Şair. 1 Ocak 1956, Balıkesir doğumlu. Ortaöğrenimini memleketinde tamamladı (1973). İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1979) mezunu. Kısa bir süre avukatlık yaptıktan sonra çeşitli dergi ve gazetelerde teknik sekreter, düzeltmen ve redaktör olarak çalıştı. Şiirleri 1977’den itibaren Türkiye Yazıları, Sanat Emeği (yayın yönetmeni, 1978) dergilerinde yayımlandı. Cumhuriyet gazetesinde 1996 yılından itibaren haftalık yazılar yazdı. Uzun yıllar Adam Yayınlarında çalıştı, Memet Fuat’ın ölümünden sonra Adam Sanat dergisinin genel yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Adam yayınlarından ayrıldıktan sonra Sözcükler dergisini çıkardı.

İlk kitabı olan Karda Işıltılar ile 1981 Akademi Şiir Başarı Ödülünü Murathan Mungan ve Ozan Telli’yle paylaştı. Sevgi Bağları’yla 1999 Behçet Necatigil ve Halkevi Şiir Ödüllerini, Dip Sevgi adlı kitabıyla, 2002 Behçet Aysan Şiir Ödülünü, Kumral Gökkuşağı adlı kitabıyla 2003 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü kazandı.

“Turgay Fişekçi, uzun süredir ilgiyle izlediğim bir ozan, deneme yazarı. Ramis Dara’nın onun hakkında: ‘Fişekçi de büyük öykücü Sait Faik gibi insan sevgisinin temel olduğu kanısındadır: Bir insana ulaşmak içindi her şey.’ dediği gibi; temelinde insan sevgisinden çıkış alan, doğayı özümlemiş, bulunduğu yöreleri, yakın komşularımızı, yaşadığı yakın çevreyi gerek şiirlerinde, gerek denemelerinde konuşur gibi yalın ve bizden bir dille büyük bir alçakgönüllülükle dile getirmiş bir tatlı diller ozanı, kadife yumuşaklığında bir deneme ustası.” (Hüseyin Peker)

“Turgay Fişekçi, bugüne kadar yayımladığı şiir kitaplarıyla kentsel insanın bireysel duygularından, yalnızlığından, özlemlerinden söz etti. Fakat bu çizgiyi toplumsal bir odaktan geçirerek, insanların ortak paydasını yakalayarak... Kendisinin ve ülkemizin sorunlarını bir potada eriterek, insanların genel-geçer durumlarına çözümler arayarak...” (Timuçin Özyürekli)

“Kendi payıma, Fişekçi’nin şiirlerini hep severek okumuş, ama itiraf etmeliyim ki zaman zaman daha (da) iyi olabileceklerini de düşünmüşümdür. Gene Memet Fuat, Fişekçi’nin az yazdığını söylüyor. Bence sorun, tam tersine, çok yazması. Kendini şiiri gerçekten yakaladığı anlara sınırlayıp daha az yazsa, yukarıda açıkladığım nedenlerden belki Türk şiiri içinde gene yeterince saygı görmeyecek, ama olabileceğini çok açık bir şekilde gösterdiği, gerçekten de ince şairi de olacak.” (Şavkar Altınel)


Şiirleri : http://www.forumdenizi.com/ask-siir-...-siirleri.html