![]() |
Cevap: Bir Mavi Sevdim
Yağmurun sesine bak Aşka davet ediyor Cama vuran her damla Beni harab ediyor Yoksun ya, yokluğunu çoğaltıyor yağmur her damlasıyla ve arsızca. Yüzüme vuran serinlik içimdeki yangının harını artırıyor daha çok. Eriyor yağmur, eriyor kalbim, eriyor umut... Toprakta demleniyor sevdam yağmurun kokusuyla. Hasretin koyusuna çalıyor şimdi teninin rengi... Bu yağmur seni benden Alıp götüren yağmur Aşkımızı sel gibi Silip süpüren yağmur Puslu bir dağ manzarasının ardına gizlenmişken gelemeyişlerin, burnumu sızlatıyor "gitmek için" geleceğin gerçeği. Beklemenin ölüme eş aceleciliğinde kayıp gidiyor zaman avuçlarımın arasından. "An"ı hayalinle doldurmak kesmiyor dolu dizgin sevdamın açlığını. Aşeriyorum sana ve bekliyorum hala... Her damlada ah ettim Hayatıma kahrettim O kadar üzgünüm ki Seni nasıl kaybettim Seni nasıl kaybettim İsyankar şiirlerin nakaratlarına işledim adını usulca. Bir sen bileceksin okunduğunda sana gelen sesimi. Bir sen bileceksin adın kulağıma her çarptığında içime biriken gözyaşını. İnadına ağlamayacağımı da bileceksin, tıpkı inadına yaşamayı seçtiğimi bildiğin gibi bu zülfikarı... Ne zaman kapım çalsa Sen geldin sanıyorum Korkarım ki aşkımı Boşyere arıyorum Yokluğunda seni sevmenin cezası belki de ayrılık. Oysa ne çok ihtiyacı vardı başımın dizlerine, saçımın ellerine, gözümün gözlerine... Evet; sensiz de yaşanıyor aşk. Ama hep sen geleceksin diye doğuyor güneşim tan yerinden, senin gelişine batıyor batarken ufkumdan. Yine yağmur yağacak Beni benden alacak En acı ızdırabın Deryasına salacak Başı sonu belli bir sevdanın gönüllü kısır döngüsünde eriyorum. Bittiğin yerde yeniden başlıyorsun. Her seferinde bir başka seviyorum seni ve seni sevmeyi. En başından öğreniyorum hayatı seninle. Acıyı sevmeyi öğreniyorum acı çektikçe... Her damlada ah ettim Hayatıma kahrettim O kadar üzgünüm ki Seni nasıl kaybettim Seni nasıl kaybettim "İyi ki" ile başlıyor sana yönelen cümlelerimin hepsi. Pişmanlığım ise sadece geç kalmışlığıma ve geç kalınmışlığımıza. çatlamış toprağın yağmura siteminden öte değil yokluğundan yakınışım. Biliyorum; sen geleceksin ve kapanacak bütün yarıklarım. Yağ hadi... Kokunu bekliyorum!... |
Cevap: Bir Mavi Sevdim
Düşün. Düşün ki ; Ben bir cinayet işledim ve sendeki beni vicdansızca defnettim. Ben seni içimde öldürmek pahasına sevmiştim. Peki ya sen? Bir ben var mıydı içinde, benim bile tasvir edemediğim hatta bilemediğim? İnsan acılarına rağmen kıyıyor bazen kendine, hattan kendinden öte sevdiğine. Belirli periyodlarda işlenen bu cinayetler aslından öldürüyor katilin sadece kendini. Bir aşkın katili olmak pahasına sevmek nasıl büyük bir özveridir bilir misin sen? Sen bilebilir misin insanın sol yanını acıtan bir kangren gibi çıkarıp defnetmesini? Bilemezsin. Sen hiç katil olabilecek kadar çok sevmemişsin. Sadece gitmişsin. Her şeyini toplayıp, kapanan kapıların seslerini bir aşkın son nameleri sanarak. Oysa her gidişin hançerinden damlayan kan boğmuş ardındakini, katil olduğunu bile bilemeden gitmişsin. Vicdan azabı duymaman bundan belki. Belki bundan kalp yerine sol yanında taşıdığın ağır taşın yüreğindeki hafifliği. Belki de aşkı sen en iyi tanıyansın. Kaybetmek aşkın ilk harfi. ‘Seni, gidişini seyretmek için sevmemiştim!’ dediğimde, ‘ Bense gideceğimi bile bile sevdim seni’ demen belki de aşkın gerçek tarifi. Bir nefes kadar yakın olupta, bunca uzak durmak, görünmez dağları delmeye yetmedi. Gömüldün en derinlere, acın hala taze… Aşkın her bayramında üzerini örten ısırganları temizliyorum mezarından, dualarım seninle. Kuytu, karanlık ve nemli bir aşkın kalıntılarını anar gibi bir ayinle… Artık yüreğinim mezarlıkları senin, sense sevdiklerinin... |
Cevap: Bir Mavi Sevdim
Bir papatya tarlası düşün.. İlkbahar ayı.. Sen, onun yanından geçen yolda yürüyorsun... Ve o papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker.. Binlercesinden birisidir ama sen, onun yanına gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardır.. O papatyayı olduğu yerden koparırsın.. Sadece senin olsun istersin, sadece senin.. Öleceğini düşünmeden. İçindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. İşte bu TUTKU... Yine o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker.. Yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın.. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için herşeyi yapmak istersin... Dokunmak istersin.. Dokunamazsın, orda, onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsın onun kokusuna.. Unutturur herşeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin.. O papatya orda kalmıştır, yüreğinin bir kenarında.. Paylaşılmamıştır bi çok şey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. İşte bu AŞK... Yine o yoldasın.. Papatya tarlasının yanından geçen.. Ve yine bir papatya ... Milyonlarcasının içinde seni çeker.. Gidersin yanına.. Orda kalakalırsın.. O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsın.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadığına inanırsın.. Ve orda onunla ölene kadar birlikte kalırsın... İşte bu da SEVGİ.. |
Cevap: Bir Mavi Sevdim
|
Cevap: Bir Mavi Sevdim
|
Cevap: Bir Mavi Sevdim
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:03. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.