Kâr: genellikle terennümle başlayan geniş kapsamlı, çeşitli usûllerin kullanıldığı uzun eserlere verilen isimdir.Genellikle Peşrev'den hemen sonra icra edilir. Bu usûl değişiklikleri esere farklı bir canlılık kazandırır. Kâr icrasının ardından Beste formu icra edilir. Kâr’ın Beste formundan bir diğer farkı da terennümlerin'ın serbest oluşlarıdır. Kâr tarzında bestelenmiş eserler bazen uzunluk ve kısalıklarına göre değişik isimlerle anılırlar: Kâr, Kârçe, Kâr-ı Nev, Kâr-ı Natık gibi isimler eserlerin yapısını anlatır.
Beste: Türk müziğinde genellikle beste denilince, herhangi bir müzik eserini akla gelir.. Beste, Bestelemek, Bestekâr birbirine yakın kelimelerdir. Beste: Bir müzik eseri; Bestekâr: Bir müzik eserini besteleyen müzisyen; Bestelemek: Bir müzik eserini yapmak, yazmak demektir. "Beste" kelimesinin geniş tanımının yukarıda yazıldığı gibi olmasına karşılık, Türk müziğindeki karşılığı, yeri daha başkadır. "Beste" Kâr formundan sonra en geniş kapsamlı müzik eseridir. Beste, dört haneli olarak yapılır. Her hane bir mısraı kapsar.. Her mısranın sonunda "Terennüm" adı verilen nağmeler bulunur. Terennüm, Beste formundaki eserlerde mısra sonlarına eklenen anlamlı, anlamsız ancak melodik yapısı olan bölümlere verilen addır. Teirennümler hece-kelime veya birkaç kelimeden meydana gelebilir. (Ye) (le) (li) (la) (ta) (ne) (dil) (dir) (ten) (ni) (canım) (ruhum) (gel serv-i revanım) (ruh-i revanım) (canım efendim) ...vs. gibi sözcükler sıkça kullanılır.
Semai: Klasik Türk müziğinde beste formundan sonra gelen kapsamlı formlardan biridir. Değişik iki tür semai vardır. 1- Ağır Semai 2- Yürük Semai
Ağır Semailer, beste formundan hemen sonra fasıllardaki sıraya göre yer alırlar. Adından da anlaşıldığı gibi yapısı ağır, etkili bir formdur. Küçük usûllerle ölçülmüşlerdir.
Fasıl icrasında şarkılardan sonra tekrar Semai formuna dönülür. Ancak bu sıradaki Semailer, Ağır Semai adını taşımazlar. Bu tür semailere "Yürük Semai" adı verilir.
Yürük Semailer, Yürük Semai adı verilen usûlle ölçülmüşlerdir. Yürük Semailerin yapıları, Ağır Semailere göre daha hareketli ve canlıdır. Yürük Semai icrasından sonra Saz Semaisi icra edilir. Bu şekilde fasıl tamamlanmış olur.
Şarkı: Türk Mûsıkîsinde küçük usûllerle ölçülen sözlü, terennümsüz, dört haneli eserlere "Şarkı" adı verilir. Genellikle dört mısralık güftelerden meydana gelen şarkılar, dört hane olarak bestelenir. Birinci hane "Zernin", İkinci hane "Nakarat", Üçüncü hane "Meyan", Dördüncü hane ise “Nakarat” adını alır.
Gazel: Bir ses sanatçısının belli bir güfte üzerine yaptığı doğaçlama besteye Klasik Türk müziğinde Gazel adı verilir. Gazeller serbest tartımlı ancak makamsal yapısı güçlü, eserlerdir. Gazel icracılarına Gazelhan denir. Günümüzde gazel formu revaçtan düşmüş bir formdur.
Türkü: Aslında bir halk müziği terimi olan türkü, klasik Türk müziği bestecilerinin bu türe duydukları ilgiyle ortaya çıkmış bir formdur. Halk müziği üslubundan uzak bir icra biçimleri vardır. Geniş halk kitleleri tarafında benimsenmese de besteciler tarafından günümüzde de yapılmaktadır.
Köçekçe: Genellikle aynı makamda olan hareketli ve neşeli şarkı ve türkülerden oluşan bir sıra ezgiye denir. Eski dönemlerde Çengi ve Köçek adı verilen oyuncular için düzenlenmiş müziklerdir.
Konu Zeze tarafından (23 February 2020 Saat 15:01 ) değiştirilmiştir.








Normal