Psikoloji Psikoloji alanındaki paylaşımlara ulaşabilirsiniz.


Alma Verme Dengesi Nedir?

Psikoloji


Kullanıcı Etiket Listesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 1 hafta önce #1

İlkiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 31 Aralık 2018
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 24.871
Konular: 4423
Rep Gücü: 128
Puanları: 10159
Rep Grafiği: İlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond reputeİlkiz has a reputation beyond repute
Alınan Beğeni: 9753
Verilen Beğeni: 6424
Burç: Boga
Takım: Besiktas
Standart Alma Verme Dengesi Nedir?

İnsanlar sosyal hayat içinde çeşitli roller üstlenir ve birçok insanla farklı ilişkiler yürütür. Duygusal ilişkiler, aile içi ilişkiler, arkadaşlık ilişkileri, iş ilişkileri ve daha pek çok farklı ilişki türleri yaşanır.

Anneyle, babayla, sevgiliyle, eşle, kardeşle, dost ve arkadaşla yürütülen ilişkiler birbirinden farklıdır. Aslında nasıl ki her insan biricikse her ilişki de tek ve benzersizdir. Mesela her insanın birden fazla arkadaşı olur ama her arkadaşla bambaşka paylaşımlar yaşanır.

Her ilişkide maddi ya da manevi paylaşımlar yaşanır. Bu paylaşımların yoğunluğuna göre alma ve verme dengesi diye bir kavram ortaya çıkar. Tarafların ne kadar alıcı, ne kadar verici olduğu konusu bir alma verme dengesinin olup olmadığı sorusuna cevap olur.

İlişkilerde Alınıp Verilen Nedir?
Alma verme dengesini oluşturan unsurlar her ilişkide farklı olabilir. Akla çoğunlukla para gibi maddi şeyler gelse de maddi boyutu olmayan manevi şeylerin alışverişi daha yoğundur. Mesela birçok ilişkide daha çok sevdiğini, daha çok fedakarlık ettiğini düşünen bir taraf vardır.

Alma Verme Dengesinde İnsan Tipleri
İnsanların bazıları kişilik yapısı olarak almaya meyillidir. İlişkilerinde sevgi, saygı, nezaket, şefkat ya da maddi şeyleri almayı bilirler ancak verme konusunda bu kadar istekli değillerdir. Ya da neyi nasıl verecekleri konusunda bilgi ve deneyim sahibi olmadıkları için vermeyi beceremezler. Bir başka grup insan da almak konusunda yetersizdir. Bu tip özellikler genellikle çocukluktan gelen inançlar ve bilinçaltı yönlendirmeleri ile ortaya çıkar.

Bu konuda dört tip insan tipi olduğu söylenebilir. Bunlar;

Savurganlar (Sürekli vermeye çalışanlar)
Veremeyen cimriler
Almaya doymayan açgözlüler
Almakta zorlananlar
Bu grupların alma verme dengesindeki yaklaşımları çocukluk döneminde aldıkları mesajlarla ilgilidir. Mesela savurganlar ve vermekte zorlanan cimri tipler sevgi eksikliği yaşamış ve sevilmek isteyen insanlardır. Almaya doymayan açgözlüler ise her istediğine kolayca ulaşan çocukların yetişkinlik dönemlerindeki kişilik özelliği olarak karşımıza çıkar.

Elbette her gruptaki kişi kendine uygun pratiklerle eksiklerini tamamlayarak hayatında alma verme dengesini sağlayabilir.

Aşırı Telafi Mekanizması
İlişkilerde verici olan taraflar aslında kendi almak istediklerini vermeye çalışır. Mesela sevgi görmek isteyenlerde yoğun sevgi gösterileri olabilir. Almayı bilmeyen, çocuklarında bu konudaki yetileri gelişmemiş olan kişiler içlerinde biriken öfkeye karşı bir savunma mekanizması geliştirir ve farkında olmadan çok fazla verici olmaya başlar.

Mesela kendisine verilen bir hediyenin hemen daha büyük bir hediyeyle karşılığını vermeye çalışır. Bir yere davet edildiğinde hesabı ödemeye çalışır. Bir iltifat edildiğinde bile bunu kabul etmek zorlanır. Arkadaşları için kredi çekip sonunda mağdur olan tipler bu gruptan çıkar. Bu tip davranışlar aşırı telafi mekanizması olarak adlandırılır.

Aşırı telafi mekanizmasını kullanan kişiler almanın ve vermenin mutluluğunu yaşayamaz. Aslında alttan alta bir borçlu kalma korkusu yaşar. Bir taraftan borçlu kalmamak için kendini verici olmaya zorlarken bir taraftan da verici olmaktan rahatsızlık duyar. Bu rahatsızlık da içten içe kendine ve karşısındaki kişilere karşı öfke duygusu biriktirir. Bu davranışlarla aslında farkında olmadan borçlu kalmak yerine alacaklı konuma geçildiği düşünülür.

Almayı Bilmek Nedir?
Sosyal hayat içindeki ilişkilerde vermek kadar almak da gereklidir. Kişiler çocukluklarında alma konusunda sınırlandırılmışsa alma konusunda problem yaşayabilir. Mesela çocukken komşunun verdiği çikolatayı almasına izin verilmeyen bir çocuk almanın gurur kırıcı bir davranış olduğu düşüncesiyle büyür. Yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde de alıcı olmaktan kaçınır. Halbuki alma ve vermenin dengeli olduğu ilişkiler en sağlıklı olanlardır.

Bir insan sevdiği kişiye hediye aldığında onun mutluluğuyla mutluluk duyar. Ancak alınan hediyeye hemen bir karşılık veriliyorsa ya da yapılan bir iltifat usulünce kabul edilmiyorsa veren kişinin elinde o mutluluk alınmış olur. Yani almak da yerinde geldiğinde vermek kadar önemli ve yapıcıdır. Ayrıca alma konusunda direnmenin altında gizli bir kibrin ve gururun olduğu da söylenebilir. Dolayısıyla alma konusunda küçük pratikler yapılarak bu konudaki yetilerin geliştirilmesi gerekir.

Sınırsız Kaynakların Farkında Olmak
Evrendeki kaynakların sınırsız olduğunu, kaynakların paylaşıldıkça çoğaldığını, cimrilik noktasına varan biriktirme ihtiyacının faydadan çok zarar getirdiğini fark etmek gerekiyor. Tutumlu olmakla cimriliği ayırmak gerekiyor. Vermek de almak da hayatın bir parçası ve her ikisini de yerinde ve yeterince kullanmak kaliteli bir hayatın gereğidir.

Bazen ilişkilerde beklentisiz olma gereğinden bahsedilir. Ancak gerçekten de almadan vermek Allah’a mahsustur. Her insan ilişkilerinde saygı görmek, gerektiğinde ilgi görmek, maddi ve manevi paylaşım içinde olmak ister ve bu tip beklentiler olabilir. Önemli olan her iki tarafında bu tip ihtiyaçlarının olduğunu bilerek alma verme dengesini oluşturmaktır. Gerçekten de evrendeki kaynaklar sınırsızdır. Vermekle bitmeyen kaynaklar almakla da bitmez.

Alma Verme Dengesi Bozulursa Ne olur?
Kişinin kendi hayatında ve ilişkilerinde alma verme dengesini kuramaması her şeyden önce kendi içinde öfke ve mutsuzluk yaşamasına neden olur. Verici olduğu düşüncesiyle gereğinden fazla vermeye çalışan insanlar bir noktadan sonra vermekten de mutlu olamaz hale gelir. Çok fazla alıcı olan kişiler de benzer şekilde tatminsizlik ve mutsuzluk yaşar.

Dengenin bozulmasıyla ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlar şunlar olabilir:

İlişkilerde hayal kırıklıkları yaşanır, insanlara ve hayata güven azalır
Verilen emek ve maddi değerlerin sömürülür ya da sömürüldüğüne yönelik duygular oluşur
Genel olarak bereketin azalır, kıtlık bilinci ortaya çıkar
İlişkilerde tükenmişlik, yorgunluk ve bıkkınlık hissi ortaya çıkar
İlişkiler bitebilir, dostluk ve arkadaşlıklar bozulabilir
Depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar baş gösterebilir
Her ilişkinin kendi içinde dinamikleri vardır. Sevgi ve diğer güzellikler doğru şekilde paylaşıldıkça ilişkiler güçlenir ve uzun ömürlü olur.
İlkiz isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla
Cevapla

Sosyal Ağlarda Paylaş


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evde spor yaparak kilo verme en iyi kilo verme yöntemidir. Tomris Kilo Vermek İstiyorum 0 11 Mart 2020 00:07
Satrançta geçerken alma kuralı nedir? Tomris Oyun Dünyası 0 23 Şubat 2020 11:45
Esir Alma ve Verme Hesnâ Anne ve Çocuk 0 04 Aralık 2019 13:41
Esir Alma ve Verme Oyunu Asrevya Okul Öncesi Eğitim 0 08 Ağustos 2018 05:06
Bütünsel sağlık ve sağlıklı yaş alma nedir ,nasıl sağlanır? Arthur Sağlıklı Beslenme 0 22 Temmuz 2018 15:25


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:48.

Ataşehir boya ustası


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Pubg Mobile Satılık Hesap - Forum Sitesi - smm panel
Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.