Apartheid, siyahilere yönelik uygulanan beyaz milliyetçiliğine verilen sistemin ismidir. 1940'lı yıllardan 1990'lı yıllara kadar süregelen bu uygulamalar, zaman içerisinde farklılık göstermiştir. Örneğin siyahilerin farklı otobüslere binmesi, oturma hakkının bulunmaması, farklı tuvaletlerin kullanılması gibi utanç verici, insanlık dışı uygulamaların bütünüdür.

APARTHEİD YÖNETİMLERİN TARİHİ
Uzun yıllar boyunca beyaz ırkın yönetiminde olan Güney Afrika'da siyahilere uygulanan ayrımcılık, 1948 yılındaki genel seçimlerden sonra resmiyet kazandı.

1958 yılından itibaren yasalarla da desteklenen Apartheid sistemi, insanların derilerinin renklerine göre sınıflandırılmaları sonucu, beyaz azınlık dışında kalanların, vatandaşlık hizmetlerinden daha az yararlanmaları, devletin sağladığı sağlık ve eğitim hizmetleri gibi sosyal hizmetlerden daha az yararlanmaları gibi ırkçı yaklaşımlara zemin olmuştur.

GÜNÜMÜZDE APARTHEİD
Her ne kadar siyah-beyaz ayrımına dayanan bir ırkçılık uygulaması eskisi kadar bulunmasa da, ırkçılığın yeniden hortladığı bu dönemde çeşitli alanlarda apartheid kendini göstermektedir. Bunun belgelenen en büyük örneği ise, bugün Myanmar'da bulunan Arakanlı Müslümanlara yönelik yapılanlardır.

Uluslararası Af Örgütü tarafından belgelenen zulüme Apartheid sıfatını verilmiş ve ırka, dine, mezhebe dayalı bir soykırım girişimi olduğu tespiti yapılmıştır.


Apartheid nedir sorusunun cevabı Güney Afrikadadır. Güney Afrikalılar arasında kelime anlamı ”ayrılık” anlamına gelir. Apartheid 1948-1994 yılları arasında son derece katı bir ırksal ayrım sistemi olarak Güney Afrika’da uygulanmıştır. Apartheid rejimi 1980’lerde dünya çapında aktivistlerin hedefi haline gelmişti. İçeriden ve dışarıdan gelen bu baskı apartheid sisteminin çöküşüne ve yerine çok kültürlülüğe ve çok ırklılığa dayanan demokratik bir yapılanmanın kurulmasına olanak sağlamıştır.

Güney Afrika nüfusunun önemli bir bölümü Hollanda asıllıllardan oluşan ve Boer adıyla bilinen halktan oluşan eski bir İngiliz sömürgesidir. 1948 yılında Afrikaner Ulusal Partisi beyaz ırkın üstünlüğüne dayanan bir politika temelinde seçimleri kazanınca ülkenin resmi ulusal politikası ”apartheid” olmuştur.


Sistem beyaz nüfusun çok daha kalabalık olan siyah nüfus üzerindeki egemenliğini koruyacak şekilde kurulmuştur. Apartheid sistemi altında halk ırksal kategorilere göre ayrılmıştır. Özellikle Hint ve siyah kökenlilerin hakları önemli ölçüde kısıtlanmıştı.

1951 yılında hükümet siyahlar için bantustan adı verilen özel bölgeler oluşturmuştu. Bu bölgede yaşayan siyahlar bölge dışına çıktıklarına yanlarında özel geçiş kartları bulundurmak zorundaydı. Bantustan kelimesi cahil yada güçsüz bir ülkeyi tanımlayan küçük düşürücü bir kelime haline gelmiştir ve Dünya siyasetinde bir devleti aşağılamak için kullanılmaktadır. Apartheid karşıtı başkaldırılar son derece sert bir biçimde bastırılmıştır. Apartheid karşıtı Afrika Ulusal kongresinin liderlerinden Nelson Mandela terörizmle suçlanmış ve vatana ihanetten mahkum edilmiştir.

Uluslararası alanda kınamalar çoğalmış 1961 yılında Güney Afrika, İngiliz Milletler Cemiyeti’nden ayrılmak zorunda kalmıştır. 1964 yılında olimpiyatlardan yasaklanmış uluslararası müsabakalara çağrılmaz olmuş ve hatta bir çok ülke tv programı dahi satmaz olmuştu. Soğuk savaş sırasında ülke ABD’nin müttefiki olduğundan kimi Batılı ülkeler doğrudan bir tepki vermekten kaçınmışlardır.

Soğuk savaşın bitişinin ardından içte ve dışta apartheid karşıtı baskı artmış ve ülke dünya sahnesinde parya devlet muamelesi görmeye başlamıştır. Afrikaner Ulusal Partisi’nin lideri F. W de Klerk baskılar karşısında pes etmiş ve Mandela dahil olmak üzere çeşitli siyah liderleri serbest bırakmıştır.

1994 yılında apartheid sistemi çökmüş ve yapılan ilk genel seçimler sonucu Mandela ülkenin ilk siyah başkanı olmuştur.

tufeyli
ensonhaber