(1813 Goddelau/Darmstadt-1837 Zürih), Alman oyun yazarı. Tıp öğrenimi gördü. 1834'te gizli "İnsan Hakları Derneği"ni kurdu. Hessen Kontluğu'ndaki baskı rejimine karşı devrimci yazılar kaleme aldı. "Kulübelerde barış, saraylara hücum" sloganını taşıyan "Der Hessische Landbote" adlı sosyalist bildiride ileri sürdüğü düşünceleri yüzünden Hessen'den ayrılmak zorunda kaldı. Strasbourg'a, sonra Zürih'e sığındı. Felsefe ve doğa bilimleriyle uğraşmak için politikadan çekildi. Doktorasını ve doçentlik tezini verdi. Tifoya yakalanarak 17 gün içinde öldü. Alman edebiyatının, coşumculukla gerçekçilik arasında yer alan en önemli ve en özgün yazarıdır. Büchner, yazı hayatına erken başlamıştır. İlk yapıtı olan "Dantons Tod" (Danton'un Ölümü, 1835), Alman edebiyatının ilk bilinçli gerçekçi dramı sayılmaktadır. İdealizmden bilinçli bir dönme söz konusudur. Danton, Büchner'in kişiliğinden çok şeyler taşır, âdeta yazarın sözcüsü niteliğinde bir kahramandır. Aklını kaçıran, "Sturm und Drang" şairi Michael Reinhold Lenz'in sonunu konu alan "Lenz" (1835), bir öykü fragmanıdır. Büchner, kendine ruh bakımından benzer bulduğu Lenz'in aklını kaçırmasına neden olarak, onun dünya derdini kendine fazla sorun edinmesini gösterir. Üç perdelik komedisi "Leonce und Lena" (Leonce ile Lena, 1836), esprili bir romantik aşk masalıdır. İnce yergiyle örülmüş bu yapıtta Büchner, Almanya'daki küçük devlet mekanizmasını ve devlet zihniyetini yerer. Yazarın son yapıtı, "Woyzeck" (1836) adlı dramıdır. Yapıtın kahramanı Woyzeck, berber ve askerdir. Karısı Marie'yi çok sever. Onun kendisini trampet çavuşuyla aldattığını anlayınca karısını bıçaklayıp öldürür ve cinayet aleti olan bıçağı göle atmak isterken boğulur. İnsanı geldiği aileye ve bağlı olduğu toplumsal çevreye tâbi, acı çeken, edilgin ve sömürülen bir yaratık olarak gören doğalcı (natüralist) dram kahramanlarının öncüsüdür Woyzeck. Büchner'in yapıtlarının gerçek değeri ancak 20. yüzyılda anlaşılabilmiştir.