Forum Düzeni
Serbest Kürsü
Burada her şey serbest, forumda kategorisi olmayan paylaşımlarınızı yapabilirsiniz.
Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree18Beğeni(ler)

  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold

Standart PEDOFİLİ / (Çocuk istismarı) tartışmaları

05 August 2019
# 1
BATI'da çocuklarla seks OLMASIN diye bir dert YOk. Çocukluk nerede başlar diye bir tartışma var. ABD'li bazı yapılar 8 yaşı hedefleseler de genellikle Avrupalılar 12-14 yaş üstünü SERBEST cinsellik yaşı kabul ediyorlar.

PEDOFİLiler bunlara itiraz eder ve "8 yaş veya 12-14 yaş altına cinselliği yasaklamak "İnsan Haklarına" aykırıdır" derler.
Pedofiller "0" SIFIR yaştan itibaren ÖZGÜR seksi savunurlar.
İstanbul Sözleşmesine de bu şekilde "0" yaş altı kızlar KADINdır diye girdi zaten.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin yüce mucidi büyük deha(!) Seksolog Alfred Kinsey’in "bir çocuğun, kültürel şartlanma dışında genital organlarına dokunulmasından ya da seksüel ilişkilerde bulunmaktan rahatsızlık duymak zorunda olduğuna dair hiçbir sebep görünmemektedir"

ve "tecavüz kolayca unutulabilir" diyerek "0" yaşa kadar özgürlüğü savunur zaten.

Sorun İslamda çıkıyor. İslam ergenlerin Nikahsız birlikteliğine karşı çıktığı gibi, Buluğa ermemiş çocukların ister nikahlı ister nikahsız Cinselliğine kesinlikle HARAM diyor.

yani 8-12 yaş altı çocukların KADIN olduklarına itiraz ediyor. İslam'a olan saldırı çocuk cinselliğini savunmasından değil büluğa ermeyen çocuklara kesin yasak koyarken buluğa erenlere de nikah şartı koymasından.

Bizim dangalaklar sanki Avrupa Çocuk seksine karşı çıkıyor da biz Müslümanlar bunu serbest bırakmak için çırpınıyoruz zannediyorlar.

Muhafazakar Modernist Kafa bunları anlayabilecek durumda değil. Okuyup zahmete girmeyi de sevmiyor. Ama İşkembe-i Kübrası geniş, kolay sallıyor.

(Çirkin konular ama yapacak bişi yok. Onlar saldırırken hiç bir sınır tanımıyorlar, biz savunurken "ayıp" oluyor bu meseleler. Birileri ateşi tutmak zorunda.)

A. H. Ç
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 2
Ve ek olarak bunu da eklemek istiyorum
Üyelik tarihi: 17 July 2018
Nereden: Tel'aran'rhiod
Mesajlar: 6.699
Konular: 883
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 664 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 73 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 2144
Verilen Beğeni: 1250
Nereden: Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu: Yok
Burç: Boga
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 51
Farkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond reputeFarkedmez has a reputation beyond repute
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 3
Batılılar amerikalılar 8-12-14 yaşları normal buluyor denilmesi tamamen yanlış bir şey. Pedofili ile onlar daha çok müdahale ediyor ne biz ne de diğer islam ülkeleri bununla mücadelet etmezken onlar ediyor. he seks'te bizimle ilgili farklı düşünceleri ve kültürleri var doğal karşılıyorlar. pedofili olanlara kaç yaşında derseniz diyin karşı çıkar. unutmadık sevgilisinin 17 aylık bebeğine yanında tecavüz edip öldüreni. bunlar hastalıklı insan müsveddeleri

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 4
Rorschach Nickli Üyeden Alıntı
Batılılar amerikalılar 8-12-14 yaşları normal buluyor denilmesi tamamen yanlış bir şey. Pedofili ile onlar daha çok müdahale ediyor ne biz ne de diğer islam ülkeleri bununla mücadelet etmezken onlar ediyor. he seks'te bizimle ilgili farklı düşünceleri ve kültürleri var doğal karşılıyorlar. pedofili olanlara kaç yaşında derseniz diyin karşı çıkar. unutmadık sevgilisinin 17 aylık bebeğine yanında tecavüz edip öldüreni. bunlar hastalıklı insan müsveddeleri
Usta dilipakın avrupa istatiklerini yayınladığı bir yazısı vardı. Onu bulup atayım buraya...

Maalesef bugüne kadar yüzlerce batılı paradignaya dair okuduklarım, batılıların ağzından yazılanlar bu tezleri destekliyor...
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 5
Avrupa’nın pek çok ülkesinde aile dışında, babasız dünyaya gelen çocuk oranları %60’ların üzerine çıktı (İzlanda %70, Bulgaristan %59, Fransa %65) Aile içi şiddetin en çok rastlandığı ülkelerin başında %52 ile Danimarka, %47 ile İsveç ve Finlandiya, %44’le Fransa geliyor. İsveç’in dünyanın en yüksek tecavüz oranına sahip ülke olmasını eleştiren İngiltere Bağımsızlık Partisinin eski lideri Nigel Farage, İsveç kenti Malmö’yü “tecavüz başkenti” olarak isimlendirdi. Ve “Doğu Avrupa’da 15 yaş üstü kızların %70’i şiddet veya cinsel tacize uğruyor” dedi. AB’ye bağlı ülkelerde ortalama her 20 kadından 1’i tecavüze uğruyor, her üç kadından biri, 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. AB’de her yıl 15 yaş altı yaklaşık bin çocuk cinayete kurban gidiyor. Her 7 dakikada, bir genç şiddet sonucu öldürülüyor. Aynı şekilde tüm dünyadaki çocuk istismarı görüntülerinin neredeyse yarısı Hollanda sitelerinden, %60’ı Avrupa’dan internete yükleniyor. IWF, Hollanda’nın “çocuk istismarı için suç cenneti” haline geldiği uyarısında bulunuyor. Bugün batıda 5 kişilik bir ailede en az bir kişi uyuşturucu kullanıyor ya da alkolik. Beş kişilik bir ailede en az bir kişi lezbiyen, homoseksüel, biseksüel ve ensest ilişkiye kadar varan sapkınlık içinde. Beş kişide bir kişi psikolojik destek almadan kendini yönetemiyor. Beş kişilik bir ailede en az bir kişi en az bir defa intihar teşebbüsünde bulunmuş...


Abdurrahman Dilipak


Maalesef bu istatistikler doğru...

İnsan batı ve doğu demeksizin insandır. Ama bşze doğu kötü, tecavüz ve şiddet ile pedofilli diye algı oluştran batıya karşı bir ses yükseltmedir...
Neoma bunu beğendin
Üyelik tarihi: 30 July 2018
Mesajlar: 1.265
Konular: 23
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 55 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 43 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 253
Verilen Beğeni: 174
İlişki Durumu: Yok
Burç: Koc
Takım: Besiktas
Rep Gücü: 11
Roman has a spectacular aura aboutRoman has a spectacular aura about
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 6
Başlığa göre yorumlayacak olursam,

Böyle mide bulandırıcı bi konuyu kim savunup onaylıyorsa,İşliyorsa ve hatta hayalinden geçiriyorsa muhakak öldürülmelidir.
İnsanlık için böyle birinin yaşaması zarardır.

Çocuktan bahsediyoruz çocuk..

Ki rızası dışında yetişkin birine, hatta hayvanlara bile tecavüz etmenin cezası idam olmalı.
Cansız nesnelere (damacana vs.) bunları saymıyorum bile ..
Toplumdan uzaklaştırılmalı idam edilmelidir.

İslam konusuna ise değinmeyeceğim. Benim görüşlerim farklı.
Tartışma çıkar konu uzar gider.
Melodram and İlkiz bunu beğendi

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Üyelik tarihi: 02 August 2018
Mesajlar: 3.659
Konular: 11
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 485 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 82 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 1802
Verilen Beğeni: 1230
Rep Gücü: 27
Melodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant futureMelodram has a brilliant future
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 7
Öncelikle pedofilinin parantez içindeki anlamı ''çocuk seksi'' olamaz, böyle bir kavram nereden çıkmış ki? Pedofili yetişkin bireylerin cinsel olarak çocuklara ilgi duyması, çocukları taciz etmesi, çocuklara tecavüz etmesi, kısaca çocuk istismarıdır. Sapkınlıktır. Lütfen o parantez içi değişilsin. Seks karşılıklı kabul ile olan bir şeydir.

Bu kadar hassas konuları ele alırken Batı'daki bize oranla daha rahat bir cinsel hayatın olmasından yola çıkıp pedofiliyi de destekliyorlar algısı yaratılması çok gereksiz ve çirkin. Pedofilinin savunulacak bir tarafı olmadığı gibi, tedavi edilmesi gereken bir hastalıklı ruh halidir aynı zamanda. Tüm dünyanın sorunu olan bir şeyi, bir tarafa yıkmak maalesef sorunu çözmüyor.
Batı'da bu konuda birçok önlem alınmaya çalışılıyor, sadece Batı değil dünyanın birçok yerinde mücadelesi verilen bir konu ama Türkiye gerçeklerine de döndüğümüzde adı lazım olmayan bir vakıfta çocuklara tecavüz edilmesinin bile aklandığı ülkede kalkıp da başka ülkeleri kötülemeye çalışmak, kör olmaktan başka bir şey değil. Bizim ülkemizde bu olayların açığa çıkmasından sonra bir bakan, üstelik görece daha naif olmasını beklediğimiz kadın bir bakan, çıkıp ''bir kereden bir şey olmaz'' anlamına gelecek cümleler kurmuştur. Yani biz önce kendi içimizdeki olayları doğru değerlendirmeli ve önlem anlamayı denemeliyiz. Haberlerde sürekli gördüğümüz bebeklerine tecavüz eden babalar, amcalar, dayılar, abiler... hiç bitmeyecek yoksa. Yanlış yerlere takıldığımız için bitmeyecek. Adaletimiz bu konuda yeteri kadar caydırıcı olmadığı için, bu sapkın kafalara gerekli ruhsal süreçler uygulanmadığı için devam edecek. O yüzden tüm dünyanın sorunu olan bir konu için Avrupa'da şöyle destekleniyor da biz de yasaklar konuyor falan denmemeli, görünüş hiç de öyle değil çünkü.

Pedofiliyi tartışırken de cinsel birliktelik konularına girmek ne derece doğru bilmiyorum ama cinsellikle ilgili belli bir olgunluğa ve bilgiye erişilmesi gerektiği taraftarıyım, erken ya da geç gibi bir kavrama indirgemek yerine, bunu tartışmak yerine bu konuyu daha çok konuşmalı ve bilgilendirmeliyiz. İnsanların kendilerini ve birbirilerini tanımalarının günah olmadığını öğretmeliyiz.
Yani kendi adımıza bizim çok yolumuz var, hiçbir şey anlatmadan her şeyi bekleyen bir yapımız var ne yazık ki.

*
Bu arada Dilipak'ın attığın istatistiklerini kontrol etmedim @Masaru, oranların bu kadar yüksek olup olmadığına bakmak gerekiyor zira kendisinin yazdığı her şey çöp geldiğinden okumayı tercih etmem, ki yazının sonundaki 5 kişilik bir ailede en az bir kişi lezbiyen, biseksüel vs vs demesi ve bunu sapkınlık olarak nitelendirmesi ne kadar gereksiz konuştuğunu gösteriyor. Ensest ilişki bir sorundur ama lezbiyen olmak, gay olmak, trans birey olmak bunlar bir sapkınlık değildir. O kadar istatistiği böyle saçma bitirmesine şaşırmadım ama keşke bitirmeseymiş.
İnsan bütünüyle insandır; diliyle, diniyle, ırkıyla-ki ırk olduğuna da inanmam-, cinsel yönelimleriyle, doğdukları yerle her şeyiyle insandır. Suçlamakla zaman öldürmek yerine, o zamanımızı çözümlere ayırmamız dileğiyle.
Konu Melodram tarafından (05 August 2019 Saat 18:24 ) değiştirilmiştir.
Roman, Dolunay, İlkiz ve 1 diğer(leri) bunu beğendi

Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir.
-hermann hesse-
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: PEDOFİLİ (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 8
Yazınında ve dilipakın amacıda çözüm odaklı bakmak gererktiğindedir. Batının yarattığı algı islam ülkeleri ve doğu
Dilipakın versiği istatiki bilgileri geçen inceledim. Size göre çöp bana adaletir. Buna rağmen tüm istatistikleri inceledim. Her aileden kastıda genel nufusu bölüp ailesel nufusa oranlamadır. Oda kendi tesbiti olmayıp istatiksel veridir.

Başlık benim tercihim. İkisinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğinin farkındayım ama konu grneli kapsadığından özel olarak onunda konuşulacağına dair bir anti parantezdir.

Ensar vakfına gelince, bugüne dek bir çok kurumda sapık, çocuk istismarcısı, tecavüzcü yakalandı ve örtbas edildi. Yada gündemleştirilmedi... Ben yıllarca ceza evi yatmış biri olarak bunun en canlı tanığıyım. Bir kişinşn hatasını, tüm kuruma mal edemezssiniz. Bir tane öğretmen sapıksa bunu milli eğitim camiasına mal edemezssiniz. Ensar vakfının bu açıdan hataları var. Gerekli denetim mekanizmalarını çalıştırmamak baştadır. Lakin yüzde 90 tanıdığım beraber faaliyet yürüttüğüm o insanların tamamını zan altında bırakmak adilce değildir.
Medyanın yarattığı algıya köle olmamak gerek...

Özellikle değinmek istediğimi zaten konunun sonunda dile getirmiştim. İnsan heryerde insandır, suçta her yerde suçtur...
Pedofilli yada çocuk istismarı batıda yokmuş gibi bir algı ve bunun tamamını gelişmemiş ülkelere suçu atmak yanlış ve dezenfarmasyondur...
Yazı devam edecektir. Dolayısı ile yapılacak alıntılar istatiksel bilgiler bunun sadece ülkemiz, doğu, güney ve kuzeyin bir sorunu olmadığı, sorunun tüm bir toplumda mrvcut olduğudur...

Ben lezbiyenlik, trans, gay vs vs ilişkilere sizin gşbş yaklaşmıyorum. Bunlarında pedofillilik gibi bşr hastalık olduğunu ve tedaviye ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum. Aynı zamandada bana göre sapkınlıktır. Ben asla bu u hoş göremem. Normal karşılayacak bir zihin yapım yok.
Olayın sex ticareti başka bşr boyut, buna hiç değinmek bile istemiyorum...

Saygılarımla...
Üyelik tarihi: 16 January 2018
Mesajlar: 4.975
Konular: 215
Cinsiyet:Bay
Seslenenler: 244 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 48 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 818
Verilen Beğeni: 109
İlişki Durumu: Uzak durun yeter...
Burç: Akrep
Takım: Turkiye
Rep Gücü: 21
Qasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to beholdQasem is a splendid one to behold
Standart Cevap: PEDOFİLİ / (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
# 9
Çocuk İstismarını Önlemede Hepimize Sorumluluklar Düşüyor'

Adli Tıp Uzmanı ve çocuk hakları savunucusu Prof. Oğuz Polat'a göre, çocuğa yönelik cinsel taciz sorununda herkesin yapması gerekenler var.



29 Mart 2016

RÖP: AYŞE KARABAT / AL JAZEERA

*

Adli Tıp Uzmanı, çocuk hakları savunucusu ve çocuk istismarı konusundaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Oğuz Polat’a göre, dünyada da Türkiye’de de, çocuğa yönelik cinsel istismarda bir artış var. Bu, farkındalık arttığı için olan bir artış değil üstelik, olay sayısında artış var.

Polat’a göre, çocuğa yönelik cinsel tacizde artış varken, hepimizin, anne babaların, eğitmenlerin, toplumun, siyasetin yapması gereken bir çok şey var. Mesela çocukları dokunarak sevme yaklaşımımızı biraz azaltmak zorundayız. Polat, "Doğru dokunuşla yanlış dokunuşu çocuğa bırakma sorumluluğu çok kabul edilebilir bir durum değil" diyor.*

"Çocuğu koruyamıyorsak, paranoyak olacağız" diyen Polat’a göre, çok basit önemlerle bile, örneğin, daha iyi ışıklandırma yaparak, tehlikede olduğunu hisseden çocuğun kapısını çalabileceği güvenli noktalar kurarak, çocukları eğiterek, önleyici yöntemlere başvurabilir.

Ancak, Türkiye’de bu konuyla ilgili birimler arasında işbirliği yok, kurumları birey haklarının önünde gören bir tutum var, mağdur çocukla nasıl iletişim kuracağını bilen uzman sayısı sınırlı.

Fakat Polat’a göre her şeyden önce, çocuğu hakları olan bir birey olarak kabul ederek, yalnızca kendi çocuklarımıza değil, bütün çocuklara sahip çıkarak ve çocukların haklarını onlara öğreterek bu sorunu çözme konusunda adım atabiliriz.

"Pedofillerin gizli kalma oranı çok yüksek"

Çocuğun cinsel istismarı nedir, ille de dokunarak mı olması gerekir?

Çocuğa cinsel obje olarak yaklaşmanın her türlüsü cinsel istismardır. Büyüğe ses çıkartılmaz gibi kavramların daha ön planda olduğu ya da kurumların bireylerden daha önemli olduğu toplumlarda daha çok görülüyor çünkü ortaya çıkma ihtimalinin daha az olduğunu düşünen saldırgan daha cesur olabiliyor.

Toplumlara ve kültürlere göre çocuğa yönelik cinsel tacizin tanımı değişir mi?*

Değişmez. Çünkü buradaki temel tanım çocuğa cinsel obje gibi bakmaktan geçiyor. Bu bakışla olur, laf atmayla olur, dokunuşla olur, ırza geçmeye kadar gider. Tabii fiziksel zararlarından daha çok yarattığı ruhsal travmaların tedavi edilebilirlik oranı çok düşük olduğu için bu büyük sıkıntı. Çocuk bunu yıllarca yanında taşır. Özellikle pedofili olgularında. Pedofili çocuğa karşı dürtü boyutunda önüne geçilemeyen bir biçimde birlikte olma isteği taşıyan kişilerin yarattığı istismarlar. Neden daha tehlikeli? Pedofiller toplumda saygın yeri olan kariyerli insanlar arasından çıktığı için çok fazla saptayabilmek mümkün olmuyor. Çocuğu tehdit ettiği için suskunluk ortamı oluyor. Gizli kalma oranları çok yüksek oluyor.

Bizim kültürümüzde çocuğu mıncıklayarak sevmek var. Yolda gördüğümüz çocuktan makas alırız, dokunuruz. Böyle bir kültürde taciz nerede başlar?*

Tek bir kriter var. Kötü model oluşturma davranışlarını biraz daha dışlayarak, her türlü davranışta kasıt önemli. Kucağınıza alabilirsiniz, bu çocuğu sevme yaklaşımı ise sorun yoktur ama biz anne babalara diyoruz ki "Ne olursa olsun çocuğunuz tanımadığı birisine, hatta tanıdığı biri bile olsa, belli şeylerin yapılmasına izin vermesin. Bunu öğretin" diyoruz. Özellikle diyoruz ki "Mayo ile kapattığın yerleri ellemesine izin verme". Sizin kast ettiğiniz günlük yaşam içinde fiziksel temas. Fiziksel temas bugünün koşullarda potansiyel tehlike gibi öğretilmesi gereken bir şey haline gelmek zorunda. O kültürel yaklaşımımızı, dokunarak sevme yaklaşımımızı biraz azaltmamız gerekiyor. Çünkü doğru dokunuşla yanlış dokunuşu çocuğa bırakma sorumluluğu çok kabul edilebilir bir durum değil.*

"Olaylarda artış var"

Tam da bunu soracaktım. Çocuk, doğru dokunuşu, yanlış dokunuşu nasıl bilecek?

Ayırt edemeyeceği için bir kere bunlardan vazgeçmek gerek biraz. Kültürel Akdenizli tavrımızın biraz daha farklılaşma mecburiyeti doğuyor. Çünkü dünyada da var, bizde de öyle olaylarda artış var. Bu artış farkındalık ortaya çıktığı için artıştan kaynaklanan artış değil, gerçekten artış var. Olaylarda artış, her yerde var. Türkiye'de daha fazla vak'a yaşanmaya başladı.

Neden?

Bunu çok fazla boyutta herkes tartışıyor. Sosyolojik boyutta acaba normal olarak kabul edilen şeyler artık anlam ifade etmiyor mu, hep uçları mı arıyorlar, hep "daha, daha, daha" şeklinde bir yere gitme amacı mı, bu da tartışılıyor. Net bir şey söylemek mümkün değil. Şiddetin neden yaşandığı yıllarca tartışıldı. "Şiddet davranışta da vardır" dendi, dünya bunu kabul etti, tamam. Ama "Niye olaylarda artış var?" sorusunun cevabı net olarak yok ortada. Kollektif şiddeti çok yaşıyoruz. Savaşlar mesela. Kollektif şiddet olunca bireysel şiddet de artıyor. Bireysel şiddetin arttığı yerde, cinsel şiddet de, duygusal şiddet de artıyor. Bunların hepsi de birbirini tetikliyor.

Adalet Bakanlığı verilerine göre 2014’te Türkiye’de 40 bin "çocuğa taciz davası" açılmış. Bu dünya verileriyle karşılaştırıldığında çok mu?

[https://www-aljazeera-com-tr]Yaklaşık 30 milyon çocuk var. Bunun içinde 40 bin vak'a buzdağının görünen yüzüdür yalnızca. Türkiye’deki sistem halen şunu getirmiyor: "Ben mağdurum nereye başvuracağım? Çocuğum bilmiyorum. Yurttaşım, böyle bir şey gördüm kime bildireyim? Bunu bilmiyorum."

Diğer ülkeler dediğinizde, eğer İskandinav ülkelerini konuşuyorsak, yani birey haklarının kurumların önüne geçmediği, çok değerli olduğu ülkeleri konuşuyorsak, Türkiye’deki vak'a sayısı daha fazla. Ama işte Afrika’ya doğru gidiyorsak, orada görülen vak'a sayısı çok daha fazla. Bireylerin haklarının önemsendiği ülkelerde bu sayı her zaman düşük.

Çocuklara yönelik cinsel istismar ile baş edebilmek için etkili yöntemler geliştirmiş ülkelerde ne var, ve bizde ne yok?

Çocuk Hakları Sözleşmesi diye bir şey var. İlk imzalayan ülkelerden biri de biziz ama bu sözleşmenin yerine getirme konusunda ne yapmışız bunu tartışmak lâzım. Diyor ki sözleşme, "Çocuk bir bireydir, çocuğun yüksek yararı en önemli konudur." En basitinden, istismara uğramış çocuk geldiğinde kişisel haklarını ne kadar koruyabiliyoruz? "Ben mağdurum, zaten saldırıya uğramışım. Üstüne hakkımı arama aşamasına geldiğinde bir daha saldırıya uğrayacağım bu sefer damgalanmış olacağım." Bununla ilgili hiç bir şey yapmıyoruz. Çok çabuk yayın yasağı koyuyoruz bir çok konuda. Ama bu konuda yayın yasağı koyduğumuzda iş işten geçmiş oluyor. Bunu kamuoyu ile paylaşmak lâzım mı, evet lâzım ki insanlar bilsinler, yoksa Karaman’ı kimse duymazdı. Ama bunu yaparken o çocukların kim olduğunu herkesin bilmesi gerekmiyor. Bir kere bunu çözmek gerek her şeyden önce. Çocuğun yüksek yararı adına davranmak gerek.

İkincisi, bu multi-disipliner bir iş. Tek başına sağlıkçı, tek başına polis, tek başına mahkeme çözemez. Ama birlikte çalışma kültürümüz olmadığı için onu yapamıyoruz. Bu birinci boyut. Hız da önemli. Ne kadar hızlıysanız o kadar az travma ortaya çıkıyor ama biz hiç hızlı değiliz. 183 var ama onu duyurmayı bilmiyoruz. 911 herkes bilir. ABD, başınıza bela gelince nereyi ararsınız? 911. Türkiye’de nereyi ararsınız? Bilinmiyor. 183’ü aradınız, ne kadar cevap veriyor? Performansını mutlaka daha farklı yönlendirmek gerek. Eskiden mesai saatleri içinde çalışan çağrı alan bir yerdi. Şimdi 7-24 çalışıyor ama vak'aya ulaşmakta hız önemli. Şiddet mağduru ilk anda haber veriyor ama sonra şiddet devam edecek, "Dur bakalım gidelim, yazışmalar olsun" derseniz, vak'ayı kaybedersiniz.

Öyle mi çalışıyor?

Evet. Aradınız 10 dakika sonra bir polis gelmiyor. Gelişmiş ülkelerde 8 dakika. Bizimki yaklaşık ertesi gün. O da sosyal hizmetlerle yazışıyor, onlar emniyetle aralarında karar veriyorlar, "Sen git, ben gideyim." Burada polisi suçlamıyorum ama öncelik meselesi bu. Kimse bunları tartışmıyor ama polisin o vak'aya giderken aracının benzin için ödeneği var mı? Bunları da tartışmak gerek. Herkes, "Ben yapmadıysam masumum" diyor. Ama hiç birimiz masum değiliz. Yani bence bizim toplum olarak ilk aşmamız gereken şey bu. Çocuğun söylemesini teşvik edeceğiz. Çocuğa dedik ki söyle. Sonra ne olacak? Bilmem... Polise giderim. Herkesin bilmesi gerek. Bu da kamu spotuyla olacak şey değil. Çağdaş yöntemlerin hepsini kullanmak gerek. Çağdaş pazarlama yöntemlerini seçim zamanı öğreniyoruz. Ama bu siyaset üstü bir konu. Hepimizin derdi. Sadece benim çocuğumun başına geldiğinde derdim olacaksa, yarın öbür gün bildiğimiz birinin de başına gelmiş olur bu. Bunun farkında olmak gerek.

"Böyle bir şey yaşıyorsa çocuk doğru söyler"*

Bir de, "Çocuğun hayal dünyası, fazla mı geniş acaba?" benzeri yaklaşımları nasıl aşacağız?

Burada iki şey konuşmak lâzım. Bir tanesi bu konu uzmanlık gerektiren bir konu. Bir çocuğun böyle bir şeyi anlatabilmesini sağlamak bile bir uzmanlık gerektirir. O uzmanlık konusunda eğitim almış kaç kişi var? Sayıyla sayarsınız. İstismara uğramış çocukla iletişim yöntemlerini anlatan kurslar düzenliyoruz. Her kursta rakamları aşıyoruz, buna rağmen talep çok, ama yetişemiyorsunuz. Çünkü bu formal eğitimde verilen bir şey değil. Çocuk istismarı dersi bile Tıp Fakültelerine yeni girdi. Hukuk Fakültelerinde kısmen anlatılmakta. Halbuki, sosyolojide, psikolojide anlatılması mecburi bir derstir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından şiddet bir hastalık olarak kabul edilmiştir artık. Yani demek ki, biz bunu sosyal bir olay görme durumunda değiliz. O yüzden bir kere bilgisizliğimiz çok yüksek. Bu konuda çalışacak hukukçular, sağlıkçılar, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları gibi meslek gruplarında formal eğitimlerinde buna yer vermediğimiz için inanılmaz bir bilgi eksikliği ve ne yapacağını bilmeyen uzman kişiler var.

İkincisi de dünya bunu tartışmış, çocuk uydurur, doğru söylemez ama gelinen nokta şu ki, çocuk doğru söyler. Böyle bir şey yaşıyorsa çocuk doğru söyler. Sadece son dönemlerde yaşın da ilerlemesiyle daha adolesana (ergenliğe) yakın yaşlarda, karşısındakine kızdığında çarpıtma yapabilir ama uzman bir kişinin bunu atlama boyutu çok yok. Bunun bir sürü kriteri var. O kriterlere uygun yaklaşıldığında doğru mu, yalan mı anlarsınız.

"Çocuğa yönelik cinsel istismar, bütün kesimlerin sorunu"

Öğretmenlerin fail olduğu çocuğa yönelik cinsel istismar konusunda çok fazla haber okumaya başladık. Bu artık gizlenmiyor mu, yoksa artış mı var? Okul, diğer ülkelerde de istismarın olma mekânlarından biri mi?

Tabii. Kurumlar her zaman için bu tip vak'aların en çok görüldüğü mekanların başında geliyor. Öğretmenler, din kurumları, servis sürücüleri, oyun antrenörleri, koçlar, sporcu antrenörleri... Bunlar çocuklara daha kolay yaklaşabilen meslek grupları. Pedofil dediğimiz bir olay bu. Çocuğa cinsel dürtü arzusu yaşayan, taşıyan ve bunu önlemeyen kişiden söz ediyoruz. Parafilik bir durum.

O nedir?

Hastalık ama kullanmayı hiç sevmiyorum, "Hastalıksa suç değildir" yaklaşımı var çünkü. Ama yapılan araştırmalar gösteriyor ki polis varken hiç bir parafili suç işlemiyor. O yüzden bu bir suç. Pedofiller hedef seçiyorlar. Her çocukla birlikte olmak demek değil. Çocuk seçiyorlar, onunla ilişkiye girmek için adım adım çalışıyorlar. Tabii bu kişilerin de seçtikleri ilk şey çocuklarla birlikte olabilecekleri ve otoritelerini kullanabilecekleri ortamlar.

Çocuğa yönelik cinsel istismar belli bir sosyo-ekonomik sınıfın sorunu mu?

Bütün kesimlerin sorunu. Herkeste gözükebilir. Pedofil dediğimiz olayların saldırganlarının çoğunun sosyo-ekonomik düzeyi yüksek, kariyerli kişiler arasından çıktığını da unutmazsak, belli bir kesimde değil tüm toplumun bir problemi olduğunu görürüz. Cinsiyet ayrımcılığı, toplumsal statü, birey olabilme, kurumların ön planda olması gibi mikro faktörlerden söz edilebilir. Mahkemeye gidince "Gece 11'de sokakta olmasaydın o zaman" diyorsa mahkeme, burada yanlışlık var. "Yaşamını kısıtla ki tehlikeye girme" gibi bir çözüm olamaz. O yüzden bizim yaklaşımlarımızda cinsiyet ayrımcılığı, damgalama gibi şeylerin ortadan kalkması lazım. Uzun ince bir yol bu ama toplumun eğitilmesi gerek önleme için. Koruma için kanunlar lâzım ve çabuk davranmak lâzım. Önleme ve koruma iki farklı olgu ama ikisi içinde yapılacak çok şey var.

"Erkek çocuk bir saldırı yaşadığında anlatmak istemiyor"

Kadınlar da çocuğa yönelik cinsel tacizde bulunur, değil mi?

Ağırlıklı olarak erkekler yapıyor. Kadınların yaptığı tacizlerde erkek çocuk ilk tercih oluyor. Erkek çocuklarda saklama oranı çok daha yüksek. Zaten dünyada çocuğa yönelik cinsel tacizin ortaya çıkma oranı yüzde 18. Türkiye de yüzde 10’lara düşüyor. Erkek çocuklarda yüzde 5. Erkek çocuk bir saldırı yaşadığında anlatmak istemiyor, "Damgalanırım, erkeklik imajım sarsılır" diye.

Ne yapacağız? Çocuğu okula gönderiyoruz ama başına bir şey gelecek mi? Ya da geçenlerde komşu çocuğu severken fazla mı mıncıkladı, acaba niyeti ne? Nasıl baş edeceğiz bununla?

Amerika bunun paranoyasını yaşıyor. Ama gerçekten de tehlikeli bir dünya. Çocuğu koruyamıyorsak paranoyak olacağız. Ama dünya ne yapıyor, çeşitli önlemler alıyor. İngiltere’de mesela ‘safe point’ (güvenli nokta) var. Kim olduğu bilinen, herkesin tanıdığı, güvenlikli evler. Büyük işaretler var o evlerde. Çocuk yolda giderken tehlike hissettiği anda o kapıyı çalabiliyor. Işıklandırma çok basit bir şey. Işıklandırmayla suç arasında ilişki olup olmadığı araştırılmış. Işıklandırma ile suç oranının yüzde 70 azaldığı bulunmuş. Çok basit şeylerden söz ediyoruz. Ama her şeyden önce caydırıcılık. Bu suçu işleyecek insan bir kere daha düşünecek. "Bir kurumu karalamamalı" diye demeçler verilirse herkes yapmaya devam eder. Çünkü kurumu korumaya doğru giderken, kişileri aklamak değil ama bir yerde korumaya alıyorsunuz. Öyle olmalı ki bu suç varsa, "Bunu işlersem, 150 yıl yatarım" derse ancak suç işlemeyebilir.*

Bu konuda çocuklarımızı ne kadar eğitiyoruz ya da eğitemiyoruz?

Formal eğitimlerinde yok. Bazı okullar kendi girişimleriyle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Üniversitelerde cinsel taviz ofisi vardır. Öğrenci başına bir şey gelince gider oraya şikayetçi olur. Ama Türkiye’de bir tane bile yok. Bu önemlidir. Okulların da yaklaşımları önemli. Mesela Kayseri’deki örnekte okul örtbas ediyor, okulun adı çıkmasın diye. Bizim bireylerimizi ön plana almaya çalışmamız lâzım. Kurumları koruma kaygısı bize yanlış yaptırıyor. Türk toplumunda ensest varsa herkes yapıyor değil, ama yokmuş gibi davranamayız. Buraları geçmek lâzım.

Milli Eğitim Bakanlığı'na düşen nedir bu konuda?

Çocuk hakları öğretecek, birey olduğunu öğretecek, koruma yöntemlerini nerelere başvurabileceğini öğretecek.

Yalnızca çocuk cinsel tacizine karşı eğitim değil yani...

Değil. Çocuk haklarını öğretecek.

Yani, "Sen bir bireysin, senin hakların var ve bunlardan birisi de..." diye eğitim vermek gerekiyor cinsel tacize karşı..

Evet tabii. Çünkü aksi durumda gelişimi engelleyici bir boyuta sokarsınız. Yalnızca cinsel taciz tehlikesi için eğitirsen bu doğru olmaz. Ama çocuk hakları eğitimi veriyorsanız, o zaman her şeyin korunmasını, yaşatılmasını, çocuk katılımla öğrenecek. Diyecek ki "Evet, benim haklarım var, bireyim, şöyle eğitim alma hakkım var, devlet bunu yapmakla yükümlü. Sağlığıma da dikkat edecek, kendimi de böyle koruyabilirim” diyecek.

Yani diyorsunuz ki, çocuğa hakları olan birey olarak bakmadığımız ve eğitmediğimiz sürece öyle davranmadığımız sürece her türlü felaketin başımıza gelme ihtimali var.

Hem öyle, hem de "Çocuk kimin" diye soruyorum toplantılarda. "Çocuk benim" diyor. Ben diyorum ki "Çocuk senin değil. Çocuk tek başına bir birey ve devlet sahip çıkar ona." Ama biz hâlâ "Çocuk benim" noktasındayız. Ama sadece kendi çocuğumuza, bir de böyle bir tarafı var. Başkasının çocuğu önemli değil sadece kendi çocuğumuza bakıyoruz.

Bu sorun siyaset üstü bir sorun. Bu konuya Türkiye’nin siyaset üstü bakmak mecburiyeti vardır. Çocuklarımızı onundur, bunundur diye ayırmadan, tüm çocuklar için beraber değerlendirmek lâzım. Bunu böyle yapmazsak, bu daha da büyür. Bizim genç bir toplum oluşumuz, nüfusun yüzde 35, 40 gibi bir oranda çocuk olması avantaj gibi gözüküyor. Ama eğitimi ve belli şeyleri yapmazsak dezavantaja döner bu. Bunu unutmamak gerek.

"Anne baba, bakarsa anlar"

Aileler ne yapmalı?

Bu konuda konuşup uyarıp, çocuğundan haberdar olması lâzım. Yaşanabiliyor bu olaylar, çocuk tehdit edildiği için saklıyor. Ama bütün belirtileri gösteriyor. Okul başarısı düşüyor, içine kapanıyor, arkadaşlarıyla konuşmuyor. Bu şu demek, çocuğun bir derdi var. Anne baba bundan haberdar olacak. Anne babanın şöyle bir hakkı yok, "Bütün gün çalışıyorum, akşam ölüyorum." Sonuna kadar ilgilenmek zorunda. Anne baba olmak için doğurmak, okula yollamak yetmiyor. Gizli kalmış bir olayı, anne babanın fark etmemesi mümkün değil. Anne baba anlar onu. Ama bakarsa anlar. "Hadi odana git. Gürültü yapma" ile başlayan diyaloğun sonu yok. Anne babalık okulları da bir yerde başlamalı Türkiye’de. Anne babalar da birey olarak bakacak çocuklarına. Çocuk Hakları Sözleşmesi evde de yaşama geçecek. Sınırları bilerek elbette, çocuğu şımartmaktan söz etmiyorum.

Kaynak: Al Jazeera
Kıramazsınız!
Zaten üstünden geçtiler kalbimin..
Euneirophrenia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 12 July 2019
Mesajlar: 2.142
Konular: 20
Cinsiyet:Bayan
Seslenenler: 106 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 49 Konu(lar)
Alınan Beğeni: 70
Verilen Beğeni: 200
İlişki Durumu: KalbiKurumuş
Rep Gücü: 13
Euneirophrenia is a jewel in the roughEuneirophrenia is a jewel in the roughEuneirophrenia is a jewel in the roughEuneirophrenia is a jewel in the rough
Standart Cevap: PEDOFİLİ / (Çocuk seksi) tartışmaları
05 August 2019
Yazıların hiç birini okumadım, okumayı da düşünmüyorum.
Ama o parantez içindeki iki kelimeyi kullanmak saçma. Başka bir şey demeyeceğim konuyla ilgili.
Roman and Melodram bunu beğendi

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 misafir)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevap
Son Mesaj
Neoma
Erkekçe Genel
0
30 January 2019 12:36
Qasem
Kur'an-ı Kerim
0
26 January 2018 08:51
Tomris
Aşka Dair Her Şey
0
16 January 2018 00:26
Arthur
Meslek Tanıtımları
0
08 December 2017 16:50



Ticarî amaç gütmeden, maddî bir menfaat elde etmeden internet yayınlarına olanak sağlayan global bir paylaşım ağı olan ForumDenizi, adından ve vasfından da anlaşılabileceği üzere bir forum sitesidir. Forum siteleri, tıpkı sosyal medya ve interaktif sözlükler gibi 5651 sayılı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının "m" bendine göre Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermekte olan, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten platformdur.
5651 sayılı kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Başka bir deyişle ForumDenizi üzerinden yapılan yazılı, görsel ya da işitsel paylaşımlardan doğabilecek yasal sorumluluk, mezkur içeriği paylaşan ForumDenizi üyesi gerçek kişilere aittir. İlgili kanunun anılan maddesinin 2. fıkrasında da çok açık bir biçimde öngörüldüğü üzere; yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
Açıklanan hukuki dayanaklar temelinde, hak ihlâli iddiasında bulunan hak sahipleri İLETİŞİM linkinden yer sağlayıcı ForumDenizi yöneticilerine ihtarda bulunarak bahse konu hususu tebliğ etmeleri halinde incelemeler yapılıp, en geç 2 gün içerisinde gerekli işlemler tesis edilecektir.
5101 sayılı yasayla degişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince ForumDenizi üzerinde telif hakkı bulunan MP3, video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafindan yasaklanmış olup, yasal işlem olması halinde, paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.