
Eşimle, severek evlendik. Ondan yana bana derlerdi ki; "..Kızım seni çok seviyor. Gözünün içine bakıyor resmen. Çok şanslısın.."
Evliliğimizin 5. yılına kadar bende hep böyle düşündüm. Ama zamanla bana sarıldığında dahi sanki bir yabancıya sarılıyorum gibi hissetmeye başladım.
Bunu ona belli etmemeye çalışıyordum. Ama anlamıştı ve türlü hediyeler ve seyahat planları ile küllenmeye başlayan aşkımızı yeniden canlandırmaya çalışıyordu.
Yine bir gece, güzel bir restoranda yemek yedikten sonra eve döndüğümüzde artık benden çocuk sahibi olmak istediğini söyledi. Buna hazır olmadığımı söyleyince o mülayim adam çıldırdı. Beni artık sevmiyorsun. Kiminle aldatıyorsun beni lan, gibi sözler söyledi. Yemekte içtiği alkolün etkisiyle söylüyordu bunları biliyorum..
Ama sonrasında olanlar için onu uzun süre affedemedim. Cinsel şiddetine maruz kaldım desem, zaten anlarsınız.
Ertesi sabah çok ağladı.. Hiç konuşmamaya başladım. Yaşadığım şok, attığım çığlıklarla tüm kelimelerimi alıp götürmüştü benden. Ne kadar doktora gittiysek, terapilere rağmen susuyordum.
Ev işi yapamaz olmuştum. Eve bir yardımcı aldı. Kısa zaman sonra onu yatağına aldığını fark ettiğimde hiç kıskanmadığımı fark ettim. Kendime ait kişisel bilgisayarıma hiç olmadığı kadar sarmaya başladım. Bir chat sitesinde, Majör lakaplı bir beyle tanıştım.. O da evliydi. Ve değişik, şiirsel bir üslupla konuşuyordu. Her şeyimizi birbirimize yazmaya başladık. Sonra chat sitesi dışına çıktık..
Mailden görüşmek yetmemeye başladı. Bir gün buluşma kararı aldık. Onu görünce dilimin çözüleceğine emindim. Bunu bilmiyordu ama çözülmese bile, bunu sorun eden biri gibi gelmiyordu bana.
Kocama sabah bir not bıraktım. Buzdolabına yapıştırdım.
En güzel halimle, Majör'ün karşısına çıkacaktım..
Sahil kenarında çok hoş bir mekanda kahvaltı edecektik. Oraya yaklaştıkça, heyecanım büsbütün artıyordu.. Dış görünüşü her nasılsa, kalbini gördüğüm için bu önemli olmayacaktı benim için.
Oraya gittiğimde başımdan aşağı kaynar sular döküldü.. Buna inanamıyordum. Nasıl olurdu bu?
Her şeye rağmen kalbim deli gibi de çarpıyordu. Bu adam benim bir zamanlar kalbimi çalıp beni çok mutlu eden, sonra ise beni paramparça eden o adamdı; yani kocam.
Nasıl yani diye sorunca, bana yaptığı şeylerden dolayı çok pişman olduğunu , beni geri kazanmak için bir oyuncuyu eve hizmetli olarak aldığını, aslında benim onu kıskanmamla dışarı yönelmemi sağlayıp sonra bilgisayarıma kurduğu program sayesinde girdiğim siteyi ve nickimi bilerek en masum hisleriyle bana yazdığını anlattı.
Çok duygulanmış bir yandan da utanmıştım. Aldatıldığımı düşünerek kocamı aldatmıştım..
Biraz daha ilişkimizi yoluna koymak üzere tatile çıkmıştık ama tatilimizi küçük bir misafir bölmüştü.. Çok fazla mide bulantısı ve baş dönmesi yaşayınca hastanede soluğu aldık.
4 haftalık hamileydim.. Eşim o gecenin meyvesi olduğu için yüzüme utançla baktı.
Eğer istersem onu aldırabileceğimizi ve hazır olduğum zaman bir daha çocuk sahibi olabileceğimizi söyledi..
Kabul etmedim.. Bu bize huzur verecek dedim.. Öyle de oldu.
Beray'ım 2. Evlilik törenimiz oldu. Çok güzel bir aile olduk.. Yıllar sonra, ona kardeş de geldi. Yiğit ve Beray bizi hiç üzmedi.
Anladım ki evlilik aşkı öldürmüyordu.. Kaybetme korkusu bitipte alışkanlığa dönüşünce yanıbaşımızdaki insana yabancı oluyor, onu parçalıyor ve bir aşkı işte öyle öldürüyorduk.
Bunları yazarken, eşim melek gibi uyuyordu. Şimdi bende onun yanına döneceğim..
Huzurlu göğsüne.
Sevgiyle kalın..
Anya 31/01.2019

3Beğeni(ler)









Hybrid-Şeklinde