![]() |
Bir Mavi Sevdim
Otur şöyle,
Aynı dili konuşalım seninle, Hırçınlaşmadan, hırslanmadan, bir kenara koyarak gururumuzu.. Açık olalım, Bak oğlum ! Eğer akıllıysan Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin vermemen gerektiğini bilirsin. Bu aptallıktır. Hiçbir bahane bu hatayı yapmana yol olmasın. Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin verdiysen, ona başka bir adamın dokunmasını izlemeye hazır ol. Bu hayatta geri alamayacağın şeyler vardır, bunu unutma. Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının onu kaldırtma! Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez yalnız genç adam kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında.. Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni, Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma oğlum, İlk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, Ama asla ! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu.. Kesildiği an, vazgeçer kadın. Sevmekten, Beklemekten, Özlemekten, Hatta dua etmekten... Can havliyle, kaçar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın kadına hesapta soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genç adam yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sende patlarsın. Bak oğlum ! Bu hayatta herşeyi alırsın yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı. Seni herşeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın, Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla.. Falan filan sonra, Bilirsin ya.. Sen sen ol o kadını satma ! Bir kadın seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın, hem görürsün gözlerindeki korkuyu. Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır. Susmuş bir kadın için bitmiş bir adamsındır. Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edinilemez olan maddelerinden biridir. Kadın olmanın kuralıdır.. Bir şey daha vardır ki, Kuştur kadın, Ve bir gökyüzü vardır her kadının. Öyle bir havan olmalı ki adamım, Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın.. Nursen Yıldırım |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Hani biriyle güler, biriyle ağlar, biriyle eğlenir, biriyle sevinirsin ya…
Çok şey yaşadıktan sonra ona çok alışır, çok sever ve çok bağlanırsın. Sen her şeyin iyi gittiğini, her şeyin güzel olduğunu bilirsin. Yakınlık ve heyecan duyarsın hani… O heyecanın hiç bitmemesini ister, kaybetme korkusu yaşamaya başlarsın. Ona güvenir, inanır ve ondan sana zarar gelmeyeceğini hissedersin. Yakınlık hissettikçe, sevme-bağlanma duygusunu tattıkça bir korku sarmaya başlar seni. Her şey iyi giderken, güzel şeyler yaşanırken araya aniden giren mutsuzluklar vardır bilirsin Ve o mutsuzluklar, ayrılma noktasına kadar gider. Maskelerin gün yüzüne çıktığını fark edersin böylelikle. Seni asla sevmediğini, sana hiç değer vermediğini, her şeyin koca bir yalandan ibaret olduğunu anlarsın hani… İşte o an çok şeyin yıkıldığı, her şeyin bittiği, boş yere mücadele verdiğin aşikârdır. Anladığım o ki; değer vermek, sahiplenmek bize göre değilmiş. Kendimize olan güvenimizi yitirip, yalnızlığımıza geri dönüyoruz hepimiz. Sonrasında sevmek, inanmak, güvenmek… Tüm bunların gerçekten zor olduğunu anlıyor insan. Yazık bu duyguları yaşatan kişilere, yazık insanların duyguları ile oynayanlara… Aşkı hazmedemeyen ne kadar adam/kadın varsa hepsine yazık! Kısaca her şey kocaman bir 'HİÇ' hem de kocaman... Arif Çıplak |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
“Bazı kadınlar, yakalanamaz, durdurulamaz ve kimseye ait olamazlar.
Onlar zaten kendilerine bile ait değildir de, o karmaşık bir mesele. O kadınlara yalnızca yakın durulabilir, yakalanıp durdurursan, kendine ait kılarsan. Ölüverirler. Çünkü onlar kuş gibidirler. Böyle uçucu kadınlar, tepeden aşağıya inen bir bisiklet gibi, fren yaptıklarında düşeceklerini pekiyi bilirler. O yüzden belki de hayat boyu kendilerini en sevdiklerinden bile korumak mecburiyetindedirler. Kendilerini durdurup, öldürüverecek şeylere karşı dikkatli olmaları gerektiğini -her nasılsa bilirler. Onlar, insanı ancak frensiz bir seyahate davet edebilirler. Zira fren yaparlarsa artık onlar, o kadınlar değiller. Bozulmuş bir oyuncak gibi kıymetsizler. Kanatlarının altına rüzgârı aldığında uçabilen kuşlar gibi, rüzgârsız kaldığında bir lokma ete dönüşen kadınlar… Ve adamlar, ekseriyetle, kadınları eğitilebilecek kuşlar sanırlar. Bilir misiniz? Eğiticiler, eve dönsünler, uzaklara uçmasın diye önce kuşların kanatlarını biraz kırarlar.. Ama kimi kuşlar ve kadınlar, gökyüzü kadar uçmayacaklarsa ölüvermeyi tercih ederler…” Ece Temelkuran |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
“Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi, kaybetmemek için çırpınıyoruz.
Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz. İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi. Sanırız ki biz değer verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi. Bazen gördüğümüz halde görmemezlikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırıldık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme..” Aret Vartanyan |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Biliyor musun kalbim artık Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde. Titrek kanatlarıyla umudun Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına Gelmene yakın saatlerde. Hayat dolduruyor her boşluğu kendince Bir başka başlangıçla Tutuşmak üzere yeniden Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun Soğuyor acılar bile.. Şükrü ERBAŞ |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
- Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Değiştim, Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum, Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni Ben benimle savaşıyorum, Seninle değil! Sonucu kılıcı kuşananından belirli olan bir savaşın Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim, Sorun değil! - Elbet alışırım, Biraz alıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Alıştım, Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma, Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum, Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma, Kesin değil! - Henüz tanıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık, Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda, Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda… Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha, Samimi değil! - Bir hayli kırıldım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime, Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım! Aslında ne sana, ne olanlara… Kendime kırgınım… Maziye hiç değil, an’a kırgınım. Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına, Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara, Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına… Bir hayli kırgınım… Beni ben kırdım oysa, İyi değil! - Galiba yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Kendime kalbimi kanıtlamaktan, Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan, Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum. Can Yücel |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Adam sevmiş, öyle çatlak bir bardak gibi duruyor kadının karşısında.
Edinilmiş bir cümle arşivi yok ağzında, "seviyorum işte be" diyor adam çaresizce, biraz daha kırılarak. Kadın; kırılmış bir bilek gibi bakıyor adama, "ben de" diyor, "ben de böyle seviyorum" Ama seni değil artık. Ezel Roz Manaz |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Yarın başka birine şiir olursun diye korkuyorum..
Adının anlamıyla yiten tüm kelimelerin sahipsizliğinin suçlusu benim, çekindim harflere izah edemem diye seni ve çekildim biraz köşeme ki her yanın sen olduğunu bile bile, her yanının ben olmadığını da bildiğim halde. Çektim elimi ellerinin bir gün uzanma ihtimali olan, beklettiğim boşluktan boşluklar yarattım bir de salmak için ruhumu seni beklerken avunulacak bir şey yok. Gelirsin diye korkuyorum, başkasına ve gidersin diye; benden uzağa. Birilerinin ünlemi olmanı istemiyorum.. Sadece benim içimde büyü büyük bir çığlık, ufaktan bir çığ gibi ben çekinmem yine içime düşürürüm seni ya da benim 'eyvah'ım ol. Kimsenin hiç olmadığın kadar kimsesi olma sahiplenemezlerse yüklemler dolusu cümlelerinde seni unuturlarsa öznelerini bil işte, ben unutmam her gün düzenli olarak özlerim seni. Kafanı çevirme, başkasına bakma, çünkü hiç kimsenin her şeyi olmanı istemiyorum. İmza; her şeyinin hiç kimsesi. Gamze Gedik |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
Yıllar geçti üstünden
ve acılar geçti tonla üstümden, ezildim. Oysa ben hala numaramı bile değiştirmedim belki hala ezberindedir ya da yanlışlıkla ararsın diye ne bileyim işte hala aynı yoldan geçiyorum mesela hiçbir yere gitmezken üstelik olur ya karşılaşırız elimi ilk tuttuğun o kaldırımda diye. Hala en sevdiğín renk mavi mi artık ben de maviyi çok seviyorum bu karşılaşmamız için bir ihtimalim olabilir mi sence? Aklım almıyor hala düşündükçe aklım ağlıyor nasıl bir yalandı o, nasıl bir aldanıştı benim ki inan bilmiyorum bilmiyorum daha kaç yüz bin kere düşecek aklıma gülüşün ve inan bilmiyorum kaç trilyon kere ölmeme sebep olacak yaşananlar. Yaşananlar dedim de, ne acıydı; ne imkansız, ama ne kadar gerçektik biz verdíği acı yaşananların yaşanamayanların yaşanamayacakların ne acıydı.. Seni her şeye rağmen sevdiğim gerçeği, başkalarında seni arıyor olmamın acizliği, içimde baş köşede oturan anılara fazla misafir perver davranıyor olmam; hepsi, bunlar, geçecek mi sahi? Peki sen hala unutuyor musun beni unuttun mu yoksa? Umut muydun vadesi dolmuş hayatıma kaç yıl ederdi bir bakışın ki bilmiyorum kaç asır etti yalanın.. Biz ne kadar yalansak bir o kadar gerçektik değil mi? Sen sevebildin mi başkasını, yapma! Hadi gel son bir kez geç otur o parkın tenha köşesinde ki banka. Mavi bir yağmur yağar belki üstümüze. Gamze Gedik |
Cevap: Şiir Kokan Kadın
'' Bitti ! ''
derken koruduğun soğukkanlılığına hayretle bakan göz bebeklerimdeki ıslaklığı sana farkettirmemeye çalışmak , ağzından çıkan ayrılık cümlelerini nasıl bu kadar rahat , bu kadar ustaca kurduğunu anlayamamak , Buz gibi karşımda duran mimiksiz bedenine inanmayıp , '' Kal '' dememek için gururumla verdiğim savaş ve her zaman ki gibi yenilişim ; yüksek sesle '' Sensiz yapamam '' deyişim ve senin umursamadan çekip gidişin . Nasıl bir anlamsızlıktı ? '' Artık yokum '' dediğin gün yaşadıklarım ... Ya sonra ? Sonrası uzun ve soluksuz bir işkenceydi . Sevimsiz şarkıların beynime empoze ettiği hatıralara başkaldırıp , unutmak isterken seni , yavaş yavaş kendimi unutmak , İçmek sonra bayılıncaya kadar köşe başlarında , Haykırmak , kelimeler birbirine yapışıncaya dek seni haykırmak. Hatırlamak en son halini , Ağzından çıkan sevgi sözcüklerini duyumsamayı özlemek , Sen hayatımdayken güzelliğe dönüşen onca çirkinliğin , sen gittikten sonra çirkefe dönüşünü , üstüme zift gibi yapışışını seyretmek. Kalemin yazabildiği her yere adını yazmak , silmek sonra bir buhran anında , Sana ait ne varsa fırlatmak , acımı fırlatıyormuşcasına duvara ve uyumaya çalışmak seni unutabilmek adına. Uyanmak sonra kabuslarla, çöplüğü karıştırıp resmini bulmak, öpe öpe, baka baka sabahlamak. Nasıl bir işkenceydi ayrılık gecesi yaşadıklarım. Daha da Sonra ; Telefonun mesaj kısmına girip, saatlerce yolladığın mesajları okumak , ağlamak ... İlk defa böyle içten, böyle cesur, böylesi yana yakıla . Başka birine ait olma ihtimalini düşünerek bir çok geceyi uykusuz geçirmek , yakıştıramamak kendimden başkasını yanına , Ayrılığın yarattığı travmadandı , üstüne alınma sen . Seni her şeyim yapmış olmamdan olsa gerek , gittiğinde hiçbir şeyim kalmadı . Bir gazete küpürüne iliştirilmiş intihar haberi kadar acımasız aşk ve sandığından acı değil kurşun , sandığından derin değil açtığı delik , yüreğime açılan delik kadar ... Olcay Derecik |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:04. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.