![]() |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Bu senin son gidişin miydi sevgili..?
Bu senin son gidişin olsun sevgili, bıraktığın son acı olsun. Ve ben senin yaşayamadığın son sevda olayım... Bu son gidişin miydi anlayamadım sevgili..Hani hep giderdin ve gelirdin ya geriye, bu da onlardan biri miydi..? Uzun zaman oldu bu sefer, söylemek ve sormak zor geliyor ama bu senin son gidişin miydi sevgili...? Küçük bir oyun oynuyor gibiyiz sanki. Ben ebe olmuşum sen saklanan...Nerelere saklandın da bulamıyorum seni. “Ah işte ordasın” dediğim yerlerden hep başkaları çıkıyor, herkes hep bir ağızdan, dalga geçer gibi, “çanak çömlek patladı” diyor,bense garip bir umutsuzlukla geri dönüyorum ağacıma, kaldığım yerden seni aramaya başlamak için... Bu son gidişin miydi, anlayamadım sevgili..Göremeyeceğimi sandığım zamanlarda birden karşıma çıkıyor, içimde yeni yangınlar bırakarak geri dönüyorsun. Kimlerin yanına dönüyorsun da uzun sürüyor sessizliklerin? Gittiğin yerlerde bana benzeyen ve tanıdık bir şeyler var mı bari.? Gülmeyi unuttuğun zamanlar, kimleri çağırıyorsun yanına..? Hüzünlerini kovan yürekli biri var mı yani..? Hani bir anda gelip de o puslu havayı dağıtan, seni içmeden sarhoş eden ve güldüren, hüzünlerini bulamayacağın yerlere saklayan biri..Sen dayanamazsın yalnızlığa. Dokunmak ve karışmak istersin. Yalnız kalmak sana acılarını hatırlatır..bir kadının teninde istemeyerek bıraktığın acıları. Yalnız kalmak sana çocukluğunun masum düşlerini hatırlatır..ağlamak istersin ama ağlayamazsın. Yalnız kalmak sana tutunamadığın sevgileri hatırlatır; çaresizliğini, yıkılmışlığını...arkanda bıraktığın, dokunmaya korktuğun özlemleri. Yalnız kalmak sana göre değil sevgili..Sen yalnızlığında kendinle karşılaşır ve ürkersin yüreğinin saatlerce sana karşıt konuşmalarından. Bu yüzden merak ediyorum ya, başkalarına da ‘hüzün kovan kuşum’ diye sesleniyor musun acaba..? Bu son gidişin miydi, anlayamadım sevgili..Hani birden için çocuklar gibi şımarmak istediğinde, parmakların telefona gider, arar ve kusardın ya, dizginleyemediğin coşkunu ve manyaklığını..hani bir tek ben anlardım ya, senin bu ani çıkışlarını, serseriliğini ve türk dil kurumunda bulunmayan hafif meşrep kelimelerini ve cümlelerini..hani kimseyle böyle konuşulmaz deyip de, sınırlarını aşardık ya gereksiz kibarlığın ve nazlanmaların..Uzun zaman oldu içimizdeki bu deliliği ve bastırılmışlığı dışa vurmayalı. Bu yüzden merak ettim, bu senin son gidişin miydi sevgili, anlayamadım... Söylenmemiş ve çoğaltılabilecek bütün sözleri kendi adına söyledin ve gittin..Umuduma, çılgınlığıma ve kadınlığımın senin yanındayken güzelleştiğine inanırken, yokluğunu mutlu edemeyeceğime inandın ve gittin..Sana karışıp, yüreğine akmama izin verip, beni göklere çıkartırken; bir anda yere indirdin, midemi bulandırdın ve ayrılığı sıkıştırdın parmaklarımın arasına, gittin..Ne kadar değerli ve farklı olduğumu anlatmakta zorluk çeken sen; yalnızlığımın en ıssız, en karanlık ve en savunmasız zamanlarında beni dinlemedin, gelmedin ve gittin..Sevmek bu kadar basit, bu kadar kolay ve taşınabilir bir eşya gibi hafif değil; çıkartıp da bir başka yere koyabileceğin. Bu yüzdendir ki sen beni hiç sevmedin sevgili. O “seni çok seviyorum” diye haykırdığın nadir zamanlarda bile, bunu söyleyen sen değil, senin geçmiş bir sonbahar’da bıraktığın, sana benzeyen ama sana çok yabancı olan sesindi. Bu yüzden sen beni gerçekten sevmedin sevgili. Kendini daha ne kadar kandırabilirsin bilmiyorum ama sen acı çekmeyi seviyorsun...bense balonlar patlatmayı, uçurtmalar uçurmayı ve yaşamayı seviyorum her şeye rağmen. Sen korkularını seviyorsun..bense, korkularımın üzerine gitmeyi, savaşmayı ve hatta gülmeyi kaybederken bile...Artık biliyorum, bu senin son gidişindi sevgili ve benim son bekleyişim, son vazgeçişim sevdandan... Artık gelsen de ne işe yarar ki..? Ben; sana olan kırgınlığımı, yokluğunu, özlemini, umutsuzluğunu sevmeye başladım. Ben senin giderken bende unuttuğun ve zaman zaman öksüzlüğüne ağlayan sevdanı sevmeye başladım. Ben senin artık beni unutan, merak etmeyen ve değer vermeyen yüreğini sevmeye başladım. Şimdi hangi tende üşüyorsun da titrediğini hissediyorum kilometreler ötesinden? Ben senin başka mevsimleri tanımak isteyen o heyecanlı ama tutunamayan bakışlarını sevmeye başladım. Artık gelsen de ne işe yarar ki..? Parçaladığın sevgimi toparlayabilecek ve çiçekler toplayıp yollarıma serebilecek kadar güçlü değilsin sen. Sen, ben değilsin. Hiç olmadın ve olamazsın..O sakladığın yüreğine hiç almadın beni, hiç özlemedin, gözlerin hiç uzaklara dalmadı, belki de şerefime hiç kadeh kaldırmadın. Bu yüzden bu senin son gidişin olsun sevgili, ayrılığın hakkını ver. Böyle bir sevgiyi terk edebilecek kadar yürekli oldun, beni unutacak kadar da korkusuz ol. Özleme, yolunu yolumdan geçirme, sesime düşme, salaş meyhane masalarında konuşmalarımı arama, rakının yanında anma adımı..ayrılığın hakkını ver. Çünkü bunu sen istedin.. Bu senin son gidişin olsun sevgili, bıraktığın son acı olsun. Ve ben senin yaşayamadığın son sevda olayım..... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Öyle çok reddedildim ki, öyle çok unutuldum ki senin tarafından, sensiz
kalmak yüreğimi ezen tek korku artık. Öyle ki hayatım yalnız bir korku halinde ayakta duruyor şimdi... Korkumu gerçeğe büründürdüğün anda yıkılıp gideceğim. Her şeyi tükettim. Hayata tutunmak adına ne varsa her şeyi yaktım seni sevebilmek için... Tüm sabrımı, kendime ve insanlara güvenimi, sevginin hayatın tek harcı olduğuna olan inancımı... Artık senden başkasına verecek enerjim, sevgim ve hayatla hesaplaşacak bir benliğim kalmadı. Geriye dönüp sığınacak bir kendim kalmadı... Şimdi bana varlığımın sana acı vermediğini söylüyorsun. Gitmemi istiyorsun, sonra yeniden gelmemi... Ve sonra yeniden gitmemi... Beni sensizliğin o dipsiz çukuruna önce sarkıtıp, sonra yeniden gün ışığına çıkarıyorsun. Sevgimi, yokluğumu hissettiğin yerde bulmak istiyorsun. Aşkımın benliğini ve hayatını ele geçirmesinden duyduğun o sebepsiz korkuyu yenmek için, bana seninleyken tekrarı olmayan bir şiiri hatırlatan zamanın, sana benimleyken gösterdiği monoton ve tüketici yüzünü yok etmek için oynadığın bir oyun bu belki de... Beni deliliğin sürgünlerine yollayıp, sonra yeniden kalbine çağırıyorsun. Korkuyu beklemenin telaşı korkunun kendisinden çok daha ürkütücü biliyor musun? İşte bu yüzden sensizliğin karanlık kuyusuna kendi ellerimle bırakıyorum kaderimi. Korkuyu beklemekten vazgeçiyorum, ama asla seni sevmekten değil, sevgili... Sana veda etmeden kayboluşa karışmam da aslında sadece bunun için... Madem varlığım acı vermiyor sana, madem ki ancak yokluğumda sevgimi hissedebiliyorsun, öyleyse yokluğumla kal sevgili... Madem ki yokluğumla daha mutlusun, o halde yokluk benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Gitgide aLisiyorum sana: hic bir aLiskanLik bu kadar güzeL oLamaz. ELLerin eLLerimden uzakta nasiL gücsüzüm biLemezsin. Yanimda oLdugun zamanLar sigara dumani gibi cigerLerime doLuyor, aLkoL gibi damarLarima yayiLiyorsun. Durmadan basim dönüyor verdigin hazdaN...
ALiskanLikLar daima korkutur beni: düsün ki ben yasamaya biLe aLiskin degiLim... Kendimi kendime aListiramadim yiLLardir fakat simdi sana aLisiyorum... AListikca özLemim artiyor, daha yogunLasiyor. YaLniz icimde garip bir korku var. Sana tüm aLismaktan degiL seni kendime aListirmaktan korkuyorum. Bir gün sana simdi verdikLerimden daha güzeLini daha degerLisini verememekten korkuyorum. Bir gün ansizin öLmekten ve seni bana oLan aLiskanLiginLa yapayaLniz birakmaktan korkuyorum. Oysa ki her zaman ve günün her saatinde yaninda oLmaLiyim senin. Bana aLismis oLmaktan pismanLik duyacagin bir dakikan bile oLmamaLi. Bütün zamanLarini zamanLarimLa karistirip emsaLsiz bir zaman biLesiminde yasatmaLiyim seni. UykuLarda biLe ayni rüyayi görmeLiyiz. Her seyin ve her zevkin yarisi senin oLmaLi, yarisi benim... "Bana aLis," demeyecegim. NasiL oLsa aLisacaksin bir gün. Simdi cirkinLigimde güzeLLikLer buLan o gözLerin o zaman en güzeLi görecek bende! ALiskanLiginLa, sevginLe yepyeni bir "ben" yaratacaksin benden! iLk defa seviLmenin ürpertiLeri icindeyim inan. SevgimLe mukayese edebiLecegim tek seyi beni sevmende buLdum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekLiLigini ögretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiLer aLmadim. BenciLdim bir zamanLar hic sevmemis oLdugumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. AsiL büyük sevgiyi seni sevmekte buLdum ve sevgim senin sevginLe degerLeniyor, ayri bir anLam kazaniyor... Sevgin oLmasaydi degersiz bir cam parcasiydim. Sevginle bir aynayim simdi. Bana bakanLar bastan basa seni görecekLer icimde... Bir zincirin iki haLkasiyiz seninLe anLiyor musun? Ayni kadehte karismis iki ickiyiz. iki keLimeyiz seninLe birbirini tamamLayan. Her yerde iki oLdugumuz icin bir bütün haLine geLiyoruz durmadan. ALiskanLigim devamLi sana cekiyor beni. Durup durup dudakLarini öpmek geLiyor icimden. SacLarini oksamak geLiyor, eLLerini tutmak geLiyor... Kokunun tenime sindigini hissediyorum geceLeri. Teninin dudakLarimda eridigini hissediyorum. Seni kimse benim kadar benimLe bir bütün oLduguna inandiramaz... Gitgide bu aLiskanLigin icinde kayboLdugumu görüyorum. Beni yasadigim zamanin disina cikariyorsun. Bir gün tarih öncesinde yasiyoruz bir gün buLutLarin üstünde. AciLmis bütün kuyuLarin derinLigi icimde seni buLdugum yer kadar derin degiL... ALiskanLik kozasini ören bir ipekböcegi gibi gitgide tamamLiyor bizi. Korkunc bir yangin basLadi yürekLerimizde. ÖzLem, kiskancLik, arzu, ne varsa icimizde hepsi birden bire tutustu. Hic bir su bu atesi söndüremez artik. Bu yangin biz birer kor haLine geLinceye kadar sürecek. Önce bakisLarimiz aListi birbirine... En mutLu oLdugumuz yerde en gücLü oLacagiz seninLe... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden. Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız... Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde". |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Onun haberi yok...
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum...imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hala bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini, anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum..! Bulutlar yağmurunu toprakla öpüştürebilseydi bugün, bana o verdiğin ama tutmadığın sözünü sahiplenerek, dans edebilirdim ıslaklığıma aldırmadan. Ki aslında ıslanan sadece yüreğim olurdu, bedenim değil...Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum. Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..! Biliyorum levrekler derinlerde ve dalgalı denizlerde yaşar. Levrekler uzak bir düş gibi zor yakalanır. Ama sen becerirsin düşleri yakalamayı, derinlere dalmayı, uzaklara kavuşmayı..Sahi, becerebilir misin..? Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, kafayı bulunca itiraf etti sonunda. Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil. Gelseydin; kendimi unutup sana akacaktım, susturacaktım içindeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş oluşum gibi, dokunacaktım, kusacaktım birikmişliğimi, hasretimi ama gelmedin, gelmezdin, gelmeye hiç de niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda, ağlıyordum... Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda...Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer, niye benim yanımda değilsin ki...? Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana. Gittin..belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına, düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan. Ama en çok da imkansızın oldum, hırçınlığın, yirmi yaşın, gecikmişliğin...Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Aşk pazarında harcadığın mevsimler oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum. Son ses dinlediğin bir şarkının nakaratı oldum, dilinin ucuna gelip de söyleyemediğin kelimeler, ister istemez yaşadığın talihsizlikler oldum. Yüreğindeki erkek ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekte senin neyin oldum...? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim..? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk...Kalbime henüz söylemedim gittiğini. Öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum. Gittin...sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya. Asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında. Söylesene, unutulmak kime yakışıyor..? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor..Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum ben, ki kırgınlığım aşka.Sen üstüne alındın...Bir sonbahar’da, güneş hala daha ısıtırken bedenimi seni çıkarttı karşıma. Sen “bitti” dediğinde yağmur yağıyordu, aşkın canı sıkıldı, seni aldı... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
SESSİZ ÇIĞLIK
"Gözlerinin hasretinde yüregim bosluklarda sesini arıyor...Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Baska bir sey istemiyorum....Bir tek gülüsün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yasayacagımız güzel günler tüm hayatıma bedel.. Bos duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye...Vurulmusum sana ,gözlerine yanıyorum bir alev topu giibi.. Hasretin sanki volkan gibi kösebaslarinda patlıyor..Sensiz düsüncelere dalsam her fikrim kör kursunlara ispat ediyor...Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor ...Ucurtmalarimi senden haber alır mi diye omuzlarımdan kaldırdım..Yüregimi göcmen kuslarla sana yolladim..Bos gelmeyeceklerdi biliyorum...Yüregini ve gözlerini bırakacaklardı avuclarıma... Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler.Yaprakları hazani andırsa da icindeki umutlarını sererler dudaklarına..Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi günesin koynuna girerler.. Tüm umutlarını günesle sevda kokan yüreklere sererler...Aynı o misal sende hicbirseye yenilmeyeceksin..Yarınlarını bahar addedip icindeki sevgi yapraklarını yüregime sunacaksin..Her yapragıda ölümüne sevdanin naif durusunu, yalnızlıga karsi dik baslılıgını ve acılara karsı ****netini görecegim..Gördükce sımsıkı saracagım seni..Bırakmayacagim seni acıların kollarına ...Bu kadar kolay pes etmeyecektik fani yaralarımıza...İyilesmesi yılları sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacagim..Yavas yavas iyileseceksin...her güneste sana umutları bırakacagim ve gözlerin dünden daha iyi parlıyorsa o zaman daha cok saracagim iyilesmen icin...Tüm acılarina ben kefilim..Yeter ki sen mutluluklara gülümse.'' |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Nedendir bilinmez ama kücükler hep büyümek ister
Doktor olmak ister hasta insanlar hic aci cekmesin, hic kimse ölmesin diye, Polis olmak isterler, dünyada kötü insanlar kalmasin diye.. Oysa simdi hayat her birini baska bir yere sürükledi Hic biri okudugu masal kitabindaki kahramanlar gibi olamadi, Herzaman gülemediler, Sevdiklerini kaybetmemek gibi bir lüksü yoktu hic kimsenin zorda olsa ögrendiler Alismak zor geldi belkide, inanmamk güc oldu.. "sen büyüdükce dertlerin de büyüyecek keske hep kücük kalsan" derdi annelerimiz, hangimiz inandik dertlerin büyüyecegine, hersey güzel olacakti sanki?!? A$k vardi tabi birde; On yasindan sonra daha bir cok zaman gecirdik aynanin karisinda, kelebekler ucusuyordu bedenimizde, ama sevdigimiz cocuk bakmayincada otururduk köseye hic kimseye belli etmeden, o kocaman gözlerimizden damlalar akardi usul usul kazagimiza silsekte annelerimiz hemen anlardi ve okadar ciddiye almazlardi.. daha ne "A$KLAR" yasayacaksin bebegim demeleri yokmuydu.. yine anlamadilar diye söylenirdik, nekadarda dogruymus meger.. simdi anlatirken gülüp geciyoruz.. büyüdükte noldu ki? ask mis, hayatmis..! sönüyor iste, acitiyor icini zaman zaman cekip gitmek istiyorsun ama iyi biliyorsun dertler pesini birakmayacak belki seni terketmeyen tek sey.. ve zaman geliyor cok sevdigin dostlarinin aslinda "gercek" dost olmadigini anliyorsun bir darbe de ordan yedin.. hadi cik isin icinden! kime güveneceksin ki? bedenindeki kelebekler bile terkediyor seni.. zaten 3 gün degilmi kelebeklerin ömrü.. yine iyi dayandilar diyorsun ve avutuyorsun kendini.. senin dostun sadece sensin bunu er gec anliyorsun.. yarin ne olacak diye düsünmek bile istemiyorsun ama "dün'lerini" cok özlüyorsun iste keske dönebilsem diyorsun ama keskelerin de faydasi yok..biliyorsun..!! |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
“Mutluluk, yaz yağmuruna benzemez, umulmadık anda birden bire boşanmaz insanın tepesinden. Azar azar gelir. İnsanın hayata ve çevresine karşı davranışları getirir mutluluğu, azar azar, birike birike. Gerçek mutluluk böyle doğar.”
(Toprak Ana / Cengiz Aytmatov) ......"Hayatının sürekli tekrar ettiğini düşün. Şu an yaptığın şey seni mutlu etmiyorsa bir dahaki sefere tekrarladığında yine mutlu olamayacaksın. Bunun için eğer mutlu bir hayat geçirmek istiyorsan seni mutlu eden, iyi hissetmeni sağlayan şeyleri yapmalısın." (Nietsche Ağladığında / Irwin Yalom) Yalnızdı, yalnızlığın yorgunluğundaydı. Dudaklarındaki gülümsemenin sahteliğini anlmak için psikolog olmaya gerek yoktu. Gönül gözü bakmak anlamak için yeterliydi. Aslında o da farkındaydı oynadığı rolün. "Neşeli, mutlu, yeterli, güvenli", ama sıkılmıştı da bu oyundan. Oyunun hep aynı perdesini tekrarlayan oyuncu gibiydi. Bir türlü diğer sahneye geçemiyor, gerçekleri seyirciye gösteremiyordu sanki. Sahneye her yeni oyuncu katılışında, gözlerinde bir an ışık parlıyor, "tamam bu işte, şimdi her şey değişecek" duygusu uyanıyor, sonra hayal kırıklığı ile omuzları çöküyordu. Sorun para ya da iş değildi ki, "geçer gider, çalışır çözerim" desin. Saygı ya da sevgi de değildi. İstediğince olmasa da, dilediğince yaşayamayacağını kabul ederek, tattığı sevgilerle yetinmeyi çoktan öğrenmişti. Hissettiği yalnızlığın ve karmaşanın bir ucunun buna dayandığını bilmekle beraber, bu karmaşanın bundan daha öte anlamları olduğunu da seziyordu. "Hayatın anlamını" düşünüyordu o. "Niye yaşıyorum?" sorusunun karşılığı yoktu zihninde. Yoo, öyle intihar fikri falan yoktu. Sadece varlığının amacını, var oluşunun anlamını sorguluyordu. Anlayamadığı, kavrayamadığı bir süreçti işte bu. Kimi zaman, sıradan sıkıntıların ya da hoşlukların arasında kaynayıp gitse de bu soru, hiç kaybolmuyordu. Bazen, sevgiliyle paylaşımlarında veya güzel bir filmde ya da kayalıklardan denizin kokusunu ciğerlerine çektiğinde, "hayat bu işte" diye sevindiği oluyordu, ama kısa bir zaman sonra soru yeniden başlıyordu. Anlamak için, kitaplar okuyordu. Öğrendiklerini zihninde süzüyor, konuşabildiği birkaç insanla tartışıyor, bir sonuca ulaşmaya çalışıyordu. Bir işi ve sevdiklerinin olmasının, zar zor elde ettiklerinin ötesinde bir anlamı olmalıydı hayatın, hayatının. Hayır bunlar olamazdı sorunun karşılığı. Daha derin bir anlamı olmalıydı insan olmanın. Peki, bir gün, hem de ne zaman olacağını bilmediği bir gün sona erecek yaşamını, bu sorunun karşılığını arayarak mı geçirecekti? Hayır, böyle yaşamak istemiyordu. "Doğduk işte, ölünceye dek ne yapsak kardır" da uygun değildi zihin yapısına. Sanki sorun yokmuş gibi de davranamazdı, var olanı nasıl yok saysındı ki? Sorulara boğulduğu bir gece kitapları karıştırırken, o herkesin her zaman dilinde olan bir şiir ile buluştu yeniden. “Yaşamak şakaya gelmez Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın Bir sincap gibi mesela Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.” Düşündü, cevap buydu. Ne yaşıyorsan, farkında olarak yaşamak. Soluk aldığında havanın bedenindeki yolculuğunu hissetmek, laf olsun diye değil kocaman öpmek uzanan yanağı, en kötü anda şükredebilmek yaşadığına. Bencillikten uzaklaşıp, bireyselliğini yaşarken diğerlerinin de farkında olmak. Paylaştıkça çoğalacağını hissetmek ve daha çok insanı içeren hedefler koyabilmek. Karşına her an yeni bir şeyin çıkacağını bilmek, bir kamyonun her an çarpabileceğini düşünmek örneğin. Taş da çıkabilir açılan kapıdan, balonlar da ama ne çıkarsa çıksın, ansızın geleni güzellikle karşılamak. En kötünün bile iyiye dönüşeceğini kavramak, yeterince çabalandığında. Umut etmek, umudu büyütmek ve yaşarken yaşatmak, fakat sadece umut edilenin gerçekleşmesini beklemek de değil. Var olan her neyse, onu yaşamak olabildiğince.. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Seni İstiyorum Şimdi!!!
Hiçbir duygumu ertelemedim ben. Yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım. Sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü. Hep yarına dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek benim işim değil. Aşk zamana meydan okur ama sen karşı koyamazsın ona. Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği. Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru..! Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, büyütmek için? Kaç gece yalnız geçti hesaplasana... Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik, neler yaşayabilirdik düşünsene..! Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle. Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün. Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik. Girmediğimiz sokak kalmazdı. Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni. Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.Paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı. Özlerdik birbirimizi delicesine. Bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık. Peki biz ne yaptık. Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik. Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi. Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık. Sana huzur vaat etmiyorum. Aşkta huzur arayan yanılır. Ben tutkunun, en koyu sevdanın sözcüğüyüm. Onlar adına konuşuyorum. Gözlerinin içine bakıp "Seni Seviyorum" demek istiyorum. Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum. Yaşama senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum. Seni istiyorum eey yar! Canıma bir can daha katmak için, ruhumun yalnızlığına, yüreğimin acısına son vermek için, daha mavi bir deniz, daha mavi bir gökyüzü, daha mavi bir sevda için...Seni İstiyorum, Yarın, Öbür Gün, Öbür Hafta, Öbür Ay, Öbür Yıl değil..... Şimdi…!!! |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Elimde Kaldı Umutlarım
Her sabah hüzünle karışık bir umut var içimde. Sensizlğin hüznünü, yeni bir günün seni getireceği umuduyla bastırıyorum. Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. Belki sana kavuşacağım zamana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın... Kimbilir belkide yalnızca kendimi avutuyorum. Gittiğinden beri hep yalnızlık şiirlerine takılıyor gözüm. Bir başıma değilim sensizlikten yalnızım. Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insanı bir ben bilirim. Gitmelerin gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri... Senin gidişin bir ateş gibi çöktü yüreğime. Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşini küllendirmeyi. Hiç bir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeyi. Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, senin duyacağın şarkıları söyledim yalnızca. Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle beraber ben de battım bir kez daha... Geceleri hep uyudum, uyudum; gün boyu çekdiğim hasreti rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için. Her şeye iyi gelen yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar acıtmamıştı yüreğimi. Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. Benim günümde gecemde karanlık şimdi. Ne ay uğurluyor gecelerimi ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. Elimde kaldı umutlarım. Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık., içimde öyle büyük bir boşluk açtın ki, bir gün olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğu sen bile yetmeyeceksin. Orası hep bomboş paramparça kalacak. Büsbütün cam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir şey görsem o kırıklarla dolu yeri batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yalnızca hüzünle uyanıyorum. Hiç bir şey beklemiyorum günden. Seni bile. Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla, kırıklarla, boş umutlarımla sensizken alışırım, alışmaya çalışırıyım yokluğuna... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
...:::Bu KimsesizLikten Bıktım:::...Bir daha karsılaşmayacağım biliyorum...
Yani yüzün olmayacak bir daha... Hüzün olacak her adimim... "hoş geldin"leri eksik olacak kapımın... İlk açışımda küflü bir yalnızlık vuracak yüzüme... Önce terliklerin her zaman ki yerlerinde olduğunu fark edip, gazetelerin okunmamışlığını göreceğim ve yatağın bozulmamışlığını. İşte ilk o zaman gözyaşlarım bozacak geceyi. Çaresizce yatağın kenarına kıvrılıp dizlerimi karnıma çekerek, sanki pazardan eve dönüş esnasında, annesine yaptığı tüm ısrarlarına rağmen, o renkli treni satın aldıramamış çocuğun moral bozukluğunda, yani küçük yaşlarımın göz-yaşları gibi saf bir yalnızlığı küskünlükle sulayacağım... Bir daha karsılaşmayacağım biliyorum... Sesin olmayacak... Yattığım yerden bir sabahı cıvıldayan gülümsemenle karşılamayacağım. Gözüm hep bir sessizliğe açılıyor olacak. Duvarlarım artik kulaklarını kapatmayacak yüksek sesli tartışmalarımızda, cam çerçeve indirecek kalkanlarını, salonu ortasında oradan oraya uçan yapma çiçeklerle dolu vazolar havalarda uçuşmayacak. Japon yapıştırıcısı çabukluğunda yapışmayacak bir daha parmaklarımız birbirine... Bir vazonun kırılan yerlerini birkaç gülümsemeyle tamir etmeye çalıştığımız o barışma anı sonralarında. ...ve kırılan bi aşkı yapıştıracak hiçbir şeyin olmadığını işte bu çaresizlikte bir kez daha anlayacağım... Ne banyodaki köpüklü senfonilerin, ne de mutfaktaki yemek kokulu mırıltıların olacak. Ne yerde dökülmüş saçların. Ne de ıslak ayak izlerin olacak parkelerin üzerinde. Ne buzdolabının en gizemli köselerine sakladığı çikolataların, ne de kepekli ekmeğin olacak kahvaltı masamda.. Koca bir ev zayıflayacak gidişinle bir ruh hep aç olacak... Ya ışıkları kim kapatacak ardımdan gazete arkası şekerlemelerde, televizyon karşısı sızmalarda, kiminle yapılacak kanal değiştirme kavgaları, nasıl yenecek bu yalnızlıktan patlamış mısırlar... Sırtımı açıkta bıraktığım ruh üşümelerinde kim sıcacık elini yüreğimin üzerine koyacak bu evde... Bir kilo baklava kurnazlığında kiminle yapılacak su savaşları... Bu kimsesizliğin galibi kim olacak... Bir daha karsılaşmayacağım... Biliyorum... Çıkarken üzerine binlerce kilit vuracağım kapının ardında, dondurulmuş anılarım kalacak... Bugün Bu evden, Bu şehirden, Ve.. Buu kimsesizlikten taşınıyorum..! |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Sustukça "SeN" OLdum..
Sustukça sen oldum,sen oldukça kendime kaldım,seni buldum. Cezasının ne zaman biteceğini bir hükümlüydüm sende.. Aşkı taşımak tek özgürlüğüm oldu anlamalısın. Bende kendini üretirken yokluğunu aynı boyuta taşımasaydın keşke.. Sen yoksan olmayacaksan ben hangi kimlikle kalkarım ayağa hiç düşündün mü? Yığılıp kaldığım her yerde yokluğun çöküyor gözlerime.. Hayalinle kalmak seni yaşamak,bundandır,yalnızlığı hiç kimse benim kadar sevemez.. Tuhaf bir teslimiyette,yokluğunu yaşıyorum hepsi bu!Yokluğunda seni buldukça yeryüzündeki hiç kimsenin anlayamayacağı bir şölen oluyorsun içimde.. Eridikçe sana karışıyorum,seni sevmek,yaşama ve belki en çok sana direndikçe anlam kazanıyor.. Sen ve sen..Yalnızlık..Hayır!Sen ve ben.İçimde üretiyorum seni.Birlikte çoğalıyoruz,kimseye hesap vermeden. Susmuyorum..Çünkü seni seviyorum… Gözlerimi karanlığa sımsıkı yumuyorum.Sen olmak üzere başkalaşıyorum bir kez daha ve sonsuza kadar sen oluyorum.. Aşk,yaşamın belirlediği rastlantıların sunduğu yöneliştir,söylemiştim sana.Bu zorlu yürüyüşte kimseye tercih şansı tanınmadı elbette bilirdim bunu.O kadar anlamlıydın ki özeldinki tercih şansı tanınsaydı da bile bile ben yine seçerdim..Ödediğim ve ödeyeceğim bedeller ne kadar ağır olsa da..Sana seni anlatmakta bu kadar yetersiz kalmasaydım keşke.. Seni şu an yaşamaya ne kadar muhtacım..Tek gerçeğim sensin ve hepte öyle kalacaksın.. Yaşamın kırılma noktalarında beni birden bire tek başıma bırakınca sustuysam ve şu an hala susuyorsam onurumdandır..Ben kimi sevdimde sen oldum?Kaç sen vardın,son sahnede nasıl bir kimlik taşıyordun,söyle bana?Beni herkesten çok sevdiğini söylerken yüreğine inancımı bir an olsun yitirmedim yemin olsun!Böyle zamanlarımda hep sustuysam doğru yorumla beni,beni anlamayışlarının çaresizliğindendir… Ne yapmalıyım?Kadehler dolusu içerek beynimi uyuştursam unuturmuyum bu acıyı?Ama ben böyle bir iflası onaylayamamk..Unutmaya çalışmak bireyci bi kaçış değilmidir?Ben yokluğundan en çok bunaldığım anlarımda böylesine kaçışlara yenilmeyecek kadar doğru sevdim seni.Yüreğimi çatışmaların tam ortasına sürerken hiçbir ödül beklemiyordum,bilesin.. Yoruldum bebeğim,sürekli ertelediğim bir finale doğru sürekli aynı startlarla başlamaktan bitirmekten yoruldum.. Yine gece..Yine yoksun..Uğultu ve yalnızlık… Ben herkesten başkaydım di mi?Herşeyindim senin..Öyleyse neden yoksun balum..Bundaki çelişkiyi hangi sözünle anlatır da ikna edebilirsin beni yokluğuna.?.. İçimde o kadar masumsun ki..seni yaşatmak adına nasıl bir direnişi üstlendiğimi kimse anlamasa da aldırmıyorum artık.. Yaşamak sana sığınmaktır,seni sende sevmektir.. Böyle anlarda yokluğun yüzümü kanatan bir ömür çizgisinin adıdır.. Sevdim seni hiçbir ödül beklemeden…Gözlerimi kapatıyorum artık susma vaktidir.. Bir varsın bir yoksun..Çocukluğumda anlatılan masallar gibi..Ama en çok yoksun..Başım dönüyor..Aşkım ey ömrümün varı!Ey VARLIĞIM! Seni seviyorum… Her aşk bir yakalanmadır yaşama söyledim sana, Bilinmedik yenilgiler taşıdım sesimde Aldanmalara yüzüm yoktu sabıkalıydım En çok sana geldim durduk yerde Yasaktı yollarım , aşk bir gidilmez ülkeydi En çok kendi tarihimin kahramanı bile değildim sensiz Ne kadar dirensem o kadar hükümlüydüm sende VE ben hep sana yürüdüm..yürüdüm.. Adımı unuttuğum her yerde seni bulmalarımdı beni yaşatan.. Zamansızdım,kimliksizdim,sen yoktun kimsesizdim Biriktirdiğim anlamlara seni katınca anlam buldum yeniden.. Aldanmalara yüzüm yoktu sabıkalıydım Hayatımdan çok en çok seni sevdim… Yokluğunda bile sensin, Çoğalmalar yaşattın bana Sonunda tanıdık bi finalde tekil kalmalarımdı Kuşatmalardan çıkıp gelmeyen bakır tenli bir babaydın.. Ne zaman uzansam uzaklıktın Seni kuşandıkça sen oldum Böylece sen oldukça varlığıma ilişkin her şeyi unuttum Ama her şeyden çok en çok seni sevdim… Herkesin ölümü kendi kıyametidir.Ben gözlerimde yokluğunu taşırken bir gün beklenmedik düşeceğim belki bağışla..Bilirim birgün gelir bütün yıldızlar düşer,kavuşma günü gelsin diye mahşeri bekler ölüler..Sen benim MAHŞERİMSİN… Kırık ezgileri bir aşk senfonisi sandım Değilmiş Bildim Yanılmadım Yenildim Bütün hayaller darmadağındır şimdi sustum… Kimse sen değil Sen herkes oldun,biraz… Ben değil... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Yalnızlıklarımın baş tacı, nedeni SEN.. Demiştin ya, giderken: "Artık sevmiyorum".. Anlamıştım ki ben... Söylememeliydin, çekip gitmeliydin sessizce, gelişin gibi olmalıydı gidişin de.. Mutlulukla olamazdı belki, gelişin gibi ama yine de sessiz olmalıydı. Sessiz olmalıydı ki, kalbim bu kadar kırılmasın.. Oysa ben biliyordum...
Sen beni değil, beni hiç sevmedin ki.. Sen, sana aşık gözlerimin sana bakışlarındaki pırıltıyı sevdin. Sen, adını söyleyişimdeki aşk dolu tınıyı sevdin. Sen, seninle dolu kalbimi sevdin. Oysa ben biliyordum. Bir sonbahar gecesi, gökyüzünde bulutların arkasına saklanmış yıldızlar gibiydi aşkımız. Oysa sen, güneşi istiyordun, sabah olsun, o gizem kalksın, o aşk bitsin, o pırıltılı yıldızları saklayan bulutlar yok olsun, herkes görsün istiyordun, istediğini elde etmiş olmanın "haklı" başarısını göstermek istiyordun. Oysa ben biliyordum.. Yalanların vardı bana, sevginden çok. Küçük de olsa, yalanlar söylerdin bana. Oysa büyüktü yalanların, anlayamamıştım. Sevgiden bahsederken yalancıydın sen. Anlayamamıştım, oysa biliyordum.. Gözlerin ne kadar güzeldi.. Ela gözlerin. Hiç aklımdan çıkmazdı, her gözüme takıldığında, içim ürperirdi. Hani der ya bi şair, "Felaketim olurdu, ağlardım..." Ne güzel bakardın.. Bilirdim, o bakışlar bana değildi. Yine de severdim seni, vazgeçemezdim.. Hiç bir zaman benim olmayacaktın ama bana göre sen, her zaman ve sadece benimdin.. Sevmesen de... Oysa ben biliyordum. Biliyordum yalanlarını, sahtekarlıklarını. Biliyordum, her gece baska birisiyle gezdiğini. Biliyordum, sevmeyeceğini, SEVEMEYECEĞİNİ.. Biliyordum, gözlerinin içinii aşkla değil yalanla güldüğünü. Biliyordum, beni sevmediğini. İşte bu yüzden, sevmediğin için, vazgeçmeliydim senden. Ya vazgeçmeli, ya da ölmeliydim. Oysa biliyordum, ben senden vazgeçemezdim; VAZGEÇEMEDİM.... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Gidiyor musun diye sorma bana!
Gönderen sensin... Ne terk etmeyi istedim seni, Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi... Senin kadar öfkeliyim ben de... Senin kadar endişeli... Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana... Ama inandıramadım seni... Sen, sorgularken beni kafanda, Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla... Bir tek sözün bağlardı beni sana... Oysa sen hep susmaların koynunda... Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, Teslim alır bedenleri de... Sütten çıkmış ak kaşık değildim, Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza... O dünya ki bazen minicik bir odada, Bazen kentin ortasında şekillendi... Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi... Ama, sen buna inanmadın... Ah bu sorular... Yaşamak varken sevdayı delice,niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin... Ben, seninleyim dedikçe, Sen hayır dedin... Zaten az konuşan sen, Olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya... Bense hiç bir şey diyemedim... Ne kadar zarar vermişim sana meğer... Nasıl değiştirmişim seni... Oysa hiç böyle düşünmemiştim... Kimseye zarar vermek istemem ben... Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem... Ama öyle oldu işte... Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi... Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı... Ne sevişmelerimiz kalır aklında, Ne sevda sözlerimiz... Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık... Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı... Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan... Biliyor musun bir tanem! Gidişim yürekten değil, zorunluluktan... Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım... Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri Yalancı yüzlerde ararım... Seni de götürürüm yüreğimde... Her zaman yokluğunu taşırım... Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim... Ne yazık ki, toz duman edemedim kuşkularını... Ne yazık ki, kalamadın bana... Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde... Kokladıkça Bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Mutlu Olma Şansı
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk... Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili... Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım. Yaşamak ne güzeldir be sevgili... Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek... Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Yarınımı bilinmeyene hapsettim…
Kaybettim, bulamıyorum… Sana gelecek biliyorum.. Kabullenemedi sensizligi.. Aldırma sakın.. Geldigi gibi, geri gönder olur mu? Gözyaslarımı esir etmiştim ruhuma.. Dün gece, özgür bıraktım.. Düştü her bir damla, durmaksızın… Son damla da az önce düştü… Bitirdim gözyaslarımı.. Bildigim hicbirseyden emin degilim simdi… Bilmediklerime gidiyorum, koşar adımlarla… Belki, bilmediklerim anlam olur düşüncelerime.. İyi olan herseyi götürmedin mi dünyamdan.. Seninle gelen hersey, seninle gitti… Bir rüya idi, bitti… Erken yada geç.. Fark eder mi? Gidişine bahane aramıyorum ki…! Korkma, ‘’gel’’ demeyecegim sana… Çünkü; gelme… Şimdi alısmanın semahında iken, Yine, yeni bastan acıya mahkum etme düşlerimi… Bir onlar, umutlu.. Umuduma el sürme… Hayalimdeki mutluluga gölge düşürmesin, gecici duyguların… Bırak onlar sensiz olsun… Sen, sensiz olan düşünceye bile tahammül edemezsin… Bende, sensiz bırakıyorum bana ait herseyi… Sırf yanılıpta, dönme diye… Duydun mu? Gelme…! Yuttum kelimeleri… Bogazımda dügümlendi tüm sözcükler… Kapadım gözlerimi.. Görmüyorum kimseyi.. En başta kendimi! Yok artık, hicbirsey yok…. Gömdüm sessiz vurgunları, caresiz bir yürege… Öldürüyorum birer birer, senden gelen her ne varsa!!! Yeniden başlıyorum… İzin verir misin? Yalnız bir şartım var! Bu kez ‘’sensiz’’… |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Aşk
sen varken kötü diye birşey bilmiyorduk mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler nicedir bir pencereden deniz güzel değil nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden sen gel bizi yeni vakitlere çıkar |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Aşkım İsyandır Benim
Yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi Dağıt kalbini saran hasret bulutlarını Damlasın gözlerine sonsuzluk usaresi Dalgınlık evlerinin en güzel melikesi Sevemem; tozlu raflar arasına girmeden Çöllerim kandır benim Sevemem; karanlığı bir daha devirmeden Aşkım isyandır benim |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
İşte böyledir karşılıksız sevmek …
Bir umutla cıkarsın yola önüne engeller çıkar …şarkılar dinlersin şiirler yazarsın ama nafile hiç biri başlayamamış bir sevginin avuntusu olamaz ? sonra düşünürsün neden olmadı neden? Hep ben mi dersin oysaki etrafına baktıgında senin gibi bir çok insan wardır. Bitti artık buraya kadar artık dersin onu görmek bile istemiyorum dersin ama buda kendine söz werdigin bi yalandır. Ne zaman ki bir odada yalnız kalsan hemen aklına o gelir ve oturur düşünürsün acaba olsaydı nasıl olcaktı?. Gece olunca rüyanda onu görürsün sabah onunla uyanırsın ve bir kere daha hayata lanet edersin senin olmadıgı için ! ama ne zaman ki sokaktan gecse ne zaman ki onu görsen yada geldigini fark etsen elin ayagına dolaşır çünkü sevmişsindir bi kere ne kadarda olmasada baslamasada onu görünce kalp atışlarının hızlanmasına ne sen engel olabilirsin ne de baska biri? Sonra kendini teselli etmek için başka birini bulmaya calışırsın beklide bulursun ama O hep wardır senin hayatında? başka biri hiçbir zaman onun yerini tutamaz yalnızca geçici bir boşlugu doldurmaktır görevi! Teselliye devam edersin iyikide olmadı felan türünden laflar edersin ama bunlarda içini acıtmaktan başka bi işe yaramaz. İşte böyledir karşılıksız sevmek gecen gündüzünle birleşir uyumak sana uzak bir kavram olur.Sen atmışsındır ilk adımı ama o elini uzatmamıştır sana. eger ki halen seviyorsan beklemekten baska bi çaren yoktur? Beklide bir ömür boyu o elin sana uzanmasını bekleyeceksin…yıkılmış hayallerin tükenmiş umutlarınla… |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
ßir turLu sonu geLmeyen hayaLLerdeydim
yuregime dusen goLgeydi ayrıLık seni gokyuzunun gorunmedigi geceLerde sevdim guzun yaprak doktugu ßahceLerde,sessizce koL gezerken gozLerimde yaLnızLık... hic umudu kaLmayan insanLar gibi kendimden gecerek,herseyi goze aLarak sevdim iste o zaman anLadım tutusmus yurekLerin acısını o zaman hissettim gonuLLerde hic sonmeyen yangının dinmeyen yasını... oysa bir gokkusagı guzeLLigindeydi yasamak bastan cIkarIyordu ßirdenßire geri geLmeyecegini biLe biLe gidenLerin bekLemek bir oLumdu ve tutsak oLmak sabırsız ßekLeyisLere... ßir turlu sonu geLmeyen hayaLLerdeydim ßir gun nasIL oLsa yaLnız kaLacaktım nasıL oLsa geceLer boyu agLayacaktım ßiLİyordum ßir cıg gibi dusecekti yuregime ama oLsun,sevmesem deLi oLacaktım |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
HeR NeFeSTe SeNSiZLiĞi iÇiMe ÇeKiYoRuM...
bir sigara daha yakıyorum... gene sensizliğin şerefine... gidişini yakıyorum... gidişini görmemek için duman altı yapıyorum hayatımı... sensizlik içimde... bakışlarım anlamsız, kilitli hala gidişine... yüzümde hüznü gizli sensizliğin... bakıyorum... bir nokta oluyorsun hayalimde... bir nefes daha çekiyorum... sensiz yapamıyorum... günden güne ölüyorum... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Değme yarama,kanar…durduramazsın
Akan kan,gözümden damlayan yaşla karışırken,sessizce izliyorum dışardan bu içler acısı kavuşmayı. Ne tuhaf!!!Oysa kavuşacak olan bizdik,onlar değil… Unufak oldu yüreğim.Ruhumda dolaşan kasvet yüreğime bulaştı,parçaladı,kanattı… Söylesene,kan nasıl dursun artık damarlarımda? Gözlerimiyse hiç sorma…Hançer saplandı onlara,akmasınlar mı? Yaramda alınyazın var,yaşımdaysa adın…kirlet(n)me Gidişler yorar sevdiğim,sözler üzer ve anılar…kirlenir Sen sen ol,sevdiğim ol,kirlet(n)me Ben akarım,kanarım…değmem sana Değersem bulanır suyun,değersen kirlenir ruhum.Düşme peşine anılarımın,ağır gelir…Yokluğunla perçinlenmiş günlerden elde kalan,sadece kahır… Hele sitemleri,dilimin altında kalan sözcükleri sakın aklıma getirme…Yorulursun dinlerken,acırsın,sende kanarsın,kimbilir belki ağlarsın. Yapma…gelme hatıraların üstüne,kirletmeyeceğim seni işte! Son sözler,gidişler,yitirilişler kanatır sevdiğim… Leke olur kalır,tenimde değdiğin Aşkın hası kan olur,akıtır göz dediğin Kandım,kanadım sana… Ama hep sevdim Yittim belki,ama sevdim Gözden ıraktın belki,gönülden öte olmadın hiç İnatla,olmazı olur yapmaya tutundum Vuruldum,sustum,kan kustum Yine kandım,yine kanadım Ama hep sevdim… |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Gözlerin delip geçerken beni,gecenin ıssızlığında.Yine izin verdim beni büyülemene,hiç kıpırdamadan öylece durup dinledim sakince.Gideceği yere kadar gitmesine izin verdim.Sonra herşey silindi birtek sen kaldın .Gerçekti,gerçektin diyemeyeceğim,ben de bilmiyorum gerçeğin tanımını,hiç yaşamadım.Tek bildiğim birtek sen kaldın...Ben mi ,ben yoktum.Sana dönüşmüştüm çünkü.
Bir an damarlarında akan kanın debisini hissettim,parmak uçlarıma iğneler battı.Senin gözlerinle sana baktım.Hangimiz hangimizin düşüncesindeydi anlamadım. Sonra gölgeler geçti gözlerinden,gözlerimizden.Bağlantı koptu aniden,tam hatırlamak üzere idim,tam dilimin ucundaydı ismin,cismin tanışlığın,yoldaşlığın.....Yine ikiye bölündük,sen orda ben burada,yine hayal oldun uzaklarda,rüylarımın bile seninle ilgili kısımları mühürlü...Yasaklıydın madem düşüncelerime girmeye,neden gerçeğin kör çukuruna benzeyen bu bir çift göze göründün. Yaratıcılığım ve başıma her zaman bela olan hayal gücüm konu sen olunca tükeniyor.Dedim ya yasaklısın yedi dağ ardına sürgün edildik. Hani burası benim oyun bahçemdi hani ben yazacaktım piyesi ...Yok yalan valla ...Anladım artık bir gölge oyunu bu...Biz sadece gölgeyiz..Ölü mektuplar yazıyoruz en fazlası....Umut mu,umut her zaman var ..Olmak zorunda , gönülsüz oyuncuları bu oyunda tutmak için .... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
_on iki ay gece - on iki ay hüzün - on iki ay hazan - aylardır yoksun_
telaş içerisinde gittim istasyona. nefesim kesilmiş yetişmeye çalışırken. çalan düdüğün varış mı, ayrılış mı olduğunu ayırt edememişim. gitmişsin... belki de hiç gelmedin.. içerimi taşlamış, gözlerimi kanlamışlar... dudağımda lisanı yabancı bir tutam hece... yüreğim aceleci, ellerim titrek, anladım ki; dakikalar yıllara belenecek... yetişemedim... bakakaldım sadece dumanına vardığım trenin ardından. tren yoluna izmaritini atmışsın. nefesin istasyona belenmiş. bekçiyi görmeksizin, yok saymışım güvenlik duvarını. inmişim rayların üzerine, izmariti almış, kibriti işe karıştırmadan içime çekmişim seni... bana bir tütün kadarmış nefesin. gitmişsin.... beni beklemeden... ciğerlerimde soluk tükenmiş, yangın yeriymiş yokluğun, derdi çok, dermanı yokmuş ateşinin... sesim kısıkmış, tenim yaşlanmış, anladım ki; mevsimden bahar eksilecek... bir adam girmiş yokluğunda düşünceme. kaçsam yine aldırmaksızın yetişemediğime, tutmaya yeter mi takatim uzanan eli? kessem iplerini acıların, azat etsem sensizliğin ağrılarını... beceremem, sen değilsin... ahhh! sen yok musun!_________!yoksun! sensizlik sebep sessizliğime, kederli, harap, viran bi şehrim... sakın uzanma elinle yokluğuna koşacak takatim kalmadı aldanışlara... dönmüşüm geri, bir daha arkama bakmaksızın. acaba gelir mi diyerek düş kurmaksızın. kaçıncı hazan bu, kaçıncı... ahhh! sen yok musun!_________!yoksun! böyle değildim yollar önce, böyle değildim düşümde, ne var ki götürdü seni raylar aylar önce... kedidilin(m), suskunun(m), gece vurmuş on ikiyi, uykusunda kül kedin(yüreğim) |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Bazen aşk gider. Günler geçer ardından. Ve aylar. Bazan de yıllar…Bebekler büyür. İnsanlar yaşlanır. İnsanlar ölür. Eşyalar eskir. Evler yıkılır. Kurur ağaçlar. Sokakların adı değişir. Anılar belleğin acımasızlığına teslim olur. Sevilen unutulur. Seven yanar.
Bazen aşk gider. Ve hayat da gider onun peşinden. Sen terk edildiğin yerde öylece kalakalırsın. Bir sabah uyanırsınki, gözünü açtığın ömür senin ömrün değildir. Aynada tek parça görünen bedenin, aslında içinde lime limedir. Nefes diye içine çektiğin, ciğerlerinde parçalanmış aşkının cam kırıklarıdır. Her sabah ölmeyip, neden uyandığına lanet edersin. Bazen aşk gider. Önüne bir kadeh rakı, küllükte bir ölüm dolusu izmarit, öylece bakakalırsın arkasından. Kulağın hiç çalmayacak telefondadır.Zaman dursun saatler geçmesin istersin… Tanrım ne olur gerçek olmasın, ne olur güneş doğmadan geri dönsün, dönsün yeterki hiç bir şey sormam ona, unuturum herşeyi, yeterki aşık olmasın… İçinde durmaksızın çığlık atar dualar. Ama bazen aşk gider ve çağresizce yalvardığın tanrı bile gider peşinden. Sonra sabah olur. Güneş doğar. Aşkın gelmez bir türlü. Bir gecede değişir ömrün. O bir türlü inanmak istemediğin kader, sanki alay eder gibidir. Ömrünü adadığın yıllarını önüne serdiğin aşkın bir gecede bir başka hayata karışmıştır işte…Bir gecede bir başkasının aşkı olmuştur. İnanamazsın. Bazen aşk gider. Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten, valizler dolusu anılarla kendi yanlızlığına taşınırsın. Elin varmaya varmaya boşaltırsın dolapları.Valizleri kapı önüne yığıp, yüzün sırılsıklam,son bir sigara için koltuğa yığılırsın. Gidiyorsundur işte. Aşkını kendi ellerinle başka aşka teslim edip…Ömrünü onun ömrüne, hayallerini onun hayallerine, sevdanı onun sevdasına ekleyip… Bazen aşk gider. Ve adresi değişir evinin. Sesinin tonu değişir. yüzünün rengi… Yediğin yemeğin tadı…Uykuların değişir.Ve rüyaların…Her akşam açıp girdiğin kapıdan başka sevda giriyordur artık. Her gün oturduğun koltukta, o bakmaya doyamadığın gözlerin ışığında başka sevda oturuyordur şimdi. Yıllardır evinde ağırladığın, masalarına konuk olduğun, hayatlarını paylaştığın dostlarının kahkahaları bir başka ses karışıyor artık. Senin gölgene alışkın duvarlar bile çoktan kabullenmiştir yokluğunu. Aşkının o tek ceneti bildiğin uykularında bir başka sevdanın rüyaları…Bazen aşk gider.Ve anılarda gider peşinden Aslında bilirsiniz nereye gittiğini. Onu çağıran o eksik, yaralı ve hep kanayan çocukluğudur. Onu çağıran, hani o gözlerinde görüp de belki ona en çok bu yüzden vuruldunuz, ertelenmiş çocukluğun o mavi bahçesidir. Dönüp dönüp yeniden baktığı o gizemli bahçesnde, onu eksik severek yaralanmış annesinin sesini duyar gibi olmuştur belkide. Yanıldığını anladığında da ürkekçe o bahçenin bir köşesine sığınıp, gözyaşlarına boğulmuştur. Belki de onu bu yüzden affedersiniz. Belki de bu yüzden bir başka sevda için karşınızda gözyaşlarına boğulduğunda onunla beraber ağlayıp, git ve aramaya devam et, unut beni, dersiniz. Çünkü bilirsinizki aşk çocukluğun arka bahçelerinde dalıp gittiğiniz ve sonra evin yolunu kaybettiğiniz, kurallarını kimsenin bilmediği garip bir oyundur aslında. Bir gün ansızın o oyunda yanıvermiş, hak etmediğiniz halde bahçeden kovulmuşsunuzdur. Anlayamazsınız neden kovulduğunuzu, nerede hata yaptığınızı, neden unutulduğunuzu…Yıllardır oynadığınız o büyülü oyuna dalıp, hayatı dışınızda bıraktığınız için, bir gün aşk gider ve siz evinizin yolunu bir türlü bulamazsınız. Sonra zaman geçer o karanlık bahçe aydınlanır. Ve anlarsınızki sevda denen o büyülü oyunda herkezin kuralları birbirinden farklıdır. Siz aynı bahçede aynı oyunu oynadığınızı sanırsınız belki, ama onun sevdası sizinkinden farklıdır. Kendi bahçenizle onun bahçesini, kendi oyununuzla onun oyununu, kendi kurallarınızla onun kurallarını kendi aşkınızla onun aşkını sınayamazsınız. Belki de bunu anladığınız için, kendi bahçenizden onun bahçesini, kendi çocukluğunuzdan onun çocukluğunu, kendi sevdanızdan onun sevdasını sevebildiğiniz için, bir gün aşk gider ve siz onun gerçek aşk olduğunu anlayıp, unutamazsınız. Belki de bu yüzden bir kibrit ateşiyle yakıp gittiği ömrünün alevleri arasında sizi unutan aşkınız, çocukluğun o karanlık bahçesinde annesinin yarım bıraktığı sevgiyi aramaya gittiğinde ona öfke duyamazsınız. Ve belkide bu yüzden, aslında yanıldığını anlayıp o bahçenin bir köşesinden ürkekçe size yeniden çocuk ellerini uzattığında, ona yüreğinizin kapılarını hasretle sonuna kadar açarsınız. Bazen aşk gider. Günler geçer ardından. Ve aylar.Bazende yıllar…Bebekler büyür. İnsanlar yaşlanır. İnsanlar ölür.Eşyalar eskir.Evler yıkılır. Kurur ağaçlar. Sokakların adı değişir. Anılar belleğinin acımasızlığına teslim olur. Sevilen unutulur. Seven yanar. Bazen aşk gider…Ya da siz gittiğini sanırsınız. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Gittikçe özüme dönüyorum...sen bana yaklaştıkça içime düşüyorum..sanki bir perde varmış kendimle aramda,geldin,perdelerimi açıyorum..
gün ışığı giriyor artık odama..gittiğinde kimseler açmasın diye sımsıkı kapattığım perdelerimi sandığa kaldırdım.mumlarımı yaktım..tüm ışıklarımı açtım tekrar.. öyle içime işlemiş ki hasretinin kokusu,onu çıkarmaya çalışıyorum şimdilerde...ama bir parça kalsın orda istiyorum..belki tekrar gidersen,hasretinle hasret gideririz diye..sonra kızdığını seziyorum hasretini kabullendim diye..hepsini söküp çöpe atıyorum.. kimbilir nerelerde dolaştın ben sensizken..hangi dağın ardına ulaştın..neler aradın da bulamadın..bilmiyorum..bilmek istemiyorum... bahaneler,sudan sebepler ya da gerçek nedenler umrumda değil..varsın ya,sadece varlığın umrumda.. öyle berrak bir nehirmişim ki sen yanımdayken..gittiğinde kuduran denizler gördüm gözlerimde..kendini asan limanlar gördüm..gemilerinin dönüşüne izin vermeyen... ama ben yapmadım..babil in asma bahçelerinde kendimi asmadım!çünkü kızardın,çünkü kıyamazdın,çünkü döndüğünde bulamazdın..döndüğünde "beni bul.." diye sana bağışladım canımı... yokluğun o denli canımı yakarken öyle bir inanmışım ki döneceğine,yoluğunla varlığın aşık olmuş birbirine.. bak yanılmadım..tüm rüzgarlarınla yanımdasın yine.. aslında biraz kızıyorum içime,gittiğini düşündü diye..gitmemişsin oysa,susmuşsun sadece...karanlıkta hissettiğim nefes gerçekten seninkiymiş,yanılmamışım... dağınıklığımın orta yerinde hiç şikayetlenmeden yaşayabilmeni öyle çok seviyorum ki...iyi ki varsın can dostum... hadi girdiysen kapat kapılarımızı...içeri rüzgarlar girmesin bizimkilerden başka..fırtına çıkar sonra... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
KAL DEMEDİN, OYSA!
"Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden. Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım, kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi... hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar esmiyor... her şey seninle mi kaldı yoksa... Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, Çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum Ve Senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... su onun için hayat olmalıydı oysa ve sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda... sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... yıldızları söndürmekti. . . sorunları yok etmekti. . . "bitti" deyişim "hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... defalarca "kal" demeliydin... oysa demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... belki böylesi daha iyi oldu. . . "kal" deseydin kalırdım... hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım Yakamozlarla kalırdım Demedin Bilir misin Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... "KAL" desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA! |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana, Yetmiş iki dilde anlatabilirim Kitabını yazabilirim sayfalarca. Yalnızlığın rezilliğini Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da. Ama hiç kimse Kavuşmanın güzelliğini Sormasın bana / anlatamam. Ben sana hiç kavuşmadım ki! Bilmiyorum Dudakların nasıldır. Sıcak mı ateş topu kadar, Yoksa soğuk mu Buza kesmiş bir bardak su gibi? Kıvrımlarına, Kırmızı karanfiller mi tutunmuş, Küle gizlenmiş kor mu var? Tenime değdiğinde dudakların Cemre mi düşer bedenime, Mızrap değen bir saz teli gibi Titrer mi yüreğim bilmiyorum. Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki! Bir kadını sardığında kolların, Ürkek ceylânlar Nasıl kurtulur tuzağından? Dolu yemiş yaprak gibi Nasıl titrer bir yürek? Ellerin nasıl okşar bir bedeni, Goncalar Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum. Hiç sana sarılıp yatmadım ki! Kısacası: Tatmadım kavuşmayı / anlatamam. Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim. Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana. Yokluğunda yıllardır Özlemine dayanmayı öğrendim Yokluğuna katlanmayı Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa Ustası oldum beklemenin Tükenmek pahasına. Ama hiç kimse / kavuşmayı, İki derenin birbirine karışıp Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu Sormasın bana ,anlatamam. Çünkü seninle ben, Ayrı kaynaktan doğmuş Sularında hasretleri taşıyan Başka denizlere koşan iki ırmağız. Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız. İşte onun için İki dere nasıl karışır birbirine Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum. Seninle Hiç aynı yatakta coşmadım ki! Sen bana /yalnızca Ve sadece Kahpe sensizliği sor Rezil beklemeyi , özlemeyi sor. Tanrı şahidimdir Kurda kuşa Dağa taşa bile anlatabilirim. Demem o ki uzaktaki yakınım: Vuslatlara yabancıyım, Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim...... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
VE SEN GİDİYORSUN...VE BEN GİDİYORUM...
Ve Sen Gidiyorsun; Bu koca şehrin suskunluğunu, çırpınışlarını, sessiz ve derinden çığlıklarını, haykırışlarını, kalp sancılarını arkanda öksüzce ve yetim bırakarak.. Ve Sen Gidiyorsun; Rüzgarların saçlarını savurmasına aldırmadan, ıslak caddelerinin ayaklarını kaydırmasına bakmadan, çakan şimşeklerin korktucu gürültüsünden korkmadan... Ve Sen Gidiyorsun; Kimselere hesap vermeden ve kimselere hesap sormadan, öylece sessizliği kendine gard alarak... Ve Sen Gidiyorsun; Çantanı koluna takarak, yüreğini kaldırım köşesine atarak ve mevsimleri birbirine katarak... Ve SeN Gidiyorsun; Yüzüme bile bakmadan, bana bir veda bile etmeden, haberler bile salmadan ve kaldırımlara attığın yüreğini bile bana bırakmadan... Ve Sen Gidiyorsun; Ama ben gittiğini bile bilmiyorum, seni bekliyorum ha geldi, ha gelecek diyorum baş ucuma ama sen lanet olasıca tıkanıp kaldığım bu hastenenin kapısına bile uğramıyorsun... Ve sen gidiyorsun; Kuşlar uğramıyor artık penceremin yanına, rüzgar esmiyor da getirmiyor kokunu daha...Anlıyorum o dakika ters bir şey olduğunu da ben yine de tüm sukunetimle seni bekliyorum işte... Ve Sen Gidiyorsun; Bir postacı geliyor yanıma, başını eğmiş " geçmiş olsun, size bir mektup var" diyor, seviniyorum, buruk bir ifadeyle gülümseyip "artık ben gideyim" diyor... Ve Sen Gidiyorsun; Mektubu açıyorum binbir sabırızlıkla, önce mektubu alıyorum elime, sonra ise yatağıma düşen yüzüğünü... Anlam veremiyorum ve mektubu okuyorum tüm şaşkınlığımla... Ve Sen Gidiyorsun; Giderken de bana hatıra olarak sadece bu sayfada ki kahrolasıca sözleri bırakıyorsun... Bitti diyorsun ne kadar da kolay diyorsun, bu gidişinin hastalığımdan kaynaklanmadığını söylüyorsun, ne peki onu bile sormama izin vermiyorsun.. Ve Sen Gidiyorsun; Kuşlar konuyor penceremin yanına nemli gözlerle bana bakıyorlar, pencereye çıkıyorum ölümüne de olsa bu kalkışım ama ben aldırmıyorum...İşte o anda seni görüyorum hastanenin önündeki cadde de... Ve Sen Gidiyorsun; Onca çırpınışlarıma, "SENİ SEVİYORUM" demelerime ve gözyaşlarımı dökmeme rağmen arkana bir an olsun bakmadan gidiyorsun işte... Ve Ben Gidiyorum; Bu çivisi çıkmış dünyayı sana bırakarak, beddularımı üzerinde tutarak ve son nefesimde bile olsa "SENİ SEVİYORUM" diyerek gidiyorum işte, gidiyorum.... VE Sen Gidiyorsun.... Ve Ben Gidiyorum... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Yaşıyor ama uzaktaysam senden
Bil ki seni hiç unutmadım Ölüm değilse bizi ayıran Yazık olmuş, hata yapmışsız Senden ya da benden ne farkeder Şeytana uymuş aşkı yakmışız Adımı söylemezdin bana seslenirken Aşk derdin, aşkım derdin Her aşk dediğinde Beni kendinde daha da aşık ederdin Buluştuğumuz anları hatırlıyorum Güller açardı gönlümde sen gelirken Üç-beş saat bile ayrılsak Yapraklarım dökülürdü sen giderken Yanyana duran iki yıldızdık sana göre En parlak, en güzel olanı bendim Gökyüzünde ki tek yıldızındım senin Fırtınalarda saklanıp korunduğun Liman olduğumu söylerdin Ömrünün sonuna kadar beni seveceğini Kalbini kalbime kelepçeleyip Anahtarını okyanusa attığını söylerdin Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin Sonsuza kadarda saklayacağım Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde Seni mutlu, çok mutlu görüyorum Çünkü hep öyle ol istedim Her şeyin güzeli senin olmalı Aynı şeyi isteme benden Yerine kimseyi koyamam ki Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki. Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz Senin bana, benim sana söylediğim Onlardan biri yada benzerini duyarsan Beni anımsar gülümsersin Ben mi? Ben hiç unutmayacağım ki Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda Bizi bizden çözer diye Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım Her atışında hatırlamak için Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden Bil ki seni hiç unutmadım Ölüm değilse bizi ayıran Yazık olmuş hata yapmışız Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi Ve bensem önce giden bu alemden Kederlenme çok Tıpkı benden istediğin gibi Kendine sahip çık Bensem kalan geride Zaten sen hep göreceksin Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki. Küs olduk, ayrı düştük duramadık ki Savaşları sevemedik ki barış olduk biz Hüzünlendik dilden kaçan bazen iki lafla Sevişmeye sebep ettik ayrılıkları Niyet ettik, söz verdik en büyük aşka Başkasının sevdasına imrenmedik biz Neysek oyduk, öyle kaldık aynı inançla Kimsenin öyküsünden kopya çekmedik Ne acıdan, ne kayıptan Korkmadık ki hiç biz Ne kavgalar atlattık ta Yılmadık ki bir gün Üstüne gittik sevdanın Yenilmedik ki Kimsenin duygusundan Çalmadık biz Başkasının oyununu bozmadık biz Bu dünyanın uyumunu bozmadık biz |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Hayatın her anı bir hesaplaşma Öyle değil mi dostum Bazen bir ayrılık arifesinde sevdiğinle Ayrılık ertesi kendinle ve yalnız kaldığın saatlerle Yardım elleri geldiğinde Fotoğraftaki düşmüş halinle Ve bir kadeh şarapta Tanrı’nla Hepsi bir hesaplaşma nefes almaaların Anlatılanların hepsi birer soru aslında Suçlayıcı sualler aslında “benim…” diye başlayan hikâyeler Kimse hesabı ödeme yanlısı değil Ve kimse itiraz etmiyor kesilmiş adisyonlara Hemen ayrı faturalar çıkarılıyor eski defterlerden Amaç ne alacak cıksın ne verecek Hemen kalkıp terk etmek Bütün yaşananların artıklarını bırakıp pis bir tabağın kenarında Cesaret eden yok yarım kalmış aşklarını Paketletip gtürmeye Ya “millet ne der sonra” diye bir beyin kurdu alınır çıkışta Ya da “ben asla yapmam, bana ne” denilen bir okla Ruh bedenden fırlatılır duvardaki dart tahtasına Her atış ve her kurt ikramdır yemekten sonra İşte şimdi dur deme zamanı Geri dönüp toplama zamanı aşktan kalan kirli parçalarla Tabakta ne kaldıysa Hatta bir peçeteyle cebine masadaki kırıntıları dökme zamanı Tutma zamanı seni üzen ve haksız olan sevgilinin ellerini Kendine çekip sıkıca sarılma zamanı bırakmamacasına Sonra hiçbir şey yokmuş gibi onu karşılama zamanı Anlatırsa susarak Ağlarsa silerek gözyaşlarını Düşerse aynı noktaya kendini de bırakıp Sonra kaldırıp birbirinize destek olarak Bekleme zamanı Hakkınız olan sevdayı Başka kollara itmeden Ve infaz edip yargılamadan Aşkın bütün zaferlerinde yenilgilerini gülerek karşılama zamanı Hangi gün çabalarının boşa gittiğini görür ve kahrolursan Geri çekilmek yerine adım at emek katmadan ileriye doğru Bozulduğunun farkına varmazsa tahterevallideki dengenin İşte o zaman gizli gözyaşlarını serbest bırak, özgür kalsınlar Yavaş, yavaş tınısı kulaklarında vururken yanaklarına Sus ve dinle Aşkın bittiği zaman şimdi Ölümün tadını çıkart… |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Her gün yanında olamamaktan korkuyorum
Sesini duyamamaktan Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum Nedense sensizlikten de korkuyorum Bir gün hoşça kal demenden İstemesem de; Bir gün, bir gül gibi İçimde solmandan korkuyorum Hafızamda bırakacağın hatıralardan Hatıralardan kaçamamaktan Adını unutamamaktan korkuyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Benimkisi sadece bir sevda Göz yaşlarımla söndüremediğim Korkularımı yenemediğim Söyleyemediğim Fakat, kendimi tükettiğim Ve beni; Yedi kat yerin dibine sokan Utandıran, korkutan An be an içimi yakan Cesaretsiz bir sevdan Bu nasıl bir sevda ? Anlayamıyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Biliyor musun; Aklımdan hiç çıkmıyorsun. Sen benim; İmkansızlar bahçesinden koparttığım Edâlı gülümsün. Hiçbir zaman koklayamayacağım Adını söylerken burkulacağım Sevmekten hep korkacağım Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım Edâlı gülümsün. Ah be güzelim; Aslında sen benim, Kendi ömrümsün |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Esinti
Bahar gelmeden açtı bütün çiçekler. Bak bu papatya,bu lale,bu menekşe. Şimdi çocuğumdur bütün öksüz bebekler. Bak bu umut,bak bu sevgi,bak bu özlem. Ruhumda karayel den eser kalmadı. Bak işte tenime dokunan meltemlerdir. Bu adam aslında hiç böyle olmadı Bak albümdeki resimlerim hep sefillerdir. Şimdi rengarenk giyip hayallerimi. Gökyüzünde dans etme zamanıdır. Şimdi eskicilere satıp kederlerimi Aşkı kadeh kadeh içme zamanıdır. Hangi yüzyıldan ışınlandım bu aleme Daha önce gelmediğim bir yerdeyim Dostlarım görse çok gülerdi halime Onlara göre yalnızlığa siyah perdeyim Karamsarlığımı paketleyip sonsuzluğa postaladım Artık duvarlara çentik atan adam değilim Bütün yazılmış aşk şiirlerini sevdama besteledim. Artık bende mecnun ferhat gibi biriyim. Hadi anne tut ellerimi sana bir hediyem var Ne olduğunu sorma merakını sabrına sar İşte şu gördüğün yeşil gözlü dilber bana yar Koş anne koş! ! git,var,sor,sar,al,gel. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Ben ve Kendimm.!!
AğLadım.. Resmine baktıkça. Ben ağLadıkça biRaz daha kızardı yüzün sanki. Yüzün başLadı ağLamaya. AğLaştık.. Seninde doLdu gözlerin. Seninde titredi çenen. KaşLarın çatıLdı.. Sen de peçeteye ihtiyaç duymadın. Umursamadın,,peçeteyi biLe. BulutLarında kasvetLi. GözLerin gibi .. AsLında gözLerin o şehrin en güzeL yeri. İçi doLu,kabarık,pınarLarı taşmaya meyiLLiii Ya da ben fazLa saçmaLıyorum ne dersin ? KirpikLerine bak Ya da ben bakarım. Her neySe ... Sen en iyisi kendine iyi bak. Çünkü ben bakamıyorum ...... |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi, Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini, Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala, Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim, Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler. En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin? Şimdi düşlediklerimin neresindesin... Dedim ya. Bu ikimizin hikayesi... Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı, Bizi buluşturan kaldırımları, İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum. Ben unutmadım diye Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği, Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri, Ne Olacak Halim... Çabuk mu büyüdük dersin Biliyorum.. NE Olacak Halim... Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir. Neleri bırakmış olacağım birde, Ne aşkları Ne başlangıçları Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi. Biliyormusun... Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Gözümden Öpme Ayrılık Derdin...
GÖZÜMDEN ÖPME AYRILIK DERDİN.... Bir kız var.Güzel,çekici,alımlı. universitede öğretmenlik okuyor. Erkekde aynı şehirde teknikerlik okuyor. Bi arkadaş ortamında tanışıyor iki genç. Ve arkadaşlıklarını pekiştiriyorlar... Sonra ikisinin de dudaklarından o sihirli kelimeler dökülüyor kızın okulunun bitmesine çok az kala.... Erkeğin okulunun bitmesine daha iki yıl var. Bu arada kızın akrabaları,ailesi kızı dört elden evlendirmeye çalışıyorlar. Erkek çaresiz. Kız erkeğin okuduğu şehirde kalabilmek için her şeyi yapıyor.Her yolu deniyor. Bu arada ailesinin damat arayışları sürüyor. Kız sevgilisini söyleyemiyor ailesine.Erkek daha öğrenci ve kızdan bir yaş küçük. Ailesinin tepkisinden çekiniyor kız. Kız erkeğin bulunduğu şehirde dershanenin biriyle anlaşıyor ama ilk yıl para vermeyiz diyor dershane sahipleri.. Bundan sonra işler daha da zor duruma giriyor. Kızla erkeğin aynı şehirde birlikte yaşayabilmeleri için para lazım ama yok... Kızın ailesi orada çalışırsan sana zırnık göndermeyiz diyor. Erkek elinden geleni yapıyor.gündüz okuyor gece çalışıyor ama ne fayda.ögrenciye kim ne kadar maaş verir ki! Bulundukalrı şehirde bir ev tutmaya kalksalar ev kirasının üçte biri kadar. Tesadüf ya...!!! Erkeğin bütün bursları,kredileri kesiliyor. Daha sonra kızı evlendirme çabalarıi hızlanıyor ve kızı memleketinden çağırıyorlar. Kız mecburen gidiyor ve bir daha geri dönemiyor. Erkek perişan bi halde...okulu bırakıyor... Kız memleketine gittiğinde her şeyi göze alıp söylüyor. Kızın ailesi kızla erkeğin ilişkilerini tamamen koparıyor.değil görüşmek seslerini bile duyamıyorlar birbirlerinin. Erkek okulu bıraktıktan sonra bi süre perişan geziyor. Kız da bu arada evleniyor. Erkek bi işe giriyor ve kısa sürede başarılı olup konumunu üst makamlara taşıyor Ve kızın yaşadığı şehirde çalışmaya başlıyor Kız evlendikten iki buçuk ay sonra boşanıyor.Ama kızı eve kapatıyor ailesi... Erkek kızı araştırıyor.ve kızla iletisime geciyor.birbirlerini halen cok seviyorlar. Ve bir gece her şeyi göze aıp kızı evinden kaçırıyor. İki genç geçen acıların ardından mutlu gözlerle birbirlerine sarılıyor...Erkeğin memleketine doğru yola çıkıyorlar. Yolda alkollu bir araçla çarpışıyorlar ve ikisi de oracıkta can veriyor. Tam kavuştuk derken..... Erkeğin cep telefonunda okul yıllarında kızla birlikteyken bir MSJ!!! "GÖZÜMDEN ÖPME AYRILIKTIR DERDİN,ÖPMEDİM AYRILMADIK MI?" |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Beraberliğinizin ne zamandır devam ettiği çok da belirleyici değil; asıl olay aşkınızın hangi seviyede seyrettiğini gösteren basit ipuçlarında gizli. Aşkın 7 seviyesini bilirseniz, acı finale ne uzaklıkta durduğunuzu kolayca anlarsınız!
SEVİYE 1: AKLIMBAŞIMDA DEĞİL Tanıştığınız andan beri karnınızda kelebekler uçuşuyor, ayaklarınız yerden kesiliyor, kendinizi dünyanın en mutlu insanı gibi hissediyorsunuz. Merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Bu ve buna benzer belirtiler, ilişkinin ilk günlerinde ortaya çıkan doğal tepkilerdir. Olanlar karşısında insan ister istemez teslimiyet bayrağını çekiverir. Önemli olan teslimiyetin düzeyini karşınızdakine göre belirlemektir. SEVİYE 2: SÜREKLİ ONDAN BAHSEDİYORUM Birkaç aydır berabersiniz ve birbirinize dair keşfettiğiniz ne varsa insanlara anlatmaya bayılıyorsunuz. Diğer yandan, insanların sizden sıkılabileceğini de düşünüyorsunuz. Siz sonsuza dek partnerinizle bir arada kalabileceğinizi hayal ederken, herkese sürekli onu anlatmanız yüzünden ilk kavgalar yaşanabilir. Biraz daha ketum olun. SEVİYE 3: BENİ OLDUĞUM GİBİ SEV Sık sık tekrarlayan ağlama nöbetleri ve kavgalar gündemde... Artık çeşit çeşit kıyafetleri, makyaj malzemelerini bir kenara koydunuz. 24 saat bakımlı olmaya üşeniyorsunuz. Nasıl olsa o sizi tanıyor ve sizi olduğunuz gibi seviyor, değil mi? Ama bu durum çok uzun süre istediğiniz seviyede gitmeyebilir. Kendinize çekidüzen verin ve onunla tanıştığınız zaman ne kadar bakımlıysanız, yine öyle olun. SEVİYE 4: ARTIK TELEPATİ DEVREDE Birbirinizin cümlelerini tamamladığınız evredir. Bir soru sorulduğunda, cevabın ne olması gerektiğini biliyorsunuzdur. Partneriniz huysuzlanıyorsa hasta olacağını anlarsınız... "Paran var mı?" dediğinizde "Alışverişe mi çıkalım" cevabını almanız da genellikle bu evreye rastlar! Öncekilere oranla daha rahat bir süreçtir, tadını çıkarın. SEVİYE 5: YOKSA BENDEN SIKILDI MI Aşkın yerini sevgiye bıraktığı, ilişkinin de rutinleşmeye başladığı evredesiniz... Bu evrede her iki taraf da arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmek ve biraz daha sosyalleşmek ister. Taraflar birbirlerinden sıkıldıklarını düşünürler, aslında ihtiyaçları olan biraz zamandır. Birbirinize biraz anlayış gösterir, istediği zamanı verirseniz her şey yolunda gider. İnatlaşmaya kalkmayın! SEVİYE 6: YOK YOK, BENİ SEVİYOR Beşinci seviyeyi kazasız belasız ardınızda bıraktıysanız, partnerinizin hálá neden yanınızda olduğu sorusunun cevabını bulmuşsunuz demektir: Çünkü sizi seviyor. Arkadaşlarıyla rahatça görüştü, baskı hissetmedi ve yine güle oynaya yanınıza geldi... Bundan sonra ihtiyacınız olan şey, olaylara birbirinizi kırmadan hoşgörü çerçevesinde bakmaktır. Bu sayede birçok çift uzun yıllar birlikteliklerini keyifle sürdürür. SEVİYE 7: YOLUN SONU GÖRÜNDÜ Bunca zaman geçti hálá iletişimde sorun mu yaşıyorsunuz? Ne yazık ki, boşa kürek çekiyorsunuz. 7?nci seviye bir bakıma aşkın sonudur! Sık sık birbirinizle kavga etmek, sürekli yanlış anlaşılma halinde olmak, ayrılık çanlarının çaldığını, dahası her şey yoluna girse bile bir daha asla o ilk aşık olduğunuz insana ulaşamayacağınızı gösterir. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir nede terkedebilirsiniz
körkütük bağlanmışsınızdır aslında en güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır. İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkakanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak. sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır sınırsız ve nihayetsiz "ölmek var dönmek yok" tur Gün gelir anlarsınız, içten içe birşeylerin kanadığını tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz "şöyle görünse, öyle demese" "değişse biraz yada eskisi gibi olsa ...." Başkalarını örnek göstermeye, "bak onlar nasıl yaşıyor"ı demeye başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız Aşkınızın gözü kör değildir artık Yanlışlarını görüp düzeltmek istersiniz "Eskiden böylemiydi ya...." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirilerin kapısı açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan böyle süremeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz O, sevgisizliğe yorar bunu, ihanete sayar Tutulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. "Ya sev böyle yada terket" diye gürler. Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya bir kabusa dünüşür birden... kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size.. Hoyrattır, bakmaz yüzünüze zehir akar dilinden, konuşturmaz suçlar,yargılar, mahkum eder mühürler dudaklarınızı , yırtar atar yazdıklarınızı siler sizi defterden "iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için" dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemesssiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz. "Madem öyle" nin çağı başlamıştır ondan sonra.... Mademki siz böylesine tutkunken o hep başkasını seçmiştir. Mademki kıymetinizi bilmemiştir o halde "günah sizden gitmiştir" Lanet ederek bu karşılıksız aşka Çekip gitmeleri denersiniz Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece... Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre Ne varki unutamaz, uzatan uzağa izlersiniz olup biteni. Etrafı, bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur Delikanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler Sırtına binenler sarmıştır çevresini gurur duyar onlarla, koynunda besler gözünü oysunlar diye.... Uğuna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne... Kendi seçimi..." diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre "Ama sonra........." ansızın kulağına çalınan bir şarkı yada kapı aralığından süzülüp gelen bir koku hatırlatır onu yeniden. Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız sular kulağına fısıldasın diye. Dönüp "seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden Dönemessiniz Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. Anlarısınız ki bir çaresiz aşktır bu Ne onunla olur ne onsuz Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu hem "ne olacak sonunda " korkusu Böyle sevemezsiniz, Terk de edemessiniz Sürünüp gidersiniz. |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm.O ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu.Hatta bir seferinde,kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barışması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu.Ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım.Aradan birkaç hafta geçmişti.Haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00 sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun'du. Mesaj şöyleydi; "Yarın bana son kez yardım etmeni istiyorum. Hayatımın aşkını buldum. Ne olur benimle evlenmesi için onu ikna et." Bu mesaj beni beynimden vurmuştu.Gün ışıyana kadar yanağımdan süzülen yaşlar, yastığımda acı ve unutulması mümkün olmayan bir iz bırakmıştı. İşe giderken ayaklarım beni geri geri götürüyor, yol bitmesin diye sürekli dua ediyordum. Hayatımda ilk ve son kez aşık olmuştum ve bu aşkı ben kendi ellerimle yok edecektim. Mesaime yarım saat geç gittim. İçeri girer girmez Haldun, bu günün hayatındaki en mutlu gün olduğunu ispatlar gibi neşeli ve bir çocuk gibi heyecanlı yanıma geldi. Ben ise yenilgiyi çoktan kabullenmiştim. Ama sevdiğimin mutluluğu beni teselli ediyordu. Haldun, "iyi günler" dedikten sonra hemen konuya girdi; "Yeşim, senin hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. Ama inan çok yüce bir olaya vesile oluyorsun." Elindeki telefon numarasını bana uzattı. Bu numarayı arayıp, karşı tarafa; "Haldun seni hayatını paylaşacak kadar çok seviyor. Lütfen onu kırma ve evlilik teklifini kabul et. İnan seni şimdiye kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor" dememi istedi. Sonra da masama; "Bu emeğinin karşılığı değil ama" diyerek küçük bir hediye paketi bıraktı. Masamdaki iş telefonunu alıp elimdeki telefon numarasını çevirmeye başladığımda, Haldun parmaklarımdaki titremeyi görecek diye çok endişelendim. Telefon çalmaya başlamıştı. Birden masamdaki kutudan love story müziğini duydum. Telefon halen kulağımdaydı. Bir yandan da kutuyu açmaya çalışıyordum. Kutuyu açtığımda bir cep telefonu gördüm. Telefonu aldım ve açtım. Haldun bir hamle ile masamdaki iş telefonunu kulağımdan aldı. Ben ise gayri ihtiyari cep telefonunu kulağıma götürmüştüm. Haldun, şimdiye kadar duymayı her şeyden çok istediğim, bir kerecik duyduğumda ölmeyi bile kabul edeceğim o cümleleri söylemeye başladı. Ben ise göz yaşlarımı tutamadım ve boynuna sarıldım.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:17. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.