Forum Düzeni
Filozof ve Mucitler
Filozof ve mucitlerin biyografilerini bulabileceğiniz bölüm.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Zeze

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Ziyaretçi
Renksiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mesajlar: n/a
Konular: 30
Seslenenler: Mesaj(lar)
Etiketleyenler: Konu(lar)
Alınan Beğeni:
Verilen Beğeni:

Standart Aristoteles

27 July 2018
# 1
Milattan önce 384-322 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı bilim adamı ve filozof. Mantığı, metafiziği, fiziği ve biyolojisiyle, modern çaga kadar tek ve en büyük otorite olmuş olan düşünür.

Aristoteles'in temel eserleri, mantık ve bilgi kuramı üzerine altı incelemeden oluşan Organon, doğa felsefesini açıkladığı Gökler Üzerine, Fizik ve Varlığa Geliş ve Yokoluş Üzerinedir. Psikoloji konusundaki iki temel eseri, Hayvana Dairle, Parva Naturalia olan Aristoteles'in varlık konusundaki ünlü eseri Metafiziktir. Siyaset felsefesi alanında Politikayı, estetik alanında, Poetika ve Retoriki yazmış olan filozofun, ahlak alanındaki temel kitabı Nikomakhos'a Ahlaktır.

Temel İlkeleri: Aristoteles'in bir filozof olarak en önemli özelligi, onun sağduyuya olabildiğince yakın bir düşünür olmasıdır. Hem Platon'un İdealarına ve hem de Demokritos'un maddi atom görüşüne karşi çikan Aristoteles, hem ahlaki değerleri teminat altına alacak bir teori ve hem de bilimsel doğruları ortaya koyacak bir kuram, bilime ve ahlaka hakkını verebilmek için, atomlar veya İdealar benzeri gözle görülemez varlıkların varoluşunu öne sürmeyecek bir teori arayışı içinde olmuştur. Onun bulduğu çözüm töz ögretisidir. Buna göre, tözler tüm özellikler için dayanak olan nihai gerçeklik ve öznelerdir. Söz konusu nihai gerçeklikler somut şeylerdir ve somut şeyler için de Aristoteles'in gözde örnekleri biyolojik bireylerdir. Tözler nihai gerçekliklerdir, zira tözler varolmadığı takdirde, başka hiçbir şey, tözün özellikleri olarak tümeller de varolmayacaktır.

Bu varlık ögretisiyle Aristoteles, Platon'un İdealarının, onun yanlışlıkla bireyler olarak gördüğü tümeller olduğunu öne sürer. Tümeller gerçekten de vardırlar, fakat onlar varoluşları için tikel nesnelere, bireysel şeylere bağlıdırlar. Gerçekten varolanlar tümeller değil de, ağaçlar ve kediler benzeri, dış dünyada karşilaştığımız nesnelerdir.

Mantık: Aristoteles, mantık alanında, mantık çalismalarina ondokuzuncu yüzyıla kadar temel olmuş bir mantık sistemi kurmuştur. Mantığı her türden bilgi edinme süreci için bir araç olarak gören Aristoteles'in mantığının en önemli yönü, 'belli şeyler kabul edildiğinde, başka şeylerin onlardan zorunlulukla çiktigi' bir konuşma olarak tanımlanan tasımdır. Aristoteles, bir önermedeki öznenin, yüklemine on farklı şekilde bağlandığını gösteren on kategoriden söz eder. Onun mantığı yalnızca insan zihnindeki düşünce faaliyetlerini betimlemekle ve dile ilişkin gramatikal bir analiz sağlamakla yetinmeyip, aktüel şeyler arasındaki ilişkilerle ilgili bir kuramı ifade eder.

Bilgi: Aristoteles'e göre, bilgi tümel olanın, formun bilgisidir, bu nedenle yargıda dile getirilebilir olan bir bilgi, formlar arasındaki özsel bağlantılara ilişkin bir kavrayıştan meydana gelir. Aristoteles'in gözünde bir şey hakkında doğru bir bilgiye sahip olmak, o şeyi türler ve cinsler hiyerarşisi içinde bir yere, bir tür ve cins içine yerleştirebilmek ve dolayısıyla neyin onun için özsel olduğunu bilebilmektir; bu ise, özsel tanım yoluyla olur. Aristoteles'e göre, bir şeyin özünü vermek, o şeyin nedenine ilişkin bir açıklama ortaya koymaktır. Bundan dolayı, Aristoteles bir şeyin nedenini ortaya koyabildiğimiz zaman, ilk elden, gerçek bilgimiz olduğunu söyler. Bir şeyin nedenini vermek ise, o şeyin özünün ilk ilkelerden başlayarak tanıtlanmasını içerir; bilimin işlevi budur.

Metafizik: Onda metafizik, var olanı var olmak bakımından ele alan, var olan bir şey olmanın ne anlama geldiğini araştıran bilimdir. Onun metafiziği çok büyük ölçüde mantık konusundaki görüşlerine ve biyoloji alanındaki çalismalarina dayanır. Buna göre, mantıksal bakış açısından, 'var olmak' onun gözünde, hakkında konuşulabilecek ve tam olarak tanımlanabilecek bir şey olmaktır. Buna karşin biyoloji alanındaki çalismalari açısından, 'var olmak' dinamik bir süreç, bir değişme süreci içinde olmak anlamına gelir. Şu halde, 'var olmak' Aristoteles için, bir şey olmak anlamına gelir. Bundan dolayı, ona göre gerçekten var olan, Platon'da olduğu gibi tümeller değil de, bireylerdir, 'şu' diye gösterdiğimiz belirli bir doğaya sahip olan varlıklardır. Onlar, Aristoteles'in mantıkla ilgili eserlerinde sözünü ettiği nicelik, nitelik, ilişki, yer gibi kategorilerin, temel nitelik ya da yüklemlerin kendilerine yüklenebildiği öznelerdir.

İşte Aristoteles, kendisine tüm kategorilerin yüklendiği bu özneye 'töz' adını verir. Onda var olmak belirli türden bir töz olmaktır. Töz, aynı zamanda dinamik bir sürecin ürünü olarak ortaya çikan bireysel varlık olarak da tanımlanır. Bu bakımdan ele alındığında, metafizik varlığı, yani var olan tözleri ve tözlerin nedenlerini, yani tözleri varlığa getiren süreçleri konu alıp araştıran, tüm varlıkların temelindeki temel bilimdir.

Aristoteles'te töz bir madde ve bir formdan meydana gelir. O her ne kadar maddeyle formu birbirinden ayırsa bile, doğada bizim hiçbir zaman maddeden yoksun bir formla da, formdan yoksun bir maddeyle de karşilaşmadığımızı belirtmeye özen gösterir. Varolan herşey somut bir birey olarak varolur ve herşey maddeyle formun bir birliği olarak ortaya çikar. Şu halde, töz form ve maddeden meydana gelen bileşik bir varlıktır. Bundan dolayı, Aristoteles'te, ayrı formlardan, duyusal dünyanın dışında olan bir İdealar dünyasından söz etmek olanaklı değildir. Form, ayrı bir yerde değil de, bu duyusal dünyada ve tözün bileşenlerinden biri olarak varolur.

Madde ve form ayrımı, Aristoteles'e göre, doğada varolan herşeye uygulanmak durumunda olan bir ayrımdır. Aristoteles'te bileşik tözleri meydana getiren madde ve formdan yalnızca form şeylerdeki bilinebilir ögeye karşilık gelir. Maddenin, şeylerin insan zihni tarafından ayırd edilemeyen, yapıdan ve belirlemeden yoksun, bilinemez bileşeni olduğu yerde, form insan zihni tarafından bilinebilen, yani tasvir edilebilen, tanımlanabilen, sınıflanabilen ve başkalarına aktarılabilen yöndür. İnsan zihni, Aristoteles'e göre, duyualgısında şeylerin duyusal formunu, buna karşin kavramsal bilgide de akılla anlaşilabilir olan formunu alır.
Üyelik tarihi: 29 January 2020
Mesajlar: 21.125
Konular: 7356
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 627 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 37 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 5
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu:
Burç: Balik
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 70
Zeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond repute
Standart Aristoteles Kimdir?
19 June 2020
# 2
Aristoteles, en büyük antik Yunan filozofudur. Bir bakıma felsefe tarihinin en büyük ismidir. Aristoteles ayrıca hocası Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan birisidir. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi birçok konuda pek çok eser vermiştir. Dolayısıyla da Aristoteles’in belli bir zeminde ilerleyen tek parçalı bir felsefe anlayışı yoktur.



Aristoteles’in Hayatı ve Eğitimi
MÖ 384 veya 385’te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira’da, Makedonya kralı II. Amyntas’ın (Philippos’un babası) hekimi olan Nikomakhos’un oğlu olarak dünyaya gelmiştir.

MÖ 367 veya 366 ’da 17 yaşında Platon’un Atina’daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon’un en parlak çömezlerinden biri olur. Antik Çağ’ın bu en önemli felsefe okulunda yirmi yılı aşkın bir süre kalmış, bu süre zarfında hocası Platon’un felsefi öğretilerinden derin biçimde etkilenmiştir. Bu etkiyi, eserlerinin bazı yerlerinde sarf ettiği “biz Platoncular…” ifadesiyle bizzat kendisi de dile getirir. Platon’un MÖ 398/7 dolaylarındaki ölümü üzerine Atina’yı terk ederek önce Batı Anadolu’daki Assos’a, ardından Lesbos (Midilli) adasına gitmiş, buralarda okullar kurmuş, dersler vermiş ve öğrenciler edinmiştir.

Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınmış; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona okuyucu mahlasını takar) daha sonraları Akademia’daki öğretime kendisi de katkıda bulunmuş: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos Okuluna karşı savunmak için geliştirmiş hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazmıştır. Gryllos yahut Retorik Üzerine, Aristoteles’in diyalog yazarlığı dönemine aittir.

Platon MÖ 347’de öldüğünde, Akademeia’nın başına ardılı olarak Spevsippos’u atamıştır. Antik Çağ’dan itibaren yaşam öyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon’un bu seçiminde Aristoteles’in Akademeia’yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles’in en azından Spevsippos’a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs’li Hermias’ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar.

Bu okuldaki girişimleri arasında yaşam bilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos’un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343’te Pella’daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos’un sarayına, oğlu İskender’in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias’ın feci sonunu APella’da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella’da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.

Philippos’un ölümüyle MÖ 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina’ya dönüp Akademeia’ya rakip olarak Lykeion’u ya da diğer adıyla Peripatos ’u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion’lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir.

MÖ 323’te Büyük İskender’in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina’da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles’e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias’ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates’in yazgısını paylaşmak yerine Atina’yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar’a “felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri” fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke’ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl MÖ 322’de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.

Bir süre Büyük İskender’e hocalık da yapan Aristoteles İskender’in iktidarı ele geçirmesinin ardından Atina’ya geri dönerek kendi okulu Lyceum’u İ.Ö. 335 yılında kurmuştur. Okulu 860 yıldan fazla bir süre ayakta kalacaksa da İskender’in 323’teki ölümünün ardından Atinalıların kendisine karşı tavır alması karşısında, Atina’yı terk etmek zorunda kalmış ve çok değil bir yıl sonra, 322 yılında ölmüştür (Skirbekk ve Gilje, 2001: 94-95).

Aristoteles’in Felsefesi
Yunan dünyasının Platon’dan sonraki en önemli düşünürü olan Aristoteles, döneminin bütün bilim alanlarıyla ilgilenmiş olan büyük bir bilginidir (Gökberk, 1980: 76). Mantık, fizik, metafizik, ahlak ve siyaset gibi çeşitli bilgi alanları üzerinde araştırma ve çalışmalarını sürdürmüş ve bunları sınıflandırarak bir sistem içerisine oturtmuştur. İ.Ö. 384 yılında Makedonya’da, Stagira’da dünyaya gelmiş, 17-18 yaşlarındayken Atina’ya gelerek Akademi’de öğrenci olmuştur.

Platon’un ölümüne değin yaklaşık 20 yıl Atina’da kalmış, sonradan onun öğretilerine büyük oranda ters düşecek görüşler savunmuşsa da Platon ile kurduğu bağ kendisinde önemli bir etki bırakmıştır. Platon’dan ayrıldığı noktalar özellikle bilgi felsefesinde ve siyaset felsefesinde kendisini göstermektedir. Bilgi felsefesi alanında Platon bilginin nesnelerinin bu dünyada yer almadığı görüşünü savunurken, Aristoteles duyu organlarımızla algıladığımız nesnelerle, bilginin gerçek nesnelerin bir ve aynı olduğunu düşünmüştür. Siyaset felsefesi alanında Platon ebedi ve kusursuz bir devlet teorisi geliştirmeye uğraşırken Aristoteles mevcut devlet biçimlerini inceleyerek işe başlamış, var olanlar arasından mümkün olan en iyisini bulmaya çalışmıştır.

Aristoteles her ele aldığı soruyu sistematik olarak inceler; bunun için, ilkin, ele alınan konu ile ilgili olguları ve bu konu üzerinde daha önce söylenmiş olanları bir araya toplar; bundan sonra, bu olgulara dayanarak kendi anlayışını temellendirmeye ve kendisinden önce ileri sürülmüş olan teorileri eleştirmeye çalışır. Onun asıl büyüklüğü de bu sistemli çalışmasındadır.
Asrevya bunu beğendin
Yüreğinizi güzelleştirin. Çünkü bir ömür sizinle...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 29 January 2020
Mesajlar: 21.125
Konular: 7356
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 627 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 37 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 5
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu:
Burç: Balik
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 70
Zeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond reputeZeze has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Aristoteles Kimdir?
19 June 2020
# 3
Aristoteles’in Yaşamı ve Yapıtları

Platon ile birlikte Batı felsefesinin en büyük iki düşünüründen biri olarak kabul edilen Aristoteles, MÖ 384/3 dolaylarında Trakya’daki Stageira’da doğmuş ve henüz genç yaşlarda Atina’ya giderek Platon’un Akademia’sına girmiştir.

Antik çağın bu en önemli felsefe okulunda yirmi yılı aşkın bir süre kalmış, bu süre zarfında hocası Platon’un felsefi öğretilerinden derin biçimde etkilenmiştir. Bu etkiyi, eserlerinin bazı yerlerinde sarf ettiği “biz Platoncular…” ifadesiyle bizzat kendisi de dile getirir. Platon’un MÖ 398/7 dolaylarındaki ölümü üzerine Atina’yı terk ederek önce Batı Anadolu’daki Assos’a, ardından Lesbos (Midilli) adasına gitmiş, buralarda okullar kurmuş, dersler vermiş ve öğrenciler edinmiştir.

MÖ 343/2 dolaylarında o sıralar henüz on iki – on üç yaşlarında olan Büyük İskender’in özel hocası olmak üzere Makedonya kralının sarayına çağırılmıştır. (Bu davette, babasının Makedon sarayının eski doktorlarından biri olmasının da rolü olsa gerektir). Makedonya sarayıyla olan yakın ilişkisi, Aristoteles’in siyasi ve ahlaki görüşlerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamışsa da Makedonya’nın yayılmacı politikalarından endişe duyan Atina ahalisi tarafından daima kuşkuyla karşılanmasına yol açmıştır. Aristoteles MÖ 335/4 dolaylarında nihayet yeniden Atina’ya dönmüş ve kendi okulunu kurmuştur. Okul, “Liseus” isimli bir bölgede olduğu için Liseum adıyla anılmış, okul öğrencileri tartışmalarını genellikle yürüyüş yollarında gezinerek yaptıkları için bu okulun öğrencilerine peripathetikle (gezinenler) de denmiştir.

Aristoteles’in Atina’da kurduğu “Liseum” isimli okulun öğrencileri felsefi ya da bilimsel meseleleri genellikle okulun avlusunda ya da yürüyüş yollarında tartıştıkları için bu okulun mensuplarına “gezinenler” anlamına gelen “peripathetikler” de denmiştir.

Aristoteles’in eserlerine ilişkin üstünkörü bir inceleme bile onun birçok farklı konuda zengin içeriklere sahip önemli eserler kaleme aldığını tespit etmeye yeter. Felsefe tarihinde, bunca farklı konuda bunca önemli eser kaleme almış başka bir isim yoktur. Birçok yorumcu, Aristoteles’in, düşünce tarihinin en azimli ve renkli araştırmacısı olduğu konusunda hemfikirdir. Eserlerinin özet bir dökümü bile okuyucuyu bu fikre ikna etmeye yetecektir.

Aristoteles’in, düşünce tarihine etkileri bakımından başta gelen eserlerinden biri, mantık disiplinini âdeta tek başına inşâ ettiği Organon’dur. Bu eser Kategoriler (Kategoriai), Peri Hermeneias (Önerme Üzerine), I. Analitikler (Analytika I), II. Analitikler (Analytika II), Topikler (Topika) ve Sofistik Çürütmeler (Peri Sophistikon Elegkon) adlarını taşıyan altı kitaptan oluşur ve akıl yürütmenin dayandığı temel ilkeleri inceler.

Aristoteles’in felsefenin gelişimini çağlar boyu en çok etkilemiş eseri olan Metafizik, onun “ilk felsefe” (prote philosophia) olarak adlandırdığı, varlık sorunlarını ele alan hacimli bir eserdir. Kitap, Aristoteles’in eserlerini sınıflamaya girişen öğrencisi Andronikos tarafından, filozofun bir diğer eseri olan Physika’dan sonraya konduğu için Metaphysika (fizikten sonra) olarak adlandırılmıştır.

Aristoteles’in birçok eser, mektup ve yazısı içinden özellikle sivrilen diğer önemli eserleri şunlardır: Doğayı incelediği Physika (Fizik), hayvanları ele aldığı Peri ta Zoa Historia (Hayvanlar Üzerine), ruh sorununu ele aldığı Peri Psykhe (Ruh Üzerine), ahlak sorunlarını ele aldığı Ethika Nikomakhea (Nikomakhos Ahlakı) ve Ethika Eudemeia (Eudemos Ahlakı), devlet ve siyaset sorunlarını ele aldığı Politika ve Athenaion (Atinalıların Devleti), hitabeti ele adığı Rhetorika ve sanat konularını ele aldığı Poetika.
Yüreğinizi güzelleştirin. Çünkü bir ömür sizinle...

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Zeze
Felsefe - Sosyoloji
0
19 June 2020 13:12
Tomris
Felsefe - Sosyoloji
0
02 January 2018 17:39



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.