![]() |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Şimdi Gidiyorsun
şimdi gidiyorsun git oysa senden tek bir damla istemiştim sana kocaman bir deniz sunmak için şimdi gidiyorsun git ne zaman başladı bu hikaye anımsamak zor gençtim hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım komazdı öyle üç-beş nöbetleri geceler içimi acıtmazdı böyle bir insan bu kadar eksilebilir mi hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adamvardı bu şehrin biryerlerinde düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin o adam bendim unuttun mu bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu seni unutamadı işin kolayına kaçmadım uğruna ölmedim yani uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep sen bunu da bilmedin ben bir bakışına bin anlam yükledim sen aşka kestirmeden gittin bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma şimdi gidiyorsun git bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden bütün ışıklarımı söndürüyorsun bu cehennem cinayetlerini işliyorsun sonra bunlara intihar süsü veriyorsun yazıklar olsun yazıklar olsun susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor hani sen sevdiğini yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin uzun lafın kısası yoktur anlatacağım çok şey var hoyrat bir rüzgar gibi geldin aklımı hayatımı dağıttın şimdi gidiyorsun git daha ayrılığa bile çarpmadan aşk bize döndü bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil ama sana dokunmak da yasak bana göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır sen var ya sen allah kahretsin yani şimdi gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı yani şimdi başkaları mı sevecek seni ben saçlarını okşadığım zaman ellerin öksüz kalırdı şimdi gidiyorsun git |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Şimdi Gitme Yar
Sen bir kitap kapağı gibi kapamışken adımı, ben her sözcükte seni okuyorum harf harf… Tümcelerimin boyun büküşlerine aldırma yar! Gözü yaşlı satırlarımın k(c)an döküşlerinde büyütüyorum keşkelerimi… Harflerimin ayağı kayıyor uçurumlarından. Oysa sen bir liman sakinliğiydin yüreğime… bir gün batımı huzuru… uçsuz bucaksız bir özgürlüktün mavilerime… ateşe verdin kıyılarımı apansız, sinsice… züleyha'nın kaderine razıydım Yusuf(um)sun diye… peşinden koşmaya, kınanmaya, dile düşmeye… nerden bilirdim dil(in)den düşeceğimi? Bir sözünle ateşe verdin uğruna ödenen bedelleri… Gitme demem, git şimdi! Bir metalin içine bindirip vedalarını, son bir kez kokunu çekmeden tiryakiliğim, son bir kez düşmeden kollarının girdabına, bir buseyi çok görüp alnıma, en kara yazgıları sür de git!.. Son fethedilen miyim meçhul ama, sen son Fatih'im… Bilsen, kaç varlığa hiçlikti fetihlerin… Ama dur, gitme!... Şu topraklarımda dalgalanan sancağını indir, öyle git! Yüreğimden sevdanı, dilimden adını sök de git! Ciğerlerimden kokunu, gönlümden gözlerinin okunu çek de git! Sözlerimi esaretten kurtar, dilimi çöz de git! Kaç kez uğurladım seni bu kentten? Kaç kez boynu bükük bıraktın ardından el sallayışlarımı garlarda? Dönüşünün umuduyla gidişine dayanamazken, bu müebbet vedaya nasıl dayanırım söyle? Ah yar… en yakınımken uzağımdın. Şimdi benden öte bensin ki, ben bana t-uzağım… Kin tutmaz kalemim, bilirsin. Sen kapatsanda c-ismimin üstüne son sayfanı, bu masalın devamını bir ömür bekler yüreğim… Sana git diyebilmek için kaç alfabe satın aldım z-amansız pazarlıklarla bilsen. Tüm kırgınlıklarımı çıkarıp kumbaramdan saydım, bir “git” etmedi. Yanında “me”si olmayan bir git yakıştırılmadı sevdama… Ama çok istiyorsan, işte orda; alfabemin kıyısında bir “git”… Eksik, mahzun, çaresiz… İster al git, istersen k-al git-me Yar!... Yar demişim sana… yokluğun dipsiz bir yar! İşte, diz çöküyor sevdana yüreğim, gitme!... Gitme, sensiz ıssız bu diyar… |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Şimdi Ne Desem Kar Yağıyor
"Sana anlattıklarım neleri susuyor bir bilsen Ve anlatmadıklarım neleri söylüyor..." Boğazımı yırtarcasına susuyorum Ya verilmekten yıpranan cevaplardayım Ya sorulmamaktan solan sorularda Sen ıslatmasını bilmeyen bir yağmur oldun her akşam Ben ıslanmasını bilmeyen ahmak Bu yüzden aşık olamadık sırılsıklam Pimi çekilmiş coğrafyalarda Zaman ayarlı bir aşkın en tesirsiz parçasıydım Ve ben günah şeridinde hatalı sonlanandım Az gittim… uz bittim… hiç geldim!!! Uyurken bile uykusuzluk akan gözlerinde Kaçan trenlerin hesabını istasyonlara kesen Kalabalıkta unutulmuş bir yalnızdım Kendine kaçak yolcular bindiren... Her yolcu da kendini ihbar eden! Kalbime girmek tehlikeli ve yasaktırlarla Yaşamamaya kalkışıyorsun hayata Ve ben senden yırtılma bir yelkenle Aynı yöne gittikçe aynı yere geldim Sonumu baştan yazdım; İçimde hala bana ilk aldığın acım! Gece, sabahı da siyah kusuyor üstüme Aklıma yaprakların dökülüyor Bugün aklımda sen vardın; Aklımı karıştırmadım! Artık biliyorum… Aşk bir intihar saldırısıdır; yalnızca iki kişinin öldüğü! Aşka nişan alıp ayrılığı ıskalayan acemi Hala gözlerinde kalp kapaklarım "Seni almadan içimden nasıl giderim?" Ve sen kaç kez bu hırsla sevildin Koca koca kışları; Kısa kısa şubatları biriktirdin... Susku sınanmamış bir ustura gibidir Susardın… İç denizine sığınmış gemileri yakan bir limandın Bak şimdi gönülsüz gittiler senden; Gönlünü çaldıkların !!! Yazmadıklarından korkarsın en çok yaşadığın hiçbir şey de Ve adın gibi bilirsin; Aramayı unutan bulmayı öğrenemez Bugünler dünlerinden utanıyorsa Hiç yarın olamayacaklar Şimdi ne bugünsün ne de yarın Olsa olsa sadece bir yarım; Ya da eksilen yanım! An kaybından ölen zaman Senden daha katilini bulamadı kendine Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan Gelmedin yine kendimsiz kaldım ardından... Dünyanın bütün dillerinde sustum ve bir şair bıraktım geride Ekmeğini aşktan çıkaran! "Sustalı bir aşk senin ki Sesinle çıplaklaşıp suskunluğumla giyiniyorum" Korunak sandığım tüm senlerde İçimde yoktan başka bir şey kalmadı Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında İki büklüm acılarla … Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç? Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç? Dilsizler yalan söyleyemez anladım, Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın! Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki İçimde kimseye yer bırakmadın Bildiğim; Ağaç misali toprağa bağlandıkça gökyüzüne uzamak Çelişkim; Giden bir tren de kalanların şarkısını haykırmak Hangi dil kendini kandırabilir ki? Aşk bir suç değil mi ; Her defasında kendini ihbar edip yakalatan. Ve en saf ihanet, kendi ihanetine kanan Senin gibiler vakitsiz susan aşkı severler Seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa Gözlerinin kahvesinden içtiğimde oydu "Şimdi eksilen her yanıma adını verdim Bu yüzden güzelim ben..." Dudağını düğümlediğim fırtınaları kopardım sonunda bir bardak su da Ben hancı sen soncu Sana dayanamadı bıçak kemiğe dayandığı kadar Elbette unuturum sonunda En fazla bir mevsim ağlarım Alışırım yalancı baharlara ama; Ama yine de biri beni kandırsın yokluğunda Sen bu şiiri okurken ben başka bir şiir de olacam Başkasının kollarında da senin yollarını adımlamak varmış meğer Sana anlattıklarım ne çok şey susuyor Ve sustuklarım neler söylüyor "Gittin değil mi? Şimdi ne desem kar yağıyor…" |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Unutulmuş Yaralarıma Tuzdur Adın
İçinde olmadığım ama senden gelen bir geceden... Unutulmuş yaralarıma tuzdur adın.. Kavgadır kalbimin gözündeki fer.... Bir devrimin eskimiş yüzüyüm... Derinimde puslu ihtilaller Yanmış süt kokulu sabahların eşiğinde bekleyen gece! Bana göz kırpıyor kalabalık yalnızlığım şimdi arsızca... Fütursuzca.. Kimi nerde arayacağımı sordum mavi gözlü hüzne Dedi “Geç! Aşkı Geç!...” Geçemedim.... Yedi geceyi geçtim.Yedi güvercin vurdum.Yedi yıldız biçtim.Yedi nehir içtim. Yedi dağ ezdim.Yedi yemin verdim. Yedi gül derdim. Ve yedi kez titredim bakışlarının sırtında. Bir eren geçiverdi içimden o vakit. Dedim “Kimi, nerde arayayım?!” Dedi “Vur! Aşkı Vur!..” Vuramadım... Bir tutam hayat buldum.Kokmuştu. Çekilmişti bütün suları. Unutulmuştu bütün sözler. Ve sanki görmek için kapanmıştı gözlerin ayağına ölüm.Ölüm kör müydü? Bir cebinde birikmiş kan buldum kullanılmış hayatın.Alıp bağrıma bastım. Sonra biraz daha yokladım ve bir and buldum sol dikişte.Dedim” Kimi,nerde arayayım?!” Dedi “Sök! Aşkı Sök!..” Sökemedim... Bir şiir yazdım kalbine. İçinde kalbin hiç geçmedi. Bir çığlık çığırdım utancın yüzüne.Karanlık çatladı.Kalbin ıssızlığına yağmur gibi düşürdüm şimşekleri. Ve gözlerime çark ettim karabasanları. Bir elimi sana verdim ötekini aramadım bile. Bir yangın geçiverdi yamacımdan.Dedim “ Kimi,nerde arayayım?!..” Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..” Kıramadım... Eşkıya bir kahır biçti ömrümü Sonrasında canhıraş kavgalar..Küskün ölümler... Aynı yollardan geçtim..Farklı sehpalarda idam edildim Ve unutmanın en deli yükünü taşıdım ben,sözlerinin sahteliği yüzünde!!! Yalanın ve ihanetin insafsızlığı bendeydi... Benden soruldu uykusuzluğun yük olduğu gecelerin hesabı! Aşkı geçemedim,vuramadım,sökemedim, kıramadım!!! Kendime kaldım... Kendimi topladım.Tuttum elimden.Bağladım gözlerimi “Aşk!” dedim attım içime seni... Sonrası kimsenin kalbini meşgul etmeyecek kadar basit: İçimde bir sen aşk içinde... İçimde bir ben bir sen içinde İçimde bir biz bin hiç içinde... Sırrın kalemine perde indirdim Ve ben bir kez daha ye-nil-dim!!! |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Unutulmuyor İşte
Unutulmuyor nice sevdalar bekliyorda Gitmeye yürekmi kaldı söylesene Gözlerinde içimi törpülediğim kadın Şimdi insanlara bakıyorum Çoğunun bekleyeni, ömrüne bir ömür daha eklyeni var Diyorlar ki küsme aşka daha kimler gelecek kimler geçecek Bilmiyorlar ki en son giden herşeyimi götürdü.. Bilmiyorlar ki en son giden daha sonra gelecekleri bile götürdü.... Şimdi ben bu eskitilmiş gençliğimle Yaşımı tersten yazıp öylece giden bir senin ardından Kime hangi sevgimi vadedecem söylesene silinmiş harfim benim Ellerimi tutana bulaşacak kokun Soluğumu paylaşan harflerini yutacak Oysa ben yutkunamayacağım bile Kurudu boğazım sen gideli Ki sana aldığım son buket bile kurumamıştır daha Çürümedi vurduğum yer Gözle görünmez darbeleri gidişinin Öyle bir yer kanıyor ki içimde kanım var her damlanın içinde Senle aldığım nefesleri vermedim daha Senle aldığım nefesleri, sensiz verdiklerimle sıvamaya çalışıyorum Tıkanıyorum işte ,soluğum kesiliyor Giderken bir zamanlar bendeliğini de götürseydin ya Yada zıttı olmayan bişey yapsaydın sen gibi Tanıyorum ben seni geldesem gelmezsin Gidersin git desem Ve gidersem bigün neylersin Hiç birsey söylemeden benden bir nefes duymadan kalsam Sen hiç susmasan ben çıt duymasam Kalsan neylerim Yıkımdan çoğaltırımda seni bütün enkazlardan sağ çıkarırım bizi Ey yar görüyorsun ya sonunda yine aşk kaybediyor Hayat kazanıyor.. Sen benim susuzumluğumu dindirecek yağmuru bulamadın Ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutu Düş&tün kalkma sakın bu ayaklanış Sana ölümden yakın Ben yaşarım sen yokken Ya ben sende sangığından çoksam Ben varım senin yokluğun kadar dünyadaki yerim Sen kendini bulursan eğer yaşarken olmayacak Sen dilediğince varım de bende yerin kalmıyacak Seçtiğin yaşamın son sayfasını okur gibi oluyorum Ve yaşamın son sayfasını,yaşamanın ön sözüne gururla bakıyorum Elimi uzatırken tutmaya vaktin yoktu Bize bir adım varken gelecek gücün bitti Mutluluğu sığdıracak yüreğini arıyorken Tutkumun o kör gözü,o yağlı ipi çekti Şimdi farkına bile varamayacaksın bu ölümün Öyle derin bi uyku bekliyor ki seni Uykundan düşünü calsalar haberin olmayacak Hep susmayı istiyordun işte sana dilsiz bir göç Gün olurda uyanırsan beni değil kendini seç Tadın damağımda,acın içimde hala Ne için aglasam gözlerimden akan Sen gittikten sonra biriktirdiğim yaşlar Öyle bir bittikki biz Öyle bir gittik ki bu şehirden Ama ,ama unutulmuyor işte Ellerinin dokunulmazlığı Gözlerinin bakılmazlığı Seninle geçen her anın başa alınmazlığı Unutulmuyor işte.. |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Usta
Umrumdan taşıyor zamansızlığım. İsmin içimde titriyor, sesin sesime düşüyor; ses veriyorum... Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde... Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana, yorgunum gitmelerin tümüne. Gözlerini günceme düşürdüğüm günden bu yana, dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa... Meğer ne çok beklemişim gelmeyişlerini. Sen beni anlarsın be usta ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak. İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime. Sen geldiğinde ise düşürmüş oluyorum düşünden kendimi... |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Uyanma Diye
saçlarını rüzgara satan kıza... Uyanma diye açık pencereden içeri koşan sesleri yuttum Şafak söktükçe ben diktim Dimdiktim Eğilmedim Uyansan belki gidecektin Caddelerde canhıraş kamyon sesleri Caddelerden kırık farları topladım Yoksa uyanacaktın Yaz sıcağında tavla şakırtıları Kulağından kırık zarları topladım Bir vakit yastığından saçların aktı Ak değil karaydı Uçları kırıktı Dallarındı Kırılmış dal uçlarında sabahladım Uyanma diye Sayıklamalarını ayıkladım Sesli harfleri çıkardım Seslerini kulağına yasakladım Duysan belki uyanacaktın Sana bir şiir yaz'dım Bir şiir sonbahar Yanında kal'dım Uykunda firar Uyanma diye Gökyüzünden en parlaklarını çaldım Gecene uzak yıldızlar kaydırdım Uyanma diye uyanmaları içime sakladım Sabah ezanlarını senden kaçırdım Yüzüne baktım Yüzsüzlüğümden utandım Derin uykuna düştüm Rüyana masal Boyundan geceye düştü yastık Ellerimle saçlarına yas'tık Sayamadım kaçtık Geceyi sana yazdık Ölme diye nefesini dinledim Sen aldın ben verdim Ben verdim sen aldım Yoksa uyuduğumu sanacaktın Uyanma diye ben öldüm Ölmezsem uyanacaktın |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Uykucu Kedi
son şiirde sustu bizi devrik bir cümleyim şimdi onarma beni hangi cama baksam kırılıyorum yalnızlık uyuyup sen uyanıyorum şiir döküyorum kirpiklerine gül damlatıyorum içine sen kuş öksürüyorsun beni söylemediklerimden terk ediyorsun sonra mavi susuyorsun ah uykucu kedi hayat uçurumu bu kıyısındasın ne düşersin ne kalırsın sana saklıyım çaldırma beni sakın |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Üç Nokta
Üç noktayla yaşamasını öğreneceksin hayatı. Nice yaşanmışLıkLar kaLacak gönLünde! Tam seviyorum derken anlamını unutacaksın sevmenin. Eller göreceksin tutmasını biLmeyen. Şöyle sıkıca kavrayamıcak seni. En ihtiyacın olduğu anda uzanmayan… Gözler göreceksin bir damla yaş akmamış. Şöyle sevgiyle içten içe bakmamış. Sanki bir cam parçası ya da mercan tanesi, Zümrüt olsa ne yazar içi zulüm hanesi. Sonra diller göreceksin. Aşktan mahrum, sevda sözcükleri yalan olucak. Aşk şarkıları çok uzak… Kalpler göreceksin! İçinde sevdadan eser yok. Sorsan içindedir aşkın alası, Bir de girip baksan rengi kararmış bir kan pompası. Âşıklar göreceksin bir birinden ayrı. Zalimin eline düşmüş, Bir diktatörün elinde kukLa. Aman SEVME, Aşkı kaLbinde sakLa… Ya da aşığım diyenler göreceksin. Söz de âşıktır onların ki. Ama ne gönül var ortada Ne de sevdanın sesi. Sonra nokta koymak isteyeceksin hayata Ama noktalar çok görülecek sana. Bari virgül verin dinlenmek için, Dinlenmesi mi olur senin gibi bir için? Bir soru işareti belirmesin kafanda. Düzen böyle gelmiş, böyle gider dünyada. Ünlemlere yer verme sonra başını yerler Karanlık zindanlarda seni mahkûm ederler. Üç noktayı koy ardı ardına. Yarım kalmışlığına yan. Düzen arama dünya da Hayattan habersiz insan. |
Cevap: Kahraman Tazeoğlu Şiirleri
Yalnızım Çünkü Sen Varsın
"gel" desen gelirdim gittiğin uzakta bendim dağ gibi bir ihanetten düştüm bu kendime son gelişim ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime kendimi suçüstü yakalıyorum ve kentsizliğimin isimsizliğini Araz'a uyak düşüyorum gözlerime senden düşler sürüyorum ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor bana en büyük tehdit yine ben oluyorum sonra bir durağa yaslanıyorum sonra bir kente ve sen gidiyorsun ben kanıyorum diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun" oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun yorgun Haliç'e biraz inat biraz ihanet bırakıyorum ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum aklıma düşüyorsun düşüyorum düşünce üşüyorum azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum yalanlarımla bir hiçlikteyim beni içinden kaç bu kentte her yağmur kendini ağlar aklıma düşsen yalnızlık oluyorum ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir nerde kimi üşüyorsun artık kendini yakan bir ateşim kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz şimdi boş duraklara yaslanıyorum boş kentlere oysa "gel" desen gelecektim gün düşlerime dönüşlerimde bakışın içiyor beni gözlerimden gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara uzaklığına uzanıyorum sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan yıkılıyorum şarkılara "kimseler biliyor" yalnızlık dostumdu şimdi korkum oluyor oysa "gel" desen gelecektim artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan kendimi yitirdikçe sana gidiyorum göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum uysal yalnızlıklar satın alıyorum gülüşümle ödeyerek ve içimde yalancı bir katil taşıyorum yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben kirli sözlerimi temize çekme oysa "gel" desen gelecektim gözlerim ihanete ihbar taşıyor kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına sözü namluna sürmelisin şimdi en yaralı yanımdan vurmalısın beni çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam susuşuna kan döküyor gözlerim sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun oysa bilmelisin Araz'ım kimsenin içi görünmez ve hiç bulamadıklarını asla yitiremezsin bak şimdi aramızda sessiz kalıyor söylenecek bütün sözler her sabah akşam oluyorsun alnından ellerine damlıyorsun yüzündeki yağmurla iniyorsun kente içine dert oluyorsun kentin dışına yağmur yüreğinde dağılıyor kristal şehirler duvarların kan öksürüyor ve sen başkalarının gözlerini yüzümde aramamayı öğreniyorsun beni bir durağa yaslıyorsun beni bir kente gidiyorsun oysa "gel" desen gelecektim susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın en susmakta neydi öyle sen en dinlerken biliyorum Araz'ım insan kendini bulmamalı, hep aramalı gittiğin yerden başlıyorum öyleyse gece cinnetlerimi de alıp yanıma denize bakmayı bilmeyenler bir gün mutlaka boğulur işte bundandır gözlerinden kaçışlarım siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı ben şimdi gurbetim içimde taşıyorum heba olsa da senlerce yılım oysa "gel" desen gelecektim ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden şairler ölüdür derler inanmıyorum en karanlık ceketimi giyiyordum ışığa kördüm çünkü şimdi ise güneşe ilerliyorum dirilmek için kimliği paslanıyor eski bir anarşistin gecenin kör gözünden utanıyorum hadi bana en militan kelimelerle saldır batır içime cümlelerini beyhude bir dehşet bırak hak ediyorum gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime can kaybından ölüyorum cenazemde namaz kılacağım zan altındayım yalanıma inanıyorum yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin kinim kendime susuşum sana küsüşüm tüm dünyaya üstü kalsın ihanetimin "gel" desen gelecektim yine bir tren geçiyor içimden sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan süsle beni ey aşk geçtiğin yerleri öpüyorum yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum dişlerindeki nikotin tadı terkimde sirenler ve ateş hatları içip sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla yasadışıyım tutukla beni gözlerimden kalemim bitti yitirdi şiirini şuur öldü kanımdaki mürekkep balığı solumdaki sise intihar etti intiharlar bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek yaşamak için geç bir zaman ölmek için ise erken çok davullu bir senfoni sürçüyor dikiş tutmaz ayrılığımda kirpiğinden yapılma bir darağacına geceyi asıyorum yoksun bu yağmurlar ıslatmıyor beni bir durağa yaslanıyorum sensiz gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum "gel" desen gelecektim oysa kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor şimdi herkes biraz sen biraz acı göğsümde bir vagon gizli sözler batıyor fırtınalar çıkıyor üstüme şakağımda intihar acemisi bir şairin delilik provaları arkandan uluyan kapılardan söküyorum kokunu yokluğunu kokluyorum yokluğunu yokluyorum çöz gözlerimi senden hadi ücranda yak bakışımı gözlerine bekçi sevdam dünden ve senden kalmayım içine her düşen kendi keşfi sanıyor seni oysa sen melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin ve kendini acıtmak istiyorsun ama güller kendine batamaz bilmiyor musun "gel" mi diyorsun herkes kendi gördüğüne bakar peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu hadi en kanadığımız yerden susalım "gel" desen gelirdim "git" dedin ve gittin Aşka... Rüzgara... Ayrılığa... Zamana... eyvallah... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:38. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.