Divan edebiyatında birçok şairin mesnevilerine de konu olan bu aşk öyküsü
Kur'an-ı Kerim'de "öykülerin en güzeli "diye isim bulmuştur .
Yusuf sûresinde 98 âyet (4-101), Yusuf Peygamber'in ibretli hayat
hikâyesinden söz eder.
Buna göre Yusuf Peygamber'in on bir erkek kardeşi vardır. Olağanüstü bir
güzelliğe sahip olan Hz.Yusuf babası tarafından çok sevilmektedir.
Onu kıskanan kardeşleri gezinti için kıra gotürürler ve kuyuya atarlar.
Babalarına ise kanlı elbiselerini gösterip, onu kurdun yediğini söylerler.
Yoldan geçen bir kervan, su çekerken Yusuf'u bulur ve Mısır'da Hazine Bakanı
olan Azîz'e köle olarak satarlar.
Sarayda ihtimamla yetişen Hz.Yusuf 'a Azîz'in karısı Züleyha aşık olur ve onu
yasak ilişkiye çağırır.Hz.Yusuf ona şöyle cevap verir:
"Allah'a sığınırım. Efendim bana iyi baktı.
Doğrusu zulüm yapanlar kurtuluşa eremez." Yüce Allah, o arada Hz.Yusuf'un
da Züleyha'yı arzuladığını, ancak ihlâslı bir kul olması yüzünden Yusuf'un bu
kötülük ve fuhuştan korunduğunu belirtir.
Eşinin haksız olduğunu tespit eden Azîz, olayın hiç bir şey olmamış gibi
kapanmasını istemişse de, dedikodunun önü alınamamıştır. Bunun üzerine
Züleyha dedikodu yapan hanımları yemeğe davet etmiş ve Yûsuf'u onların
yanına çağırarak, şaşkınlık içinde meyve bıçakları ile ellerini kestiklerini
görmüştür. Bununla, âşık olmakta haklı olduğunu göstermeye çalışan
Züleyha, Yusuf'un kendisine ilgi göstermemesi üzerine onun hapse atılmasını
istemiştir.
Güzel bir kadının cinsel isteklerine uymak yerine yıllarca hapiste kalmayı tercih
eden Hz.Yusuf bu konuda şöyle dua etti: "Rabbim, bana göre zindan, bunların
beni çağırdığı şeyden iyidir. Eğer onların düzenini benden savmazsan onlara
kayarım ve câhillerden olurum." Rabbi onun duasını kabul etti ve onların
düzenlerini ondan savdı.
Mısır hükümdarı bir gece rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini
ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Yorumcular bu rüyaya anlam
veremediler. Bu arada zindanda bulunan Hz.Yusuf isabetli rüya yorumları ile ün
yapmıştı. Kral onu yorum için saraya çağırdı. Ancak Yusuf, Züleyha konusunda
iftiraya uğradığını, bu eski davanın görülerek sonuca bağlanmasını istedi.
Böylece temize çıktıktan sonra rüyanın yorumunu yapabileceğini söyledi.
Gerçekten sorguya çekilen Züleyha ve dedikoducu kadınlar doğruyu söylediler.
Hz.Yusuf belge ve delillerle temize çıkınca rüyayı şöyle yorumladı:
Yedi yıl çok bolluk, ondan sonra da yedi yıl kıtlık yılları gelecek. Kral, tedbir
olarak ne yapmak gerektiğini sorunca Hz.Yûsuf, ekonomik ve mali işlerin başına
kendisi getirildiği takdirde bu kıtlık ve darlık yıllarına çare bulabileceğini
söyledi.Bu göreve getirilen Hz.Yusuf , ilk bolluk yıllarında halkı tasarrufa teşvik
etti, tüm fazla hububatı depolara yerleştirdi. Bu arada, halk ellerindeki altın,
gümüş gibi değerli eşyasını da Hz.Yusuf 'un emanet depolarına teslim etmişti.
Bunların eline emanet bıraktıkları şeylerin miktar ve niteliklerini belirten
makbuzlar veriliyordu. İşte bu makbuzlar J. Dobretberger gibi iktisatçıların
belirttiği gibi M. Ö. 1600 yıllarında Ortadoğu' da elden ele kâğıt para gibi
dolaşmaya başlar.
Rivayete göre Mısır Melik'i Hz. Yusuf'a taç giydirmiş, kılıç kuşatmış ve inci ile
yakut işlemeli bir taht yaptırmıştır. Ancak Hz.Yusuf son ikisini kabul etmekle
birlikte, taç giymeyi kendisinin ve atalarının giydiklerinden olmadığını söyleyerek
reddetmiştir. Ülke kısa sürede Hz.Yusuf 'un adaletli yönetimi ile onun nüfuz ve
iktidar alanına girmiştir. Bu arada Hazine Bakanı Aziz vefat etmiş, eşi Rail, diğer
adı ile Züleyha, Melik tarafından Yusuf'la evlendirilmiştir. Bir mucize olarak
gençleşen Züleyha, kocası iktidarsız olduğu için kız olarak Yusuf'la gerdeğe
girmiştir. Bunun üzerine Yusuf Züleyha'ya "Bu şekilde meşru olarak evlenmemiz
senin haram olarak istediğinden daha iyi değil mi?" diyerek helal ile haram
arasındaki farka dikkat çekmiştir. Züleyha'nın Yusuf'tan Efrâim ve Menşa
adlarında iki oğlunun dünyaya geldiği nakledilir...









Normal