Forum Düzeni
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree3Beğeni(ler)
  • 1 Post By Qasem
  • 1 Post By Asrevya
  • 1 Post By Qasem

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold

Standart İslam’ın Tezahürü Olarak Medeniyet

22 July 2018
# 1
İslam’ın Tezahürü Olarak Medeniyet


"...Senin üzerinde Rabbinin hakkı var, nefsinin hakkı var, ailenin de hakkı var. Her hak sahibine hakkını ver..." (Buharî, Teheccüd, 15; Tirmizî, Zühd, 64)

İslam’ın özü, hayatı, bireyi ve toplumu şekillendiren temel ilkesi olan tevhid, seküler yaklaşıma zıt bir varlık ve hayat görüşü demektir. Toplum ve medeniyet, inanç temellidir. Bir inanç ve değerler manzumesi olmadan, medeniyet inşa edilemez. Bu nedenle İslam’ın temel değerler ve ilkeleri Müslümanların medeniyet yolculuğunda vazgeçilemez bir öneme ve önceliğe sahiptir. Ayrıca İslam’ın tevhid ilkesi ile insan kavramı ve varoluş gayesinin anlamı; insan hayatının manevi dinamiklerinin yani insan hayatına anlam veren dinamiklerin çekirdeği konumuna sahiptir.

Tevhid, insanı ve hayatı bir bütün olarak görebilmek demektir. Bu da insanın maddi ve manevi, doğal ve medeni tüm ihtiyaçlarını görebilmeyi gerektirir. İslam, tek yönlü bir gelişimi değil, insanın beşerî-medeni tüm potansiyellerinin denge içinde serpildiği bir gelişimi hedefler. İslam'ın fıtrat dini oluşunun bir anlamı da budur.

İslam, fıtrat dini olduğundan, onun tarihteki her tezahürü, inanç, değerler manzumesi ve aslî maksatlarda birleşir. Tüm peygamberler, insanın fıtratına uygun olan hak dini tebliğ etmişlerdir.

Nübüvvet, her şeyin yaratıcısı olan Yüce Allah'ın tarihe ve topluma ilgisiz kalmayıp, inayet ve ihsanıyla bir müdahalede bulunmasıdır. İnsanın fıtratı ve yaratılış gayesi o kadar önemlidir ki Allah bu konuda tarihe ve topluma müdahale ederek insana yol göstermektedir. Bu yönüyle nübüvvet, insanın yaratılıştan gelen bir özü olduğuna işaret eder. İnsanın fıtratında iyiliğe yönelme, iyiyi ortaya koyma, değer ve ilkeler tespit etme potansiyelleri vardır. Nübüvvet, bu potansiyellerin inkişafı için insanlığa yol açmaktadır. İnsanlığın doğru yönde bir başlangıç yapmasını sağlamaktadır.

Peygamberlerin, kentlere gönderilmiş oluşu da İslam'ın medeniyet dini oluşuyla ilişkilendirilebilir.

Nübüvvetin ve dinin amacı da insanın tüm potansiyellerini inkişaf ettirmek, insanlık anlamını her bireyde gerçekleştirmektir. İnsanın doğal yaşamın sınırlarını aşıp medeni bir yaşam kurmasına yardım etmektir. Bu süreçte de asıl olan bireyin kendi kavrayış, irade ve yaşantısıdır. Medeniyet, sosyal hayatla ilgili bir kavram olup ilk olarak şehirleşmeyi gerektirir. Göçebe hayat sürenlerin de bir kültürü vardır ancak bu kültür, medeniyet olarak nitelenemez. İslam, her şeyi yaratan Allah’tan geldiği için, insanın doğasını ve ihtiyaçlarını ihmal etmediği gibi toplumsal gereklilikleri de göz ardı etmez. Toplum hayatından ve medeni ihtiyaçlardan uzaklaşan bir uzlet ve manastır hayatını da önermez. Kur’an’da bu konuyla ilgili olarak şu bilgi verilmektedir: "...(Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişler*di. Fakat ona da gereği gibi uymadılar.” (Hadîd, 57/27)

Ruhbanlık, insanın medeni yönünü ihmal eder. Aslında bu, insanın yaratılışına ve onun toplumsal bir varlık oluşuna aykırıdır. Bu nedenle, İslâm’ın uzlet ve aşırılık yerine medeni ve dengeli bir hayatı öngören "vasatlık (orta yolda olma ve adil olma)" ilkesi, ruhbanlığı (monasticism) kaldırmaktadır. (Bkz. Ebu Dâvud, Salât, 317; Edeb, 52)

İslam Allah’a kulluğu, insanın yaratılış gayesi olarak tanımlar, ibadette devamlılığın esas olduğunu vurgular. Ancak Hz. Peygamber’in mesajında ortaya konduğu üzere, insanın yalnızca ibadetle meşgul olmak üzere medeni hayatın gereklerinden uzaklaşmasını da tasvip etmez. (Ebu Davud, Edeb, 52)1 Dünya hayatının ihtiyaçlarını, toplum hayatının gereklerini terk veya ihmal etmeyi doğru bulmaz. İnsanın toplumdan uzaklaşarak, çöle, dağ başı gibi ıssız yerlere çekilmesini, uzlet içine girmesini tasvip etmez. Aksine, yeryüzünü imar etmeyi de Allah’a kulluğun bir boyutu olarak görür. İslam’da ruhbanlığın, toplum hayatının gereklerinden uzaklaşmanın ve uzletin olmaması, İslam’ın medeniyet dini oluşunun bir ifadesidir.

İnsan medeni bir varlıktır; insan için gelen İslam dini de medeniyet dinidir. Bu nedenle Yüce Allah peygamberlerini insanlar arasından, medeni hayatın tebarüz ettiği kentlere göndermiştir, nebevî davetler kentlerden başlamıştır:

“Rabbin, merkezlerinde onlara ayetlerimizi okuyacak elçi göndermedikçe memleketleri de helak edecek değildir.” (Kasas, 28/59) Bu ayette, peygamberlerin ana yerleşim yerlerinde, merkezlerde tebliğde bulunduğu ifade edilmektedir.

“Senden evvel ancak kent halkından kendilerine vahyettiğimiz adamları (peygamber olarak) gönderdik.” (Yusuf, 12/109)

Bu ayetlere göre, peygamberler bedevilerden değil şehir halkından gönderilmiştir. (Taberî, Câmi’u’l-Beyân, XVI, 293,1986)

Şehir ve kent halkları farklı insan grupları ve değişik mizaçtaki bireylerle mozaik bir yapı arz eder. Bu yapı, insanı daha iyi tanımayı sağlar. Şehirlerde yaşayanlar, bedevilere göre daha bil*gili, daha olgun (hilm sahibi) ve daha basiretlidirler. (Mâturîdî, Te’vîlâtu’l-Kur’ân, IV, 373) Nübüvvet; nezaket, incelik, görgü, yumuşak huyluluk, serinkanlılık gibi ahlâkî olgunluklar; anlayış, hikmet ve ikna gücü gerektirir. Genel olarak medeni insanların ahlâkî olgunluklarında bedevîlere göre daha yüksek gelişmişlik ve çekicilik vardır. Medenilerde bilgi, görgü, yumuşak başlılık ve uyumluluk daha öndedir. Şehirde yaşayanlar genellikle daha makul, daha olgun ve daha bilgilidir. Bu nedenle Allah, çölde yaşayanlardan peygamber göndermemiştir. Âlimlerin, erkek ve medeni (şehirli) olması, resulün şartlarındandır, dedikleri kaydedilir. (el-Kurtubî, el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, XI, 280, 1414/1994; Zemahşerî el-Keşşâf, II, 347; Beydâvî, Envâru’t-Tenzîl, I, 498.) Resuller şehir halkı için onların ilerleme sebepleri ve öncüleri olur. Bu yorumda kentlerin daha medeni oluşu ile peygamberlerin kentlere gönderilmesi arasında bir ilişki kurulduğu görülmektedir.

Tüm peygamberler ve özellikle de Hz. Muhammed ile gelen ilahi mesaj, yalnızca ilkel insanların ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemez, en yüksek medeniyetin maneviyatını da inşa eder. Tevhid mücadelesi aynı zamanda bir insanlık mücadelesidir; bir medeniyet mücadelesidir. Nübüvvetin evrensel mesajı, ilim, siyaset, sanat gibi alanlarda farklı meziyetlere sahip medeni bireylere de hitap eder; toplum ve medeniyete yön verir.

Medeniyet, kendi içine kapalı bir toplumda oldukça sınırlıdır. Dünya medeniyeti niteliğine sahip hiçbir medeniyet, kapalı bir toplumda doğmaz. Dünya medeniyeti, insanlığın kültürel mirasını devralma bilincine varmadan, kendinden önceki kültür ve medeniyetlerden yararlanmadan ortaya çıkmaz. Kültür mirası içinde en önemli yerde bulunan ilim de tek seferde ortaya çıkan ve tamamlanan bir olgu değildir. O, bir süreçtir. İlmin ortaya çıkışı ve gelişimi, sayısız ilim adamının doğrudan ve dolaylı olarak katkılarıyla olur. Medeniyetin âdeta beyni olan ilimler ve fikrî canlılık, öncekilerin ve çevredeki kültür merkezlerinin ilimlerini ve fikirlerini incelemek, onlara yeni bilgi ve fikirler eklemek, düzeltme ve sentezler yapmak suretiyle gelişir. Ancak insanlar, bu sürece katılmak ve medeniyetin mimarları olmak için zihnen hazır olmalıdır. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed (s), kapalı bir toplumda yaşamamıştır. Aksine, hac ibadeti nedeniyle farklı coğrafyalardan insanların geldiği, ticaret ilişkileri nedeniyle de insanların farklı din ve kültürlerle karşılaştığı bir muhitte yaşamıştır. Onunla (s) gelen ilahî mesaj da doğuşundan itibaren insanları ilim ve fikir alanında kendilerini geliştirmeye yönelten bir motivasyon kaynağı olmuştur. Onları hikmet arayışına yöneltmiş, hak ve doğru olanı almaya onları zihnen hazırlamıştır.



Dipnot:

1-Sahabilerden Abdullah b. Amr, gündüzleri oruç tutuyor, geceleri ibadetle geçiriyor ve ailesini ihmal ediyordu. Onun bu durumu Hz. Peygamber’e haber verildi. Hz. Peygamber, Abdullah b. Amr’a: — Öyle yapma, dedi, bazen oruç tut bazen de tutma, bazen uyu bazen ibadete kalk. Zira senin üzerinde bedeninin hakkı, gözlerinin hakkı, eşinin hakkı, ziyaretçilerinin hakkı vardır. (Müslim, Sıyam, 35)

Recep Ardoğan
Asrevya bunu beğendin
Üyelik tarihi: 13 July 2018
Mesajlar: 6.474
Konular: 3064
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 260 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 45 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 0
Verilen Beğeni: 0
İlişki Durumu: Yok
Burç: Akrep
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 21
Asrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to beholdAsrevya is a splendid one to behold
Standart Cevap: İslam’ın Tezahürü Olarak Medeniyet
22 July 2018
# 2
Allah razı olsun paylaşımınızdan.

Ruhbanlık teslimiyetin samimiyetini azaltıyor.
Allah'ın huzurunda olmak için kulunun aracı olması gerekmez.Tam teslimiyet ruhen,fikren kavrayışladır.
Qasem bunu beğendin

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.

Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: İslam’ın Tezahürü Olarak Medeniyet
22 July 2018
# 3
Asrevya Nickli Üyeden Alıntı
Allah razı olsun paylaşımınızdan.

Ruhbanlık teslimiyetin samimiyetini azaltıyor.
Allah'ın huzurunda olmak için kulunun aracı olması gerekmez.Tam teslimiyet ruhen,fikren kavrayışladır.
Buna kısaca bilgi, iman ve eylem bütünlüğü diyoruz
Allah razı olsun hocam
Konu Qasem tarafından (22 July 2018 Saat 06:29 ) değiştirilmiştir.
Asrevya bunu beğendin
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Arthur
Peygamber Kıssaları / Mücadeleleri
2
04 September 2019 13:58
Başak
İslamiyet
0
25 December 2017 14:22
Başak
iPhone
0
23 December 2017 23:40
Tomris
Bunları Biliyor musunuz?
0
20 December 2017 17:45



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.