Bilgi, çok farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Bu tanımlar ise şu şekildedir: Bilgi doğruluğu ispatlanmış inançlardır. Bilgi, sosyal olaylarda karşımıza çıkan eylem ve olayları anlamamıza ve kavramamıza yardım eden işaret ve kavrayışlardır. Dolayısıyla bilgi, öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen her türlü gerçek ve kavrayışın tümüdür. Bilgi, gözlemlenebilen, ölçülebilen, hesaplanabilen, değerlendirilebilen bir davranış ya da tutuma ait değerdir veya bilgi belli bir süreçten geçmiş veriler olarak tanımlanabilir. İnsan zekâsının çalışması sonucu elde edilen zihni üründür veyahut öğrenme, gözlem ve araştırma yoluyla elde edilen gerçektir. Bilginin elde edilmesinde belli bir sıra bulunmaktadır. Sırasıyla araştırmalardan veriler, verilerden iletişim, iletişimden de bilgi elde edilir. Bir kaynağın stratejik değer taşıması için beş temel özelliği bünyesinde barındırması gerekmektedir. Söz konusu özellikler şu şekildedir:
- Kıymetli olması,
- Az bulunması,
- Taklit edilemez olması,
- Paylaştıkça artan nitelikte olması,
- İkame edilemez olması
2. Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Üretilen bilginin insanlığa faydalı olabilmesi ve atıl kalkamaması için yayılma misyonun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda bilginin yayılmasındaki görevi üstlenen dinamik ise bilgi ve iletişim teknolojileridir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve birbiriyle bütünleşmesi iş dünyasını yeniden şekillendirmiş, yaşanan dönüşüme ayak uyduramayan sektör ve firmalar ya yok olmuş ya da farklı faaliyet alanlarına geçmek zorunda kalmışlardır. Başka bir ifadeyle çağa uyum sağlayanlar veya sağlayamayanlar olmak üzere iki sınıf ortaya çıkmıştır. Bilgi teknolojilerinin gelişimi ile iş, yönetim ve tüketim faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli olan üretilmiş ve yapılanmış bilgilerin faydalı olabilmesi için üreticiler, tüketiciler, özel ve kamu kurumlarına ulaştırılması zorunluluk haline gelmiştir. Bu doğrultuda bilgi ve iletişim teknolojileri söz konusu bilgilerin ses, hareketli görüntü ve yazılı metin olarak çok hızlı bir şekilde iletilerek işlenmesine, iletilmesine ve depolanmasına izin vermektedir.
3. Bilgi İşçileri
Bilginin üretilmesi, bilginin yönetilmesi, kullanılması ve geliştirilmesine yönelik işler bilgi işçileri tarafından gerçekleştirilmektedir. Diğer bir ifade ile analiz ve sentez yeteneği olan, bilgiyi işin gereklerine göre dönüştürebilen, çeşitli değişkenlerle problemleri çözebilen çalışanlar, bilgi işçisi olarak tanımlanmaktadır. Bilgi işçileri herhangi bir yerdeki bilgisayara dayalı sistem ile kendi bilgi, beceri ve deneyimi ile ürünü zenginleştiren, yüksek eğitimli, uzmanlık alanına sahip olan, sorumluluk almada yüksek özerklik isteyen ve sorumluluk alanı sadece ofis ile sınırlı olmayan işçilerdir. Bilgi işçisi olarak adlandırılan sınıf, bilgi ekonomisinin yükselişine eş güdümlü olarak gelişmiştir. Bilgi işçilerinin diğer tanımları ise şöyledir.
Yüksek eğitimli, yaratıcı, bilgisayar bilen, zekâsı ile her ortama kolayca uyum sağlayabilen, bilgisini kullanabilen çalışanlar bilgi işçisidir. Bilgi işçileri, zekâlarını ve fikirlerini ürün mal ve hizmete dönüştürürler. Sahip oldukları bilgiyi satarlar veya ticaretini yaparlar. Sürekli öğrenme ve kendini geliştirme çabası isteği içerisindedirler. Bilgi ekonomisinde bilgi işçileri altın yakalılar olarak adlandırılmaktadır. Bu da teknolojideki değişmeler ve çalışmanın küreselleşmesi ile işgücünün yapısının değiştiğini göstermektedir. Doktor, avukat, programcı, bilgi ve iletişim sistemi yapanlar, bilgi ve iletişim sistemi uzmanları, reklâmcılar, danışmanlık hizmeti verenler, kütüphaneciler, öğretmenler, bilim adamları bilgi işçisi sınıfında yer almaktadırlar. Bilgi ekonomisinde rutin işler bilgisayarlar tarafından yapılırken, yaratıcılık gerektiren işler, bilgi teknolojisi desteği ile çalışan bilgi işçileri tarafından yapılmaktadır. Bu doğrultuda bilgi ekonomisinde bilgi temelli ekonomik faaliyetleri şekillendiren ve oluşumunu sağlayan ana rol, bilgi işçilerinindir. Bilgi ekonomisini sadece gelişen teknolojiler temelinde tanımlaya çalışmak önemli bir yanılgı olabilmektedir.
Teknolojileri ortaya çıkaran geliştiren ve sistemlere uyarlayan yine bilgi işçileridir. Bilgi yoğun işletmelerde ve ekonomilerde birçok süreç teknolojilere bağlı olarak yerine getirilmesine karşın, burada önemsenmesi gereken asıl unsur sistemin işlenmesini sağlayan insanlar, yani bilgi işçileridir. Bilgi işçileri sayesinde sistem çok iyi işletilebileceği gibi onlara gereken önem verilmediğinde sistemin aksamaları işletmeler için büyük kayıplara yol açabilir.










Ağaç şeklinde