|
Son yazan: Regex 19 March 2018, 00:16
Yellowstone parkında kurtların nesli tükenince geyikler aşırı üredi ve bitki örtüsünü yok etmeye başladı. Avcılığı serbest bırakmak falan da nüfus kontrolüne yetmeyince, oraya başka bölgelerden kurt götürmek zorunda kaldılar. Bundan bahsetmemin nedeniyse; predatörlerin önemini daha iyi anlatmak. Türk, Moğol, Viking, Hun vb. barbar halklar, medenilerin predatörüdür. Çünkü medeniler, artı değer elde etmek için doğayı işler ve yok eder. Barbarlarsa doğaya taparlar, yalnızca ihtiyacını karşılayıp artı değer için medenileri yağmalar. Böylece medenilerin hem nüfusu hem de üretimleri kontrol altında tutulur.
Günümüzde insanlığın geldiği nokta predatörsüz, hiç durmadan dünyayı kemiren bir otçullar medeniyeti. Ha ama elbette geyiklerin kurtları sevmesini de bekleyemem. Bana göre bu doğayı, yani döngüyü ana unsur olarak kabul eden tüm inançlar Tengricilikle aynı kapıya çıkıyor. Paganizm, şintoizm, budizm, hatta anadolu islamı bile Tengricilikle örtüşüyor. Türkülerimizde bile var bu unsurlar. Döngü demişken, Türkler her şeyin bir döngüden ibaret olduğuna inanmışlar. Ög tamgası (swastika), 4 çubuk (haç) etrafında bir çember. Bu ucu 4 farklı yöne giden çubuklar ise, göçün simgesi; ög/göç. Batılı kaynaklara göre ise bu, kaosun sembolü. Türklere göre 4 çubuğu saran çember de tanrının simgesi. İki düşünceyi birleştirdiğimizde, çıkan sonuç; “no order without chaos”. Kaos çubuklarını kollayan tek bir tanrı çemberi. Kaos-düzen, savaş-barış, hastalık-şifa vs. akla gelebilecek her “iyi” bir “kötü” ile bir arada geliyor. Atalarımız buna “acıya yoldaş gerek” demişler, gavurlar da “misery loves company”. |
|
Görüntüleme 403
Yorum 0
|