece, sabahı da siyah kusuyor üstüme Aklıma yaprakların dökülüyor Bugün aklımda sen vardın; Aklımı karıştırmadım! Artık biliyorum; Aşk bir intihar saldırısıdır; yalnızca iki kişinin öldüğü! Aşka nişan alıp ayrılığı ıskalayan acemi Hala gözlerinde kalp kapaklarım Seni almadan içimden nasıl giderim? Ve sen kaç kez bu hırsla sevildin Koca koca kışları; Kısa kısa şubatları biriktirdin... Susku sınanmamış bir ustura gibidir Susardın; İç denizine sığınmış gemileri yakan bir limandın "Bak şimdi gönülsüz gittiler senden; Gönlünü çaldıkların !!!" Yazmadıklarından korkarsın en çok yaşadığın hiçbir şey de Ve adın gibi bilirsin; Aramayı unutan bulmayı öğrenemez Bugünler dünlerinden utanıyorsa Hiç yarın olamayacaklar Şimdi ne bugünsün ne de yarın Olsa olsa sadece bir yarım; Ya da eksilen yanım! An kaybından ölen zaman Senden daha katilini bulamadı kendine Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan Gelmedin yine kendimsiz kaldım ardından... Dünyanın bütün dillerinde sustum ve bir şair bıraktım geride Ekmeğini aşktan çıkaran! Sustalı bir aşk seninki Sesinle çıplaklaşıp suskunluğumla giyiniyorum Korunak sandığım tüm senlerde İçimde yoktan başka bir şey kalmadı Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında İki büklüm acılarla; Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç? Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç? Dilsizler yalan söyleyemez anladım, Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın! Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki İçimde kimseye yer bırakmadın Bildiğim; Ağaç misali toprağa bağlandıkça gökyüzüne uzamak Çelişkim; Giden bir tren de kalanların şarkısını haykırmak Hangi dil kendini kandırabilir ki? Aşk bir suç değil mi ; Her defasında kendini ihbar edip yakalatan. Ve en saf ihanet, kendi ihanetine kanan Senin gibiler vakitsiz susan aşkı severler Seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa Gözlerinin kahvesinden içtiğimde oydu Şimdi eksilen her yanıma adını verdim Bu yüzden güzelim ben Dudağını düğümlediğim fırtınaları kopardım sonunda bir bardak su da Ben hancı sen soncu "Sana dayanamadı bıçak kemiğe dayandığı kadar" Elbette unuturum sonunda En fazla bir mevsim ağlarım Alışırım yalancı baharlara ama; Ama yine de biri beni kandırsın yokluğunda Sen bu şiiri okurken ben başka bir şiir de olacam Başkasının kollarında da senin yollarını adımlamak varmış meğer Sana anlattıklarım ne çok şey susuyor Ve sustuklarım neler söylüyor Gittin değil mi? Şimdi ne desem kar yağıyor |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Seni İntihar Ettim
Deli dolu geçtik ateş hatlarından Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde Sevdikçe korktum Korktukça daha çok sevdim Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum Neden sonra farkına varıyor insan Ayağına takılan bütün taşları Yoluna kendi döşediğinin Senin yarınlara inancın benden yüklüydü Daha cesaretliydin Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar Er geç açacaktı, biliyordun Deli sevdalı çocuk ruhumun Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı Değersiz değerlere sırt dönmüş, güvenli saflığında Bir sonsuzluk buldun kendine Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza Sonra birden Yeşil bir kentte Ilık bir yaz gecesine astın beni Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi Ödedim Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü Son sözün Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim Anılar kemirdi yüreğimi Felç oldu hislerim Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden Tek bir saniye bile süzülmüyordu Ters çevirmeye cesaretim yoktu Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın Korkağı olmuştum Aşkların sonrasında hüzün vardır Ya sen hüznü boğarsın Ya da hüzün seni boğar Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer Yaralı kuş rolüne soyunacağına Yürümeyi denemelisin Hayata dönmelisin Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü Ve sonunu infaz ediyordu içimde O gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer Ölen ben olurdum O gece Hayatın lekesiz bir anında Seni intihar ettim Şimdi katil benim Artık güncemde bir boşluksun Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun Ve sana ait sandığım her şeyin Aslında benim olduğunu öğreniyorum Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin Kendimi keşfettikçe Seni kaybediyorum Ve ufkuma sensizliği Korkusuzca geriyorum |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Seni Yine Terkedecegim
Seni yine terkedeceğim Ve bilmediğim dillerde ağlayacağım Kirpiğime tuz düşecek Sevgim kadar büyük değilmişsin diyeceğim Ve seni yine terkedeceğim Bir kapı aralığında bırakacağım ellerini İsimsizlikler doğurmaya yatacağım bu yosun kentinde Ne ilk gelensin ne son giden Seni bana terketmelerine izin vermeyeceğim Seni her gece terk edeceğim Aşk-ı cinayetim olacaksın Ve yalnızlıkların en çoğulu bana kalacak Düşle çoğalttığım bu yaşamın adı Düşmek olacak Uzak bir şehirde hiç görmediğim bir kızı seveceğim O bana sarıldığında Göğsümde bıraktığın darp izlerin kanayacak Ve bir çocuk annesini kaybedecek çarşılarda Ağlamayacak kadar vazgeçeceğim senden Öfkeme bile değmezmişsin diyeceğim Ve seni yine terkedeceğim Günler devrildikçe ağıt tutacak sonbahar Rüzgarlara karanfiller ekeceğim Yollarda kaybedeceğim aşkımın ilk harfini Seni Kirli kent bakışlı Bozkır saçlı bir kıza ekleyeceğim Aşk iki kişilik bir yalandır sevdiğim Ve iç kanamalı bir aşkın Mürekkep fırtınasıdır bu şiir İstersen yalnızlık duvarlara yakışır de Ve bakışlarını sev Ben sende herkesi terkedeceğim |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Sesine Uyku Kaçmış Adam
Bir adam vardı bu şehrin bir yerlerinde Sesine uyku kaçmış bir adam Ağlasa duyardınız Yağmur şırıltısı gibi yağardı düşler ormanına Yüzü silik bir adamdı Gözlerinde En çok da gözlerinde saklıydı hüznü Bu yüzden kısardı gözlerini Buz gibi sessizdi o Sesine uyku kaçmış bir adamdı Ne zaman düş kursa Çocukluğunun soğuk günleri gelirdi aklına Gençliğinin Deli fişek günlerine yazgılıydı yazgısı Vadesi dolmamış toprakların İnce tortularında saklıydı ruhunun gizemliliği Ve bir gün Bir şeylerin intikamını bıraktı ardında Bir türlü alamadığı Şapkalı günlerin umut kokan güvercinleriyle birlikte Gitti bu şehirden Sesine uyku kaçmış adam Gecelerdir onu düşünüyorum Uykularım kaçıyor. |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Soluyorsun
konuşmuyorum seninle tutup ölüyorsun ellerin kuş tüyleri d&oluyor öldüğünde. kumrular havalanıyor çam ağaçlarından yağmur az önce yağmış seslerini nereye kaldırıyorlar? nereye düşüyor göğsündeki o çukur? fotoğraflarda kalan silik gözlü çocuk s&oluyorsun bir deniz günü ellerinde çakıl taşları ve kaya balıkları uzun çizmeleriyle balıkçı gözden henüz kaybolmamış oluyor. ölüyor dalgalar, usulca değiyor çıplak ayaklarıma arkamdaki kumluktan geçiyorsun bir yabancı oluyorsun. sonra tutup ölüyorsun bir kaç kuş için. peşinden mi gidiyorsun sonsuz boşluk dolarken gözlerine? |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Sus Ve Git Yar
Anlasana yar, duysana Duyamadıklarını, anlayamadıklarını sussana Sus ve git! Hayatımın basit kurallarından biriydin sadece Kuralsız yaşarken hayatıma kural koymayı öğreten Hangi ayrılık bi parçasını bizde bıraktı da, Bizden kalan ne varsa aldı da gitti Yolun başında bulduklarımızı da yitirdik yar Ne yitirdiğimizi bulmaya çalışırken Oysa kaybettiğimiz kendimizden başka bişey değildi Kaybettin beni sevgili Bul beni kendinde, kendini bulduğun bende Bul sevgili Ne ben sığdım sana, ne sen kışı çevirebildin yaza bende Bütün mevsimler ihanet varlığına İhanetler tükendi, tükenen bizdik Biz tedirgin düşlerimizle, gecede birkaç kendini tekrar eden cümleden ibaret Cümleler, kanayan avuçlarımızdan düşe kalka tırmanmaya çalışan kendi içinde anlaşılmaz hisler.. Gece biz, mevsimler biz, tedirgin biz, ihanet bütün benliğiyle sen Düş düşlerimden sevgili Kendinden düş, bildiğin bütün düşlerden düş, düş sevgili... İhanet Kendini anlamsız kılan bu kalabalığın arasında, kendine anlam verebilen Tek insandın Varlığıyla bana anlam kazandıran insan Sus ve git sevgili Sevdanın hası suskun olanıdır Sus ve git.. Anlasana yar Yazdığım her aşkın satır aralarında Bildiğim bütün kelimelerden bir şiir biriktiriyorum senin için Anlasana yar Bildiğim bütün şiirler satır aralarına sığıyor gözlerinin Ne yazabilecek aşk kalıyor Ne senin için bir şiir biriktirecek satır araları Susuyorum öylece Yaz diyorum kendime, sus ve yaz Nefesimde, ellerimde ellerini yazıyorum Ellerim yanıyor Sus diyorum kendime, bunca konuşan varken sen sus Ey yar, sevdanın hası suskun olanıdır Sus sevgili!... Uzak kaldığım gülüşlerine nehirler seviyorum en mavisinden Hüzünlü bir bulut gelip konuyor saçlarına Yalnızlıktan gözlerim eriyor gözlerinde Gözlerimi gözlerine adıyorum Gözlerin bir nehir, gözlerin hüzün mavisi yar Ne yol biter, ne yolcu ölür Yol değil mi bizi yolcu yapan? Biz değil miyiz yolu yol yapan?.. Sen değil miydin düşlerime girip, her geldiğinde yeni bir düş yaratan? Ben değil miydim seni düşlerime alıp bir düşten öteye götürmeyen? Mavi bir düşten ötesi mi olur, mavi bir düş Her suskunluğun gidişe sebepti yar Her gidişin yeni bir başlangıca Ne yeni başlangıç kaldı hayatımızda Ne yeni başlangıca adım atacak güç Bulmuşken seni düştüm düşlerimden İhanet ettin yar, anlamsız kıldın kendini Ben kendim kaldım senin anlamsızlığına rağmen Sus ve git, git sevgili... Bağışla beni sevgili Gidişin değil kalışın acıtıyor içimi Sus ve git yar! |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Suskun
yağmurlar adını çizseydi yüreğime gözyaşı tufanlarıyla yağmalanmazdı bu sevda oysa amansızlığın burçlarında bencilliği unutup sencil yaşamak vardı bir zaman hasret kokulu günlerin tortuları böyle çökmezdi gözlerime hani sevdalar sevda gibi yaşanırdı hani yenilgi sandığın yengiler vardı suskun yüreğimi kanırtmışlığınla çekip gitmişliğinleyim uçurumlarca uzağım sana kan revanım bu kadar mı kadük bu kadar mı derme çatma bu sevda suskun çorak toprakların köhne çatlaklarına ağlarım öyle ölgün öyle perişan bulutlar kırılır başımın üstünde ve bağışlamalar serpiştiririm sulara yılları unuturum yolları beklerken gelmezsin suskun dillenmeden yıllanırsın suskun tamiri olmaz bitenlerin yarınların gardiyanlığı düşer bize özü sevdasında saklı suskun seni anlatmaktan yorgun mektuplar var iflah olmaz ve yaralı şiirlerle dolu dipsiz kuyulardan şahikalara doğru al beni götür kendine suskun üşütmez bizi tenhalıklar yakışmaz bu öfkeler bize sevilmişlik kokuyor dudaklarımız sözlerce serpin bana ört ateşimi suskun |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Sussam Yalnızlık Konuşsam Ayrılık
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasretler yangınları var nede benim gözlerimde şiir yaz dedin oysa kışlar yaşıyorum her mevsim acmak uzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üstüne üşüyorum evet hala üşüyor ellerim hüzün kapımızı çalalı beri bin günü aştı bin ömür bin soluk bin yıkılış yaşadım ömrümün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım sığınışlarını susuşlarını ve haykırışlarını işittim mavi adadan korunaklı bir liman olamadım sana ve arkama bakmadan giderken haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını şimdi bin ömür geçmiş ömrümden ben bir ruyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum hani zaman ilacı olurdu herşeyin hani zamana bırakmalıydık atalar yine yanıldı bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben zaman zehrini içerken yudum yudum artık bitsin istiyorum ataların ilaç dedikleri yoksuzlugun bitsin bitmezlerin bilincinde diyorum yne yıkılmış ve geç kalınmış viranelerız şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasret yangınları var nede benim gözlerimde şiir şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum susuyorum susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep şehrine gidiyorum yoklugun açıyor kapıları yıkılan şehirler arası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor halaa haklısın kokun sinmiş soguk duvarlarına şehrin herkezin gözünde seni arıyorum yoksun yoklugunu salıp gitmişsin gidişle bırakıldıığın bu kentte susuşlarına bile yandıgın soguk dağlarımın eşkiyası bağışlama dilemiyorum gel demiyorum sev demiyorum haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin sığındığın mavi adada yaktıgın ateşi göm yanaştırabilirsem gemilerimi tutucam ellerinden şimdi yanıyorum kanıyorum ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim geç kalınmış bir solukmu bir günün sonunda yoksa çağresizliklerimin son çırpınışlarımı bilmiyorum kayıp adresten yazıyorum son kez sussam yalnızlık konuşsam ayrılık dönsem yıkılış dönmesem yok oluş şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip sende sus bana sus ki bir daha ölmeyeyim. |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Şehirler Olmasa Anılarımız Ölü Olurdu
ve hep uçurum kenarlarinda gülümsüyordun bana nicedir kendimi biriktiriyorum herşey aşka varir diyerek ve utanmadan aglayabiliyorum artik gidişlerine bir tek sen çikiyorsun şehirden tüm kalabaliklar yalnizlaşiyor içi boşalmiş bir kente içtigim antlari kusuyorum "yanindayim" diyorsun en yanim bayramlaniyor geceleri molasiz geçiyorum şehirleri bir aşka bir ölüm yetmiyor bu çagda gecemin en zifiri yanini kemiriyor bir sirtlan ve leşim bir aşki kusmaya and içiyor sönmüş olsa da gölgeme bile sözüm geçmiyor artik oysa ben şehir çocuguyum yani yorgunum her karanlik bir kent kursa da bana içinde ellerin olmayan herşey sadece kalabalik bilir misin yanimdaki düşler kirilarak çogalir ve yoklaşarak azalmak bir varoluş şeklidir çaresizligin çünkü güneşi terk edenler çabuk ölür elleri tütün kokulu gece yalnizlari nikotin biriktirir gece nöbetlerine bu yüzden bütün çay bardaklarina dudak izim bulaşiyor buralarda ölmek ve gülmek arasinda fark kalmamiş sürüyorum kendimi büyük sevdalarini küçük korkulara yedirtenlerin şehrinden ömrüm! kendine sakli bir kent bul yarin gözlerinden yapilmiş |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:42. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.